Sherlock Holmes, Anna Karenina, Rebecca: Sete hoş geldiniz.

Muhteşem ikili prodüksiyon tasarımcısı Sarah Greenwood ve set dekoratörü Katie Spencer bir araya gelirse.
Sherlock Holmes, Anna Karenina, Rebecca: Sete hoş geldiniz.

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Sinemayla ilgilenmenin yanı sıra ödül sezonu ilgi alanlarınızdan ise, siz de sıradan izleyiciden farklı olarak yönetmen ve oyuncu isimleri dışında hafızanızda birçok isim depolamaya başlamış olabilirsiniz. Görüntü yönetmenleri, kurgucular, film müziği bestecileri, kostüm tasarımcıları… Bunun olumsuz yan etkileri arasında, filmi açılış jeneriğinde gördüğünüz tanıdık isimlerin yarattığı beklentiyle izlemek, olumlu yan etkileri arasında ise filmin kapanış jeneriğinde tanıdık bir isim gördüğünüzde “tabii ya!” gururunu yaşamak sayılabilir. Bir de çevrenizdeki hiç kimsenin adını dahi bilmediği kişilerin hayranı olmak… İşte prodüksiyon tasarımcısı Sarah Greenwood ve set dekoratörü Katie Spencer da bende o etkiyi yaratan sanatçılardan. 

Sherlock Holmes (2009, Guy Ritchie)
Sherlock Holmes (2009, Guy Ritchie)

Muhteşem ikili: Bir filmin fizikselliğinden ve görselliğinden sorumlu olan, setlerin genel görünümünü tasarlayan, yönetmen ve görüntü yönetmeniyle birlikte çalışarak filmin duygusunu, renklerini ve atmosferini doğrudan etkileyen prodüksiyon tasarımcılarından biri Sarah Greenwood. Fakat tabii ki koca setleri ve filmlerin görselliğini tek bir kişiye mal etmek mümkün değil. Sanat yönetmenlerinden marangozlara uzanan yüzlerce kişilik listede, prodüksiyon tasarımcısıyla oldukça yakın çalışan ve filmin görselliğine en az onun kadar etkili kişi, set dekoratörü. Bir sette görünen tüm objelerin tasarımına, perdelerden döşemelere tüm dekorasyona, bunların eskilik derecesinden duruş şekillerine kadar karar veren ekibin başında bulunan set dekoratörleri, alanda ödül veren birçok organizasyon tarafından da prodüksiyon tasarımcılarıyla birlikte ödüllendiriliyor. Çoğu zaman, bu iki görevi üstlenen kişiler, ayrılmaz ikililere dönüşüyor, kariyerlerini birlikte sürdürüyor. Sarah Greenwood için o isim Katie Spencer.

Anna Karenina (2012, Joe Wright)

1998’den beri neredeyse tüm projelerinde birlikte çalışan ve birlikte altı kez Oscar’a aday gösterilen Greenwood ve Spencer'ı özellikle Joe Wright filmleriyle tanıyoruz. Pride & Prejudice’ın (2005) İngiltere kırsalını, Atonement’ın (2007) meşhur fıskiyesini ve İkinci Dünya Savaşı sahnelerini, Darkest Hour’ın (2017) Londra’sını kusursuz şekilde yansıtan ikilinin en akılda kalıcı işiyse Rus edebiyatının başyapıtı Anna Karenina’yı (2012) eski bir tiyatro sahnesinde, kısıtlı bütçeyle gerçek anlamda “canlandıran” mekanik setleri. Wright filmlerinin yanı sıra Sherlock Holmes’ün (2009) tersane sahnesini ya da Beauty and the Beast’in (2017) şatosunu gördüğünüzde de aklınıza gelmesi gereken isim onlar.

Rebecca (2020)
Rebecca (2020)

Manderley’e hoş geldiniz: "Dün gece rüyamda yine Manderley'e gittim." Daphne du Maurier’in 1938 tarihli ünlü romanı Rebecca, bu satırlarla başlar. Roman, başarısının ardından Alfred Hitchcock tarafından, 1940’ta sinemaya uyarlanır. Rebecca’nın ana karakteri adını dahi bilmediğimiz bir genç kadın olsa da onun evlenerek geldiği görkemli malikâne Manderley’in koridorlarında ve odalarında varlığını hissettiren, ölümünün ardından malikâne çalışanlarının ve yüksek sosyetenin zihninden bir an olsun silinmemiş, hayalet bir kahraman vardır: Evin eski hanımı Rebecca. Rebecca’nın görünmez varlığının hissettiren en önemli faktörse, yazarın Manderley tasvirindeki detaylar ve heybettir. 21 Ekim'de Netflix'te yayımlanan, Ben Wheatley imzalı yeni Rebecca (2020) uyarlamasında Manderley'i baştan yaratan, Greenwood ve Spencer ikilisinin ta kendileri. Filmin karanlık, gotik atmosferine hükmeden Manderley, Birleşik Krallık'taki farklı malikâne ve şatoların farklı öğeleri birleştirilerek yaratılmış. 

Diyor ki… Bir gece ansızın uyandım ve dedim ki, (Anna Karenina seti olarak kullanılan tiyatro sahnesinde bir tren istasyonu inşa etmek yerine) yapmamız gereken tiyatroyu istasyona taşımak! Biz de tiyatronun sahnesini ve sahne önünü, çekimleri yaptığımız tren istasyonunda yeniden inşa ettik.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

💵 1988'den beri batan plak şirketi, milyon dolarlık müzayede

Haftanın kültür sanat gündemi: “Paramız yok'un nesinden anlamıyorsunuz?” diyen bir plak şirketi, açık artırmada milyon dolarlar kazanan bir müzayede evi, Sherlock Holmes setlerinin gizli kahramanlanları ve dahası.

23 Eki 2020

💵 1988'den beri batan plak şirketi, milyon dolarlık müzayede

YAZARLAR

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

'Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar': Bir aile arşivinden dünyaya bakmak

“Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar” başlıklı sergi, 212 Photography Istanbul’un 2026 edisyonunda Erbak ailesinin üç kuşağının seyahat tutkusu ve fotoğraflarını biraraya getiriyor. Nuri Z. Erbak (1914), Mehmet H. Erbak (1950) ve Ceylin Erbak Aytekin’in (1988) dünyanın farklı noktalarında çektiği kareler, 1930’ların Mısır ve Japonya’sından Tibet’e, Antarktika’ya uzanıyor. Bu arşivin nasıl oluştuğunu fotoğrafçı, yazar ve Erbak ailesinin üçüncü kuşak temsilcisi Ceylin Erbak Aytekin ile konuştuk.

Elif Bayram

·

02 Eki 2026

'Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar': Bir aile arşivinden dünyaya bakmak
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Ela Lee'den 'Ceyda': Kırılınca görünür olanlar

Ela Lee, kendi hayatından izler taşıyan ilk romanı Ceyda’da, dışarıdan kusursuz görünen hayatı bir cinsel saldırının ardından parçalanan Türk-Koreli genç avukat Jade’in hikayesini anlatıyor. Rıza, adalet, göçmenlik, aile, başarı baskısı ve suçluluk duygusu etrafında ilerleyen roman, Jade’in başına gelenlerden çok, yaşadıklarının ardından kendisi ve kurduğu hayatla yeniden yüzleşmesine odaklanıyor.

Şeyma Ye

·

02 Eki 2026

Ela Lee'den 'Ceyda': Kırılınca görünür olanlar
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bavuldaki dil: Türkçeden Almancaya göç edebiyatı kuşaklar boyunca nasıl değişti?

1960’ların başında Sirkeci’den Almanya’ya giden trenlere binenler birkaç yıl çalışıp dönmeyi düşünüyordu. Ama bavullarda yalnızca eşya değil, dil ve kültür de taşındı. Bekir Yıldız’dan Aras Ören’e, ‘Emine’ Sevgi Özdamar’dan Fatma Aydemir’e uzanan 60 yılı aşkın edebiyat geleneği “misafir işçi”nin Almancayı nasıl içeriden dönüştürdüğünü ve sonunda o dili kendi evi hâline getirdiğini anlatıyor.

Bavuldaki dil: Türkçeden Almancaya göç edebiyatı kuşaklar boyunca nasıl değişti?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Dağ, güneş ve zaman: Ugo Rondinone yeniden İstanbul'da

İsviçreli sanatçı Ugo Rondinone, İstanbul’daki ilk kişisel sergisi "the sun and the mountain"da neon renkli taş heykellerini gün doğumu ve gün batımı suluboyalarıyla buluşturuyor. Dirimart Dolapdere’de 8 Kasım’a kadar görülebilecek sergi, dağların dikeyliğiyle ufkun yataylığını karşı karşıya getirerek insanın doğayla kurduğu ilişkiyi ele alıyor.

Yaren Serra Akgün

·

29 Eyl 2026

Dağ, güneş ve zaman: Ugo Rondinone yeniden İstanbul'da
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Lukas Dhont: 'Geçmiş meğerse çok modernmiş!'

Lukas Dhont’un Cannes’ın ana yarışmasında prömiyerini yapan üçüncü uzun metrajı "Korkak", Emmanuel Macchia ve Valentin Campagne’a En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazandırdı. Dhont ile festivalde biraraya geldiğimizde ilk kez bir savaş filmi yapmasından, daha büyük bir ölçekte çalışmaktan ve filmin çıkış noktasındaki fikirlerden konuştuk.

Müge Turan

·

28 Eyl 2026

Lukas Dhont: 'Geçmiş meğerse çok modernmiş!'