Sırlar ve yalanlar


Punto'nun 23 Temmuz’da Tokyo’da düzenlenecek Yaz Olimpiyatları için her ayın üçüncü çarşambası yayımlanacak şekilde kurguladığı beş sayılık bülten serisinin ikinci sayısı; Socrates ve Serbest Atış'ın destekleriyle hazırlandı.
Daha fazlasını öğren →
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
“Ormanda yaklaşık 25 kilometre kadar gidersiniz ve sonra bu yeşil kapıyı görürsünüz. O zaman çiftliğe geldiğinizi anlarsınız…” 2012 Londra’da altın madalya kazanan Jordyn Wieber, neredeyse yirmi yıl boyunca ABD jimnastiğine sporcu yetiştiren ve ülkenin bu sporda hegemonya kurmasını sağlayan Karolyi Çiftliği’ne geldiği anı bu sözlerle anlatıyordu. ABD’nin en iyi jimnastikçileri neredeyse yirmi yıl boyunca o yeşil kapının ardında yetişti. Hazırladıkları bir çantayla evlerinden ayrılıp Teksas’ın çorak arazisinde konuşlanmış bir çiftliğe doğru yola çıktılar. Aylarca burada yaşadılar. Bu yolda, olimpiyat altın madalyaları olacaktı. Ve… Spor tarihinin en büyük taciz skandalı.
Béla ve Márta Károlyi, Macaristan’da doğmuş ve Romanya’da yetişmiş iki jimnastik antrenörü. Karolyi’ler, koçluk kariyerlerinin başında Romanya’da bir antrenman merkezi kurmuştu. Hatta bu merkezin mezunlarından biri Nadia Comăneci’ydi, artistik jimnastik denilince herkesin aklına gelen ilk efsane. Fakat diktatör Çavuşesku’nun boyunduruğu altında yaşayan Károlyi’ler, yetkililerle sıkça çatışıyordu. Çareyi ABD'ye sığınmakta buldular. 1983'te ABD'ye geldikten sonra Sam Houston Ulusal Ormanı'nın kırk dönümlük arazisini satın aldılar. Bir yıl sonra jimnastik tesisleri ve çeşitli kabinler inşa edildi, çiftlik yaz kampı için kullanılır hâle getirildi. Mary Lou Retton, 1984 Los Angeles’ta altın madalya kazandıktan sonra çiftlikteki sporcu sayısı hızla yükseldi. Çiftlikteki sporcu sayısıyla olimpiyatlarda kazanılan madalyaların sayısı doğru orantılı olarak artıyordu. Ancak 2016 yılında spor tarihinin en büyük skandallarından biri gün yüzüne çıktı.
Kaynak: CNN
Eylül 2016’da, The Indianapolis Star gazetesi, iki kadın sporcunun, ABD jimnastik takımı doktoru tarafından taciz edildiğiyle ilgili haberler yayımladı. Ardından 265 kadın sporcu, Larry Nassar’ın kendilerini de taciz ettiğini tüm dünyaya anlattı. Sporcular, mücadeleye resmî kanallar aracılığıyla devam ettiler. Nassar, yüzlerce kadını taciz etmekle suçlandı. Sadece o da değil, 2012 Londra’da mücadele eden kadın jimnastik millî takımının antrenörü John Geddert da suçlananlar arasındaydı. Nassar, Geddert’ın spor salonunu sıkça kullanıyordu. ABD jimnastiğinin CEO’su Steve Penny de çiftlikteki birtakım belgeleri yok etmekle suçlanmıştı.
Kaynak: CBS News
Skandal, 2016’da ortaya çıkmıştı ama perde arkası epey genişti. Öyle ki tacizler, 1990’ların sonunda başlamıştı. Geç duyulmasının sebebi, başarıların arka arkaya gelmesiyle birlikte yetkililerin yirmi yıl boyunca üç maymunu oynamasıydı. Yaşananları bildikleri ve göz yumdukları için Károlyi çiftine de dava açılmıştı.
Ocak 2018'de Simone Biles da Nassar tarafından taciz edilenler arasında olduğunu söylerken şu çarpıcı cümleyi ekledi: “Bu deneyimleri yeniden yaşamak inanılmaz derecede zor. Şimdi 2020 Tokyo için çalışırken sürekli olarak aynı eğitim merkezine geri dönmem gerektiğini düşünmek kalbimi daha da acıtıyor.” Bu açıklamadan birkaç gün sonra tesisler kalıcı olarak kapatıldı.
ABD Jimnastik Millî Takımı, geçtiğimiz yirmi yılda sayısız madalya kazandı. Ama bu uğurda antrenöründen doktoruna hemen herkes “Zafere giden yolda her şey mübahtır” anlayışını benimsedi. Ve ne yazık ki Nassar Davası dışında bu süreçle gerektiği kadar yüzleşilmedi. Çiftlik, sırlarıyla birlikte tarihe gömüldü. Biles’ın dediği gibi: “Hiç kimse eylemleri ve yaptıkları için hesap vermeyi kabul etmedi ve bunun bir daha asla olmayacağına dair güvence vermedi.”
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Ben Johnson, Marion Jones, Larry Nassar, Ervin Zâdor ve Michael Phelps. Punto'nun olimpiyat bülten serisinin ikinci sayısı hazır.
21 Nis 2021

YAZARLAR

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.
07 Tem 2026

Dünyanın en hızlı büyüyen sporlarından biri olan padel, artık bir sporun ötesinde bir yaşam biçimi. Kariyeri boyunca 230 şampiyonluk kazanan, tam 16 yıl boyunca dünya sıralamasının zirvesini kimseye bırakmayan Fernando Belasteguín de bu dönüşümün en yakın tanıklarından biri. Nano Padel'in davetiyle 3 Temmuz'da Lucca Beach Bodrum'da sporseverlerle buluşacak Arjantinli efsane; padelin hızlı yükselişinin arkasında yatan nedenler, iş dünyasının bu spora ilgisi, zirvede kalmanın psikolojisi ve Türkiye'nin potansiyeline dair sorularımızı yanıtladı.



