Slack x Pareto: İş hayatında insan ve kültür

Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Bu hafta, Slack Platform Community ve Pareto iş birliğiyle yaklaşık bir aydır devam eden "İş Hayatında İnsan ve Kültür" konulu serimizde öne çıkan noktaları derliyor ve pandeminin şirket kültürü üzerindeki etkilerini anlamak için yaptığımız anketimizde sizden öğrendiklerimizi paylaşıyoruz.
1️⃣ San Francisco merkezli App Samurai’dan Emre Tunçbilek, takım çalışması kavramını inceledi:
- Bir işi birlikte yapan insan topluluğu olmak yerine bir takım olabilmek için kendimize, takımımıza, ve izlediğimiz yöntemlere güvenmek zorundayız.
- Doğru iletişimle takım içindeki rekabet, bir kişinin kazanmasının başka bir kişinin kaybetmesi anlamına geldiği sıfır toplamlı bir oyun yerine fikirlerin insanlar arasında tartışılmasından ortaya çıkan daha iyi fikirlerin yarışmasına dönüşüyor. Kişiler ve kişilikler değil, üretilen fikirler ve ortaya konulan ürünler yarışır hâle geliyor.
2️⃣ ATÖLYE’den Ayşe Yazgan, uzaktan çalışma kültüründe empatik iletişim ve ritüellerin önemini kaleme aldı:
- Uzaktan çalışma döneminde güven ortamını sağlayabilmek için empatik iletişim kurmak oldukça kıymetli. Empatik iletişim, her durumda kendi duruşumuzu dürüstçe ve net bir şekilde ifade etmek demek.
- Şirket kültürünü güçlendirmenin temel yollarından biri ekip içinde ritüeller oluşturmak. Örneklemek gerekirse bu ritüellerden bazıları; toplantılara herkesin sesinin duyulduğu bir başlangıç yapmak, kısa anketlerle ekibin nabzını tutmak, town hall oturumları düzenlemek ve belirli aralıklarla ekip inzivaları gerçekleştirmek olabilir.
3️⃣ Slack Platform Community İstanbul chapter lideri ve Mitual kurucu ortağı Buğra Çelik, pandemi döneminde başarılı bir şekilde ilerleyen takımların ortak özelliklerini değerlendirdi:
- Google'ın Aristo Projesi kapsamında kendi çalışanlarıyla yaptığı araştırmalar, “Neden bazı takımlar daha başarılı, bazıları daha geride?” sorusunun cevabının psikolojik güven hissinde saklı olduğunu gösteriyor.
- Bir lider olarak bu güveni sağlayabilmek için yapabileceklerimizden bazıları; işleri her zaman bir öğrenme süreci olarak konumlandırmak, hata yapabileceğinizi kabul etmek ve işte merak ortamı yaratmak.
4️⃣ Aposto! kurucu ortaklarından Orhun, mekânsal birlikteliğin ekip kültürü için olan önemine ilişkin görüşlerini paylaştı:
- Uzaktan çalışma kültürü, bir girişim için oldukça sağlıksız ve verimsiz; hatta bu kültür ekipleri yaratıcılıktan ve heyecandan uzaklaştırıyor.
- Hiçbir uzaktan çalışma çözümü, yemek aralarında rastgele gelişen sohbetlerdeki mutlu kazalara imkân tanımıyor. İnovasyonun temellerinin atıldığı bu "kazalar", ancak mekânsal birliktelik sağlandığında gerçekleşebiliyor.
📣 Bu seri için düzenlediğimiz anket sonucunda sizden öğrendiklerimiz:
Covid-19 sonrasında çalışma sisteminizi değiştirmeyi planlıyor musunuz?
- Katılımcıların %43’ü esnek çalışma modeline geçeceklerini belirtirken %30’u eski düzene geri döneceklerini söyledi.
Tercih sana kalsa, nerede ve ne şekilde çalışmayı seçersin?
- Katılımcıların %77'si hibrit çalışma modeline geçmek istediğini belirtti.
Peter Drucker’ın yaklaşımıyla "Bu pazartesi neyi daha farklı yapıyoruz?" sorusuna cevap olabilecek pratik bilgiler sunmayı hedeflediğimiz bu seriye katkıda bulunmak için bize yazabilir, anketimize katılabilir ve Slack Platform Community'ye kayıt olabilirsiniz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
7 Eylül Pazartesi sabahından herkese merhaba. Bu hafta bizim yoğun bir gündemimiz, Mukesh Ambani'nin ise kazanması gereken bir bahsi var.
07 Eyl 2020

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Savunma ihracatı 2002’den bu yana katlandı, yerlilik oranı %80’e ulaştı, Türk şirketleri küresel sıralamalarda yükseldi. Ancak motorlardan kritik elektronik ve optik teknolojilere uzanan kalan %20, Türkiye’nin savunma sanayiindeki asıl sınırını gösteriyor. Bu sınırı aşmak ise daha fazla silah üretmekten değil, bilim ve teknoloji üretebilmekten geçiyor.

Bir insanın “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna iki cümleyle cevap verip daha fazlasını anlatma ihtiyacı duymamasıyla bir markanın neyi söyleyip neyi geride bırakacağını bilmesi, aynı olgunluk eşiğine işaret ediyor. Sadelik; hiçbir şey bilmemenin getirdiği bir sığlıktan değil, aksine çok şey bilip hepsinin ağırlığını tarttıktan sonra lüzumsuz olanları arkada bırakabilme cesaretinden geçiyor.

Nike’ın marka adı, onlarca yıldır “spor” kelimesiyle neredeyse eş anlamlıydı. Bu başarı, şirketi uzun yıllar borsanın favorileri arasında tuttu. Fakat son birkaç yılda ivme şaşırtıcı bir hızla tersine döndü ve şirket, yaklaşık 18 yılın ardından S&P 100 endeksine veda etmek zorunda kaldı. Peki ne oldu da dünyanın en güçlü spor markalarından biri, bu denli hızlı bir düşüşe sürüklendi?

Reklamcılık artık dikkat ekonomisinden niyet ekonomisine geçiş yapıyor. ChatGPT’nin test ettiği Sponsorlu Ajanlar, markaların tüketicinin karar verme konuşmasına doğrudan katılmasını sağlayan yeni bir katman açıyor. Kişiselleştirilmiş iknanın birim maliyeti neredeyse sıfıra inerken mesele, anlatının nerede durduğu ve kimin adına konuştuğunun her aşamada görünür olup olmamasında düğümleniyor.

Arama deneyimimizin yapısal olarak değişmeye başladığı aşikar. Artık sadece bilgi aramıyoruz, aynı zamanda alım kararlarımızı da yapay zekaya danışıyoruz. Ancak yeni denklem yalnızca GEO’dan ibaret değil: Araştırmalar, tüketicilerin yapay zeka önerilerinde hâlâ bağımsız insan deneyimine ve güvenilir üçüncü taraflara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Markalar için de esas mesele, algoritmada görünmek kadar, algoritmanın güvendiği üçüncü taraf dünyasında sahici, tutarlı ve organik bir yer edinebilmekte yatıyor.



