Sonik Yığınların Şehri

İstanbul'da gürültü kirliliği ne alemde?
Sonik Yığınların Şehri

N Kolay - 11 Nisan
N Kolay ile birlikte

N Kolay, İstanbul Film Festivali’nin yanında İstanbul’da Nisan ayı bir başka… İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen İstanbul Film Festivali, şehri 1984’ten bu yana her Nisan ayında anlatmaya değer hikâyelerle, seyretmeye değer görüntülerle zenginleştiriyor. Bu yıl 29 Haziran’a kadar sürecek olan 40. İstanbul Film Festivali, dijital ortama taşınan Nisan seçkisiyle Türkiye'nin en köklü ve en etkili uluslararası sinema etkinliğini herkes için erişilebilir kılıyor. Aktif Bank’ın yenilikçi ürünleriyle öne çıkan dijital bankası N Kolay, spora sunduğu katkıların yanı sıra şimdi de şehri sanatla buluşturmak için İstanbul Film Festivali’ne "Katkı Sağlayan Kuruluş" olarak destek veriyor. 40. İstanbul Film Festivali’ne N Kolay desteği: 1973 yılından bu yana İstanbul'un kültür-sanat yaşamını zenginleştiren çalışmalar yürüten, kâr amacı gütmeyen ve kamu yararına çalışan İstanbul Kültür Sanat Vakfı'nın şehri sanatla buluşturduğu İstanbul Film Festivali, 40'ıncı yılında 29 Haziran’a kadar devam ediyor. Aktif Bank’ın dijital bankası N Kolay; gösterimleri filmonline.iksv.org adresinde başlayan festivalin 40’ıncı yıl gösterimlerine "Katkı Sağlayan Kuruluş" olarak destek sağlıyor. İzleyicilere Nisan ayı boyunca her Perşembe, Cuma, Cumartesi ve Pazar günü gerçekleştirilecek dört farklı gösterimde dünya sinemasının öne çıkan filmlerini keşfetme olanağı sunan İstanbul Film Festivali’nin biletleri hem Passo’da hem de filmonline.iksv.org’da satılıyor. N Kolay: Bir Aktif Bank markası olan N Kolay, dijital banka olarak insanlara hızlı, kolay ve masrafsız çözümler sunuyor. Müşteri odaklı N Kolay Kredi, N Kolay Bono gibi ürünleri ve tüm bankacılık işlemlerini hızlıca gerçekleştirmeye olanak tanıyan kullanıcı dostu mobil uygulamasıyla öne çıkan N Kolay, sponsorluklar aracılığıyla farklı alanlardaki organizasyonları da destekliyor. Dünyanın en önemli spor organizasyonlarından biri olan İstanbul Maratonu'nun isim sponsoru olarak şehrin büyüleyici atmosferini maraton coşkusuyla buluşturan N Kolay, sanal koşu aracılığıyla pandemi döneminde de maraton ruhunu yaşatma fırsatı sunmuştu. N Kolay’ın şehri hem sanat hem de sporla buluşturabilmek vizyonuyla sağladığı destekler, 40. İstanbul Film Festivali’yle devam ediyor. Aktif Bank: Türkiye'nin en büyük özel sermayeli yatırım bankası olan Aktif Bank, yatırım bankacılığını yeniden yorumladığı yenilikçi iş modelleri ve teknoloji yatırımlarıyla faaliyetlerini Türkiye'nin en büyük finansal teknolojiler ekosistemi olarak sürdürüyor. Tüm hizmetlerinde müşteri odaklı olmayı gözeten Aktif Bank; iştirakleri ve iş ortaklarıyla 10'un üzerinde iş kolunda krediden sigortaya, ulaşımdan kart hizmetlerine, ödeme sistemlerinden eğlence dünyasına kadar geniş bir yelpazede hayatın her noktasında 10 milyonu aşkın müşterisinin hayatına dokunuyor. N Kolay’ın yatırım, kredi ve daha birçok alanda sunduğu avantajlı ürünleriyle tanışmak için N Kolay Mobil uygulamasını indirebilir, www.nkolay.com adresini ziyaret edebilir veya N Kolay’ı Instagram ‘dan takip edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Aposto İstanbul

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

Saat sabah 07.00 civarı bir gümbürtüyle uyandım: Çöp kamyonu. Her sabah aynı saatte geçmesine rağmen sesine nedense hâlâ alışamadım. Beşiktaş’ın dar ara sokaklarından gürültü pek eksik olmaz ya, belki alışmam lazım.

Günlerdir evde olmanın getirdiği bıkkınlıkla belki biraz yürürüm diye düşündüm, kendimi beton delen karot makinesi sesleri eşliğinde dışarı attım. Nerede yürüyeceksem… Bu gürültü bulutundan sıyrılabilirsem yakınlardaki parklardan birine belki… Evimle Dikilitaş Meydan arasındaki daracık sokakta bile bir kamyon duruyor. Meydana varıyorum; yan yana marketlerin, bakkal ve manavların sıralandığı Dikilitaş Meydan çok daha sevimli olsa da yoğun günlerde içinde küçük bir Mecidiyeköy Meydan kaosu barındırıyor. Marketlere mal taşıyan kamyonlar, onların tıkadığı cadde, korna sesleri… 

Barbaros Bulvarı’na doğru yürürken şimdiye kadar üç kamyon, bir de iş makinesi gördüm. Ama kulaklığımda çalan şarkıdan vazgeçme noktasına gelmem şaşırtıcı değil. İBB Çevre Koruma Müdürlüğü’nün yayımladığı İstanbul Gürültü Seviyesi Azaltımı Eylem Planı’na göre, Barbaros Bulvarı ve çevresinde gündüzleri ses seviyeleri 80 desibel’in üzerinde. Dikilitaş’tan Akaretler’e kadar inen bölgedeyse ara sokaklarda bile ses seviyeleri 60 desibel’in altına inmiyor. Yani hepimiz hayatlarımızın arka planında varlığından zaman zaman rahatsız olduğumuz ama çoğu zaman kanıksadığımız bir gürültüyle yaşıyoruz. The World Hearing’in 2018 verilerine göre, İstanbul dünyanın en gürültülü beşinci şehri. Şimdi bunun etkilerini düşünme vakti.

Gürültü neydi? Biz gürültünün sadece karada var olduğunu düşünsek de gürültü, hem kara hem de deniz altında var olan, insanlar da dâhil yaşayan tüm organizmaların sağlığını ve huzurunu etkileyen rahatsız edici sesler bütünü. Desibel (dB) cinsinden ölçülen bu sonik yığın, şehirlerde yaprakların hışırtısından (20 ila 30 dB) gök gürültüsüne (120 dB) metro sesinden (90 ila 115 dB) ambulans veya polis sirenine (120 ila 140 dB) kadar uzanıyor. 

Hangi sorunlar? İnsanlara etkisi 85 desibel ve üzerinde seslere uzun süre maruz kalan kişilerin ileriki yaşlarda işitme kaybı yaşayabileceğine dair pek çok araştırma mevcut, buna gürültüye bağlı işitme kaybı deniyor ve stresle birlikte en sık rastlanan gürültü kaynaklı rahatsızlıklardan. Bugün yaşadığımız yere hiç de benzemeyen bir akustik ortamda evrimleşen kulaklarımıza üzülüyorum. Stres demişken, gürültü kaynaklı stres ve uykusuzluk problemi bir noktadan sonra öyle bir seviyeye ulaşıyor ki üst komşunuzun çaktığı bir çiviye dahi tahammül edemediğimiz günler yaşanabiliyor. Tabii bu sıkıntılar gürültünün nispeten masum etkileri. Yüksek seslere uzun süre ve düzenli maruz kalmak ayrıca yüksek tansiyon ve kalp hastalığına neden olabiliyor. Gürültülü caddelerin ya da hava alanlarının yakınlarında yaşayan insanlar üzerinde yapılan çalışmalarda hafıza, dikkat düzeyi ve okuma becerisindeki bozukluklar da dikkat çekiyor. 

Ekosistemi nasıl etkiliyor? Ekolojik araştırmalar artık gürültü kirliliğinin sadece insanlar üzerindeki değil; biyolojik çeşitlilik üzerindeki etkileriyle de giderek daha fazla ilgileniyor. Birçok çalışma, antropojenik gürültünün etkileri ve gezegenimizdeki yaşam için oluşturduğu potansiyel tehdidin boyutları konusunda bizi uyarıyor. Bu probleminse başlıca kaynağı şehirleşme. Çünkü şehirler, canlıların habitatlarını onarılamayacak boyutlarda dönüştürüyor ve şehir üretimi endüstriyel ya da trafik kaynaklı gürültü bu dönüşümün sadece bir kolu. Bununla beraber, insan faaliyetlerinin ürettiği sesin şehirlerle sınırlı kalmadığını; denizdeki teknenin motorunu, havada uçan uçağın kuşlar üzerindeki etkilerini de unutmamak gerek. Araştırmalara göre aslında ses hayvanlar için kendi başına bir sorun değil; hatta pek çoğu sesle yönünü buluyor, iletişim kuruyor. Sorun, sesler “gürültüye”, yani bir rahatsızlık veya hatta bir kirlilik biçimine dönüştüğünde ortaya çıkıyor. Özellikle neslini devam ettirmek için sesle iletişim kuran canlılarda gürültü kirliliğinin üreme döngülerini bozduğu ve hatta bazı türlerin neslinin tükenmesini hızlandırdığı biliniyor. Sadece karada değil; sulardaki binlerce petrol sondajı, sonar, sismik araştırma cihazı, eğlence amaçlı kullanılan tekneler ve nakliye gemisi, deniz yaşamı için ciddi bir gürültü kirliliği sebebi. Ses deniz canlılarına hem fiziksel olarak zarar verebiliyor hem de beslenmelerine, çiftleşmelerine ve iletişimlerine müdahale ediyor. Amerikan davranışsal ekolojist Peter Tyack: "Biz görsel yaratıklarız, ama deniz hayvanlarının olması gerekmiyor," diyor. "Su altında belki 10 metre görebilirsin ama binlerce kilometre öteden bir şeyler duyabilirsin." Pandeminin ilk zamanları yunusların Haliç’e dönmesine şaşmamalı, uzunca bir süredir belki de böylesine kafa dinlememişlerdir. 

Modern yaşamın gerçekleri… Dünyamızda yaratılan seslerin birdenbire sessiz kalmayacağı biliyorum. Bunun yerine, gürültü kirliliğinin dikkatimize değer ciddi bir sağlık ve çevre sorunu olduğunu kabul etmemiz; bunu yönetmek ve azaltmak için gerçekçi ve sürdürülebilir yollar bulmamız gerekiyor. En başta da üzerine düşünmemiz, ara ara yeniden gündeme getirmemiz ve alış-ma-ma-mız…

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto İstanbul

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto İstanbulAposto İstanbul

BÜLTEN SAYISI

Yalnızlık ve gürültü

"Burası çok gürültülü. Daha sakin bir yere geçelim mi?" İstanbul gündemi: Gürültü kirliliği, şehirde yalnızlık, 15 dakikalık şehirler.

11 Nis 2021

N Kolay ile birlikte
İllüstrasyon: Gülşah Pelin Arı

YAZARLAR

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

Şehri yaşamanın bedeli: Bayramın ücretsiz otobüslerinde bir İstanbul turu

Bayramda arabasız gezmek, çoğu insana külfet geliyor. Azalan otobüs seferleri, artan yolcu sayısı, belli semtlere gitmenin işkenceye dönüşmesi bayram gezmesinin olmazsa olmazları. Öte yandan ücretsiz bayram otobüsleri, sabahın nurunda kalkıp işe gidenler, bu yüzden şehri ancak bayramdan bayrama keşfedenler, iki kuruş harçlıkla hayatını idame ettirmeye çalışan kadınlar, denizi görmeden büyüyen çocuklar, çocuklarına denizi göstermek için bayramı bekleyen aileler için biraz da.

Ayça Örer

·

29 May 2026

Şehri yaşamanın bedeli: Bayramın ücretsiz otobüslerinde bir İstanbul turu
Hafıza bahçesinde bir kent turu: İstanbul'un kokusu nasıl hatırlanır?

İstanbul, bitkileri ve kokularıyla geçmişin ve bugünün birlikte yaşadığı bir hafıza bahçesidir. Kimileri meşhur bir lavanta kolonyasının ferah kokusuyla büyümüştür; kimileri Tokatlıyan Han’ın önünden geçerken tanıdık bir lavanta esintisini bugün hâlâ duyar. Ve bazen, İstanbul sadece kokusuyla hatırlanır.

Gözde Keskin

·

28 Nis 2026

Hafıza bahçesinde bir kent turu: İstanbul'un kokusu nasıl hatırlanır?
Kır çiçeğinden kültür çiçeğine: İstanbul kent yaşamında lalenin serüveni

İstanbul'da lale sevgisinin kökenleri çok eski zamanlara kadar uzanıyor. Türklerle birlikte Orta Asya'dan çıkıp Anadolu'ya ve İstanbul'a ulaşan lale, bahçelerimizden evlerdeki vazolara, geleneksel el sanatlarından edebiyata hep baştacı ediliyor. Hazır mevsimi gelmişken lalenin tarihinden bugüne uzanan renkli bir yolculuğa çıkıyoruz.

Gözde Akyüz

·

19 Nis 2026

Kır çiçeğinden kültür çiçeğine: İstanbul kent yaşamında lalenin serüveni
Geçmişe isim koymak: Bizans diye bir devlet var mıydı?

Bir devleti, kendi çağında kendine verdiği adla mı anmalıyız, yoksa sonradan yakıştırılan adla da anabilir miyiz? Bu sorunun tek bir doğru cevabı yok. Ancak şunu bilmeden sağlıklı bir tartışma yürütülemez: Bizans, Doğu Roma’nın kendine verdiği bir ad değildir. Bu da bizi daha büyük bir soruya götürür: Tarihi kim anlatıyor, hangi kelimelerle ve neden?

Şerif Yenen

·

10 Mar 2026

Geçmişe isim koymak: Bizans diye bir devlet var mıydı?
İstanbul'un kış yüzücüleri: Yağmur-çamur demeden Boğaz'ın sularıyla buluşanlar anlatıyor

Kar-kış demeden güne Boğaz'ın soğuk sularına atlayarak başlayan İstanbulluların sayısı her geçen gün artıyor. Sarayburnu'ndan Suadiye'ye, oradan Bebek'e, şehrin farklı noktalarından denize giren bu cevval yüzücüler arasında Kapalıçarşı esnafından eski bankacılara, lisanslı sporculardan hiç yüzme bilmeyenlere pek çok farklı profil var. Ortak noktaları ise üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkede denize sırtlarını dönmeyi reddetmeleri...

Gökhan Tan

·

10 Şub 2026

İstanbul'un kış yüzücüleri: Yağmur-çamur demeden Boğaz'ın sularıyla buluşanlar anlatıyor