Sorun Yapay Zekâda Değil, Onu Kullananlarda

İşinizi yapay zekâ değil, onu bahane edenler çalmak istiyor.
Sorun Yapay Zekâda Değil, Onu Kullananlarda

n okuyoruz|

n okuyoruz|

Ahmet A. Sabancı dünyada gazetecilik ve medya alanındaki gelişmeleri ve trendleri takip ediyor ve her pazar sabahı NewsLabTurkey tarafından yayınlanan n okuyoruz| bülteninde okurları için derliyor.

2023 yılı başladığından bu yana neredeyse yapay zekâ kavramını veya o isim altında anılan teknolojileri tartışmadığımız bir hafta geçirmedik. Genellikle de bu tartışmaların eksenini ya bu teknolojileri nasıl kullanabileceğimiz ya da bunların yaptığımız işler üzerinde nasıl etkileri olacağı belirliyor.

Her ne kadar bu araçlara yazdırılan yanlışlarla dolu yazılar veya AP’nin OpenAI ile içerik ortaklığı imzalaması gibi doğrudan örnekler üzerine konuşmak daha cazip olsa da, bu teknolojinin nasıl ve kimler tarafından kullanıldığına dair tartışmalar uzun vadede bizler için daha büyük bir önem taşıyor. Bu yüzden özellikle geçtiğimiz haftalarda bu konuda yaşanan bazı gelişmeleri daha derin bir şekilde ele almakta fayda var.

Bunlardan ilki Sarah Silverman gibi ünlü isimlerin de yer aldığı bir grup yazarın, ChatGPT’nin eğitimi için eserlerinin izinsiz kullanımına yönelik açtıkları telif davası. Her ne kadar işin yasal boyutuna baktığımızda bu durumu bir telif hakkı ihlali olarak tanımlamak zor görünse de bu teknolojileri geliştiren şirketlerin ellerine geçen her veriyi izinsiz bir şekilde kullanıyor olmasının hem bu eserleri üretenlerin hakları hem de bu teknolojilerin eğitiminde kullanılan verilerin denetimsizliği gibi birçok farklı ve yeni soruna kapı açtığı bir gerçek.

İkinci büyük gelişme ise Hollywood’da geçtiğimiz bahar aylarında başlayan ve hafta içerisinde giderek büyüyen grevler. Önce yapım şirketleri için çalışan yazarların başlattığı, şimdi de oyuncuların katıldığı grevin temel talepleri daha iyi çalışma şartları ve daha adil bir gelir olsa da yapay zekâ araçları da konunun bir parçası. Hem yazarlar hem de oyuncular, yapım şirketlerinin bu teknolojileri eğitmek için kendi üretimlerini onların izni ve kontrolü olmadan kullanmak istiyor ve her iki grup da buna karşı çıkıyor.

Bu örneklerde ve alakalı diğer tartışmalarda çoğu kişinin gözardı ettiği nokta, tartışmanın aslında teknolojinin kendisiyle alakalı olmaması. İtirazların ve eleştirilerin arkasındaki gerekçelerin hepsi belirli kişi ve kurumların bu teknolojileri bir aracı olarak kullanıp başka insanların haklarını elinden almayı ve onların ürettikleri iş üzerindeki kontrolünü ortadan kaldırmayı amaçlıyor. Yani Hollywood’daki yapım şirketlerinin patronlarından bu teknolojileri geliştiren şirketlerin CEO’larına kadar hepsinin asıl amacı insanların emeğini daha fazla sömürmek ve daha fazla kâr elde etmek.

Bunun en açık örneğini yapım şirketlerini temsil eden grubun görüşmelerinden sızan ve açık bir şekilde “eğer yazarları yeterince aç bırakırsak pes ederler” yaklaşımında görüyoruz. Yine bu teknolojileri kullanarak haber ve içerik üretmeyi planlayan kurumların hepsinin anında küçülmeye gitmesi ve birçok gazeteci ve editörü işsiz bırakması da bu yüzden.

Burada unutmamamız gereken bir detay da bu sorunların aslında yapay zekâ ile ortaya çıkan ve daha önce hiç karşılaşmadığımız şeyler olmadığı gerçeği. Örneğin birçok gazete ve medya kurumu bu teknolojilerin ürettikleri içeriği izinsiz bir şekilde kullanmasından ve kaynak göstermemesinden rahatsız. Fakat yıllardır dijital haber sitelerinin birbirinden haberleri kopyalayıp iki cümle değiştirerek yayınlamayı normalleştirmiş olmasını ve buna karşı sektörün yeterli önlem almamış olmasını hiç konuşmuyoruz. Sektörde böyle bir normal varken birilerinin bunu otomasyona bağlamak istemesi oldukça doğal bir gelişme.

O yüzden her ne kadar “yapay zekâ işlerimizi elimizden alacak” diye başlıklar atıp konuyu üstten bir şekilde tartışmak daha kolay olsa da sorunun kaynağına inmemiz ve buradan bir çözüm bulmamız şart. Eğer medya ve gazetecilik sektöründe çalışanların haklarını korumak yerine bu tür sömürünün her hâline göz yuman yapıların ayakta kalmasına izin verirsek, teknolojiyi kullanan kişilerin amaçlarını sorgulamak yerine bir yazılımın kendi başına hareket ettiği hikâyesinin yayılmasına izin verirsek bütün bu sonuçların katlanarak büyüdüğünü görmeye devam edeceğiz. 

Eğer bütün bunların sonucunda bizi nasıl bir geleceğin beklediğini merak ediyorsanız Black Mirror dizisinin yeni sezonunda yayınlanan “Joan is Awful” bölümünü izlemenizi tavsiye ederim. Çünkü o noktaya ulaşmamıza az kaldı.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

n okuyoruz|

n okuyoruz|

Ahmet A. Sabancı dünyada gazetecilik ve medya alanındaki gelişmeleri ve trendleri takip ediyor ve her pazar sabahı NewsLabTurkey tarafından yayınlanan n okuyoruz| bülteninde okurları için derliyor.

NEREDE YAYIMLANDI?

n okuyoruz|n okuyoruz|

BÜLTEN SAYISI

🤖 Sorun Yapay Zekâda Değil, Onu Kullananlarda

Bu haftanın anahtar kelimeleri: The Sun, The Athletic, AİHM, Hollywood.

16 Tem 2023

Pexels

YAZARLAR

n okuyoruz|

Ahmet A. Sabancı dünyada gazetecilik ve medya alanındaki gelişmeleri ve trendleri takip ediyor ve her pazar sabahı NewsLabTurkey tarafından yayınlanan n okuyoruz| bülteninde okurları için derliyor.

İLGİLİ OKUMALAR

n okuyoruz|n okuyoruz|

HİKAYE

Şimdi Nereye Gidiyoruz?

Digital News Report bize neler söylüyor?

28 Haz 2026

Şimdi Nereye Gidiyoruz?
n okuyoruz|n okuyoruz|

HİKAYE

Klip Çağına Hoşgeldiniz

Klipleniyorum, öyleyse varım.

31 May 2026

Klip Çağına Hoşgeldiniz
n okuyoruz|n okuyoruz|

HİKAYE

Her Şeyin Üzerine Bahis Oynayabilmek

Tahmin piyasalarının potansiyelleri ve riskleri.

03 May 2026

Her Şeyin Üzerine Bahis Oynayabilmek
n okuyoruz|n okuyoruz|

HİKAYE

Açgözlü Haber Sitelerinden Çektiklerimiz

Bir haber sitesi neden 3 dakikada 50 MB indirme yapıp 1.5 GB RAM kapasitesi kullanır?

29 Mar 2026

Açgözlü Haber Sitelerinden Çektiklerimiz
n okuyoruz|n okuyoruz|

HİKAYE

Gazeteciliğin Ölümü ve Yeniden Doğuşu

Gazeteciliğin durumuna romantik değil, gerçekçi bir şekilde yaklaşmalıyız.

01 Mar 2026

Gazeteciliğin Ölümü ve Yeniden Doğuşu