Suudi Arabistan'ın sanata yeni yaklaşımı

Suudi Arabistan, Vision 2030 programı kapsamında sanata yaklaşımını değiştirmeyi planlıyor.

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Merve Boşnakoğlu

Lonely Planet

2017 yılında Suudi Arabistan'ın Veliaht Prensi Muhammed bin Selman tarafından 450 milyon dolara alınarak dünyanın en pahalı tablosu unvanını alan Salvator Mundi ülkeye gittiğinden beri sanat dünyası gözünü doğuya çevirmişti. Bu hamlenin ardından Suudi Arabistan’ın sanatta gelecek hedefleri ise yavaş yavaş netlik kazandı.

  • Sanatın Büyük Orta Doğu Projesi: Son on yıldır Suudi Arabistan hükümeti, ülkenin gelir kaynaklarını "kültürü yaymak" adına devletin bütçesinden 27 milyar dolara yakın parayı müze ve yeni sanat merkezleri inşa etmek için kullanmaktaydı fakat bunun ne boyutta olacağı daha önceden açıklanmamıştı. Hâlbuki, oluşturulmaya başlanan bu sanatsal altyapı bütçesinin, ülkenin politik ve sosyal statüsünü sollamış görünen 60 milyar doları bulan bir pazarlama kampanyasının sadece bir kısmı olduğu ortaya çıktı. Leonardo da Vinci’ye ait olduğu hakkında hâlâ şüpheler bulunan Salvator Mundi tablosunun, prens tarafından 2017’de 450 milyon dolara satın alınması bile dünya sanat basınının gündemine oturup Suudi Arabistan’da oluşturulmaya çalışılan sanatsal altyapı kampanyasının yıldız eseri hâline gelmesine yetmişti. Fakat yıllar içinde ülke imajını İslam’ın doğduğu yer olarak oturtan Suudi Arabistan’da elbette ki Salvator Mundi gibi bir İsa tasviri, hâlihazırdaki liberalleşme ve insan hakları tartışmalarına konu oldu. Neyse ki ülke artık çağdaş sanatı ve Suudi kültürünü bir araya getirmek için benzeri olmayan bir çaba içerisinde, çünkü artık dünyada sanat ve kültürün canlandırılmasının iç siyasette, uluslararası ilişkilerde ve güç yapılarında önemli roller oynadığının farkına varılmış gözüküyor.
     
  • Entelektüel prens: Sanat dünyasındaki "baskı"nın en önemli sebebi ise yine 35 yaşındaki Veliaht Prensi Muhammed bin Selman; zira kendisi artık ülkenin petrole bağımlı finansal sisteminin turizm, sağlık, eğitim, sanat gibi sektörlerle çeşitlendirilmesi ve sosyal geleneklerin serbestleştirilmesi gerektiğini düşünüyor. Gerçekten de, son birkaç yıl içerisinde Suudi Arabistan’da sinema, opera ve konser salonlarıyla birlikte uluslararası festivaller de hızla yaygınlaşmaya devam ediyor.
     
  • Son durum: Gerek kampanya yetkilileri gerekse yerel sanatçıların devam eden bu süreçte başarısı oldukça etkileyici; uluslararası izleyicilere sunulan çağdaş Suudi sanatı, kültürün yaratıcılığını ve canlılığını güçlü bir şekilde gösteriyor. Bu başarı, Suudi toplumunu dönüştüren dramatik değişimlerin kanıtı olarak nitelendirilebilir ama geleneksel inançların ve aşiret uygulamalarının önemini de doğrulamakta. Bu şekilde Suudi Arabistan, Batı dünyasına onların nadiren görebileceği bu kültürün karmaşık ve zengin manzarasına doğru öğretici bir pencere açmakta. 

    • Desert X AlUla: Geçtiğimiz şubat ayında gerçekleşen ve dünyada oldukça ses getiren, aynı zamanda ülkenin ilk "coğrafyaya duyarlı" açık hava sanat sergisi olan Desert X AlUla, ülkenin peşinde olduğu atılım sürecindeki son örnek olarak gösterilebilir. Çöldeki antik bir ticaret yolu üzerinde gerçekleşen modern sanat etkinliği, çevresindeki kayalar, kanyonlar, kum tortuları ve güneş ışığına göre değişen pek çok esere ev sahipliği yapmıştı.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

🎟️ Orta Doğu'da sanatın değişimi, mikro satranç, The Red Lion

Bu hafta Suudi Arabistan’ın sanat piyasasının geleceğine dair attığı iddialı adımları, mikro minyatür sanatçısı Necati Korkmaz’ın rekorlar kitabına başvurusunu, sinemada Hollywood’un yeniden çalışmaya dönüşünü, Londra’nın en eski modern tiyatrosunun ortaya çıkışını ve çok daha fazlasını ele aldık.

12 Haz 2020

🎟️ Orta Doğu'da sanatın değişimi, mikro satranç, The Red Lion

YAZARLAR

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

32. Saraybosna Film Festivali: Balkanlar sineması ve Cannes’ın öne çıkanları

Saraybosna Film Festivali’nin 32. yılında yarışmanın öne çıkanlarına, Balkan sinemasının yakın geçmişle ilişkisine ve festivalin en iyi filmlerine yakından bakıyoruz.

Emre Eminoğlu

·

24 Ağu 2026

32. Saraybosna Film Festivali: Balkanlar sineması ve Cannes’ın öne çıkanları
DuendeDuende

HİKAYE

The Invite: Bir ilişkiyi ayakta tutan nedir?

Olivia Wilde’ın "The Invite"ı, boşanmanın eşiğindeki bir çiftin evlerine misafir olan başka bir çift üzerinden arzuyu, evliliği, kadınlık deneyimlerini ve birlikte yaşamanın performatif hâllerini didikliyor. Tek mekana sıkışan film, seksin bir ilişkinin nedeni değil semptomu olduğunu söylerken asıl soruyu sonu bırakıyor: Bir ilişkiyi ayakta tutan şey arzu mu, alışkanlık mı, yoksa ilişkinin içinde kendin olabilmek midir?

Aslı Ildır

·

24 Ağu 2026

The Invite: Bir ilişkiyi ayakta tutan nedir?
DuendeDuende

HİKAYE

Caz Datça’nın ritmine karışırken: DatJazz'da Melina ile Doğu Akdeniz müziği üzerine

Datça’nın doğası ve Akdeniz ruhunu cazla buluşturan DatJazz’ın ilk yılında festivaldeydik. Yunan ve Fransız kültürü arasında büyüyen genç sanatçı Melina ile buluştuk ve geleneksel ile moderni buluşturan Doğu Akdeniz müziği üzerine konuştuk.

Eda Solmaz

·

24 Ağu 2026

Caz Datça’nın ritmine karışırken: DatJazz'da Melina ile Doğu Akdeniz müziği üzerine
DuendeDuende

HİKAYE

Kurgunun tasfiyesi: Otobiyografik anlatı edebiyatı nasıl istila etti?

Otobiyografik kurgu, memoir ve “dolaysızlık” estetiği çağdaş edebiyatın merkezine yerleşirken kurgu, hayal gücü ve başka dünyalar kurma iddiası giderek geri çekiliyor. Édouard Louis’den Karl Ove Knausgård’a uzanan bu yeni gerçekçilik, edebiyatı bir “otantiklik piyasası”na dönüştürürken okuru başka dünyaları tahayyül etmeye değil ona yalnızca empatiyle yaklaşmaya çağırıyor. Politik ve kültürel olarak alternatifsiz bırakılmış dünyanın edebiyattaki semptomları.

Enes Köse

·

21 Ağu 2026

Kurgunun tasfiyesi: Otobiyografik anlatı edebiyatı nasıl istila etti?
DuendeDuende

HİKAYE

Kazdağları'nın geçmişine uzanan bir köprü: Doğaya Sanat programı

Kazdağları’nın ekolojik kırılganlığı ile Mehmetalan Köyü’nün Tahtacı kültürü, sözlü hafızası, mitoloji ve tarih anlatılarıyla ilişki kuran Doğaya Sanat programı ekoloji, yerel kültür ve sanat arasındaki bağı; araştırma, karşılaşma, birlikte düşünme ve üretme pratiği üzerinden ele alıyor. Programın kurucuları Barış Atağ, Oğuzhan Taflı ve program direktörü Derya Yücel ile bu uzun soluklu ilişkinin nasıl kurulduğunu konuştuk.

Melike Bayık

·

21 Ağu 2026

Kazdağları'nın geçmişine uzanan bir köprü: Doğaya Sanat programı