Taht kavgası: TikTok, Google'ın yerini alabilir mi?

Taht kavgası: TikTok, Google'ın yerini alabilir mi?

11 Ocak - Platform Office - Exante
Platform Office ile birlikte

Yepyeni bir ofis deneyimi: Platform Office Yepyeni bir ofis deneyimi şimdi Platform'da Vadipark Seyrantepe ’de hizmet veren Platform Office , kurumsal firmaların tüm ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak kapsamlı ve lüks bir ofis deneyimi sunmak için çalışıyor. Nedir? 4.500 m2’lik bir alanda hizmet veren Platform Office , küresel ve yerel kurumsal şirketlere üst düzey bir hizmet sağlamak ve taşınmaya hazır ofislerle çağdaş ve sosyal ofis çözümleri sunmayı amaçlıyor. Neden önemli? Tüm operasyonel giderleri her şey dâhil bir paket programla karşılayan Platform Office , bir ofise dair tüm ihtiyaçları baştan sona yöneterek müşterilerinin zamandan ve enerjiden tasarruf etmesini sağlıyor. Neler var? Dekorasyonu hazır olarak teslim edilen A+ ofis alanları vadeden Platform Office, aynı zamanda lounge ve teras alanı, günlük ofis ve ortak alan temizliği, restoran ve çay-kahve hizmeti, jeneratör hizmeti ve güvenlik, fotokopi ve printer hizmeti, toplantı salonları ve son teknoloji IT altyapısıyla verimli, konforlu ve çağdaş bir çalışma ortamı sunuyor. Siz de Platform Office’in sunduğu ayrıcalıklardan yararlanarak ofis verimliliğinizi artırmak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

Covid-19 pandemisinin bir getirisi olan uzun karantina dönemlerinde eve tıkılıp kalan insanların duyduğu sıkılmışlık ve bu durumun neden olduğu boşluk hissinden yararlanarak hızla yükselişe geçen kısa video bazlı sosyal medya platformu TikTok’un popülaritesi; ABD’nin uygulamayı ülke içinde yasaklama çabalarına rağmen her geçen gün artmaya devam ediyor. TikTok’un yakaladığı bu başarı; Instagram, YouTube ve Twitter gibi diğer sosyal medya devlerinin de dikkatini bir hayli çekmiş olacak ki bu platformlar da TikTok’a rakip olmak adına algoritmalarını kısa video formatına ağırlık verecek şekilde değiştiriyor. Instagram bunu özellikle de içerik üreticilerinin hesaplarını platformda daha çok öne çıkarmaları için Reels üzerinden içerik üretmeye zorlayarak yaparken, YouTube da kısa video formatı Shorts ile yapıyor. YouTube’un 1 Şubat’ta kullanıma sunulacak olan, içerik üreticilerinin Shorts’da gösterilen reklamlardan pay almasını sağlayan yeni programının da bunu kanıtlar nitelikte olduğunu söylemek mümkün. Twitter’ın ise TikTok’taki gibi tam ekran video formatını ve yine TikTok’a benzer bir “For You” sekmesini platformuna uyguladığı biliniyor.

Öte yandan, sosyal medya devlerinin yıllardır süregelen düzenini böylesine rahatsız eden TikTok’un yakın gelecekte çok daha büyük bir teknoloji şirketinin daha tahtına aday olabileceği konuşuluyor. Evet, Google’dan bahsediyoruz.

Backlinko

7’den 70’e kadar oldukça geniş bir kullanıcı kullanıcı profiline sahip olan TikTok’un, 12 Ocak 2023 tarihli güncel verilere göre 150’yi aşkın ülkede 1 milyardan fazla kullanıcısı bulunuyor. Bununla birlikte, TikTok’un sadece ABD’de 210 milyondan fazla indirildiği aktarılıyor.

TikTok’un sahip olduğu 1 milyardan fazla aktif kullanıcıya karşılık Facebook’un 2,9 milyar, YouTube’un 2,2 milyar, Instagram’ın 1,4, Snapchat’in 500 milyon, Pinterest’in 480 milyon ve Twitter’ın 300 milyon aylık aktif kullanıcısı bulunuyor. Ayrıca, 2020’nin ilk çeyreğinde TikTok’un 315 milyon kez indirildiği ve bunun, herhangi bir uygulamanın şimdiye kadar elde ettiği en yüksek rakam olduğu belirtiliyor. 

Comscore verilerine göre, ABD’de yaşayan TikTok kullanıcılarının %32’sini 10 ila 19, %29,5’ini 20 ila 29, %16,4’ünü 30 ila 39, %13,9’unu 40 ila 49 ve %7,1’lik kısmını da 50 ve üstü yaş grubu oluşturuyor. Küresel çapta bakacak olduğumuzda ise 1997 ila 2012 yılları arasında doğanları kapsayan “Z kuşağı”nın, TikTok kullanıcılarının %60’ını oluşturduğunu görüyoruz. Önümüzdeki yıl ise ABD 74 milyon insanın Z kuşağı’nın bir parçası hâline geleceği ve bunun, Z kuşağını en kalabalık kuşak hâline getireceği belirtiliyor. Başka bir deyişle, TikTok, oldukça kalabalık genç dominant bir kullanıcı profiline sahip ve bu gerçek, aynı zamanda TikTok’un Googla’a rakip konuma gelmesinin ardındaki en büyük sebep.

Genç kuşak, TikTok'u Google'a tercih ediyor

Google merak ettiğimiz sorulara cevap bulmak için kullandığımız bir arama motoru iken TikTok, eğlence amaçlı bir platform olarak biliniyor. Ya da en azından biliniyordu, çünkü bu kalıp giderek yıkılıyor gibi gözüküyor. Yapılan araştırmalara göre gençler ve genç yetişkinler için TikTok, yerleşik internet devlerinin işlevlerini üstlenerek giderek bir bilgiye ulaşma aracı hâline geliyor.

The Washington Post

Google'ın kıdemli başkan yardımcılarından Prabhakar Raghavan, 2022 Temmuz’unda TechCrunch'a verdiği bir röportajda, 18 ila 24 yaş arası ABD’li kullanıcılarla yapılan bir ankete göre, günümüzde gençlerin yaklaşık %40'ının öğle yemeği yiyebilecekleri mekan önerileri ararken Google yerine Meta bünyesindeki Instagram’ı ya da TikTok’u kullandığını ifade ediyor. Gençlerin sordukları soruların tamamen farklı olduğunu belirten Raghavan, konuya ilişkin olarak, "Yeni internet kullanıcılarının bizim alıştığımız beklentilere ve zihniyete sahip olmadıklarını tekrar tekrar öğrenmeye devam ediyoruz." şeklinde aktarıyor.

Video tabanlı bir sosyal medya platformu olduğunu göz önüne aldığımızda TikTok’un yemek tarifleri, dizi-film önerileri, seyahat ve mekan önerileri ve eğitici “Nasıl yapılır?” videoları gibi içerik türleri için kullanılması kulağa son derece mantıklı geliyor; ancak TikTok’un sınırları tabii ki de burada sona ermiyor. Hatta, Birleşik Krallık’ın iletişimden sorumlu düzenleyicisi Ofcom tarafından 2022 yılında yürütülen bir ankete göre TikTok’un, Birleşik Krallık’taki yetişkinler tarafından haber kaynağı olarak kullanılma hızı giderek artıyor.

Ofcom’un yayımladığı rapora göre YouTube ve her 10 gençten üçü tarafından güncel haberleri takip etmek için kullanılan Instagram hâlâ daha lider haber kaynakları olarak öne çıkıyor. Ancak, raporda TikTok’un, yetişkinler tarafından kullanılan “en hızlı büyüyen haber kaynağı” olduğu ve 2020’deki %1’lik orana kıyasla 2022'de 18 yaş üstü kişilerin %7’sinin TikTok’u bu amaçla kullandığı ifade ediliyor.

Ofcom’un araştırması, haber kuruluşlarının platformda bir haber kaynağı olarak mesleği gazetecilik olmayan TikTok kullanıcılarıyla rekabet etmek zorunda kaldığına da dikkat çekiyor. Buna göre, TikTok'ta haber tüketenlerin %44’ünün ana kaynağının takip ettikleri diğer kullanıcılar, %32’sinin arkadaşlar ve aileler, 24’ünün ise haber kuruluşlarına ait TikTok hesapları olduğu ifade ediliyor. Bununla birlikte, TikTok'taki en popüler resmî haber kaynakları arasında Sky News, BBC ve ITV yer alıyor.

Konuya ilişkin olarak Ofcom'un strateji ve araştırmadan sorumlu grup direktörü Yih-Choung Teh, "Günümüzde gençlerin gazete alma ya da TV haberlerini izleme olasılığı giderek azalıyor, bunun yerine sosyal paylaşım sitelerinde gezinerek gündemi takip etmeyi tercih ediyorlar" şeklinde aktarıyor.

Birleşik Krallık haricinde, ABD'de hem Z kuşağı hem de 1981 ila 1996 yılları arasında doğanları kapsayan “Y kuşağı” yetişkinlerinin dörtte birinin haberlere erişmek için TikTok kullandıkları belirtiliyor.

Pew tarafından düzenlenen Ekim 2022 tarihli bir ankete göre, haberleri TikTok’tan alan ABD’li kullanıcıların sayısının 2020’den bu yana üç kat arttığı ve ABD’li yetişkinlerin %10’unun artık haberleri düzenli olarak TikTok’tan aldığı; 30 yaş altı yetişkinler içinse bu sayının %26’ya çıktığı ifade ediliyor. Öte yandan, haberleri TikTok’tan alanların sayısının %22 olduğu 2020’ye göre TikTok günümüzde yükselişe geçerken, diğer platformlardan bunun tam tersi bir durumun söz konusu olduğu belirtiliyor. Buna göre, yetişkinlerin %54’ünün 2020’de haberleri Facebook’tan tükettiğinin belirtildiği araştırmada 2022’de bu oranın %44’e gerilediği aktarılıyor.

Geçtiğimiz günlerde ise TikTok’un, Internet Movie Database (IMDb) ile işbirliği yaptığı ve bu işbirliği ile TikTok’un, 2020 itibarıyla 6,5 milyon yapımı kapsayan IMDb’deki tüm içerikleri lisansladığı bildirildi. Buna göre, işbirliği kapsamında dizi, film ya da program önerilerini içeren video içerikler üreten TikTok kullanıcılarının bu içerikler için etiket oluşturabileceği; videoyu izleyenlerin de bu etiketler aracılığıyla özel oluşturulmuş, IMDb bilgilerine ek olarak videodaki film, dizi ve programa dair başka video paylaşımlarının bulunduğu bir sayfaya yönlendirileceği belirtiliyor.

TikTok’un IMDb ile birlikte gerçekleştirdiği bu hamle, pek çok kişi tarafından TikTok’un Google’ın yerini almaya yönelik attığı adımlardan biri olarak değerlendiriliyor. Sonuçta bu, kullanıcıların TikTok’taki bir videoda gördükleri dizi, film ya da programları Google’da aratmak zorunda kalmayacakları, etiket aracılığıyla direkt TikTok üzerinden bilgi alabilecekleri anlamına geliyor.

TikTok'un arama motoru olarak kullanılması ne gibi tehlikeleri beraberinde getiriyor?

TikTok'un başta Z kuşağı olmak üzere tercih edilen arama motoru olarak Google'ın yerini alması, birtakım endişeleri de beraberinde getiriyor. Bu endişelerin başında ise TikTok’taki “yanlış bilgi” yaygınlığı geliyor.

NewsGuard tarafından yapılan yeni bir araştırma, her beş TikTok videosundan birinin bir tür yanlış bilgi içerdiğini ortaya koyuyor.

American Scientist

“2022 seçimleri” ve “mRNA aşısı” gibi toplam 27 haber konusu aratıldığında TikTok’ta çıkan ilk 20 sonucun analiz edildiği araştırmada, kullanıcıların “TikTok’ta öne çıkan haber konuları hakkında bilgi aradıklarında sürekli olarak yanlış ve yanıltıcı iddialarla beslendikleri” ortaya çıktı. Örneğin, bir kullanıcı "Covid aşısı" üzerine bir arama yaptığında TikTok öneri olarak "covid aşısı gerçekleri" veya "covid aşısı hiv" önerisinde bulunuyordu. Benzer şekilde, "iklim değişikliği" araması yapıldığında kullanıcılar, "iklim değişikliği çürütüldü" ve "iklim değişikliği yok" sonuçlarıyla karşı karşıya kalıyordu. Araştırmaya göre bu, arama sonuçlarının yaklaşık %19,4'ünün yani analiz edilen 540 videodan 105’inin yanıltıcı bilgi içerdiği anlamına geliyor.

Ayrıca çalışmada, platformda kontrol edilmeyen çok sayıda potansiyel olarak tehlikeli videonun olduğu da tespit edildi. Örneğin TikTok'ta "hidroksiklorokin" araması yapıldığında, evde hidroksiklorokin yapımını anlatan en az dört sonuç ortaya çıktı. Reçeteli bir ilaç olan, reçeteli bir şekilde alınmadığı takdirde tehlike arz eden ve yalnızca kontrollü bir laboratuvar ortamında üretilmesi gereken hidroksiklorokinin evde nasıl yapılacağına ilişkin TikTok’taki videoların, tehlikenin boyutunun altını çizer nitelikte olduğunu söylemek mümkün. Bununla birlikte, araştırmaya göre platformda kürtaj için potansiyel olarak tehlikeli diğer bitkisel ilaçlar ve hiçbir bilimsel temeli olmayan düşük yaptırma yöntemleri de bulunuyor.

TikTok’u, Google’a kıyasla daha çekici bir arama motoru kılan şey ne?

Mashable'ın Z kuşağına mensup bir dizi TikTok kullanıcısıyla gerçekleştirdiği bir analiz göre, TikTok'un bir arama motoru olarak kullanımı üç faktöre dayanıyor: güvenilirlik, kullanım kolaylığı ve coğrafi konum.

Google'ın arama motoru optimizasyonlu (SEO) bloglara öncelik veren algoritmasından bıkan Z kuşağı, markaların ve içerik oluşturucuların orijinal ve “gerçek” içerikleri için TikTok'a yöneliyor.

Google'ın arama motoru sonuç sayfasının en üstünde yer alan içerikler genellikle işletmeler ve pazarlama uzmanları tarafından SEO kurallarına uygun olarak oluşturuluyor; ancak bu, tam da Z kuşağının karşılaşmak istemediği şey olarak karşımıza çıkıyor. Konuya ilişkin olarak 18 yaşındaki TikTok kullanıcısı Shan Sivakumar, TikTok'taki içerikler için "Sayfalar dolusu kelime arasında gezinmek yerine daha özgün bir his veriyor ve gerçek bir yerden geliyor," ifadelerini kullanıyor. Bir diğer TikTok kullanıcısı olan 21 yaşındaki Sharon Wong ise, Google'da sık sık aynı restoran ve markaların önerildiğini gördüğünü, oysa TikTok'un kendisine daha fazla seçenek sunduğunu ve söz konusu mekana gitmeden önce "mekanın ortamını az çok bildiğini" belirtiyor.

Bunun yanı sıra, işletmeler ve restoranlarla ilgili bilgilerin Google'da genellikle güncel olmaması gibi bir sorun da mevcut. Google’da çalışır durumda gösterilen bir işletmeye gidip mekanın geçici veya kalıcı olarak kapalı olduğu sorunuyla karşılaşanlarınız illaki vardır diye düşünüyoruz.

İşte TikTok, bu durumun aksine işletmenin hâlâ faaliyette olduğuna dair görsel kanıt sunarak platformdaki içeriğe daha fazla güven duyulmasını sağlıyor. Ve bu durum, platformdan aldığınız özgünlükle birleştiğinde, Z kuşağının neden TikTok'u Google Arama'ya tercih ettiğini net bir şekilde açıklıyor. Milieu Insights tarafından yapılan bir çalışma da insanların %43'ünün güncel bilgiler nedeniyle TikTok'u bir arama motoru olarak kullanmayı tercih ettiğini göstererek bu durumu kanıtlıyor.

Kullanım kolaylığı da Google Arama ve TikTok arasındaki önemli bir fark olarak karşımıza çıkıyor. Uzun soluklu makaleler ve bloglarda gezinmekle uğraşmak istemeyen kullanıcıların, TikTok’ta genelde daha kısa ve öz şekilde sunulan videolar aracılığıyla bilgi almayı tercih etmesi oldukça anlaşılır bir durum.

Günün sonunda TikTok, Google'ı tahtından edebilir mi?

AIM

Bütün bunları bir kenara bırakacak olursak, TikTok'un bir arama motoru olarak Google'ı geçemeyeceği bazı alanlar da yok değil. Yukarıda bahsetmiş olduğumuz yanlış ve yanıltıcı bilgi ise bunun başlıca nedenlerinden biri. 

Bu konuya dair 22 yaşındaki TikTok kullanıcısı Naveena Lee, "Dürüst olmak gerekirse, TikTok'u bir arama motoru olarak kullansam da, TikTok'ta aradığım içerik Google'da aradığımdan farklı. TikTok'ta aradığım bilgiler cilt bakımı veya saç rutinleri gibi daha çok fikir bazlı, ancak Google'da daha bilgilendirici içerikler arıyorum," ifadelerini kullanıyor. Bununla birlikte, TikTok’u yalnızca boş vakti olduğunda kullandığını belirten Naveena, acelesi olduğunda onca TikTok videosu arasından aradığını bulmaktansa Google’da arama yapmayı tercih ettiğini aktarıyor.

Olayın en temeline inecek olduğumuzda TikTok'un temel değeri eğlence iken, Google daha çok anında bilgi vermeye odaklanıyor. TikTok, kullanıcıları ihtiyaçlarını karşılamak için platformunda tutan bir dahili arama modeli üzerinden çalışırken, Google web'i endeksliyor ve kullanıcıları diğer web sitelerine yönlendiriyor. Günün sonunda, çok daha kullanıcıya özel fikir bazlı bir bakış açısı sunması ve platformda var olan yanlış/yanıltıcı bilgi sorunu göz önüne alındığında, TikTok’un bir arama motoru olarak Google'ın yerini asla tamamen dolduramayacağını söylemek mümkün.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

QuandoQuando

BÜLTEN SAYISI

🔍 Taht kavgası: TikTok, Google'a karşı

Sosyal medyanın yükselen yıldızı TikTok, bir arama motoru olarak Google'ı tahtından edebilir mi?

16 Oca 2023

Platform Office ile birlikte
BuzzFeed News

YAZARLAR

İrem Denli

Teknoloji Editörü

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

QuandoQuando

HİKAYE

Meta, Brain2Qwerty’yi duyurdu: Klavyenin sonu mu geliyor?

Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Doğa Yurduneri

·

13 Tem 2026

Meta, Brain2Qwerty’yi duyurdu: Klavyenin sonu mu geliyor?
QuandoQuando

HİKAYE

Influencer çağının son evresi: Yalnızlık paylaşılır, paylaşılırsa etkileşim alır

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.

Ümit Alan

·

10 Tem 2026

Influencer çağının son evresi: Yalnızlık paylaşılır, paylaşılırsa etkileşim alır
QuandoQuando

HİKAYE

Verimlilik miti: AI gerçekten maliyet tasarrufu sağlıyor mu?

Son birkaç yılda teknoloji arenası, pek çok işin yapay zekaya devredilmeye çalışıldığı bir atmosfere sahne oldu. Maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı vaatleriyle gelen yapay zeka, birkaç yıl boyunca toplu işten çıkarmaların da ana gerekçelerinden biriydi. Yapay zekanın hâlâ gideri kadar gelir üretemediği 2026 yılında ise CEO’lar, işten çıkardıkları çalışanların, harcadıkları token’dan daha fazla maliyet yarattığını fark ettikleri bir eşiğe geldi.

Doğa Yurduneri

·

09 Tem 2026

Verimlilik miti: AI gerçekten maliyet tasarrufu sağlıyor mu?
QuandoQuando

HİKAYE

OpenAI, Jalapeño’yu duyurdu: Şirketler neden kendi AI çiplerini geliştiriyor?

Son yıllarda Amazon, Google ve OpenAI gibi pek çok şirket, kendi yapay zeka çiplerini duyurdu. Daha önce sektördeki yaygın eğilim, NVIDIA’nın rüştünü ispatlamış çiplerine güvenmek iken öncü şirketler, yakın zamanda ardı ardına bu eğilimin dışına çıkmaya başladı. Bu furya, oldukça kritik bir soruyu da gündeme taşıdı: Neden tüm teknoloji şirketleri, kendi yapay zeka çiplerini geliştiriyor?

Doğa Yurduneri

·

06 Tem 2026

OpenAI, Jalapeño’yu duyurdu: Şirketler neden kendi AI çiplerini geliştiriyor?
QuandoQuando

HİKAYE

'Ben aslında yoğum': Ticaret Bakanlığı’nın yapay zeka düzenlemesi bir paradoksa yol açar mı?

Modern reklam hukuku, mesajın içeriğinin doğru olup olmadığına odaklanır. Ancak yapay zeka, artık mesajı ileten kişinin gerçekten var olup olmadığını da hukukun konusu hâline getiriyor. Ticaret Bakanlığı'nın 1 Ağustos'ta yürürlüğe girecek yönetmelik değişikliği de dijital kopyaların reklamlarda kullanılmasına kısıtlamalar getiriyor ve bunu yaparken dolandırıcılık içeriklerini esas alıyor. Peki ya amaç dolandırıcılık olmadığında?

Ümit Alan

·

03 Tem 2026

'Ben aslında yoğum': Ticaret Bakanlığı’nın yapay zeka düzenlemesi bir paradoksa yol açar mı?