The Pitt: Herkesi kurtaramazsın

Bir nesle ilham veren acil servis draması “ER”ın mirasını yaşatan “The Pitt”, gerçek zamanlı yapısı ve pandemi sonrası dönemi yansıtmadaki başarısıyla dikkat çekiyor.
The Pitt: Herkesi kurtaramazsın

16 Mayıs - O'art - Duende
O'art ile birlikte

O’art, Art Basel Hong Kong’da sanatın sınırlarını keşfetti

Art Basel Hong Kong 2025 , 42 ülke ve bölgeden 240 galerinin katılımıyla 28–30 Mart tarihleri arasında Hong Kong Kongre ve Sergi Merkezi’nde gerçekleşti. Odeabank’ın sanat platformu O’art katkılarıyla fuarı ziyaret eden küratör Begüm…

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Dizi: The Pitt
Yaratıcı: R. Scott Gemmill
Yapım yılı: 2025-...
Süre: 15 bölüm, 727 dakika

Televizyon tarihinin efsanevi dizilerinden, dünyayı George Clooney’e âşık eden ER’ın çocukluğuma ve ergenliğime denk düşen altın yıllarında diziyi izleyenlerden olmadım. Açıkçası onun açtığı yolda ilerleyen, hastane dizisi geniş kümesinin elemanları olsalar da farklı janrlara göz kırpan onlarca diziden ne House ne Grey’s Anatomy ile, yalnızca Scrubs ile yakınlaştım. 

Ardı arkası kesilmeyen medikal vakalarda ne olduğu anlaşılmaya çalışılan hastalıklar, acil müdahale gerektiren yaralanmalar, yüzlerce hastanın binlerce çeşit hassasiyeti, hasta yakını psikolojileri, sağlık çalışanlarının özel yaşamları ve aralarındaki ilişkilerin hepsini aynı potada eriten hastane dizilerine yıllar süren mesafem yeni bir yapımla son buldu: ER’ın yapımcılarının imzasını taşıyan yeni Max dizisi The Pitt ile.

ER’ın yaratıcısı R. Scott Gemmill, yapımcılarından John Wells, oyuncularından Noah Wyle ve medikal danışmanı Joe Sachs’i yaratıcı ekipte yeniden bir araya getiren The Pitt, ilk sezonunda Pittsburgh Trauma Medical Hospital adlı hastanenin acil servisinde, 15 saatlik bir vardiya boyunca yaşananları konu alıyor. Yapımcı ve yaratıcı ekipte de yer alan Noah Wyle’ın ER’dan yıllar sonra yine bir acil servis doktorunu canlandırdığı dizide bu kez kontrol onun karakteri Dr. Michael Robinavitch’in (ya da kısaca Robby) elinde.

The Pitt | Kaynak: IMDb

The Pitt’in alametifarikası 24’ten hatırlayacağımız gerçek zamanlı bir drama sunması. İlk bölüm 7.00 A.M.’de Doktor Robby’nin hastaneye girişiyle başlayan vardiyası, her biri bir saatlik zaman diliminde geçen ve kaldığı yerden devam eden 15 bölüm boyunca tümüyle ele alınıyor. 

Yapım ekibi, dijital platformlar çağında 10 bölümden uzun bir sezonu HBO’ya kabul ettirmekte zorlansa da, dizinin tek mekanda geçmesinden kaynaklı düşük bütçesi bu gerçek zamanlı bir hikaye anlatımına imkan tanımış. Öte yandan dizinin anlatmak istediği her yan hikaye ve ilginç vakayı 15 saatlik bu zaman dilimine doldurma çabasının inandırıcılığı zedelediğini söylemek mümkün: Tek bir vardiyaya bu kadar ilginç, korkunç, büyük, dehşete düşüren, yürek burkan, fazla sayıda vakanın denk gelme ihtimali nedir? Büyük bir kentin acil durumlara yoğunlaşmış bir hastanesinde sakin bir gün geçirmenin mümkün olmaması inandırıcı olsa da, bu kadarı olabilir mi? 

İnandırıcılık demişken... New York Times, ABD’deki hastanelerin personel dinlenme odalarının bir numaralı konuşma konusuna dönüşen dizi için “alışılmadık derecede gerçeğe yakın” ifadesini kullanmış. Doktorlar ve uzmanlar, bölümlerde karşımıza çıkan her bir tıbbi vakanın, müdahale ve tedavi yönteminin gerçeğe uygun olduğunu, acil servis ortamının ve sağlık personelinin günümüzde karşılaştığı zorlukların gerçekçi bir şekilde yansıtıldığını söylemişler. 

Bunda tıp eğitimi ve acil servis geçmişi olan Sachs’in emeğinin büyük olduğu aşikar. Dizinin gerçekdışı bulunan iki noktası ise önceki satırlarda benim de işaret ettiğim kısa süreye sıkıştırılmış vaka sayısı ve sağlık personeli ile idari personelin ilişkilerinin yansıtılma şekli. (Dizideki idari personel şefi Gloria karakterinin Doktor Robby’i sürekli acil serviste görev başındayken tekrar tekrar ziyaret etmesi ve hastaların önündeki tartışmaları bana da pek gerçekçi gelmedi.)

The Pitt | Kaynak: IMDb

COVID-19 pandemisi süresince değerini daha iyi anladığımız sağlık çalışanlarının sorunlarının ER yıllarından beri başkalaştığını, karmaşıklaştığını ya da başka bir deyişle zamana ayak uydurduğunu söyleyebiliriz. The Pitt’in başardıklarından biri, dezenformasyon çağının yarattığı, internetten aldığı bilgilerle tıp eğitimi almış acil servis doktorlarına işini öğretmeye çalışan hadsiz hastaların da aralarında olduğu günümüz sorunlarına gerçekçi bir şekilde parmak basması. Dizide sağlık çalışanlarına yönelik şiddetteki artışın, içine kapanık yalnız ergenlerin tehlikelerinin, yeni nesil maddelere bağımlılığın, influencer’ların toplum sağlığına etkisinin göz ardı edilmediği görülüyor.

The Pitt’in gerçek zamanlı yapısı, ikili ilişkilere dair uzun süreli dramatik hikayelerin dışarıda kalmasına neden olduğu için, sağlık çalışanları arasında sadece kısa süreli diyaloglara tanık oluyoruz. Her bir karakterle geçirdiğimiz süre, onlara dair öğrenebileceğimiz ayrıntılar kısıtlı. Yine de dizinin kağıt üzerindeki uzunca çalışıldığı belli matematiği, az sayıdaki kişisel diyaloğu neredeyse hiçbir soru işareti bırakmayacak şekilde stratejik bir şekilde kurgulayan senaryosu onca vakanın arasında tüm karakterleri bu kısıtlı sürede mümkün olduğu kadar tanımamıza izin veriyor. 

Doktor Robby (Noah Wyle) dışında özellikle Doktor Cassie McKay (Fiona Dourif), asistan Doktor Melissa King (Taylor Dearden) ve tıp öğrencisi Dennis Whitaker’ın (Gerran Howell) karakterlerini tanımak ve 15 saatteki dönüşümlerini görmek hoşuma gitti.

The Pitt | Kaynak: IMDb

Doktor Robby’nin COVID-19 pandemisi sırasında kendi hastası iken hayatını kaybeden akıl hocasının ölüm yıldönümünde geçtiğini öğrenerek başladığımız The Pitt, 15 saatin sonunda bize iki şey öğretiyor. Birincisi, sağlık çalışanlarının da insan olduğu: Hastalanabiliyor, yakınlarını kaybedebiliyor, kayıplarla başa çıkmakta zorlanabiliyor, bağımlılıkla mücadele edebiliyor, düşük yapabiliyor, sevdikleri için endişelenebiliyorlar. Her bir karakterin psikolojik ya da fiziksel bir sorunla ya da çatışmayla yüzleştiği dizi bunu çok net bir şekilde hatırlatıyor. 

İkincisi, tüm çabalara rağmen herkesin kurtarılamayacağı. Dizi, tüm gerçekçiliğiyle, gerektiğinde en grafik şekilde göstererek tanık ettirdiği yaralanma, hastalık ve krizlerde tüm bilgi birikimini, tıbbi deneyimini ve kişisel çabasını kullanan sağlık çalışanlarının da yetersiz kaldığı anlar olduğunu acı bir şekilde söylüyor.

Birkaç ay önce ikinci sezon onayını alan The Pitt, Ocak 2026’da devam edecek.

Nerede izleyebilirsin? The Pitt’in 15 bölümlük ilk sezonu Max kataloğunda yer alıyor.

Benzer işler:

  • ER (1994-2009, Michael Crichton)
  • 24 (2001-2010, Robert Cochran ve Joel Surnow)


Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

🩺 Yeni dizi The Pitt, Cannes’da başlangıç

Max’in hastane acil servisi draması “The Pitt”i yorumladık. Cannes’dan İzmir’e haftanın sinema gündemine göz attık. “Superman” ve “F1” fragmanlarına heyecanlandık.

16 May 2025

O'art ile birlikte
The Pitt | Kaynak: Max

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Ramize Erer'in 'Séparation' sergisi Paris'te: 44 numaralı odada ayrılık

Ramize Erer’in "Séparation" sergisi, Paris’in tarihî atmosferini günümüze taşıyan Hôtel Langlois’nın 44 numaralı odasında sanatseverlerle buluştu. Ramize Erer ve küratör Nazlı Pektaş’la resimlerdeki hüznü, geçiciliği ve mekanın sergiye kattıklarını konuştuk.

Burcu Dimili

·

26 Eki 2026

Ramize Erer'in 'Séparation' sergisi Paris'te: 44 numaralı odada ayrılık
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Kitapların izinde Almanya’da misafirlikten söz sahipliğine: Neresi sıla bize, neresi gurbet?

1961’den itibaren Almanya’ya giden işçiler, oy kullanmak için beklediler ama siyaset yapmak için sandığı beklemediler. Nermin Abadan-Unat, Gündüz Vassaf, Ayhan Kaya, Fatma Aydemir ve Ece Temelkuran’ın kitaplarının izinde, Ford grevinden Cem Özdemir’in eyalet başbakanlığına, vatandaşlık reformlarından AfD’nin yükselişine uzanan altmış beş yılı okuyoruz. Aynı sorular hâlâ gündemde: Kim “Alman”? Neresi “vatan”?

Kitapların izinde Almanya’da misafirlikten söz sahipliğine: Neresi sıla bize, neresi gurbet?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Edebiyatçıların kedileri: Bir kediye nasıl veda edilir?

Zamanın sevgi ve acının mekanı olduğunu söylüyor Ursula K. Le Guin. Bilge Karasu ise o ölümün adını anmadan yazdığı değiniler, öyküler ve masallardan oluşan tuhaflıklar kitabı "Göçmüş Kediler Bahçesi"nde birkaç kez kaçınılmaz olana dair uyarıyor bizi: "Kedinizi bir insanı sever gibi sevmeye çalışmayın!" Benimse diyeceğim şu: Kaç insan kendisini bir kedi gibi sevdirmeyi başarabilmiş ki!

Soner Can

·

26 Eki 2026

Edebiyatçıların kedileri: Bir kediye nasıl veda edilir?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

DJ İlkay Şencan: Globalde tanınmak için önce köklerinize dönmelisiniz

İlkay Şencan, yeni EP’si “Origin”de çocukluğunun müzikal hafızasını elektronik müzikle buluşturuyor. Şencan ile biraraya geldik ve kariyerinin başlangıcından uluslararası başarıya, DJ kabinindeki seyirci beklentilerinden müzik sektöründeki network ilişkilerine uzanan pek çok konuyu konuştuk.

Eda Solmaz

·

26 Eki 2026

DJ İlkay Şencan: Globalde tanınmak için önce köklerinize dönmelisiniz
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi

Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Aslı Perker

·

23 Eki 2026

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi