Çin'e karşı iş birliği: Daha iyi bir dünyayı yeniden inşa et


Western Union’la hızlı, kolay, güvenilir uluslararası para transferi
“Yurt dışından Türkiye’ye ya da Türkiye’den yurt dışına, isme, hızla para nasıl gönderebilirim? Gönderdiğim parayı banka, şube adı belirtmeden alıcım sadece kimliğini gösterip çekebilir mi sorularını siz de soruyorsanız cevabınız; Western…
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İllüstrasyon: Ayşe Ezgi Yıldız
ABD’nin eski Başkan Donald Trump döneminde stratejik ortaklarıyla arasının bozulması ve kendi içine dönmesi özellikle batı ülkelerinin Çin’in agresif siyasi ve ekonomik aktiviteleri üzerine ortak bir strateji geliştirmesini zorlaştırmıştı. Biden'ın göreve gelmesiyle birlikte bu durum değişmiş gibi görünüyor. Geçen hafta gerçekleşen G7 Zirvesi’nde, Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi'ne alternatif olarak “Daha iyi bir dünyayı yeniden inşa et” anlamına gelen Build Back Better World (B3W) isimli bir altyapı girişimi tanıtıldı. G7 Zirvesi’nden birkaç gün sonra yapılan görüşmelerde ise AB ve ABD ortak bir ticaret ve teknoloji konseyi kurmaya hazırlandığını duyurdu.
Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi
2013’te tanıtılan Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi, Doğu Asya’dan Avrupa’ya uzanan bütünleşmiş bir altyapı ve ulaşım sistemini hedeflerken partner ülkeler için barışçıl bir diyalog ortamı oluşturmayı ve bu ülkelerin gelişimine katkıda bulunmayı vadediyordu. Fakat şu anda girişim kapsamında 100’den fazla ülkede devasa projeleri destekleyen Çin’in faaliyetleri; yolsuzluk ve israfa taban hazırladığı, doğayı tahrip ettiği, geri ödenemeyen borçlanmalara yol açtığı ve şeffaflıktan uzak olduğu için özellikle gelişmiş ekonomiler tarafından kuşkuyla karşılanıyor.
Çin, Kuşak ve Yol Girişimi sayesinde günden güne artan nüfuzuyla birlikte küresel ekonomik, teknolojik ve siyasi gücü kendi bünyesinde tekelleştirmek istiyor. Bu nedenle Çin'in politikaları, ABD ve müttefikleri tarafından paydaş ülkeleri iş birliğine mahkûm ederek küresel makroekonomik dengeleri bozabilecek bir tehdit olarak algılanıyor.
Kuşak ve Yol’a alternatif: B3W
Uzun zamandır Çin’in bu girişimine alternatif üretemeyen gelişmiş ekonomiler, geçtiğimiz hafta G7 zirvesinde B3W’ü gündeme getirdi. B3W, gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelere belirli temel ilkeler ışığında destek olmayı ve Çin’in küresel nüfuzunu azaltmayı hedefliyor. G7 Zirvesi’ndeki yetkililerin çoğu B3W kapsamında Çin’le iklim krizini önlemek iş birliği yapılmasının, küresel tedarik zincirleri konusunda yarışılmasının ve insan hakları üzerine tartışılmasının gerekliliğine inanıyor.
B3W, gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerin 2035 yılına kadar ihtiyaç duyacağı 40 trilyon doları aşan altyapı ihtiyacının “değer odaklı, yüksek standartlara sahip, şeffaf” ortaklıklarla azaltılmasını hedefliyor. Girişim, G7 ülkelerinin iş birliğiyle iklim, sağlık ve sağlık güvenliği, dijitalleşme ve toplumsal cinsiyet eşitliği olmak üzere dört farklı ana alanda özel sermayeye erişimi kolaylaştıracak. B3W’nin yapılanması ve süreci ile ilgili detaylar henüz belli değil; ancak uzmanlar girişime ortak olacak ülkelerin kendi iç dinamikleri nedeniyle planları gerçekleştirememesinden endişe duyuyor.
Ortak ticaret ve teknoloji konseyi
ABD Başkanı Joe Biden G7 Zirvesi’nin hemen ardından gerçekleştirdiği AB ziyaretinde, Çin’le rekabet edebilmek için ABD ve AB arasında ortak bir ticaret ve teknoloji konseyi kurduklarını açıkladı. Konsey, Çin’in teknoloji alanındaki etkisini azaltmak için üç ana hedefe odaklanacak: demokratik değerler çerçevesinde yeni teknolojiler geliştirmek, gelişen teknolojinin ticareti için ortak standartlar belirlemek ve iki taraf arasında ar-ge odaklı iş birliği modelleri oluşturmak.
Trump döneminde zedelenen AB-ABD ilişkilerinin ilerleyen günlerde güçleneceğini işaret eden gelişme, aynı zamanda tarafların Çin’le ticaret ve teknoloji alanlarında rekabet konusunda kararlı olduğunun sinyalini veriyor. Bir Beyaz Saray yetkilisinin açıklamalarına göre konsey, Çin’in ekonomik istismarları ve teknolojiyi kontrol etme çabasıyla mücadele etmeyi amaçlıyor. ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan ise 21’inci yüzyılda hiçbir otoriter devletin teknoloji ve ticaretin kurallarını belirleyemeyeceğini ifade ediyor.
Destekler ve fikir ayrılıkları
G7’nin içinde B3W girişimi ile ilgili ufak da olsa fikir ayrılıkları ve memnuniyetsizlikler var. Karşıt seslerin yükselmesinin arkasında ise B3W’nin hedeflerine erişmede ayrıntılı bir plan ortaya koymaması yatıyor.
- Almanya Şansölyesi Angela Merkel, G7 üyesi ülkelerin girişimin finansmanı için detayları paylaşmaya hazır olmadığını ifade ederken ilk altyapı projelerinin 2022’de gelişmekte olan ülkelerde faaliyete geçirilebileceğini söyledi.
- Birleşik Krallık Başbakanı Boris Johnson, ABD’nin B3W’yi açık bir şekilde Çin’le mücadele için önemli bir girişim olarak nitelendirmesinin aksine girişimin iklimle ilgili tarafına ağırlık vermek istiyor ve Çin’e karşıymış gibi bir imaj çizmek istemiyor.
- Londra’daki Çin elçiliği ise gelişmelerle ilgili yaptığı açıklamada bir grup ülkenin dünya adına kendi kendine kararlar aldığı zamanların geçtiğini belirtiyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta gündemimizde G7 Zirvesi'nde Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi'ne alternatif olarak tanıtılan Build Back Better World isimli altyapı girişimi, G7 ülkelerinin iklim taahhütleri ve Fed ile TCMB'nin faiz kararları var.
21 Haz 2021

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir dönem önlenemez yükselişiyle teknoloji girişimleri kadar hızlı değerlenen Netflix, son dönemlerde geleneksel bir medya şirketini andıran performansıyla yatırımcılarını hayal kırıklığına uğratıyor. Platformun hit içerik üretimindeki yavaşlama, henüz belirgin biçimde bilançoya yansımamış olsa da içerik izleme alışkanlıkları ve piyasa değerine ilişkin metrikler, Netflix’in ağır ağır irtifa kaybettiğine işaret ediyor.

"Ödünç dikkat çağı" bugünlerde yeni bir şey gibi paketleniyor ama neredeyse reklamcılık kadar eski bir tartışma bu. Öte yandan viral akımlar, memler, trend sesler, influencerlar çağında araştırmalar, ödünç dikkatin kapıyı açsa da alışkanlık yaratmadığını da gösteriyor. Peki bu tartışmaların ortasında reklamcılıktan elde kalan ne? Bunun cevabı şeffaf süreçler, doğrulanabilir sonuçlar, kanıtlar ve gerçek insan emeğinde yatıyor.

Eskiden yalnızca satın alınan ürünleri taşımak için kullanılan bez çantalar, bugün tüketiciler için bir statü sembolüne, markalar için ise maliyetsiz bir reklam aracına dönüşüyor. Giderek daha fazla işletme, esas faaliyet alanının dışına çıkarak bez çantalardan tişörtlere, şapkalardan kupalara kadar uzanan “merch” koleksiyonları oluştururken bir dönemler ücretsiz dağıtılan bu promosyon ürünleri, tüketicilerin para ödemeye gönüllü olduğu yeni bir pazar yaratıyor.

Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği akaryakıt krizi, elektrikli otomobillere yönelik talebi yeniden artırırken sektördeki dengeleri de değiştiriyor. Son bir yılda elektrifikasyon yatırımlarını küçülten otomobil devleri, yükselen talep ve Çin’deki üreticilerin güçlenen rekabeti karşısında gelecek stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.

Dijital ödeme çözümleri, her geçen gün daha da yaygınlaşırken işletmelerin bu çözümlere yaklaşımında güven, kullanım kolaylığı ve sağlanan somut fayda belirleyici hâle geliyor. Yakın tarihte Garanti BBVA’nın kuruluşu Tami’nin ve Ipsos Türkiye’nin işbirliğinde gerçekleşen çalışma da işletmelerin dijital ödeme çözümlerine açık olduğunu, fakat dönüşümün esas anahtarının güven olduğunu ortaya koyuyor.
12 Eki 2026



