Elon Musk ve Twitter cephesinde son yaklaşıyor mu?


Zingat Gayrimenkul Yatırım Rehberi ’yle kazançlı yatırımlar Gayrimenkul alanında birbirinden yenilikçi ve kullanışlı araçlar sunarak bilinçli adımlar atmamıza olanak sağlayan Zingat , Gayrimenkul Yatırım Rehberi hizmetiyle fark yaratmaya devam ediyor. Nedir? Zingat kullanıcıları, Gayrimenkul Yatırım Rehberi özelliği sayesinde Türkiye’de satılık konut fiyatının en çok artış gösterdiği bölgeleri görüntüleyebiliyorlar. Neden önemli? Gayrimenkul yatırım değerlerinin günden güne artmakta olduğu Türkiye’de yatırım değerleri sanayileşme, iş olanakları ya da yüksek yaşam standartları gibi sebeplerden dolayı bölgeden bölgeye değişkenlik gösteriyor. Gayrimenkul Yatırım Rehberi’yle yatırım değeri yüksek olan bölgelerin nabzını tutarak daha kazançlı yatırımlar yapabilir, kârınızı artırabilirsiniz. Dahası: Yatırım Rehberi’nde değer artışlarını il bazında takip edebileceğiniz gibi, seçtiğiniz ilin ilçelerindeki konut fiyatlarının artışlarına da göz atabilirsiniz. Seçeneklerinizi ister aylık değer artış yüzdesine, ister metrekare başına düşen fiyata göre sıralayarak veriye dayalı bir karar verebilirsiniz. Satılık konut fiyatı en çok artan bölgelerden haberdar olmak ve yatırımlarınıza değer katmak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun (SEC) yayımladığı, Twitter’ın baş hukuk müşaviri Vijaye Gadde’ye gönderilen mektup, Elon Musk’ın Twitter’ı satın almaktan vazgeçmek istediğini ortaya koydu. Twitter kurulundan, Salesforce’un eş CEO’su Bret Taylor ise anlaşmayı belirlenen şartlarda tamamlamak istediklerini, bunun için hukuki aksiyon almayı planladıklarını ve bu durumda Delaware mahkemesinde görülecek davayı kazanacaklarına inandıklarını belirtti.

SEC’e yapılan başvuru, uzmanlara göre fiyatın yeniden görüşülmesi gibi perdeler arkasındaki uzlaşmayla sonuçlanabileceği gibi, Musk’ı birleşme anlaşmasını tamamlamaya zorlayacak madde ile karara da bağlanabilir. Musk, başlangıçta belirli şartlar altında anlaşmadan çekilmesi durumunda 1 milyar dolar ceza ödemeyi kabul etmişti. Peki Musk’ın son talebinin ardında ne yatıyor?
- İşten çıkarmalar: Musk, anlaşmayı feshetmesine olanak tanıyacak “önemli olumsuz etkiler”i gerekçe gösterdi. Örneğin anlaşmanın duyurulmasından bu yana hisseleri yaklaşık %18 düşen Twitter’ın gelir ve tüketici/ürün birimlerinin yöneticileri mayısın ortalarında işten çıkarılmış; kritik roller dışında işe alımın durdurulduğu, maliyet tasarrufuna gidileceği açıklanmıştı. Perşembe günü işe alım ekibinin üçte birinin çıkarıldığının duyurulmasının ardından Musk, haberi olmadan şirketin normal işleyişinin dışına çıktığını ve başlangıçtan bu yana durumunun değiştiğini ileri sürdü.
- Sahte hesaplar: Musk hazirandaki SEC mektubunda, gelirlerinin %90’ını reklam operasyonlarından elde eden Twitter’ı, %20’ye yakın olduğuna inandığı ancak %5’ten az açıklanan spam ve bot hesapların sayısına dair doğru bilgi vermeyerek anlaşmayı ihlal etmekle suçladı. Ardından Twitter, verileri Musk ile paylaştı ve tüm gerçek zamanlı veri akışına erişim izni verdi. Ancak Musk, yapmak istediği hesaplama için gerekli özel verileri talep etme hakkından, şirkete dair değerlendirme (due diligence) hakkıyla birlikte vazgeçmişti.

Hâlihazırda hem Musk hem Twitter tarafında devam eden bazı soruşturmalar, sürecin çok da kolay olmayabileceğini düşündürebilir. Örneğin Musk’a, satın aldığı hisseleri belirtilen sürede açıklamadığı için açılan SEC soruşturması, Twitter kurulunun şirketin değerini düşürerek piyasayı manipüle ettiği suçlamasıyla açtığı dava; Teksas Başsavıcısı Ken Paxton’ın Twitter’daki sahte hesapların Teksas Aldatıcı Ticaret Uygulamaları Yasası’nı ihlal edebileceğini öne sürerek şirkete açtığı soruşturmayı düşününce, mitolojideki çok başlı Hidra canavarını anımsamamak elde değil.
Musk ve platform arasındaki hukuki tartışmanın nasıl ilerleyeceğini bekleyip göreceğiz. Ancak makro ekonomik koşullardan payını önemli ölçüde alan teknoloji şirketlerinin değerlerindeki düşüş ile paralel zamanlarda alınan bu aksiyonu, Musk'ın aylar önce anlaşmanın fiyatını aşağıya çekmek istediği imasıyla birlikte yorumlayan uzmanlar en olası sonucu, karşılıklı feragatlarla anlaşmanın tamamlanması olarak görüyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Musk’ın nisan ayında Twitter’ın hisselerinin %9,2’sini almasıyla başlayan süreçte sona mı geliniyor? Uber'e ait çok sayıda gizli belge basına sızdırıldı.
11 Tem 2022

YAZARLAR

Beste Göksel
Business editor @ Aposto

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Savunma ihracatı 2002’den bu yana katlandı, yerlilik oranı %80’e ulaştı, Türk şirketleri küresel sıralamalarda yükseldi. Ancak motorlardan kritik elektronik ve optik teknolojilere uzanan kalan %20, Türkiye’nin savunma sanayiindeki asıl sınırını gösteriyor. Bu sınırı aşmak ise daha fazla silah üretmekten değil, bilim ve teknoloji üretebilmekten geçiyor.

Bir insanın “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna iki cümleyle cevap verip daha fazlasını anlatma ihtiyacı duymamasıyla bir markanın neyi söyleyip neyi geride bırakacağını bilmesi, aynı olgunluk eşiğine işaret ediyor. Sadelik; hiçbir şey bilmemenin getirdiği bir sığlıktan değil, aksine çok şey bilip hepsinin ağırlığını tarttıktan sonra lüzumsuz olanları arkada bırakabilme cesaretinden geçiyor.

Nike’ın marka adı, onlarca yıldır “spor” kelimesiyle neredeyse eş anlamlıydı. Bu başarı, şirketi uzun yıllar borsanın favorileri arasında tuttu. Fakat son birkaç yılda ivme şaşırtıcı bir hızla tersine döndü ve şirket, yaklaşık 18 yılın ardından S&P 100 endeksine veda etmek zorunda kaldı. Peki ne oldu da dünyanın en güçlü spor markalarından biri, bu denli hızlı bir düşüşe sürüklendi?

Reklamcılık artık dikkat ekonomisinden niyet ekonomisine geçiş yapıyor. ChatGPT’nin test ettiği Sponsorlu Ajanlar, markaların tüketicinin karar verme konuşmasına doğrudan katılmasını sağlayan yeni bir katman açıyor. Kişiselleştirilmiş iknanın birim maliyeti neredeyse sıfıra inerken mesele, anlatının nerede durduğu ve kimin adına konuştuğunun her aşamada görünür olup olmamasında düğümleniyor.

Arama deneyimimizin yapısal olarak değişmeye başladığı aşikar. Artık sadece bilgi aramıyoruz, aynı zamanda alım kararlarımızı da yapay zekaya danışıyoruz. Ancak yeni denklem yalnızca GEO’dan ibaret değil: Araştırmalar, tüketicilerin yapay zeka önerilerinde hâlâ bağımsız insan deneyimine ve güvenilir üçüncü taraflara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Markalar için de esas mesele, algoritmada görünmek kadar, algoritmanın güvendiği üçüncü taraf dünyasında sahici, tutarlı ve organik bir yer edinebilmekte yatıyor.




