Uludağ Ekonomi Zirvesi: Sorumlu ve Duyarlı Liderlik

2024 yılında “Sorumlu ve Duyarlı Liderlik: Teknoloji ve Yapay Zeka Çağında Gezegen ve İnsanlıkla Uyumlu Bir Sisteme Öncülük Etmek” ana temasıyla düzenlenen Uludağ Ekonomi Zirvesi, 25 - 28 Nisan tarihleri arasında Sapanca’da düzenlendi.
Uludağ Ekonomi Zirvesi: Sorumlu ve Duyarlı Liderlik

29 Nisan - Sabancı Üniversitesi EDU - Pareto
Sabancı Üniversitesi EDU ile birlikte

Sabancı Üniversitesi Yönetici Geliştirme Birimi (EDU) ’nun profesyonellere yönelik sertifika programlarında erken kayıt avantajları Sabancı Üniversitesi Yönetici Geliştirme Birimi (EDU) , profesyonellerin gelişimi için hazırlanan sertifika programlarını Mayıs ve Haziran ayında da sunmaya devam ediyor. Nedir? Financial Times Kuruma Özel Programlar sıralamasında dünyada 36’ncı sırada yer alan EDU tarafından, alanında uzman kişilerce tasarlanan, katılımcılara sektörlerdeki en güncel bilgileri ve pratik uygulamaları sunan programlardır. Eğitimlerde; interaktif dersler, vaka analizleri ve atölye çalışmaları gibi yöntemler kullanılarak katılımcıların, öğrendiklerini en verimli şekilde pratiğe dökmeleri amaçlanıyor. Neler var? Mayıs ve Haziran aylarında başlayacak sertifika programları Yöneticiler İçin Finans , İşte Liderlik , Stratejik İnsan Kaynakları Yönetimi , Yalın 6 Sigma Yeşil Kuşak , İleri Seviye SEO eğitimleri şeklinde sıralanıyor. Saydıklarımız haricinde tercih edilebilecek kısa süreli birçok program da mevcut. Sertifika programları, katılımcıların profesyonel gelişimlerinde bir adım öne çıkmalarına ve rekabet avantajı elde etmelerine yardımcı oluyor. Kariyerinizde fark yaratmak için Sabancı Üniversitesi Yönetim Geliştirme Birimi (EDU) Sertifika Programlarına başvurabilirsiniz. Erken kayıt avantajlarını kaçırmamanızı hatırlatarak detaylı bilgi ve başvuru için burayı ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

2024 yılında “Sorumlu ve Duyarlı Liderlik: Teknoloji ve Yapay Zeka Çağında Gezegen ve İnsanlıkla Uyumlu Bir Sisteme Öncülük Etmek” ana temasıyla buluşan Uludağ Ekonomi Zirvesi, 25 - 28 Nisan tarihleri arasında Sapanca’da düzenlendi. Zirvede yapay zekadan duyarlı liderliğe, finans teknolojilerinden gayrimenkule kadar pek çok konu hakkında düzenlenen panellerde iş, ekonomi ve teknoloji dünyasından onlarca konuşmacı söz alarak ufuk açıcı konuşmalar yaptı.

“Piyasa hedefi yakalayacağımızı gösteriyor”

Zirvenin açılış konuşmasını yapan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Orta Vadeli Program’ın (OVP) çalışmakta olduğunu ve dezenflasyonun yaz aylarında hızlı bir şekilde yaşanmasını beklediklerini ifade etti. 2023 Haziran ile 2024 Haziran dönemini bir dezenflasyon dönemi değil geçiş dönemi olarak gördüklerini kaydeden Şimşek, “Dezenflasyon bu yılın ikinci yarısında başlayacak. Enflasyon yaz aylarında çok hızlı düşecek. Piyasa 3-4 ay gecikmeyle hedeflerimizi yakalayacağımızı gösteriyor. Ekim ayında 12 ay sonrası için enflasyon beklentisi %45’ti, bugün %35. Yaz aylarında hızlı düşüş olacak. Bunda baz etkisi var ama program etkisi de var. Şu anda piyasa 3-4 aylık gecikmeyle hedefi yakalayacaksınız diyor” dedi.

Bakan Şimşek, önümüzdeki dönemlerde özellikle maliye politikası alanında Orta Vadeli Programı güçlendirecek adımlar attıklarını kaydederek, şöyle konuştu:

“Program bizim öngördüğümüz çerçevede sonuç veriyor ama bu programı güçlendireceğiz ve Türkiye’nin her alanda reformla Türkiye’nin dönüşümünü hızlandıracağız. Sadece büyük bir ekonomi değiliz çok da güçlü performansımız var. Enflasyonun düşmesiyle birlikte dışarıdan doğrudan yatırımcıların ilgisi artacak. Türkiye’deki yatırımcılar da dışarıda yatırım yapmak yerine ülkeye yatırım yapacak.”

“Tahmini zor bir dünyada yaşıyoruz”

Zirvenin “Global Ekonomi İçin Yeni Bir Gelecek Arayışı” temalı panelinde konuşan Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Kara dünya ekonomisi için zor bir döneme girildiğine dikkat çekerek, henüz yüksek enflasyon karşısında dünyanın zafer ilan edemediğini belirtti. “Kariyerimde hiç görmediğim şeyler oluyor. Sene başında Fed’in 6 kere faiz indirmesi bekleniyordu en son 1 ya da 2 faiz indirimi bekleniyor. Bu kadar kısa sürede bu kadar çok revizyon olması ne kadar tahmini zor bir dünyada olduğumuzu gösteriyor” ifadelerini kullanan Kara, küresel sistemin ve mevcut finansal yapının büyüme anlamında fena bir performans sergilemediğini ancak büyümenin adil dağılımında çok iyi bir sınav vermediğini kaydetti.

“Türkiye lider ülke olabilir”

Yaşadığımız dünyada hem şirketlerin hem devletlerin dayanıklılık ve sürdürülebilirlik üzerine kurgulamalar yapması gerektiğini vurgulayan Kara, bu noktada Türkiye’nin lider ülke olma yolunda öne çıktığını kaydetti. Böyle bir dünyada Türkiye’nin avantajlı olduğunu aktaran Kara, konuşmasına şöyle devam etti:

“Belirsizliklerle dolu bu dünyada Türkiye hem doğuyla hem de batıyla konuşulabilen bir ülke. Fırsatları gerçek anlamda kullanabilmek tehditleri avantaja çevirmek için sürdürülebilir ve öngörülebilir bir makroekonomik istikrara ihtiyaç var. Maalesef Türkiye bu alanda iyi bir sınav veremedi ama yeni ekonomik program bu konuda da önemli bir şans. Bu program uygulanabilirse Türkiye bölgede lider olma potansiyeli taşıyor. Bu yeni programın uygulanabilirliği katbekat önem kazandı.”

“Bu yeni bir soğuk savaş”

Aynı panelde konuşan Yunanistan Maliye eski Bakanı Yanis Varoufakis, Türkiye ile Avrupa arasında derin ticari bağlar bulunduğunu ve Türk sanayisinin Avrupa ile entegre olmayı başardığını söyledi. İki ortak için de birtakım ortak problemler bulunduğunu kaydeden Varoufakis şöyle konuştu:

“Çok yakın bağlarımız var ticari anlamda. Türk sanayi sektörü entegre olmuş durumda. Az önce bahsettiğim zorluklar olunca her iki taraf için de sorun var aslında. Avrupa zaten bir Alman iş modeline dayanıyor. O da korkarım stabilize edici bir şey değil. 'Kaput' diyebilirim kısaca. Neye dayanıyor bu? Ucuz Gazprom doğalgazına. İlk başta Avrupa’nın güneyi, sonra Çin, Avrupa’dan dışlandı. Bu da Washington’ın politikaları yüzünden. Bu yeni bir soğuk savaş; rekabet noktasında her zaman yanlış bu amaç olarak. Avrupa’yı nasıl daha üretken yapabiliriz diye düşünülmedi.” 

“Devlet harcamaları enflasyonu körükledi”

Zirvede konuşma yapan Missouri Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Max Gillman, Covid-19 krizi sonrasında artan devlet harcamalarının enflasyonun bütün dünyaya yayılmasına sebep olduğunu ifade etti.

“Devlet harcamaları bütçe açıklarını kapatmak için kullanılıyor. Merkez bankası da hazine tahvili alıyor. Bu da para basarak oluyor ve para arzını artırıyor. Beraberinde enflasyonu getiriyor. Bu kadar ülke Covid-19 ile mücadele ederken harcama krizine girdi. Türkiye’de deprem de yaşandı Şubat ayında. Bu da bazı parasal ihtiyaçları beraberinde getirdi. Merkez Bankası daha fazla hazine tahvili aldı.”

“Küresel finans sektörünün çöküşünü engellemek istediler”

11 Eylül sürecinin ardından da buna benzer bir dönemden geçildiğini söyleyen Gillman, konuşmasına şöyle devam etti: 

“ABD’de yaşanan terör saldırısından sonra da böyle olmuştu. ABD’de dramatik bir şekilde para arzı artırıldı. Bunun amacı da aslında küresel finans sektörünün çöküşünü engellemekti. Ama bunu 3 yıl boyunca artırmayı sürdürdüler. Faiz oranları da düşüşe geçti. Para arzını artırdığınız zaman faiz oranları düşer. Ama enflasyon oluştuğunda enflasyon oranıyla faiz oranlarının uygun hale gelmesi lazım. Faiz oranı enflasyon oranının altına düştü 3 yıl boyunca, 2002-2004 yıllarında. Sonra da hadi faiz oranlarını artıralım dediler. 3 yıl boyunca %1’den mortgage almışlardı. Sonra değişken faiz oranlı mortgage’lar %4’e çıkınca etkilendi. Bütün bu faiz oranları bir anda artınca 2008 yılında bu kriz yaşandı.”

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

EXANTEEXANTE

BÜLTEN SAYISI

🏦 FOMC haftasına giriş

Yurt dışında Çarşamba günü Fed tarafından alınacak faiz kararı, yurt içinde ise Cuma günü açıklanacak Nisan ayı TÜFE ve S&P'nin potansiyel kredi notu değerlendirmesi bu hafta önümüze çıkacak olan beklendik majör gelişmeler olacak.

29 Nis 2024

AA

YAZARLAR

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

EXANTEEXANTE

HİKAYE

İhracat rekor kırarken, ihracatçı neden alarm veriyor?

Türkiye ekonomisinde son dönemde birbiriyle çelişiyor gibi görünen iki tablo aynı anda oluştu. İhracat her yıl yeni bir rekor kırarken sanayicilerin finansman, maliyet ve rekabet gücü konusunda verdiği uyarılar giderek sertleşiyor. İlk bakışta aynı anda doğru olamayacakmış gibi görünen bu iki tablo, aslında Türkiye’nin üretim yapısında yaşanan değişimin farklı sonuçlarını yansıtıyor.

Emircan Yaman

·

22 Tem 2026

İhracat rekor kırarken, ihracatçı neden alarm veriyor?
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Haftalık takvim: Kritik TCMB kararı

Bu hafta takvim yurt içinde kalabalıklaşırken, yurt dışında bir miktar sakinliyor. Yurt içi piyasalarda TCMB kararı ve Moody’s Türkiye değerlendirmesi ön plana çıkarken, yurt dışında gözler ECB kararında olacak.

20 Tem 2026

Haftalık takvim: Kritik TCMB kararı
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Ufukta faiz indirimi görünmüyor

Piyasalardaki iştah ve enerji, yoğun sermaye harcaması, bol sermaye ve rekabetçi büyüme arzusuyla öne çıkan Reagan dönemi 1980'ler, 1998-99 ve 2004-06 yıllarını andırıyor.

Eren Kuru

·

16 Tem 2026

Ufukta faiz indirimi görünmüyor
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Fed'de Warsh çizgisi: Merkez bankalarında yeni iletişim standardı

Ortaya çıkan tablo, daha az konuşan ancak şeffaflıktan ödün vermeyen, iletişimini daha sade metinlerle kuran, piyasaya daha az yönlendirme yapan fakat hedefleri konusunda daha kararlı ve kurumsal açıdan daha disiplinli bir merkez bankası modeline işaret ediyor.

Eralp Ersoy

·

16 Tem 2026

Fed'de Warsh çizgisi: Merkez bankalarında yeni iletişim standardı
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Sanayisizleşme uyarısı: Hazır giyim sektörü 2050 için yeni yol haritası sundu

Türkiye'nin en büyük dış ticaret fazlası veren sanayi kollarından tekstil ve hazır giyim sektörü, 2025 yılını 26,2 milyar dolarlık ihracatla kapattı. Doğrudan 845 bin, dolaylı etkileriyle birlikte yaklaşık 2 milyon kişiye istihdam sağlayan sektör, 2022'de ulaştığı zirveden bu yana tarihinin en sert daralmalarından birini yaşıyor. Konuyla ilgili sunum yapan TGSD yönetimi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na sunulan üç aşamalı strateji haritasının ayrıntılarını paylaştı.

Emircan Yaman

·

14 Tem 2026

Sanayisizleşme uyarısı: Hazır giyim sektörü 2050 için yeni yol haritası sundu