Haftalık takvim: İstihdam verileri radarda


Sabancı Holding, COP31 Elektrifikasyon Partneri oldu Türkiye'nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya'da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 31. Taraflar Konferansı'nda (COP31) elektrifikasyon konusu gündemin merkezinde. Sabancı Holding , elektrifikasyonun iklim hedeflerindeki rolünü gündeme taşımak amacıyla konferansın Elektrifikasyon Partneri oldu. COP31 Başkanlığı, bugün yüzde 20'nin biraz üzerinde olan elektriğin küresel nihai enerji talebindeki payını 2035'e kadar yüzde 35'e çıkarmayı hedefliyor. Ulaşım, sanayi ve binalar gibi hâlâ büyük ölçüde fosil yakıta dayanan alanlarda elektriğe geçişi hızlandırmayı amaçlayan bu "35by35" hedefine ülkelerin yanında şirketlerin ve finans kuruluşlarının da katkı sağlaması bekleniyor. CEO Kıvanç Zaimler, elektrifikasyonu dönemin en önemli küresel dönüşümlerinden biri olarak tanımlıyor. TOBB liderliğindeki COP31 Business Forum kapsamında Elektrifikasyon ve Enerji Dönüşümü Çalışma Grubu'nun eş başkanlığını üstlenen Sabancı Holding, bu alandaki deneyimini Enerjisa, Eşarj, Temsa, Çimsa, Brisa, Kordsa, Akbank ve Aksigorta grup şirketleriyle üretimden mobiliteye, sanayiden finansmana uzanan yelpazede sahaya taşıyor. Detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Bu hafta önceki haftaya kıyasla daha yoğun bir veri akışı bekleniyor. Yurt içinde işgücü ve dış ticaret istatistikleri, İSO Türkiye İmalat PMI ve İstanbul enflasyonu öne çıkarken, yurt dışında ABD istihdam verileri, PCE verisi, Avro Bölgesi öncü enflasyonu ve Çin PMI verileri ön planda.
Yurt içi piyasalar
Bu hafta yurt içi piyasalarda en çok izlenecek veri seti 30 Eylül Çarşamba günü TÜİK tarafından açıklanacak Ağustos ayı işgücü ve dış ticaret istatistikleri olacak.
TÜİK verilerine göre Temmuz ayında dış ticaret açığı 7,2 milyar USD seviyesinde kaydedilmişti. Ticaret Bakanlığı'nın öncü verilerine göre ise Ağustos ayında ihracat yıllık bazda %8,1 artışla 23,4 milyar USD, ithalat %10,5 artışla 28,71 milyar USD seviyesinde kaydedilirken, dış ticaret açığı da 5,2 milyar USD olmuştu.
Bunun dışında yurt içi piyasalarda bu hafta;
29 Eylül Salı günü TÜİK tarafından açıklanacak ekonomik güven endeksi ile BDDK tarafından açıklanacak Ağustos ayı bankacılık sektörü toplu bilanço verileri,
30 Eylül Çarşamba günü TÜİK tarafından açıklanacak hizmet üretici fiyat endeksi ile Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanacak ikinci çeyrek genel yönetim borç stoku, kamu net borç stoku ve Hazine garantili dış borç istatistikleri,
1 Ekim Perşembe günü İSO tarafından açıklanacak Türkiye İmalat PMI, İstanbul Ticaret Odası tarafından açıklanacak İstanbul tüketici fiyat endeksi ile TCMB/BDDK tarafından açıklanacak haftalık para-banka/bankacılık sektörü/menkul kıymet istatistikleri,
3 Ekim Cumartesi günü ise Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanacak Eylül ayı öncü dış ticaret verileri takip ediliyor olacak.
Yurt dışı piyasalar
Yurt dışı piyasalarda ise bu hafta en fazla öne çıkan veri 2 Ekim Cuma günü ABD'de açıklanacak Eylül ayı istihdam verileri olacak.
Ağustos ayında ABD'de tarım dışı istihdam 162 bin kişi artarken, işsizlik oranı %4,1 seviyesinde kaydedildi. Eylül ayında ise tarım dışı istihdamın 98 bin kişi artması, işsizlik oranının ise %4,1 seviyesinde sabit kalması bekleniyor.
Bununla birlikte bu hafta 4 Ekim Pazar günü düzenlenecek OPEC+ toplantısı da yakından takip edilecek. Toplantıda üretim politikası, üye ülkelerin mevcut üretim kotaları, telafi kesintileri ve önümüzdeki dönemde petrol arzının seyri ele alınacak.
Bunun dışında yurt dışı piyasalarda bu hafta;
28 Eylül Pazartesi günü Japonya'da BoJ'un Temmuz ayı para politikası toplantısının tutanakları ile ABD'de Dallas Fed imalat endeksi,
29 Eylül Salı günü Avustralya Merkez Bankası faiz kararı ile ABD'de JOLTS açık iş sayısı ve Conference Board tüketici güven endeksi,
30 Eylül Çarşamba günü Japonya'da sanayi üretimi ve perakende satışlar, Çin'de imalat ve imalat dışı PMI verileri, Almanya'da öncü TÜFE ile ABD'de ADP özel sektör istihdamı, kişisel gelir ve harcamalar, kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi (PCE) ve ikinci çeyrek GSYH,
1 Ekim Perşembe günü Avro Bölgesi, Almanya, Fransa, İngiltere ve ABD'de imalat PMI verileri, Avro Bölgesi'nde işsizlik oranı ile ABD'de haftalık işsizlik maaşı başvuruları ve ISM imalat PMI,
2 Ekim Cuma günü ise Japonya'da Tokyo TÜFE ve Avro Bölgesi'nde öncü TÜFE takip ediliyor olacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Yurt içi piyasalarda bu hafta ana gündem, fonların tasfiyesi meselesi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında konuyla ilgili düzenlenen toplantıların ardından bu hafta konunun daha kapsamlı şekilde ele alınması bekleniyor.
28 Eyl 2026

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Fed’in 25 baz puanlık faiz artışı, küresel tahvil piyasalarında yalnızca politika faizinin bir kademe daha yükselmesi anlamına gelmiyor. Kararın piyasa açısından daha önemli tarafı, ABD’de para politikasının beklenenden daha uzun süre sıkı kalabileceğine yönelik algının güçlenmesi. Bu noktada küresel tahvil piyasasının en önemli referansı ABD 10 yıllık tahvil faizi olmaya devam ediyor.

SPK'nın 131 fonu tasfiye etmesiyle 455 bini aşkın yatırımcının birikimi askıda kaldı. Türkiye'nin derin bir sermaye piyasası kurabilmesi için haksız kazanç geri alınmalı, zarar mükellefe yüklenmemeli. Bu kriz, doğru dersler çıkarıldığında Türkiye sermaye piyasası için bir eşik olabilir.

ABD’den Türkiye’ye, fiyatların gelirlerden hızlı arttığı bir dönemde tüketici harcamaktan vazgeçmek yerine alışveriş biçimini değiştiriyor. Daha küçük sepetler, market markaları, daha sık alışveriş ve kredi kartına yayılan ödemeler hane bütçesindeki baskının giderek daha görünür hâle gelen sonuçları. Tüketim verileri canlılığını korurken, bu canlılığın arkasında gelir dağılımı, borçlanma ve sürekli sonraya bırakılan harcamalar var.

Ülkemiz fon piyasasında önceki hafta adeta deprem yaşandı. Teknik detaylara ilişkin çokça yazılıp çizilse de dip toplamda tasarruf sahiplerinin “paramı ne zaman ve hangi değer üzerinden geri alabileceğim?” sorusu yanıtlanmayı bekliyor. Bu noktada benzer yaşanmışlıkları yakın geleceğe dair belirsizlikleri azaltabilecek bir ayna olarak kullanabiliriz. 2008'de ABD'de yaşanan Reserve Primary Fund krizi de öğretici bir örnek olarak karşımıza çıkıyor.

TCMB verilerine göre Türkiye, Ocak-Temmuz döneminde toplam 34,8 milyar dolarlık cari açık verdi. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla 10,6 milyar dolar büyüyen açığın finansmanında bankaların ve şirketlerin dış borçlanması öne çıktı. İlgili dönemde açığın finansmanı için yurt dışından kullanılan krediler önemli ölçüde artarken, rezervlerden de geçen yıl kullanılanın iki katından fazla kaynak kullanıldı.



