Türkiye’nin Ulusal Enerji Planı, iklim hedefleriyle ne kadar uyumlu?

2020-2035 Ulusal Enerji Planı hangi başlıklara dikkat çekiyor? 2053 net-sıfır emisyon hedefi uygulanabilir mi? Yeşil dönüşüm nedir?
Türkiye’nin Ulusal Enerji Planı, iklim hedefleriyle ne kadar uyumlu?

22 Mart - BMW - Pareto
BMW ile birlikte

Geleceğin ilerisinde: Yeni BMW 7 Serisi Yeni BMW 7 Serisi Çağdaş sanattan ilham alınarak tasarlanan ve geleneksel ruhu fütüristik teknolojiyle harmanlayan Yeni BMW 7 Serisi , Borusan Otomotiv BMW Yetkili Satıcıları’nda yerini almaya hazırlanıyor. Dış tasarım Monolitik yüzey tasarımı, Swarowski kristallere sahip Iconic Glow Kristal farları ve arka tasarımdaki aydınlatma ünitelerine entegre edilmiş krom şeritler Yeni BMW 7 Serisi 'ne "geleceğin ilerisinde" bir görünüm katıyor. Yere paralel tasarlanmış çizgileri ve otomobilin yanlarına uzanan inceltilmiş arka LED aydınlatma grupları, modelin zarafet vurgusunu ön plana çıkarıyor. İç tasarım Isıtma, havalandırma ve dokuz programlı masaj fonksiyonları önceki jenerasyona göre oturma yüzeyi genişlemiş koltuklarda sürücü ve yolcular için standart olarak bulunuyor. Panoramik Cam Tavan gün boyu aydınlık bir ortam sağlarken iç tasarımın yeni ögesi BMW Interaction Bar ile sürücü ile otomobil arasındaki etkileşim bir sonraki seviyeye taşınıyor. Sürüş dinamiği: The Power of Choice yaklaşımıyla kullanıcılara ister içten yanmalı motor ister hibrit isterse tamamen elektrikli motor seçme esnekliği sunan seri, 100 km'de 6.1 - 6.8 litre aralığında (Yeni BMW 740d xDrive Sedan) yer alan yakıt tüketim değeriyle dikkat çekiyor. Geleceğin ilerisindeki Yeni BMW 7 Serisi ’ni buradan inceleyebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

2020-2035 dönemini kapsayan Türkiye Ulusal Enerji Planı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından 31 Aralık 2022 tarihinde yayımlandı. Plana dair basın toplantısı ise Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez tarafından 21 Ocak 2023’te gerçekleştirildi.

Yapılan açıklamalarda Ulusal Enerji Planı’nın ekonomik büyümeyi desteklediği, 2053 net sıfır emisyon hedefi çerçevesinde hazırlandığı ve yeşil enerji dönüşümünü önceliklendirdiği belirtildi. Peki Ulusal Enerji Planı, Türkiye’nin mevcut iklim hedefleri ile ne kadar uyumlu? 

  • 2053 net-sıfır emisyon hedefi nedir? Net sıfır emisyon, insan faaliyetleri ile atmosfere saldığımız sera gazının, insan faaliyetleri ile tuttuğumuz ya da yakaladığımız sera gazı miktarına denk gelmesi anlamına geliyor. Ekim 2021’de Paris Anlaşmasını onaylayan Türkiye’nin 2053 yılı için net-sıfır emisyona ulaşma hedefi bulunuyor.
  • Yeşil dönüşüm nedir? Yeşil dönüşüm, iklim kaynaklı krizler karşısında; ekonomik faaliyetlerin çevresel hedefler kapsamında –büyümenin sürdürülebilirliğini de sağlayacak biçimde– dönüştürmeyi hedefleyen ve bu kapsamda çevresel ve dijital teknolojileri kullanan bir girişim olarak tanımlanmaktadır

Türkiye’nin iklim hedefi

Sera gazı emisyonlarının, tüm yerkürede yaşamın sürekliliği için acil ve güçlü önlemler içeren iklim hedefleri ile 2030 yılına kadar çok hızlı bir şekilde azaltılması gerekiyor. Dünyada yaşamı mümkün kılan ekosistemlerin ve ona bağlı canlı yaşamının güvenliği ve devamlılığı için küresel ortalama sıcaklıkların 1,5℃ eşiğinin altında kalması uyarısında bulunuluyor.

Türkiye’nin 2020 yılına ait en güncel emisyon verisi, 523,9 MtCO2e (milyon ton karbondioksit eşdeğeri) seviyesinde bulunuyor. Kasım 2022’de COP 27’de güncellenen iklim hedefi, 2038’de emisyonların tepe noktasına ulaşacağını gösteriyor ve 2030 yılı için azaltım hedefini %21’den %41’e yükseltiyor. Fakat iklim konusunda çalışan sivil toplum kuruluşlarının değerlendirmesi, Türkiye’nin "mutlak azaltım" yerine "artıştan azaltım" hedefi verdiği için emisyonlarının önce  1.175 MtCO2e’ye çıkarılarak idarenin alacağı önlemlerle 700 MtCO2e civarına indirileceği yönünde

  • Mutlak azaltım, ülkenin en güncel emisyon verisinden yola çıkılarak, hedef yıldaki emisyonların bu seviyenin altına indirilmesidir
  • Artıştan azaltım, emisyonların normal şartlarda artmaya devam etmesini kabul eder ve bu artışın alınacak önlemlerle sınırlandırılmasını hedefler.

Bu durum, enerji dönüşümünün geciktirilmesi ve 2053 yılında net sıfır hedeflerine ulaşmanın maliyetinin artması anlamına geliyor. Öte yandan, 2053’te net sıfır hedefine ulaşmanın gerçekçiliği de ayrıca tartışmaya açılıyor. Oysa elektrik üretimi, ulaşım, sanayi ve binalarda hayata geçirilecek tutarlı ve gerçekçi planlar neticesinde; %35 mutlak azaltım ile emisyonların mevcut seviyesinden 340 MtCO2e seviyesine indirilebilmesinin mümkün olduğu ortaya konuyor

Ulusal Enerji Planı’nın söyledikleri

Enerji üretim ve tüketiminde artış olacağı, bunun büyük kısmının yenilenebilir kaynaklardan geleceği ifade edilen Ulusal Enerji Planı dâhilinde öne çıkan başlıklar şu şekilde: 

  • Enerji tüketimi: 2020’de 147,2 milyon ton eşdeğer petrol olan birincil enerji tüketiminin 2035’e kadar 205,3 milyon ton eşdeğer petrol seviyesine ulaşacağı tahmin ediliyor. Birincil enerji tüketiminde 2053’te yenilenebilir enerji kaynaklarının payı %50’ye yükselirken, nükleerin payının %29,3’e ulaşacağı tahmin ediliyor.
  • Elektrik kurulu gücü: 2020 sonunda 95,9 gigavat seviyesinde olan elektrik kurulu gücünün 2035’te 189,7 gigavata yükselmesi öngörülüyor. Toplam kurulu güç içinde yenilenebilir enerji kaynaklarının payının ise 2020’deki %52 seviyesinden 2035’te %64,7’ye çıkacağı öngörülüyor. Devreye alınması gereken 96,9 gigavatlık yeni elektrik kapasitesinin %74,3’ünü yenilenebilir enerji kaynakları oluşturuyor.
  • 2020 sonunda 6,7 gigavat olan güneş enerjisi kurulu gücünün 2035’te 52,9 gigavata yükselmesi planlanıyor.
  • Rüzgâr enerjisinde ise 2020’de 8,8 gigavat olan kurulu gücün 2035’te 29,6 gigavata ulaşması bekleniyor.
  • Kurulu gücün hidroelektrik santrallerinde 2020’deki 31 gigavat seviyesinden 2035’te 35,1 gigavata çıkması, doğalgazdan elektrik üretiminde 35,5 gigavata, kömür santrallerinde 24,3 gigavata yükselmesi bekleniyor.   

Değerlendirmeler

Öncelikle, Ulusal Enerji Planı’nın tartışmaya açık bir bir iklim hedefi üzerine kurulu olduğunu belirtmek gerekiyor. Türkiye, yenilenebilir enerji kaynaklarının payının arttığı bir enerji planı öngörse de bunu artıştan azaltım hedefi ile 2053 net-sıfır taahhüdünü zayıflatan bir çerçeve ile sunmuş oluyor.  

Öte yandan, Ulusal Enerji Planı’nda güçlü bir güneş hedefi sunduğu ve yenilenebilir enerji teknolojileri ile ilgili hızlı gelişimin ortaya konulduğu dile getiriliyor. Bu açılardan, plana dair yorumların genel olarak olumlu bir seyir izlediğini söylemek mümkün gözüküyor. Fakat güçlü güneş hedefine karşılık, rüzgâr enerjisindeki kapasite artışının çok daha yüksek olabileceği ve bu nedenle planın enerji dönüşüm perspektifinin yavaşlatıldığı ifade ediliyor.  

2053 yılında net sıfır emisyon taahhüt eden ve emisyon azaltımında “artıştan azaltım” hedefleyen Türkiye’nin enerji planı dâhilinde hâlâ fosil yakıt yatırımları planlamasının, hedefler ile plan arasındaki uyumsuzluğa dair bir diğer işaret olarak yorumlanıyor. Yeni kömür yatırımı finansman imkânları daralırken, yeni santral planlarının açıklanması eleştiriliyor. Bir taraftan yenilenebilir enerjiye geçişin faydalarının ertelendiğine, bir diğer taraftan da kamu kaynaklarının atıl yatırımlara harcanacağına vurgu yapılıyor.

Son söz: Büyük Kahramanmaraş Depremi, Türkiye’nin afetler karşısında ne kadar tedbirden uzak ve savunmasız bir konumda olduğunu gösterdi. Acılarımız hâlâ çok taze. Daha güvenli bir gelecek için yeniden bir inşa sürecinin içinde olduğumuz ise aşikâr. 

Tam da bu noktada,  yaşadığımız/yaşayacağımız iklim krizi kaynaklı felaketlerin –orman yangınları, kuraklık, sel felaketleri vb.– farkında olmamız ve gerekli somut adımları şimdiden atmamız gerekiyor. Türkiye’nin tıpkı deprem ülkesi olduğu gerçeğini kabul etmesi gerektiği gibi, iklim krizinin yıkıcı etkilerine karşı durmak konusunda da gerçekçi davranması ve güçlü hedeflerle ilerlemesi gerekiyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

🎢 Ulusal Enerji Planı, Japonya'da maaşlar

2020-2035 Ulusal Enerji Planı hangi başlıklara dikkat çekiyor? Asgari ücret politikaları dünya genelinde neye göre belirleniyor?

22 Mar 2023

BMW ile birlikte
Unsplash

YAZARLAR

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto

HİKAYE

Anti-AI markaların yükselişi: Yapay zeka parmaklarınızın arasındaki kumu üretebilir mi?

Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Deniz Kaynak

·

15 Tem 2026

Anti-AI markaların yükselişi: Yapay zeka parmaklarınızın arasındaki kumu üretebilir mi?
ParetoPareto

HİKAYE

Üretimi desteklemeden ek gümrük vergisi getirmek ekonomiyi canlandırır mı?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Pelin Cengiz

·

15 Tem 2026

Üretimi desteklemeden ek gümrük vergisi getirmek ekonomiyi canlandırır mı?
ParetoPareto

HİKAYE

Burhan Karaçam ile AI çağında liderlik: Çıraklığı yaşamayan gençler nasıl usta olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Doğa Yurduneri

·

14 Tem 2026

Burhan Karaçam ile AI çağında liderlik: Çıraklığı yaşamayan gençler nasıl usta olacak?
ParetoPareto

HİKAYE

5 kişilik ekip, 50 kişilik iş: AI çağında girişim kurmak

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?

Hüseyin Kaplan

·

14 Tem 2026

5 kişilik ekip, 50 kişilik iş: AI çağında girişim kurmak
ParetoPareto

HİKAYE

Şirketlerin kaderinde lider etkisi: Doğru soruları sormak neden önemli?

Bugüne kadar liderlikle ilgili binlerce kitap ve makale yazıldı; pek çok farklı liderlik tanımı yapıldı. Yapılan onca tanımın içinde sanırım çoğunluğun hemfikir olduğu bir açı var: Kurumsal hayatta liderlik “insanlardan en yüksek verimi alabilmekle” ilgili. Bu verimlilikte doğru sorulara odaklanmanın payı da büyük.

Şirketlerin kaderinde lider etkisi: Doğru soruları sormak neden önemli?