Uzaktan savaş

Rusya ve Ukrayna arasındaki savaş siber güvenlik algısını nasıl değiştirdi? Rusya neden Ukrayna’nın hücresel ağlarını, elektrik altyapısını, su kaynaklarını ya da diğer kritik kamu hizmetlerini hedef almayarak sıcak çatışmaya girdi?
Uzaktan savaş

25 Mart - Lexus - Pareto
Lexus ile birlikte

Yeni Lexus NX şimdi Türkiye’de

Lexus için yeni bir dönem başlıyor; özel bir geçmişin yeni varisi olan yeni Lexus NX hayatı N’lerde yaşamanız için şimdi Türkiye’de . Lexus’un geleceğini şekillendirirken markanın tasarımda gideceği yeni yönü ortaya koyan; dinamik,…

Daha fazlasını öğren →

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Bilgisayarlarımıza virüs güvenlik programları kurmaya çalıştığımız, sonra da gereksiz olduğunu düşünüp silmekle uğraştığımız zamanlardan siber güvenlik piyasasının 130 milyar doların üzerine ulaştığı günlere gelmiş bulunuyoruz. Rusya-Ukrayna savaşıyla hem hükümetlerin hem de şirketlerin siber güvenlik kavramına olan ilgisi ve yatırımları artarken bu yazıda kısaca “Savaş siber güvenlik algısını nasıl değiştirdi?” sorusuna yanıt vermeye çalışacağız.

Savaş öncesi

2015 yılında Rusya’nın batı Ukrayna’daki enerji nakil şebekesini siber saldırı ile hedef aldığı ve Ukrayna’nın batısını (yaklaşık 80 bin kişi) karanlıkta bıraktığı biliniyor. Bu saldırıdan 2 yıl sonra, Haziran 2017’de yine Rusya tarafından gerçekleştirilen siber saldırı ile Ukrayna hükümet ofisleri, bankaları, limanları ve posta hizmetleri hizmet sağlamayı durdurdu. Saldırıda kullanılan kötü amaçlı yazılımın Ukrayna’nın ardından dünyada farklı ülkelere de sıçradığı ve yaklaşık 10 milyar dolarlık bir zarara yol açtığı tahmin ediliyor. Microsoft’un siber saldırıların kaydını tutan 2021 Dijital Savunma Raporu’na göre en çok siber saldırıya uğrayan ülkeler sıralamasında ABD’den sonra Ukrayna ikinci sırayı alıyor.

Siber saldırılarla başı dertte olan Ukrayna, bugüne kadar ABD ve Avrupa ülkelerinden destek almayı sürdürdü. 2017 sonrası, ABD’den siber güvenlik altyapısının geliştirilmesi amacıyla 10 milyon dolarlık yardım aldı. Bu yardımı, 2020’de 8 milyon dolarlık yardım takip etti ve son olarak ABD, Ukrayna’ya 30 milyon dolarlık bir siber yardım paketi ve destek (ABD ordusu ve NATO tarafından) sözü verdi. Ukrayna, savaştan günler önce ise Avrupa Birliği’nin (AB) siber güvenlik ekibinden yardım talebinde bulundu ve AB bu çağrıya olumlu yanıt verdi.

Savaşın ardından

Savaşın başlamasının ardından akla gelen sorulardan ilki, "Rusya neden Ukrayna’nın hücresel ağlarını, elektrik altyapısını, su kaynaklarını ya da diğer kritik kamu hizmetlerini hedef almayarak sıcak çatışmaya girdi?" oldu. Verilebilecek yanıtlardan ilki; "Kremlin gerçek bir işgal istemiş ya da siber saldırılarla hizmetlerde geçici kesintiler yerine fiziki saldırılarla bu hizmetleri tamamen işlevsiz bırakmayı hedefledi," olabilir.

İkinci ihtimal ise Rusya’nın siber saldırılarının başarıya ulaşmadığının farkına varması. Ukrayna, uzun yıllar maruz kaldığı siber saldırılar sayesinde güvenlik tedbirlerini artırarak tecrübe kazandı. Üstelik dünyanın dört bir yanından 300 binin üzerinde hacker, Rusya'nın siber saldırılarına karşı Ukrayna'ya destek sağladı. Gösterilen çabanın, Rusya’yı engellemeye yetmiş olabileceğini düşünenler mevcut. 

Tüm bu gelişmelere baktığımızda; tarihte ilk kez sıcak savaşa gitmeden önce uzaktan savaşmanın tercih edildiğini görüyoruz. Uzun vadede fiziki savaşın yerini alabilecek siber savaşların, hükümetler ve şirketleri siber güvenlik önlemlerini artırmaya yönelttiği ise muhakkak.

Farkındalıkta artış

ABD Başkanı Joe Biden, yakın zamanda hem sözlü hem de yazılı açıklamalarla siber güvenlik kavramının önemini sık sık vurguladı. Biden özetle, hükümetin çabaladığını ancak bu tehditle tek başına mücadele edemeyeceğini belirtti. ABD’nin kritik altyapı sistemlerinin özel sektöre ait olduğunu ve özel sektör tarafından işletildiğini vurgulayan Biden, şirketlere dijital kapılarını kilitleme çağrısında bulundu. Benzer açıklamalar ve uyarılar, Siber ve Altyapı Güvenlik Ajansı (CISA) tarafından da yapıldı.

AB de konunun ciddiyetinin farkında; Aralık 2020’de AB üyeleri yeni bir siber güvenlik stratejisi için bir araya geldi. AB, 22 Mart 2021’de “dayanıklı, yeşil ve dijital bir Avrupa” için siber güvenlikte yapılacaklar listesi oluşturdu. Savaşın başlamasıyla siber güvenlik, ana gündem maddelerinden biri haline geldi. 8 Mart 2022'de Avrupa ülkelerinin bakanları, siber güvenlik sistemlerini geliştirmek amacıyla bir araya geldi. Bu toplantıda siber saldırılara karşı mücadele amacıyla bir siber güvenlik fonu kurulması kararlaştırıldı.

Siber güvenlik şirketlerine artan ilgi

Yukarıda değindiğimiz gelişmeleri piyasa oyuncularının fiyatlaması da fazla zaman almadı. Savaşın başlamasıyla siber güvenlik şirketlerine ilgi arttı. Siber güvenlik borsa yatırım fonları, savaşın ilk günü olan 24 Şubat 2022 tarihinde %10’a yaklaşan kazançlar sağladı. Fonların portföyünde yüksek oranda yer bulan Cisco, Palo Alto Networks, Cloudfare ve Crowdstrike Holdings gibi şirketler savaşın ilk günlerini yüksek primlerle geride bıraktı. Savaşın ilk haftasında borsa yatırım fonlarının kazançları %20’lere yaklaştı. Piyasanın savaşı içselleştirmesiyle bu kazançların bir kısmı geri verilse de sadece siber güvenliğe dayalı iş modeline sahip şirketlerin uzun vadede gelirlerini güçlendirmesi olası görünüyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto
∙

BÜLTEN SAYISI

⚠️ Kripto çağında savaş

Rusya ve Ukrayna arasındaki savaş siber güvenlik algısını nasıl değiştirdi? Kripto para piyasasının savaştaki rolü ne? Yaptırımlardan kaçınmak için alternatif bir platform olabilir mi?

25 Mar 2022

Lexus ile birlikte
Fotoğraf: Financial Times

YAZARLAR

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto
∙

HİKAYE

Yanlış soru: Reklamcılık bitti mi? Doğru soru: ‘Ödünç alınmış dikkat’le marka iletişimi olur mu?

"Ödünç dikkat çağı" bugünlerde yeni bir şey gibi paketleniyor ama neredeyse reklamcılık kadar eski bir tartışma bu. Öte yandan viral akımlar, memler, trend sesler, influencerlar çağında araştırmalar, ödünç dikkatin kapıyı açsa da alışkanlık yaratmadığını da gösteriyor. Peki bu tartışmaların ortasında reklamcılıktan elde kalan ne? Bunun cevabı şeffaf süreçler, doğrulanabilir sonuçlar, kanıtlar ve gerçek insan emeğinde yatıyor.

Ümit Alan

·

23 Eki 2026

Yanlış soru: Reklamcılık bitti mi? Doğru soru: ‘Ödünç alınmış dikkat’le marka iletişimi olur mu?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Aidiyet ekonomisi: Favori markalarınız neden bez çanta satıyor?

Eskiden yalnızca satın alınan ürünleri taşımak için kullanılan bez çantalar, bugün tüketiciler için bir statü sembolüne, markalar için ise maliyetsiz bir reklam aracına dönüşüyor. Giderek daha fazla işletme, esas faaliyet alanının dışına çıkarak bez çantalardan tişörtlere, şapkalardan kupalara kadar uzanan “merch” koleksiyonları oluştururken bir dönemler ücretsiz dağıtılan bu promosyon ürünleri, tüketicilerin para ödemeye gönüllü olduğu yeni bir pazar yaratıyor.

Doğa Yurduneri

·

21 Eki 2026

Aidiyet ekonomisi: Favori markalarınız neden bez çanta satıyor?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Otomobil sektörünün yeni ikilemi: Yakıt krizi elektriklinin kaderini değiştirir mi?

Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği akaryakıt krizi, elektrikli otomobillere yönelik talebi yeniden artırırken sektördeki dengeleri de değiştiriyor. Son bir yılda elektrifikasyon yatırımlarını küçülten otomobil devleri, yükselen talep ve Çin’deki üreticilerin güçlenen rekabeti karşısında gelecek stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.

Doğa Yurduneri

·

14 Eki 2026

Otomobil sektörünün yeni ikilemi: Yakıt krizi elektriklinin kaderini değiştirir mi?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Dijital ödemede güven eşiği: Her 10 işletmeden 7’si yeni çözümlere açık

Dijital ödeme çözümleri, her geçen gün daha da yaygınlaşırken işletmelerin bu çözümlere yaklaşımında güven, kullanım kolaylığı ve sağlanan somut fayda belirleyici hâle geliyor. Yakın tarihte Garanti BBVA’nın kuruluşu Tami’nin ve Ipsos Türkiye’nin işbirliğinde gerçekleşen çalışma da işletmelerin dijital ödeme çözümlerine açık olduğunu, fakat dönüşümün esas anahtarının güven olduğunu ortaya koyuyor.

12 Eki 2026

Dijital ödemede güven eşiği: Her 10 işletmeden 7’si yeni çözümlere açık
ParetoPareto
∙

HİKAYE

İhsan Cem Zararsız: "Yol çok uzunmuş, biz hala başındayız"

Tüketicilerin kredi kullanım tercihleri son yıllarda nasıl değişti, Türk bankacılık sektörü para politikası kararlarına nasıl uyum sağlıyor ve finansal teknolojiler alanında faaliyet gösteren girişimlerin büyümesinin önündeki başlıca sorunlar neler? TeklifimGelsin Kurucu Ortağı ve CEO’su İhsan Cem Zararsız, kredi piyasasındaki gelişmeleri, bankaların dijitalleşme sürecini ve Türkiye’de girişimlerin finansmana erişimde yaşadığı sorunları Aposto okurları için anlattı.

Emircan Yaman

·

12 Eki 2026

İhsan Cem Zararsız: "Yol çok uzunmuş, biz hala başındayız"