Verilerimiz 'satışa' çıkarıldı


Yüzde yüz elektrikli sürüş keyfi: BMW %100 elektrikli sürüş keyfi BMW geleceğin mobilitesine yönelik 50 yıldır sürdürdüğü çalışmalarının sonucunda çevreye saygılı ve sürdürülebilir mobiliteyi yaygınlaştırmada öncü bir rol üstleniyor. Nedir? BMW ’in tamamen elektrikli model gamı , çevre dostu sürüş deneyimini farklı yaşam tarzlarına uygun tasarımlarla ve klasik BMW konforuyla buluşturuyor. Neler var? Görkemli duruşu ve konforlu yaşam alanıyla tamamen elektrikli Yeni BMW iX1 , yenilikçi karakterini çok yönlülüğüyle birleştirerek kullanıcılarını gündelik yaşamlarında hayallerinin ötesinde bir yolculuğa çıkarıyor. Modern sanattan ilham alınarak tasarlanan tamamen elektrikli Yeni BMW i7 , geleneksel ruhu fütüristik teknolojiyle harmanlayarak lüks anlayışını yeniden yorumluyor. Tamamen elektrikli BMW iX , fütüristik ve etkileyici dış tasarımı, minimal ve şık iç tasarımı, öncü teknolojileri ve üstün sürüş asistan sistemleriyle sessiz ve benzersiz bir sürüş deneyimi sağlıyor. Tamamen elektrikli ilk Gran Coupé modeli olan Yeni BMW i4 , üst düzey konfor ve günlük kullanım için ideal niteliklerinin yanı sıra olağanüstü dinamik özellikler sunuyor. Ailenin sportif üyesi Yeni BMW i4 M50 , BMW M'in üstün sportif performansını BMW i'nin yenilikçi gücüyle birleştiriyor. Yeni tasarımıyla standart özellik olarak sunulan M Sport donanımı sayesinde BMW iX3 eDrive20 her zamankinden daha sportif görünüyor. Eşsiz sürüş keyfini yaşarken sürdürülebilir bir geleceğe öncülük etmek için size en uygun tamamen elektrikli BMW modelini burada bulabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
85 milyon vatandaşın e-Devlet'te yer alan bilgileri sızdırıldığı ve şu anda erişilemeyen ‘sorgupaneli.org’ isimli bir web sitesi üzerinden yayımlandığı bildirildi.
Geniş açı: Sitede sorgulama yapılarak kişilerin anne, baba isimlerine, TC kimlik numaralarına, telefon numarasına, akrabalarının bilgilerine ve hatta şahsın annesinin TC kimlik numarasına dahi ücretsiz olarak ulaşılabildiği belirtilirken tapu gibi dolandırıcılar için ticari değeri bulunan özel bilgiler için ücretli üyelik istendiği ifade edildi.
- TELE 1, Telegram üzerinden kişisel veri satışı yapan grupları araştırdığını; gruplarda paylaşılan mesajlarda, üyelik ücreti karşılığında yalnızca ad soyad bilgisiyle dahi vatandaşların tüm kişisel verilerine ulaşılabileceğinin iddia edildiğini paylaştı.
Uzmanlar ne dedi?
Hâlihazırda 5 binden fazla kullanıcısı olduğu belirtilen site için Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) Eş-Direktörü Veysel Ok, konuya ilişkin açıklamasında durumun ciddiyetine dikkat çekerek şu ifadelere yer verdi:
“Türkiye’de yaşayan herkesin bütün kişisel verileri, kişilerin akrabalarına dair kişisel veriler, IBAN ve banka bilgileri, tapu bilgileri, adres bilgileri ele geçirilmiş durumda. Bu veriyi ele geçirenler Kişisel Verileri Koruma Kanunu (KVKK) ve Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında büyük bir suç işledi. Ancak bu sadece verileri çalanların değil, Türkiye’de yaşayan insanların verilerini korumayan devlet yetkililerinin de işlediği bir suç... Savcıların hem bu verileri çalanlar, yayınlayanlar, hem de verilerin korunması yönünde tedbir almayanlar hakkında acilen harekete geçmesi gerekir.”
- Buna ek olarak, MLSA, söz konusu siteye yönelik dava açacaklarını bildirdi.
Halk TV'ye konuşan Siber Güvenlik Uzmanı Mustafa Sansar, “Yakın zaman önce YSK'nın verileri hacklendi. Yine Yemeksepeti'nde milyonlarca kişinin verileri hacklendi. Kimi durumlarda da kurumlar hacklendiklerinin farkına varamıyor. Bu bilgiler elde eden kişiler, bu verileri bir araya getirerek ya satıyor ya da kazanç amaçlı kullanıyor” dedi. Sansar, “Burada bilgileri yer alanlar için büyük sıkıntı oluşabilir. Örneğin, bir düşmanınız varsa adresinizi bulur. Sizin adınıza bir yerlere ihbarda bulunulabilir. Yine sizin adınıza alışveriş yapılabilir” şeklinde konuştu.
Halk TV canlı yayınında açıklamalarda bulunan Anayasa Hukuku Profesörü Şule Özsoy Boyunsuz, “Öncelikle erişimin derhal engellenmesi lazım. Erişimin engellenmesini takiben nereden sızdıysa derhal bir soruşturmayla bu suçu kimin işlediğini bulmaları lazım. Bir an önce harekete geçilmesi gerekiyor,” ifadelerini kullandı.
TELE1’e konuşan Bilişim Uzmanı Füsun Sarp Nebil ise şu şekilde kaydetti:
“Bugün sabah yayınlandı. Olayı araştırıyorum. Zaten çalınan çok veri tabanları vardı. Bu çok yeni gözüküyor. Nereden çalındı bu bilgiler henüz bilmiyoruz. Ocak ayında Nüfus İdaresine 20 yıldır yazılım yapan Kale yazılım firması el değiştirdi. Turkcell’e ait Global IT diye bir firma satın aldı. Acaba o arada bir şey mi oldu merak ediyoruz. Devletin bir an önce araştırıp açıklaması lazım” dedi. Nebil, “İçişleri Bakanlığı’nın KİM uygulaması da var. Nüfus İdaresi İçişleri Bakanlığı’nın altındaki bir yapı. Dolayısıyla buralardan bir yerlerden sızmış gibi gözüküyor. Büyük bir açık var şu an. Devletin bir an önce araştırıp nereden sızdığını açıklaması lazım”
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Onlyfans'e erişim engeli. 85 milyonun verilerinin bulunduğu internet sitesi. Pedofillerin karanlık Instagram ağı. Coinbase ve Binance'e SEC davası.
12 Haz 2023

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Kullanıcılar artık, günün giderek daha büyük bir bölümünü düşünmekten, alışılmışın dışına çıkmaktan ve kendi yolunu çizmekten uzaklaştıran sistemlerin içinde geçiriyor. Fakat uzmanlara göre karşımıza çıkan her engeli aşılması gereken bir sorun olarak görmemek gerekiyor. Hayatın içinde her zaman engeller, bekleme anları ve aksilikler oluyor. Fakat tam da bu sürtünmeler, insanı düşünmeye, mücadele etmeye, problem çözmeye, sabretmeye ve kendi yolunu çizmeye zorluyor.

Yapay zeka devi Anthropic, milyonlarca ikinci el kitabı satın aldı. Ciltlerini hidrolik bıçaklarla kesti, sayfaları yüksek hızlı tarayıcılardan geçirerek dijitalleştirdi ve kağıt kopyaları imhaya gönderdi. Yapay zeka şirketleri, kitaplar yok olsa da metnin milyonlarca insana cevap veren bir sistemin içinde yaşadığını savunuyor. Asıl soru ise şu: İnsanlığın en az 200 yıllık kolektif entelektüel birikimi özel modellere aktarılırken, bunun ne kadarı kamuya geri dönecek ve buna kim karar verecek?

Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.

Son birkaç yılda teknoloji arenası, pek çok işin yapay zekaya devredilmeye çalışıldığı bir atmosfere sahne oldu. Maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı vaatleriyle gelen yapay zeka, birkaç yıl boyunca toplu işten çıkarmaların da ana gerekçelerinden biriydi. Yapay zekanın hâlâ gideri kadar gelir üretemediği 2026 yılında ise CEO’lar, işten çıkardıkları çalışanların, harcadıkları token’dan daha fazla maliyet yarattığını fark ettikleri bir eşiğe geldi.



