Windows’a neler oldu?


Bitpanda Ethereum ağının altıncı yıl dönümünü kutluyor Kripto ve blockchain dünyasının en vizyoner, en yenilikçi ve en kapsamlı parçası olan Ethereum sisteminin 1 Temmuz 2014 tarihinde halka arz edilişinin 6’ncı yıl dönümünde Bitpanda ; tüm zamanların en yüksek seviyelerine ulaşan ETH fiyatını kutluyor ve Ethereum’un kripto para dünyasında nasıl bu kadar önemli bir güç haline geldiğinini anlatıyor . Ethereum : Üstünde akıllı sözleşmeler ve merkeziyetsiz uygulamalar oluşturulmasına izin veren programlanabilir, açık kaynaklı ve merkeziyetsiz bir blockchain platformudur . ETH : Ether veya kısaltması ile “ETH” Ethereum blok zincirinin kendi dijital kripto para birimidir. Ethereum blok zinciri üzerindeki her ödeme Ether ile yapılır. Hiçbir merkez bankası veya hükümet tarafından kontrol edilmemektedir. Ethereum’u diğer blok zincirlerden ayıran en önemli özellik son derece programlanabilir bir yapıya sahip olmasıdır. Yazılımcılar Ethereum ağının bu özelliğini kullanarak pek çok token üretebilir, akıllı sözleşme tasarlayabilir ve merkeziyetsiz uygulamalar (dApp) geliştirebilirler. Ethereum ağı üzerinde oluşturulabilen ve kullanılabilen bu uygulamalar sayesinde Ethereum ağı çok sayıda kullanım alanına sahiptir. Kullanıcılar bu özellikleri kullanarak güvenle aracı kuruma ihtiyaç duymadan al-sat işlemlerini, takas işlemlerini gerçekleştirebilirler. Ethereum bu vizyonu ile diğer kripto para birimlerinden ayrılmaktadır. Bitcoin gibi diğer pek çok kripto para biriminin amacı dolar, euro gibi para birimlerine alternatif olmakken Ethereum sistemi bunun çok daha ilerisini hedeflemektedir. Ethereum geliştiricileri Ethereum’u “yeni internet çağının temeli” olarak tanımlamaktadırlar. Ethereum blockchain teknolojisini sanat dünyası ile tanıştırmıştır. Ether kullanılarak sanat eserlerinin NFT’leri satın alınabilir; koleksiyonu yapılabilir ve sanatçılara destek olunabilir. Bitcoin neden Ethereum'un geliştiği gibi gelişmedi? : Bitpanda cevabını en basit şekilde teknolojik nedenler olarak açıklıyor ve Bitcoin'in komut dosyası oluşturma yeteneğinin, eşler arası işlemlerle sınırlı olduğunu; Ethereum’un ise dijital varlıklar için mekanizmaların merkezi olmayan otomasyonu için işlevsellik de sunan dağıtılmış bir sistem oluşturmaya başladığını aktarıyor. Bitpanda : Bitcoin, Dogecoin ve diğer popüler kripto paralara yatırım yapmak için güvenilir olan ve Avrupa’nın önde gelen yatırım platformu olan Bitpanda’ya üye olduktan sonra hesabınıza para yatırarak bu bağlantı üzerinden ilk Ethereum’unuzu Bitpanda güvencesi ile satın alabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Bugünlerde bilgisayar veya akıllı telefon gibi bir cihaz almak istediğinizde karşınıza birkaç seçenek grubu çıkıyor. Bunlardan en çok dikkat çekenler; dosya paylaşımı, görüntülü sohbet ve televizyon izlemek için birlikte çalışmak üzere tasarlanmış Apple ailesi ve Android yazılımıyla bir dizi telefon modeline, tablete ve bilgisayara güç veren Google dünyası. Ancak Microsoft'un yeni nesil işletim sistemi Windows 11, bu kalıpları kırmak istiyor.
Şirket, geçtiğimiz perşembe günü Apple, Google ve diğer şirketlerin ürünleriyle birlikte çalışabilecek şekilde tasarlanmış Windows 11'i önümüzdeki güzde piyasaya süreceğini duyurdu.
Öne çıkan güncellemelere kısaca bir göz atalım:
- Android uygulamaları, Intel Bridge teknolojisiyle Amazon'un uygulama mağazasından indirilebilecek şekilde sisteme dâhil edildi.
- Microsoft Teams yazılımı, Mac bilgisayarlardaki FaceTime özelliği gibi doğrudan Windows işletim sistemine entegre edildi ve görev çubuğuna eklendi.
- Sol alt köşede görmeye alışkın olduğumuz "Başlat" menüsü, yeni tasarımda ekranın ortasında konumlandırıldı ve yenilendi.
- Windows güncellemeleri artık arka planda gerçekleşeceğinden %40 daha küçük boyutla daha verimli hâle getirildi, performans ve hız iyileştirildi.
- Xbox'taki Auto HDR (yüksek dinamik aralık) özelliği ve Xbox Game Pass abonelik hizmeti Windows 11'e dâhil edildi.
Bir zamanlar Windows güncellemeleri; bilgisayar kullananlar için yeni deneyimler, yazılımcılar için yeni fırsatlar ve rakipler için minik tehditler anlamına geliyorken yakın zaman diliminde bu kitleyi heyecanlandıran duyuruları yapan şirket Apple olmuştu.
Peki bu yeni güncellemeye kadar neler değişti?
Tabii ki Windows, 1 milyardan fazla kullanıcı tabanı ve özellikle kurumsal alanların önemli bir parçası olan temel bir yazılım olmaya devam ediyor. Microsoft'a daha fazla hareket özgürlüğü veren şey, Windows'un artık Microsoft'un esas işi olmaması diyebiliriz.
Şirketin CEO'su Satya Nadella 2018'de, akıllı telefonların bilgisayarların karşılayamadığı ihtiyaçları karşılaması ve bilgisayarların güncelleme döngülerinin uzaması gibi nedenlerle birlikte, bulut bilişim ve mobil işlere öncelik verme hedefiyle şirketin organizasyon yapısını değiştirdi. Bu süreçte "Azure Bulut Bilişim Servisi” ve “Office 365” bölümlerindeki iş gücüne ağırlık verirken Windows'un ağırlığını azalttı. Bu değişimle “Windows” için yeni bir metaforik “Başlat” menüsü doğdu.
Microsoft, tamamen tüketicilere odaklanan ve her şeyi onları çekmek için yapan Apple'ın aksine, kendi en iyi bildiği şeyi yaparak ilerledi: Yazılımcılar ve Apple'ın ekosistemine bağlı kalmak istemeyen kullanıcılar için sınırları açmak ve kaldırmak.
Geliştiricilerden yaptıkları kesintiyi Apple'ın çok tartışılan %30'una karşı %15'e düşüren Microsoft, platformda geliştiriciler için fırsatlar yaratarak sahada yerini aldı. Satya Nadella, Creative Cloud'u geliştiren Adobe çalışanları veya kurumsal kaynak planlama (ERP) işlerini geliştiren SAP gibi başkalarının doğup büyümesi ve ölçeklenmesi için fırsat yaratan bir platform olan Windows’un, birlikte büyüdüğü gerçek Windows olduğunu söylüyor. Windows uygulama mağazalarından çok para kazanmadıklarını düşününce aslında bu stratejiyle kaybedecek bir şeyleri yok. Bu yüzden sistemlerini iOS, Android ve Windows için geliştiriyorlar, yazılımcıların ortak kod tabanından, buluttan olabildiğince yararlanabilmesini sağlamaya ve aynı zamanda her platformda yerli hâle gelmeye çalışıyorlar. Geliştiricilere daha fazla seçenek sunarak daha farklı bir iş modeliyle rekabette öne geçmeye çalışıyorlar.
Yazılımcı Paul Graham, 2005'te yazılımcıların Mac'i tercih etmeye başladıklarını yazdığı yazıda, "Bilgisayar korsanlarını, donanımınızı satacak bir yazılım yazmaları için etkilemek istiyorsanız onu kendilerinin kullandığı bir şey hâline getirmelisiniz. Açık hâle getirmek yeterli değil. Açık ve iyi olmalı." demişti.
Windows; üzerine yazabileceğiniz, çalıştırabileceğiniz yazılım veya uygulayabileceğiniz iş modelleri açısından kapısını herkese sonuna kadar açtı. Peki, rekabette öne geçecek kadar "iyi" mi?
Belki de bu soru artık şirket için o kadar da kritik değildir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Apple ve Google dünyalarının aksine, bir platform olma stratejisini ortaya koyan yepyeni bir Windows 11 deneyimi ve açılan iki antitröst davasından şimdilik zaferle ayrılmayı başaran Facebook...
01 Tem 2021

YAZARLAR

Elif Özçakmak
Bir çocuğun merakı ve heyecanıyla bir yetişkinin olgunluğunu içinde barındıran bir ruha sahip, araştırmayı ve paylaşmayı seven bir İşletme Mühendisi.

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Emojiler, ilk bakışta internet ekosisteminin evrensel bir dili gibi görünse de hangi emojiyi kullandığınız, sizinle ilgili sandığınızdan çok daha fazla şey söylüyor. Bazen bir emoji, doğum tarihinizi yazmanıza gerek kalmadan hangi kuşağa ait olduğunuzu rahatlıkla ele verebiliyor.

Haziran ayında İstanbul’daki Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nde açıklanan 2026-2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı, Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla kamu kurumları için resmî bir yol haritasına dönüştü. Plan, yetkinliklerin yaygınlaştırılmasından işlem gücü yatırımlarına uzanan 16 adımlık bir çerçeve sunuyor ancak sınırlı eğitim hedefleri, özel sektöre yönelik teşvik ihtiyacı, yönetişim ve çevre alanındaki boşluklar, planın geliştirilebilecek yönlerine işaret ediyor.

Google, yapay zeka alanında bugüne dek her zaman sessiz, istikrarlı, kendini kanıtlamış ve olgun bir şirket imajı çizdi. Fakat Ağustos ayı başlarında şirket, yapay zeka yönetiminde bugüne kadar yaptığı en köklü değişikliklerden birine gitti. Eski şirket çalışanları tarafından yapılan açıklamalar, bu yönetim değişikliğinin ardında şirketin yapay zeka alanında hangi yöne ilerlemesi gerektiğine dair önemli bir fikir ayrılığı olabileceğine işaret etti.

Son günlerde yapay zeka modellerinin yaygın kullanıma açılmak için yeterince güvenli olup olmadıklarını anlamak üzere yapılan testler, başlı başına bir güvenlik riskine dönüşüyor. Şirketler tarafından bir prestij göstergesi gibi sunulan kaçış vakaları, test ortamları ve prosedürlerinin de en az modeller kadar hızlı güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Yapay zeka üretimiyle insan üretimini birbirinden ayırmak giderek zorlaşırken Spotify’dan Anthropic’e teknoloji şirketleri, etiketler ve filigranlarla kökeni yeniden görünür kılmaya çalışıyor. Ancak bu önlemler kolayca aşılabiliyor; üstelik bir içeriğin yapay zeka ürünü olduğunu öğrenmek ona biçtiğimiz değeri de değiştiriyor. Belki de asıl mesele artık sahte içeriğe kanıp kanmayacağımız değil, otantikliği nasıl tanımlayacağımız olacak.




