WWF-Türkiye'den yeni karar

AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
Muğla, Milas İkizköy'de yer alan Akbelen Ormanı'ndaki ağaç kesim işlemi, Limak Holding ve IC Holding'in birleşik şirketi YK Enerji tarafından maden sahasını genişletme amacıyla yapılması üzerine tartışmalar devam ediyor.
- Bir adım geri: Türkiye’deki iş insanlarının da yönetiminde bulunduğu WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı), tepkiler üzerine Limak Holding'in Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir'le ilişkisini kesmişti.
- Madencilik sektörü: Yeni alınan bir karara göre, Koç Holding'in Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç ve Eczacıbaşı Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, WWF-Türkiye'den ayrılacak. İki liderin yönettiği şirketler, sırasıyla Demir Export ve ESAN, madencilik sektöründe aktif.
- Bu arada: Benzer şekilde Fiba Holding'in yöneticisi olan Murat Özyeğin de madencilik şirketi Polyak'ın ortağı. Vakfın, misyonuna aykırı sektörlerde faaliyet gösteren diğer üyeleriyle de Ağustos ayında ilişkisini sonlandıracağı belirtiliyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Beslenme alışkanlıklarından sentetik boyaların ekolojik bedeline bir yolculuk.
27 Ağu 2023

YAZARLAR

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir zamanlar hayatın akışı içinde kendiliğinden gerçekleşen karşılaşmalar giderek programlanan, paketlenen ve satın alınan hizmetlere dönüşüyor. Kiminle, nerede ve nasıl karşılaşacağımızı belirleyen sosyal altyapılar artık teknoloji şirketleri, hospitality sektörü ve üyelik sistemleri tarafından şekillendiriliyor. Peki daha pürüzsüz bir sosyal yaşam uğruna farklı olanla karşılaşma ihtimalinden tümden vazgeçiyor olabilir miyiz?

Bir zamanlar birbirimizin sesini duymak için telefon açıyorduk; şimdi aramadan önce mesaj atıyor, sesli mesajlarımızı telefona dikte ettiriyor, mesajı anlamayınca yapay zekaya soruyor, cevabı da ona yazdırıyoruz. İletişim hiç olmadığı kadar hızlı ve kolay hâle gelirken birbirimizi dinlemek külfete dönüşüyor; arada da makineler bizi dinliyormuş gibi yapmayı öğreniyor.

Akıllı saatler ve uyku takip cihazları, dinlenmeyi puanlanması, optimize edilmesi ve başarılı olunması gereken bir projeye dönüştürdü. Oysa ki uyku, insanın kontrolü elinden bırakmadan yapamadığı az sayıdaki şeyden biri: Kovaladıkça kaçıyor, ölçtükçe bozuluyor, üzerine titredikçe nevroza dönüşüyor.

Akdeniz bölgesi ağırlıklı olmak üzere Türkiye’de her geçen yıl plastik atık ithalatı sorunu büyüyor. Başta Birleşik Krallık olmak üzere Avrupa’dan ithal edilen plastik atık miktarı 500 bin tona ulaşırken sahillerdeki mikro plastik sorunu büyüyor. İlk kez 1989’da gündeme gelen ancak son yıllarda yaygın kullanılan “atık sömürgeciliği” kavramı The Guardian’da yer alan bir haberde Türkiye için kullanıldı.

Arkasında ailesinin beklentileri, sınıfsal konumu, yaşadığı yer, aldığı eğitim, aile sermayesi, geleceğe ilişkin endişeleri olan, tercih formunun üzerinde adı yazan kişiyi düşünelim. Tercihi yapan el onun olabilir; peki o eli yönlendiren hayal, arzunun ne kadarı ona ait? Hayallerimiz, tercihlerimiz, arzularımız ne kadar bizim? Soruyu daha kökensel bir yerden soralım: İçimizde tercih yapan o “kişi” kim?



