Yaklaşık 600 bin rüzgâr teknisyenine ihtiyaç olacak


Schneider Electric : Enerji verimliliği; iklim değişikliği mücadelesinin önemli kahramanı
Enerji yönetimi, dijitalleşme ve otomasyon lideri Schneider Electric , Dünya İklim Değişikliği Haftası 'nda "en umutsuz anda dahi bir umut ışığı var" mesajını paylaşıyor. Enerjinin doğru ve verimli kullanımının bu mücadeleyi kazanmada…
Daha fazlasını öğren →
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
Küresel Rüzgâr Örgütü (Global Wind Organisation, GWO) ve Küresel Rüzgâr Enerjisi Konseyi (Global Wind Energy Council, GWEC)’nin yayımladığı Küresel Rüzgâr İş Gücü Görünümü’ne göre 2027 yılına kadar rüzgâr enerjisi faaliyetleri için 574 bin 175 teknisyene ihtiyaç olacağı öngörülüyor.
- İçerik: Rapor, hükümetlerin enerji geçişi sırasında iş gücü oluşturma fırsatını nasıl kullanabileceğini ve rüzgâr enerjisinin fosil yakıtlardan sürdürülebilir bir enerjiye geçişi nasıl destekleyebileceğini belirtiyor.
- Öngörü: 2022’den 2027’ye kadar yıllık rüzgâr enerjisi kurulumlarının 2 katına çıkması ve toplam kapasitenin 1.500 GW’ı geçmesi bekleniyor. Dolayısıyla rapor, önümüzdeki 5 yıl boyunca rüzgâr enerjisi teknisyenlerine olan ihtiyacın %17 artacağını öngörüyor.
- Detaylar: Dolayısıyla sektör, bu artışla 84 bin 600 ek teknisyene ihtiyaç duyacak. Rüzgâr sektöründeki doğal ayrılmaları da dikkate alınca 2023 ile 2027 arasında 159 bin 200 yeni teknisyenin daha işe alınması gerekecek. Bu, önümüzdeki 5 yıl içerisinde toplam 243 bin 800 yeni teknisyen alımını gerektiriyor. İhtiyaç duyulacak teknisyenlerin yaklaşık %43’ü yeni işe alınacak, bazıları diğer sektörlerden geçiş yapacak.
- Açıklamalar: Global Wind Organisation CEO’su Jakob Lau Holst, iş gücünün geliştirilmesinin önemine dikkat çekerek, mevcut yetenekleri tamamlayacak şekilde eğitimin vurgulanması gerektiğini belirtti. GWEC CEO’su Ben Backwell, rüzgâr enerjisi konusundaki doğru eğitim ve sağlam bir tedarik zinciri gerektirdiğini vurguladı.
- Öne çıkan ülkeler: Rapor, kara ve açık deniz rüzgâr enerjisi potansiyeline sahip 10 ülkeyi öne çıkarıyor.
- Avustralya, Brezilya, Çin, Kolombiya, Mısır, Hindistan, Japonya, Kenya, Güney Kore ve ABD.
- Sonuç olarak: Bu ülkelerin eğitimli bir iş gücü ve sağlam bir güvenlik kültürüyle desteklenmesi gerekiyor ki rüzgâr enerjisi, global sürdürülebilir ekonomilere katkıda bulunabilsin.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bireysel başarısızlığın ve içsel krizin bir portresi, iklim kriziyle nasıl iç içe geçiyor?
20 Eki 2023

YAZARLAR

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
İnsanın toplulukla birlikte özneleşmesi, topluluğun içinde erimesini gerektirmez. Tersine, kendi sesini koruyabildiği, başkalarının sesini duyabildiği, ortak hayatı dönüştürmeye katılabildiği ölçüde, ben ile biz arasındaki ilişki yeni olanaklarla zenginleşerek güçlenir. Öyleyse birlikte yaşamanın sorusu, birarada kalırken birbirimizin özgürlüğünü nasıl koruyacağımızı yönelik olabilir. "Birlikte yaşamanın arkeolojisi" serisinin ikinci yazısında "kovuk, çember, eşik" kavramlarından hareketle birlikte yaşamanın sınırlarının nasıl çizildiğine odaklanıyoruz.

Ekonomik baskılar ve belirsizlik, liderliği giderek operasyonel hedeflere ve bütçe takibine indirgiyor. Oysa teknolojik dönüşümden iklim krizine uzanan çok katmanlı bir dünyada stratejik öngörüden zihniyet değişimine, insan odaklı yaklaşımlardan değişim öncülüğüne uzanan yeni liderlik anlayışı, bugünü yönetmenin ötesinde geleceği okuyabilmeyi gerektiriyor. Peki liderler bu dönüşüme nasıl hazırlanabilir?

İnsanların hikayelerini çoğu zaman başarıları, kazandıkları ödüller ve kariyerlerindeki dönüm noktaları üzerinden anlatıyoruz. Peki sahip oldukları imkanlarla başkalarının hayatında neyi değiştirdiler? "Etki Alanı" yazı dizisinin ilk bölümünde doğduğu bölgede binlerce insana geçim kapısı açan ve milyonlarca çocuğa kitap ulaştıran bir program başlatan country müziğin en tanınmış isimlerinden Dolly Parton var.

İstanbul’da dere yatakları yıllar içinde beton, yol, sanayi tesisleri ve konutlarla kuşatılırken kentin doğal su yolları giderek daraldı. İmar kararları, plansız yapılaşma ve altyapı yetersizlikleri, şiddetli yağışları sel felaketine dönüştüren riskleri büyüttü. İstanbul’un kayıp dereleri, kentin doğayla kurduğu ilişkinin nasıl değiştiğini ve yağmur suyunun önündeki engellerin nasıl biriktiğini gözler önüne seriyor…

Deniz kabuğunun derinliklerinde yankısını dinleyen özne, kendi sesiyle birlikte dışarıdaki dünyanın çok sesli çağrısını da işitmeye başladığında, artık ne tamamen içeridedir ne de tamamen dışarıda... Kabuk, hapishanesi olmaktan çıkar, bir köprü hâline gelir. Ve bu köprüden geçenler, içeride biriktirdikleri yankıyı yanlarında götürerek, onu müşterek bir dünyanın inşasında kullanmayı öğrenirler.



