Yaklaşık 600 bin rüzgâr teknisyenine ihtiyaç olacak


Schneider Electric : Enerji verimliliği; iklim değişikliği mücadelesinin önemli kahramanı Enerji yönetimi, dijitalleşme ve otomasyon lideri Schneider Electric , Dünya İklim Değişikliği Haftası 'nda "en umutsuz anda dahi bir umut ışığı var" mesajını paylaşıyor. Enerjinin doğru ve verimli kullanımının bu mücadeleyi kazanmada kritik bir rol oynayacağını vurgulayan şirket, sera gazı emisyonlarını azaltmanın iklim değişikliğini yavaşlatmadaki en etkili yol olduğunu vurguluyor. Dekarbonizasyonun anahtar parçaları ise yenilenebilir enerji , elektrifikasyon ve enerji verimliliği . İlk iki maddede önemli bir gelişim sağladık. Temiz enerji kaynaklarına yapılan yatırımlar rekabetçi bir sektör yarattı. Bugün güneş panelleri ve rüzgâr türbinleri, kömür santrallerinden daha ucuz elektrik üretiyor. Elektrifikasyon, elektrikli araçların yükselişiyle birlikte hızla yaygınlaşıyor. 2050’ye dek dünya genelinde 700 milyondan fazla elektrikli araç satışı öngörülüyor. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de bilinçli nesiller yetişmesi için çalışan Schneider Electric’in, hayata geçirdiği ‘Öğretmenler 2030: Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ve İklim Seferberliği Eğitimi’ dördüncü dönemine başladı. Eğitim programı sayesinde 1000 öğretmen ve yaklaşık 30.000 öğrenciye ulaşmak hedefleniyor. Şirket, kitlesel bir farkındalık için de Tohum Hareketini sürdürüyor. ecording iş birliğiyle yürüttüğü proje kapsamında, ücretsiz olarak kayıt yaptıran her bir kişi için tohum toplarını doğayla buluşturuyor. İklim değişimiyle mücadelede güçlü ve bilinçli bir Türkiye için çalışan Schneider Electric ’in tohum hareketine katılmak ve sürdürülebilir yaşamı desteklemek için buradan formu doldurabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
Küresel Rüzgâr Örgütü (Global Wind Organisation, GWO) ve Küresel Rüzgâr Enerjisi Konseyi (Global Wind Energy Council, GWEC)’nin yayımladığı Küresel Rüzgâr İş Gücü Görünümü’ne göre 2027 yılına kadar rüzgâr enerjisi faaliyetleri için 574 bin 175 teknisyene ihtiyaç olacağı öngörülüyor.
- İçerik: Rapor, hükümetlerin enerji geçişi sırasında iş gücü oluşturma fırsatını nasıl kullanabileceğini ve rüzgâr enerjisinin fosil yakıtlardan sürdürülebilir bir enerjiye geçişi nasıl destekleyebileceğini belirtiyor.
- Öngörü: 2022’den 2027’ye kadar yıllık rüzgâr enerjisi kurulumlarının 2 katına çıkması ve toplam kapasitenin 1.500 GW’ı geçmesi bekleniyor. Dolayısıyla rapor, önümüzdeki 5 yıl boyunca rüzgâr enerjisi teknisyenlerine olan ihtiyacın %17 artacağını öngörüyor.
- Detaylar: Dolayısıyla sektör, bu artışla 84 bin 600 ek teknisyene ihtiyaç duyacak. Rüzgâr sektöründeki doğal ayrılmaları da dikkate alınca 2023 ile 2027 arasında 159 bin 200 yeni teknisyenin daha işe alınması gerekecek. Bu, önümüzdeki 5 yıl içerisinde toplam 243 bin 800 yeni teknisyen alımını gerektiriyor. İhtiyaç duyulacak teknisyenlerin yaklaşık %43’ü yeni işe alınacak, bazıları diğer sektörlerden geçiş yapacak.
- Açıklamalar: Global Wind Organisation CEO’su Jakob Lau Holst, iş gücünün geliştirilmesinin önemine dikkat çekerek, mevcut yetenekleri tamamlayacak şekilde eğitimin vurgulanması gerektiğini belirtti. GWEC CEO’su Ben Backwell, rüzgâr enerjisi konusundaki doğru eğitim ve sağlam bir tedarik zinciri gerektirdiğini vurguladı.
- Öne çıkan ülkeler: Rapor, kara ve açık deniz rüzgâr enerjisi potansiyeline sahip 10 ülkeyi öne çıkarıyor.
- Avustralya, Brezilya, Çin, Kolombiya, Mısır, Hindistan, Japonya, Kenya, Güney Kore ve ABD.
- Sonuç olarak: Bu ülkelerin eğitimli bir iş gücü ve sağlam bir güvenlik kültürüyle desteklenmesi gerekiyor ki rüzgâr enerjisi, global sürdürülebilir ekonomilere katkıda bulunabilsin.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bireysel başarısızlığın ve içsel krizin bir portresi, iklim kriziyle nasıl iç içe geçiyor?
20 Eki 2023

YAZARLAR

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Çalışma hayatında sıcak hava dalgalarına maruz kalınan aylar için talep edilen haklar, Birleşik Krallık’ta “Heat Strike” (Isı Grevi) eylemleriyle karşılık buluyor. Avrupa genelinde henüz bağlayıcılığı olan yasal bir ortak düzenleme bulunmazken Yunanistan, İtalya, İspanya ve Belçika’da "azami çalışma sıcaklığı" yasalarla belirlenmiş durumda. Tarihinin en sıcak yazlarından birini yaşayan Birleşik Krallık’ta sendika ve aktivistler, bu hak için mücadeleyi yükseltiyor.

Pratiklerimizi takip ettiğimiz ve paylaştığımız sosyal uygulamalar, performans toplumunun arayüzleri mi? Duolingo, Strava ve benzeri uygulamalar, yalnızca alışkanlıklarımızı takip etmeyi sağlamıyor; gelişimi görünür ve paylaşılabilir kılarak kimlik kurma biçimimizi de dönüştürüyor olabilir.

Üniversite kavramı aşınsa da ona duyduğumuz ihtiyaç canlı. Gençlerin erteledikleri hayatı deneyimledikleri, insanlaştıkları, dünyaya dair tavır geliştirdikleri, beceri seti, düşünme biçimi, formasyon edindikleri kurumsal anlamda kavramın altını dolduran üniversite olanaklıdır. İhtiyacımız, yönümüz, kutup yıldızımız hâlâ özerk üniversitedir.

Fransa ve İspanya’da etkili olan orman yangınları sadece aşırı sıcaklık ve güçlü rüzgarla değil, alevlerin oluşturduğu sıra dışı bir hava olayıyla da büyüyor. NASA’nın “ateş püskürten ejderha” olarak tanımladığı, bilimsel adı “pyrocumulonimbus” olan ateş bulutları, çok büyük ve yoğun yangınların oluşturduğu aşırı sıcak hava, duman, kül ve nemin atmosferin üst katmanlarına doğru hızla yükselmesiyle oluşuyor. Prof. Dr. Doğanay Tolunay, “Bu bulutlar, büyük yangınlarda 12 kilometreye kadar yükselebilir. Bu kritik bir eşik çünkü uçaklar da o seviyelerden geçiyor” diyor.

Bağımlılık denince ilk akla gelenlerden biri alışveriş değil şüphesiz. Ya da spor. Bazen bir hafta boyunca oyun oynamak. Çoğumuz sosyal medyada geçirdiğimiz saatleri sorun olarak bile görmüyoruz. Oysa bağımlılık artık kendini pek çok farklı alanda gösteriyor ve işsizlik, gelecek kaygısı, anksiyete arttıkça bağımlı olduğumuz şeylerin sayısı ve çeşidi de artıyor.



