Yapay zeka devriminin gelecek fırsatları

Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Aposto'nun Paribu Ventures işbirliğiyle hayata geçirdiği Entrepreneur's Thursday serisinin ikinci etkinliği 13 Haziran'da “Kaldıraç: AI Devriminin Gelecek Fırsatları” başlıklı oturumla başladı. Adin AI’ın kurucu ortağı ve İTÜ öğretim görevlisi Prof. Dr. Altan Çakır, yapay zekanın açtığı fırsat pencerelerini katılımcılarla paylaştı.
Ayrıntılar: Sunumunda yapay zekanın gerçek kullanım durumlarını görme açısından hâlâ erken aşamalarda olduğunu vurgulayan Çakır, yapay zekaya veri entegre etme süreçlerine ilişkin içgörülerini de aktardı. Bu noktada Çakır, veri tabanlarının halen büyük oranda yapısal olmayan verilerden oluştuğuna dikkat çekti.
- Üretken yapay zekalar üzerine çalışan girişimlerin yoğun bir biçimde hayatımıza girdiği bir dönemde olduğumuzu belirten Çakır, bu alandaki çalışmaların dünyada %28, Türkiye’de ise %5,5 oranında olduğuna işaret etti.
AI’ın kısa tarihi: Çakır ayrıca, sunumunda yapay zekanın kısa tarihini de şemalarla anlattı. Birçok kişinin yapay zekayla ilgili farkındalığı OpenAI'ın kuruluşuna dayansa da, yaygın kanının aksine işlerin geri döndürülemez bir noktaya vardığının anlaşıldığı ilk dönemler 2017-2018 yıllarıydı. Çakır'ın 2017 yılında Google Research tarafından yayımlanan “Attention is All You Need” makalesi de konuyla ilgili farkındalığın artmasına ciddi bir katkıda bulunmuştu.
Teknoloji dünyasında sırasıyla kural tabanlı, istatistiksel, bağlamsal ve üretken yapay zeka araçlarının yükseliş gösterdiğini belirten Çakır, bir sonraki yükselişin otonom yapay zeka araçlarında görüleceğine işaret etti.
Çakır ayrıca, güncel olarak ABD’de yatırım fonlarının büyük oranda üretken yapay zeka araçları geliştiren girişimlere aktığını, fakat önümüzdeki 5 sene içinde bu eğilimin yapay zekanın robotiğe entegrasyonuna kayacağını dile getirdi.
Çakır, yapay zekanın ilk önce yazılımcıların işini elinden alacağına inandığının da altını çizdi.
AI kışı ve AI yazı: Çakır, yakın tarihte “AI kışı” ve “AI yazı” olarak tanımlanan dönemler yaşandığını ve son AI yazının ardından bir gerileme dönemi yaşanması beklenmiş olsa da sürecin beklentilerle paralel şekilde ilerlemediğini belirtti.

Fotoğraf: Deniz Sabuncu
Adin AI'la 30 saniyede yeni kampanya
Çakır’ın sunumu, Adin AI’ın kısa bir demosuna da sahne oldu. Yapay zeka teknolojisini dijital pazarlama süreçlerine entegre eden Adin AI’ın “üretken yapay zeka araçlarıyla seçim kampanyası” formunda yeni bir alan açtığına dikkat çekti.
Ayrıntılar: Derin öğrenme teknolojisinden faydalanan Adin AI’ın veri tabanı, daha önce yapılan dijital pazarlama çalışmaları ve seçim kampanyalarından besleniyor. Platform, bu sayede 30 saniyede yeni bir kampanya önerebiliyor.
Çakır, Adin AI’ın kodlarının sıfırdan yazıldığına işaret ederek platformun Amazon altyapısını kullandığının ve tüm bulut bilişim sistemleriyle entegre biçimde çalışabildiğinin altını çizdi.
Çakır, sunumunda ayrıca Adin AI’ın bir sohbet robotu aracılığıyla kullanıcılarla konuşabildiğini ve mevcut kampanyalarla ilgili istatistikler sunabildiğini dile getirdi.
Son olarak: Adin AI kurucusu Çakır, yapay zeka arenasındaki hızlı gelişmeler nedeniyle birçok şirketin yavaş yavaş yapay zeka stratejisini değiştirmeye başladığını da vurguladı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Aposto’nun Paribu Ventures işbirliğiyle düzenlediği Entrepreneur's Thursday serisinin ikinci etkinliği, 13 Haziran'da UNIQ İstanbul’daydı. Etkinlik, onlarca girişimci ve yöneticiyi biraraya getirdi.
25 Haz 2024

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Shein, Londra ve New York’taki halka arz girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından bu hafta nihayet Hong Kong borsasında halka açıldı. Birkaç yıl önce hızlı modanın yükselen yıldızı olarak görülen şirket, yatırımcıların karşısına zirve döneminden çok daha farklı bir tabloyla çıktı. Analistlere göre bu tablo, şirketi 100 milyar dolar değerlemeye taşıyan ekonomik koşulların artık ortadan kalktığını da kanıtladı.

Bir çalışanı değerli kılan yalnızca görev tanımında yazanları yerine getirmesi değil; aksaklıkları fark etmesi, sahiplenmesi ve çözümün parçası olmak istemesi de aynı zamanda. Çalışma arkadaşını, müşterisini, itibarını ve geleceğini dert edinen çalışanlar kurumları ileri taşıyor. Ancak dert edinmek yalnızca kişinin tercihi değil; bu çalışanlar sorgulama, fikir belirtme ve sorumluluk alma alanı buldukları ölçüde kurumun gelişimine gerçek bir katkı sunabiliyorlar.

Yapay zeka, artık yazılımı ucuzlatmanın ötesinde, hizmet sektörünün ekonomisini de değiştiriyor. Yeni nesil “AI-native” ajanslar, müşteriye bir araç verip işi ona bırakmak yerine operasyonun tamamını üstleniyor ve ajans hizmetini platform fiyatına sunuyor.

Yıllarca raporlar, hedefler ve uyum kriterleri üzerinden ele alınan sürdürülebilirlik, 2026’nın çoklu kriz ortamında kabuk değiştiriyor. Çevresel ve sosyal riskler büyürken, şirketlerin sürdürülebilirliği ana iş kollarından ayrı, ikincil bir alan olarak görmesi giderek daha işlevsiz hâle geliyor. Yeni dönemin sorusu artık ne kadar sürdürülebilir göründüğümüz değil, sürdürülebilirliği finansal performansa, büyümeye ve organizasyonel dayanıklılığa ne kadar entegre edebildiğimiz.

Güvenin ve itibarın göstergelerini, güven ve itibarın kendisiyle karıştırdığımızda her şeyi “parasını bastırarak” çözebileceğimizi düşünüyoruz. Oysa göstergeleri satın almak kolay, güvenin kendisini satın almak ise mümkün değil. Çünkü sahici güven; strateji, sabır, emek ve zamana yayılan bir tutarlılık gerektiriyor. Kestirmeler ise yalnızca sahnedeki kağıttan kaplanı parlatıyor; işler ters gittiğinde o kaplan kimseyi korumuyor.



