Yatırım Finansman ile Gündem Masası


Bugünkü Exante yayını Yatırım Finansman ile birlikte ulaştı.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Berna Önsel, Strateji ve Yatırım Danışmanlığı Uzmanı
ABD Enflasyon Verisi Faiz Artırım Döngüsüne Devam Sinyali Veriyor
Küresel endeksler, yeni haftaya para politikasına ilişkin belirsizliklerle temkinli bir seyirde başladı. Güçlü istihdam verilerinin ardından artan faiz artırım döngüsüne ilişkin belirsizliğin, açıklanacak olan enflasyon ile büyük ölçüde giderilmesi bekleniyordu. Enflasyon verisinin ardından, Fed’in faiz artırımlarını 2.Çeyrekte bitireceği beklentisinin zayıfladığını ve tavan faiz tahminlerinin yukarı yönlü revize edildiğini görüyoruz. TÜFE enflasyonu için beklentiler verinin aylık bazda %0,5 açıklanacağı ve yıllık bazda ise Ocakta %6,2'ye gerilemesi yönündeydi.
Cleveland Fed’den alınan verilere göre, gıda kalemindeki yapışkan enflasyon ile fiyatlar Aralık ayında bir yıl öncesine göre %10′dan fazla arttı. Benzin tarafında ise bir önceki aya kıyasla pompa fiyatları Ocak ayında galon başına yaklaşık 30 sent arttı. Bu da enerji kaleminde artışı beraberinde getirdi.
Bu ay açıklanan veride sistemde değişikliğe gidildi. Çalışma Bakanlığı (BLS) rapor derleme yöntemini değiştirdiğini duyurdu. Kurum, önemli bir değişiklik olarak fiyatları daha önce kullandığı iki yıllık süre yerine artık bir yıllık karşılaştırmaya göre ağırlıklandıracağını belirtti. Bu da çeşitli bileşenlerin ne kadar etkiye sahip olacağı konusunda daha fazla etki alanı açıyor.
Değişiklikle beraber hem gıda hem de enerji fiyatlarının ağırlığı, ana TÜFE rakamı üzerinde kademeli olarak daha küçük bir etkiye sahip olurken, konut biraz daha fazla ağırlığa sahip oldu. Buna ek olarak, barınma kaleminin ağırlığı yaklaşık %33′ten %34,4′e çıkarıldı. Açıklanan veride de barınma fiyatlarındaki artışın, enflasyondaki aylık artışta en etkili kalem olduğunu gördük.
Sonuç olarak, ABD’de açıklanan verilerin ardından, Fed yetkililerinden faiz artırım patikasına ilişkin şahin mesajların yeniden artmaya başladığını gördük. Fed yetkilileri faiz artırımının %5 - %5,25 seviyesinde duraksayacağına yönelik beklentilerini ortaya koyarken açıklamalar Aralık toplantısında yayımlanan Dot Plot (noktasal grafik) destekler nitelikteydi. Bu da her ne kadar Şubat toplantısında 25 baz puan faiz artırımına gidilse de piyasalardaki pozitif fiyatlamaların ardından sürecin devam edeceğine yönelik sinyalleri beraberinde getiriyor.
Kurumlardan Hisselerden Tahvillere Dönüş Önerisi
ABD 2-10 yıllık tahvil getiri eğrisindeki tersine dönüş 1980'lerden bu yana en derin seviyesine ulaştığı için, artan kısa vadeli hazine getirileri de piyasaları baskılıyor. Trend, bu yıl dünyanın en büyük ekonomilerinde potansiyel bir durgunluğun sinyallerini veriyor. Tahvil getirilerinde yeni zirveler test edilirken JPMorgan, yatırımcılarına ‘’hisse senetleri yerine tahvil odaklı’’ yatırımlara yönelmelerini tavsiye etti.
Bank of America’nın 2 Şubat'tan 9 Şubat'a kadar yürüttüğü, 763 milyar dolar ortalama portföy değeri ile 262 fon yöneticisini kapsayan anketi ise şirketler için kâr beklentilerinin iyileştiğini ancak düşüş eğiliminin sürdürdüğünü gösterdi. Bankanın Şubat ayı anketine katılanların yaklaşık %66'sı, hisse senetlerinin bir ayı piyasası rallisi gördüğünü söyledi.
Son zamanlarda ise mevcut seviyelerde zorlanma emareleri var. Yatırımcıların yaklaşık %31'i, (Eylül ayında bu oran %52 idi) şu anda düşük değerlemeye sahip hisse senetlerine yatırım yapıyor. Ancak bu halâ tarihsel ortalamanın üzerinde bir oran.
BofA, nakit tahsislerinin bu ay düşüşe geçtiğini ve şu anda Ukrayna – Rusya Savaşı'nın başlamasından hemen önce görülen seviyelerde olduğunu belirtti. Anket, fon yöneticilerinin kamu hizmetleri, sağlık ve temel tüketim gibi savunma amaçlı hisselerden, gelişmekte olan piyasa varlıklarına ve döngüsel sektörlere geçiş yaptığını gösteriyor. Katılımcıların yaklaşık %68'i Çin'in yeniden açılmasının enflasyonist bir etkisi olmasını bekliyor. Fon yöneticilerine, son zamanlarda en çok işlem yaptıkları ürünlerin hangisi olduğu sorulduğunda gelen cevaplar ise şu yönde : Çin hisseleri, ABD Hazine Tahvilleri, Ham Petrol, ABD Doları, Gelişmekte Olan Ülke Tahvilleri, Yüksek Kredi Notuna Sahip Tahviller (IG) ve Yeşil Tahviller (ESG).
Bilanço Döneminin Sonuna Yaklaşırken
S&P 500 şirketlerinin, %69’u 10 Şubat ile biten hafta itibariyle 4. çeyrek finansal sonuçlarını bildirdi. Açıklanan karların %69’u beklentileri aşarken, bu oran geçen hafta %70 seviyesindeydi. Son 5 yıllık dönemde şirket karlarının %77’si beklentileri aşarken, bu oranın 10 yıllık ortalaması ise %73 düzeyinde.
İletişim hizmetleri sektöründeki şirketlerin bildirdiği olumlu raporların, geçtiğimiz hafta endekse en çok destek veren sektörlerden biri olduğunu belirtebiliriz.
Finans sektöründen gelen 1Ç23 için aşağı yönlü revizyonlar ise kısmen sağlık sektöründeki şirketler tarafından bildirilen pozitif kazanç sürprizleriyle dengelendi.
Hafta bağlamında 124 şirket bilançolarını açıklarken, Dow Jones’da %1,15 ağırlığa sahip Coca Cola başta olmak üzere Airbnb, Marriot International, TripAdvisor gibi perakende – seyahat, otelcilik şirketlerinden gelen beklenti üstü sonuçlar veri fiyatlamalarını nispeten dengeledi.
Önümüzdeki haftada Home Depot, Walmart, NVIDIA, Moderna gibi piyasa devlerinden sonuçlar takip etmeye devam edeceğiz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
JP Morgan depremlerin Türkiye GSYH'si üzerinde etkisinin %2,5 olabileceği tahmininde bulundu. ABD'de ÜFE beklentinin üzerinde gelirken TCMB rezervleri 3 milyar USD'den fazla azaldı.
17 Şub 2023

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Fed, üç yılı aşkın aranın ardından politika faizini 25 baz puan artırarak %3,75-4,00 aralığına yükseltti. Yeni projeksiyonlar, 2026 sonuna kadar bir faiz artışının daha gündemde olduğunu, 2027’de ise faizin mevcut seviyesinde kalabileceğini gösteriyor. Yükselen tahvil getirileri ve enflasyon baskısı, Fed’i piyasaların beklediği daha sıkı para politikalarına doğru ittyor.

Finansal piyasalar açısından tarihi bir hafta geçiriyoruz demek sanıyorum abartı olmayacak. İçeride sermaye piyasalarımızda yaşanan sarsıntı, dışarıda tahvil faizlerinin zirveleri zorlamasıyla merkez bankalarının daha güçlü harekete geçmesi, hemen hemen her türlü finansal enstrümanda sert hareketlere yol açtı.

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 17 Eylül gün içinde yayımladığı bültende Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1, Pardus ve Bulls olmak üzere yedi portföy yönetim şirketinin kurucusu olduğu, katılma payları TEFAS’ta işlem gören bütün yatırım fonlarını platformda alım ve satıma kapattığını duyurdu. Aynı kararla unvanları tek tek yazılan 130 fonun da SPK tarafından tayin edilecek yöntemle tasfiye ettirilmesine hükmedildi. Peki tasfiye kararı verilen bir fonda yatırımcının payına ve parasına ne olacak?

Serbest fonlarda yatırımcıların parasını ne zaman alacağı, fonun değerleme ve iade koşullarına göre belirleniyor. SPK’nın 28 Ağustos tarihli düzenlemesi, likidite riski kapsamında iade taleplerinin karşılanması için bu koşulların önceden ilan süresi beklenmeden değiştirilmesine izin veriyor. Atlas Portföy’ün DFI fonunda satış işlemlerini aylık değerleme tarihine bağlayan uygulaması da bu hüküm kapsamında yapıldı.

TÜSİAD Başkanı Ozan Diren, Dünya gazetesinden Recep Erçin’e verdiği söyleşide, Türkiye’nin kamu öncülüğünde hazırlanacak ve uygulaması yakından izlenecek 10-15 yıllık sanayi planlarına ihtiyaç duyduğunu söyledi. Türkiye halihazırda beş yıllık kalkınma planları hazırlıyor. Peki planlar ve destekler mevcutken neden yeniden planlamayı konuşuyoruz? Türkiye’nin geçmişte fabrikalar kurarak başladığı planlama deneyiminde ne değişti ve bugün hazırlanacak bir planın üretim kararları üzerinde nasıl bir etkisi olabilir?



