Yatırım ve varlık yönetiminde yıkıcı inovasyon: Robo danışmanlar

Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Smart Advice Kurucu Ortağı ve CEO’su
Robo danışmanlar, varlık ve portföy yönetimi alanında finansal teknolojilerin en önemli konularından biri olarak karşımıza çıkıyor. Dijital yatırım danışmanlığı hizmetinin sunulmasında finans sektöründe yıkıcı bir inovasyon yaratıyor. Her geçen gün önemleri, büyümeleri ile pazar payları hızla artarken yeni kuşağın da iş gücüne katılması ve birikim yapmaya başlamasıyla devrimsel bir atılım yapmaya hazırlanıyor. Statista’ya göre 2023 yılı itibarıyla robo danışmanlar tarafından yönetilen toplam varlığın 2 trilyon doları geçmesi bekleniyor. Başka bir deyişle dünyadaki tüm varlığın %10’unu yönetecek bir alandan bahsediyoruz. Bu sadece üç senenin projeksiyonu. Ülkemizde ise daha yeni başlıyoruz.
Robo danışmanları en genel tanımıyla dijital yatırım tavsiyeleri sunan uygulama ve platformlar olarak tanımlayabiliriz. Bu yatırım ve varlık yönetimi uygulamaları, finansal modellere ve algoritmalara dayalı olarak insan müdahalesi olmadan çalışır. Bankacılık, emeklilik, portföy yönetimi, yatırım danışmanlığı ve aracı kurum sektörlerinde ağırlıklı olarak yatırım fonları, borsa yatırım fonları, emeklilik fonları, hisse senetleri ve foreks piyasalarında kullanılmaktadır.
Robo danışmanlar, yatırım tavsiyesini müşteriler için her yerden kolayca erişilebilir biçimde sunmayı ve herkese aynı kalitede dijital yatırım danışmanlığı hizmeti vermeyi amaçlar. En önemli özelliklerinden biri de yatırım tavsiyelerini bir kez değil, düzenli ve devamlı olarak vermeleridir. Tavsiyelerini günün şartlarına göre sık sık değiştiren robo danışmanlar, böylece geniş bir müşteri kitlesine ulaşmayı amaçlar. Bu nedenle düşük masraflıdır ve yatırım tutarı alt limitleri daha düşüktür. İşlem maliyetleri ve zaman açısından ciddi avantajlar sağlar. Yatırım kararı alma süreçlerini çok kolay hale getirir.
Robo danışmanlar; varlık ve portföy yönetimi alanlarında insan müdahalesi olmayan finansal algoritmalar, optimizasyon, alım-satım sinyalleri ve trend analizleri üzerine gelişen bir makine öğrenmesi olduğu için aktif portföy yönetimine göre daha iyi getiri sağlama potansiyeline sahiptir. Her ne kadar insan müdahalesinin olduğu hibrit versiyonlar, bilinen finansal modellere dayanan kural bazlı versiyonlar olsa da yeni nesil robo danışmanlar kendini güncelleyen yapay zekâ tabanlı sistemlerdir.
Kazançlı yatırım stratejileri geliştirmek her geçen gün zorlaşmaktadır. Birçok yatırımcı yaşanan finansal krizler nedeniyle kötü tecrübeler edinmiştir. Öte yandan, artan yoğun bilgi paylaşımı ve rekabet ortamı sayesinde birçok yatırım alternatifi ve yeni ürün ortaya çıkmış, bunlar arasında seçim yapmak gittikçe zorlaşmaya başlamıştır. Yatırım hizmeti alan müşteriler, yatırım kararı verirken kendilerini güvende ve rahat hissetmemektedir. Gittikçe karışık hâle gelen bu süreçte yatırımcılar; bankaların portföy yönetimini ve bireysel emeklilik şirketleri ile aracı kurumların finansal ihtiyaçlarını daha iyi anlamalarını, bunlara uygun ve yerinde çözümler getirmelerini beklemektedir. Doğru yatırım ürünleri seçmelerine, strateji oluşturmalarına ve portföy değişiklikleri yapmalarına yardımcı olmaları da beklentiler arasındadır.
Yüzlerce yatırım fonu ve hisse senedi arasından seçim ve portföy çeşitlendirmesi yapmak, doğru zamanlarda alım-satım kararları vermek, performansları takip etmek ve daha iyi getiriler sağlamak finansal teknolojiler alanının önemli konularından biri olup bu alanda ciddi bir eksik söz konusudur. İşte tam olarak bu noktada robo danışmanlar devreye girmektedir.
Finansal kurumlar yeni müşterilere ulaşmakta ve yeni yatırım alternatifleri sunmakta zorlanmaktadır. Milyonlarca müşteriye aynı anda yatırım tavsiyesi vermek ve işlemleri gerçekleştirmek, teknoloji kullanımı olmadan mümkün değildir. Robo danışmanlar, finansal kurumların sistemlerine kolayca entegre olarak bu sorunların çözülmesine yardımcı olmaktadır. Önce müşterilerin risk ve yatırımcı profilleri çıkarılmakta ve ardından hangi piyasalarda işlem yapmak istedikleri sorulmaktadır. Otomatik tavsiye sistemi kurulmakta ve devam eden süreçte müşteri onayıyla veya kendiliğinden alım-satım işlemleri gerçekleşmektedir.
Robo danışmanlar, yapay zekâya sahip olmaları nedeniyle yatırımcıların daha fazla birikim yapması ve daha iyi getiriler elde etmesine yardımcı oluyor. Biz de ülkemizde bireysel emeklilik sektörü için AkıllıBES; bankacılık, portföy yönetimi ve aracı kurum sektörleri için yapay zekâya sahip ilk robo danışman Akıllı Param ile 150 bin son kullanıcıya çözümlerimizi sunuyoruz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta gündemimizde Ant Group’un rekor halka arzı, Dunkin’ Brands’in 8,8 milyar dolarlık değerlemesi, teknoloji ve enerji devlerinin üçüncü çeyrekleri ve karantina uygulamalarının dönüşüyle sıkıntıya düşen Avrupa merkezli havayolu şirketleri var.
02 Kas 2020

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir çalışanı değerli kılan yalnızca görev tanımında yazanları yerine getirmesi değil; aksaklıkları fark etmesi, sahiplenmesi ve çözümün parçası olmak istemesi de aynı zamanda. Çalışma arkadaşını, müşterisini, itibarını ve geleceğini dert edinen çalışanlar kurumları ileri taşıyor. Ancak dert edinmek yalnızca kişinin tercihi değil; bu çalışanlar sorgulama, fikir belirtme ve sorumluluk alma alanı buldukları ölçüde kurumun gelişimine gerçek bir katkı sunabiliyorlar.

Yapay zeka, artık yazılımı ucuzlatmanın ötesinde, hizmet sektörünün ekonomisini de değiştiriyor. Yeni nesil “AI-native” ajanslar, müşteriye bir araç verip işi ona bırakmak yerine operasyonun tamamını üstleniyor ve ajans hizmetini platform fiyatına sunuyor.

Yıllarca raporlar, hedefler ve uyum kriterleri üzerinden ele alınan sürdürülebilirlik, 2026’nın çoklu kriz ortamında kabuk değiştiriyor. Çevresel ve sosyal riskler büyürken, şirketlerin sürdürülebilirliği ana iş kollarından ayrı, ikincil bir alan olarak görmesi giderek daha işlevsiz hâle geliyor. Yeni dönemin sorusu artık ne kadar sürdürülebilir göründüğümüz değil, sürdürülebilirliği finansal performansa, büyümeye ve organizasyonel dayanıklılığa ne kadar entegre edebildiğimiz.

Güvenin ve itibarın göstergelerini, güven ve itibarın kendisiyle karıştırdığımızda her şeyi “parasını bastırarak” çözebileceğimizi düşünüyoruz. Oysa göstergeleri satın almak kolay, güvenin kendisini satın almak ise mümkün değil. Çünkü sahici güven; strateji, sabır, emek ve zamana yayılan bir tutarlılık gerektiriyor. Kestirmeler ise yalnızca sahnedeki kağıttan kaplanı parlatıyor; işler ters gittiğinde o kaplan kimseyi korumuyor.

Yeni bir hobiye başlamak zaman, emek ve istikrar gerektiriyor; o hobiyi yapan kişiye benzemekse birkaç sipariş kadar yakın. Bir zamanlar müzisyenlerin “ekipman edinme sendromu” adını verdiği dürtü, bugün koşudan fotoğrafçılığa, kahveden kampçılığa uzanan bir iş modeline dönüştü. Markalar, tüketicinin olmak istediği kişiyi ve ait olmak istediği hayatı ürünlerle paketlerken gelecekteki hâlimize dair hayallerimizi de giderek büyüyen bir pazara çeviriyor.



