İnsanların birlikte çalışmak istediği kişi olmak için ne gerekir?

Şirketleri son yıllarda “çalışılacak en iyi yer”, “mutlu iş yeri” gibi kriterlerle değerlendirmeye başladık. Peki ya çalışanlar? Görev tanımlarını iyi bir şekilde yerine getirmenin ötesinde bir kişiyi “birlikte çalışılmak istenen kişi” yapan nedir?
Bugüne kadar Cankurtaran Holding bünyesinde Bata’da, daha sonra İngiltere Cambridge’deki girişimlerimde, Türkiye’ye dönüşümle birlikte Sabancı Holding bünyesindeki Giysa’da, Alshaya grubunun bir parçası olarak Starbucks’ta, ardından Best Buy’da, Komşufırın’da ve Penti’de, yani perakendenin pek çok alanında binlerce kişiyle tanıştım, çalıştım. Her biri birbirinden farklı özellikte olan bu kişiler bir noktada benim için sadece ikiye ayrıldı: “Dert edinenler” ve “dert edinmeyenler.”
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
YAZARLAR

Mert Karaibrahimoğlu
1974 yılında İstanbul’da doğan Mert Karaibrahimoğlu Kültür Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun oldu. 30 yılı aşkın bir süredir Türkiye ve İngiltere’de olmak üzere hem profesyonel hem de girişimci olarak perakende sektörünün içerisinde yer alan Karaibrahimoğlu; Arcadia Brands, Starbucks Coffee, Best Buy ve Komşufırın gibi yerli ve global markalarda üst düzey yöneticilik pozisyonlarını üstlendi. 2013 yılında Penti Giyim A.Ş.’ne Perakende ve E-Ticaretten Sorumlu Başkan Yardımcısı rolü ile katılan ve 2 yıl sonra Perakende Grup Başkanlığına atanan Karaibrahimoğlu, 2017’den bu yana CEO pozisyonluğunu yürütmektedir. Ayrıca Zincir Mağazalar Derneği Yönetim Kurulu Üyeliği, TOBB Türkiye Perakendecilik Meclisi Üyeliğini de sürdürmektedir. İlk kitabı “Halden Anlayan Lider” kitabını Şubat 2026’da yayınlayan Mert Karaibrahimoğlu; iş hayatının tıpkı bir aile ortamı gibi olduğu, paylaşmanın ortak bir değer olarak görüldüğü Kyosei felsefesini yönetim şekli olarak benimsemiştir ve iki çocuk babasıdır.

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
OKUMAYA DEVAM EDİN
Dijital ödeme çözümleri, her geçen gün daha da yaygınlaşırken işletmelerin bu çözümlere yaklaşımında güven, kullanım kolaylığı ve sağlanan somut fayda belirleyici hâle geliyor. Yakın tarihte Garanti BBVA’nın kuruluşu Tami’nin ve Ipsos Türkiye’nin işbirliğinde gerçekleşen çalışma da işletmelerin dijital ödeme çözümlerine açık olduğunu, fakat dönüşümün esas anahtarının güven olduğunu ortaya koyuyor.
12 Eki 2026

Tüketicilerin kredi kullanım tercihleri son yıllarda nasıl değişti, Türk bankacılık sektörü para politikası kararlarına nasıl uyum sağlıyor ve finansal teknolojiler alanında faaliyet gösteren girişimlerin büyümesinin önündeki başlıca sorunlar neler? TeklifimGelsin Kurucu Ortağı ve CEO’su İhsan Cem Zararsız, kredi piyasasındaki gelişmeleri, bankaların dijitalleşme sürecini ve Türkiye’de girişimlerin finansmana erişimde yaşadığı sorunları Aposto okurları için anlattı.

Türkiye’de otomotiv pazarı, 2026’nın son çeyreğine frene basarak girdi. Eylül rakamları, sektörle ilgili aylık düşüşten çok daha fazlasını anlattı. Toplam pazar, yıllık bazda %24’ün üzerinde daralırken sektörde yaşanan baskının tüketici için fırsat olup olmayacağı sorusu da gündeme taşındı.

Teknoloji birçok alanda sonuca ulaşmayı kolaylaştırırken ustalığın değeri artık yalnızca bir işi yapabilmekte değil; neyin iyi olduğunu ayırt etmekte, doğru kararı verebilmekte ve yıllar içinde biriken deneyimi yeni araçlara uyarlayabilmekte yatıyor. Ustalık kaybolmuyor; biçim değiştiriyor.

Savunma ihracatı 2002’den bu yana katlandı, yerlilik oranı %80’e ulaştı, Türk şirketleri küresel sıralamalarda yükseldi. Ancak motorlardan kritik elektronik ve optik teknolojilere uzanan kalan %20, Türkiye’nin savunma sanayiindeki asıl sınırını gösteriyor. Bu sınırı aşmak ise daha fazla silah üretmekten değil, bilim ve teknoloji üretebilmekten geçiyor.




