Yaz saati uygulaması, iş dünyasını neden ilgilendiriyor?

Zamanlamayla ilgili belirsizlikler, iş dünyasında koordinasyon sorunlarına yol açabiliyor.
Yaz saati uygulaması, iş dünyasını neden ilgilendiriyor?

13 Kasım - Alternatif Bank - Pareto
Alternatif Bank ile birlikte

Yepyeni dünyaları keşfetme zamanı: Alternatif Banklılara yıllık Boodio üyeliği 1 TL

Hayatı kolaylaştıran yenilikçi çözümler ve sunduğu avantajlarla fark yaratan Alternatif Bank , müşterilerine kitapların keşfedilmeyi bekleyen diyarlarında istedikleri zaman istedikleri yerde yolculuğa çıkabilmeleri için Boodio ’yla çok…

Daha fazlasını öğren →

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Günümüzde iş dünyası sadece ekonomik başarıyı değil, aynı zamanda çevresel sürdürülebilirliği, enerji tasarrufunu, tüketici davranışlarını ve çalışan motivasyonunu da ön planda tutuyor. Yaz saati uygulaması da her sektörden işletme için sıcak bir konu. Başlangıçta üretkenliği ve verimliliği artırmanın bir yolu olarak ortaya çıkarılan bu uygulama, şimdi amacından sapmak ve bazı sektörlere zarar vermekle itham ediliyor. Araştırmalar da yılda iki kez saat değiştirmenin ekonomik tarafta kayda değer olumsuz etkileri olduğunu destekliyor.

  • Tam olarak nedir? Türkçeye "yaz saati uygulaması (YSU)" olarak çevrilen "daylight saving time (DST)", bir ülkede saatlerin ilkbahar başlangıcında bir saat ileri, sonbaharda ise bir saat geri alınmasını kapsıyor. Gün ışığından sabahları daha az, öğleden sonraları daha fazla yararlanmayı amaçlayan uygulama; kısaca, bahar aylarında 23 saat, sonbaharda ise 25 saat süren bir gün deneyimleme şeklinde de açıklanabilir.

Hangi alanlarda pozitif çıktılar görülüyor?

  • Yaz saati uygulamasının en belirgin etkilerinden biri olan enerji tasarrufu, işletmelerin çevresel sürdürülebilirlik hedeflerine katkıda bulunuyor. Daha uzun günler, iş yerlerinin doğal ışığı daha fazla kullanmasına olanak tanıyarak elektrik tüketimini azaltıyor.
  • Uygulamanın bir diğer olumlu yönü, çalışan motivasyonunu artırması. Daha uzun günler, çalışanların iş yerinde daha fazla doğal ışığa maruz kalmasını sağlıyor. Araştırmalar, doğal ışığın insanların enerji seviyelerini artırdığını ve genel motivasyonlarını yükselttiğini gösteriyor. Çalışanlar, gün içinde daha enerjik ve odaklı olma eğiliminde olduğunda iş verimliliği doğal olarak artıyor. 
  • Bir başka avantaj, tüketim alışkanlıklarını olumlu yönde etkilemesi. Daha uzun günler, tüketicilerin akşam saatlerinde kendilerine daha fazla zaman ayırmasına olanak tanıyor. Bu durum, perakende sektörü için özellikle önemli. Mağazalar ve restoranlar, yaz saati uygulaması sayesinde akşam saatlerinde daha fazla müşteri çekebiliyor ve gelirlerini artırabiliyor. Ek saatler, tüketicileri daha fazla harcama yapmaya motive ediyor. JP Morgan Chase Enstitüsü'nün 2016 yılında yaptığı bir araştırma, gün ışığından yararlanma saatinin sona erdiği Kasım ayının ardından tüketici harcamalarının %3,5 düştüğünü ortaya koydu. 

Negatif tarafta hangi başlıklar var?

Yaz saati uygulamasının yarattığı değişiklikler, işletmelerin zaman yönetimi süreçlerini karmaşıklaştırabiliyor. Toplantılar, iş görüşmeleri ve diğer etkinliklerde zamanlamayla ilgili belirsizlikler, iş dünyasında koordinasyon sorunlarına yol açabiliyor.

  • Yatırımcılar ve sermaye piyasası katılımcılarının, bilanço sezonunun tam ortasına denk gelen "saatleri ileri alma" döneminden sonraki hafta muhasebe raporlarına daha yavaş tepki verdikleri görülüyor.
  • Yaz saati uygulamasının iş dünyasındaki bir olumsuz etkisi, çalışanlar arasında uyku düzeni ve biyolojik saatlerde meydana gelen bozulmalar. Zamanın bir saat ileri alınması, çalışanların biyolojik saatlerini düzenleme konusunda zorluklar yaşamalarına neden oluyor. Christopher M. Barnes and David T. Wagner tarafından yürütülen bir araştırma, 1 saatlik uyku kaybıyla işe gidilen ilk pazartesi gününde daha fazla ve daha ciddi boyutta iş kazası bildirildiğini kanıtlayarak YSU ile yaralanmalar arasındaki ilişkiyi ortaya koyuyor. Aynı pazartesi günü, çalışanların işle ilgili olmayan faaliyetler için internette gezinmesi anlamına gelen "siber aylaklık" oranında da keskin bir artış olduğu belirtiliyor. Saat değişikliğinin kalp krizi, felç riski ve depresyonda; dolayısıyla sağlık masraflarında artışa neden olduğuna dair kanıtlar da bulunmakta.
  • Enerji tasarrufu başlığı altında belirtmek gerekir ki, azalan aydınlatma maliyetlerinin faydaları, gün içinde artan klima maliyetleri ve YSU döneminin karanlık sabahlarında daha yüksek enerji talepleri ile büyük ölçüde dengeleniyor.
  • Bununla birlikte, Avrupa'daki saat değişiklikleriyle senkronize olmamanın havayolu endüstrisine yılda 147 milyon dolarlık seyahat aksamasına mal olduğu tahmin ediliyor.

Türkiye'de durum nasıl?

Dünya genelinde saatler, 29 Ekim Pazar günü geri alınırken Türkiye'de 2016 yılında başlayan "kalıcı yaz saati" uygulaması bu yıl yine devam etti. 

  • Yaz saati uygulamasının işçilerin çalışma koşullarına etkilerini değerlendiren İş Güvenliği Uzmanı (İGU) Deniz İpek, “İşçiler özellikle ülkenin batısında, nüfusun yoğun olduğu bölgede gün ağarmadan işe gitmek için karanlıkta güne başlamış oluyorlar. Özellikle öğrencilerin de güne güneş doğmadan başlamaları tartışılıyor. Biyolojik saatin bozulması durumunun çeşitli sağlık sorunlarına yol açabildiği kabul ediliyor" ifadelerini kullandı.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto
∙

BÜLTEN SAYISI

🕰️ Zaman yönetimi, yabancı güveni

Zamanlamayla ilgili belirsizlikler, iş dünyasında koordinasyon sorunlarına yol açabiliyor. Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin AYM'ye ilişkin kararı, hukukun yabancı yatırımcıya etkisi üzerinde tartışmalara neden oldu.

13 Kas 2023

Alternatif Bank ile birlikte
🕰️ Zaman yönetimi, yabancı güveni

YAZARLAR

İdil Ertürk

İş Dünyası & Finans Editörü

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto
∙

HİKAYE

Yanlış soru: Reklamcılık bitti mi? Doğru soru: ‘Ödünç alınmış dikkat’le marka iletişimi olur mu?

"Ödünç dikkat çağı" bugünlerde yeni bir şey gibi paketleniyor ama neredeyse reklamcılık kadar eski bir tartışma bu. Öte yandan viral akımlar, memler, trend sesler, influencerlar çağında araştırmalar, ödünç dikkatin kapıyı açsa da alışkanlık yaratmadığını da gösteriyor. Peki bu tartışmaların ortasında reklamcılıktan elde kalan ne? Bunun cevabı şeffaf süreçler, doğrulanabilir sonuçlar, kanıtlar ve gerçek insan emeğinde yatıyor.

Ümit Alan

·

23 Eki 2026

Yanlış soru: Reklamcılık bitti mi? Doğru soru: ‘Ödünç alınmış dikkat’le marka iletişimi olur mu?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Aidiyet ekonomisi: Favori markalarınız neden bez çanta satıyor?

Eskiden yalnızca satın alınan ürünleri taşımak için kullanılan bez çantalar, bugün tüketiciler için bir statü sembolüne, markalar için ise maliyetsiz bir reklam aracına dönüşüyor. Giderek daha fazla işletme, esas faaliyet alanının dışına çıkarak bez çantalardan tişörtlere, şapkalardan kupalara kadar uzanan “merch” koleksiyonları oluştururken bir dönemler ücretsiz dağıtılan bu promosyon ürünleri, tüketicilerin para ödemeye gönüllü olduğu yeni bir pazar yaratıyor.

Doğa Yurduneri

·

21 Eki 2026

Aidiyet ekonomisi: Favori markalarınız neden bez çanta satıyor?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Otomobil sektörünün yeni ikilemi: Yakıt krizi elektriklinin kaderini değiştirir mi?

Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği akaryakıt krizi, elektrikli otomobillere yönelik talebi yeniden artırırken sektördeki dengeleri de değiştiriyor. Son bir yılda elektrifikasyon yatırımlarını küçülten otomobil devleri, yükselen talep ve Çin’deki üreticilerin güçlenen rekabeti karşısında gelecek stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.

Doğa Yurduneri

·

14 Eki 2026

Otomobil sektörünün yeni ikilemi: Yakıt krizi elektriklinin kaderini değiştirir mi?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Dijital ödemede güven eşiği: Her 10 işletmeden 7’si yeni çözümlere açık

Dijital ödeme çözümleri, her geçen gün daha da yaygınlaşırken işletmelerin bu çözümlere yaklaşımında güven, kullanım kolaylığı ve sağlanan somut fayda belirleyici hâle geliyor. Yakın tarihte Garanti BBVA’nın kuruluşu Tami’nin ve Ipsos Türkiye’nin işbirliğinde gerçekleşen çalışma da işletmelerin dijital ödeme çözümlerine açık olduğunu, fakat dönüşümün esas anahtarının güven olduğunu ortaya koyuyor.

12 Eki 2026

Dijital ödemede güven eşiği: Her 10 işletmeden 7’si yeni çözümlere açık
ParetoPareto
∙

HİKAYE

İhsan Cem Zararsız: "Yol çok uzunmuş, biz hala başındayız"

Tüketicilerin kredi kullanım tercihleri son yıllarda nasıl değişti, Türk bankacılık sektörü para politikası kararlarına nasıl uyum sağlıyor ve finansal teknolojiler alanında faaliyet gösteren girişimlerin büyümesinin önündeki başlıca sorunlar neler? TeklifimGelsin Kurucu Ortağı ve CEO’su İhsan Cem Zararsız, kredi piyasasındaki gelişmeleri, bankaların dijitalleşme sürecini ve Türkiye’de girişimlerin finansmana erişimde yaşadığı sorunları Aposto okurları için anlattı.

Emircan Yaman

·

12 Eki 2026

İhsan Cem Zararsız: "Yol çok uzunmuş, biz hala başındayız"