Yeni bir form, yeni bir yön: Barış Demirel


A’dan Z’ye aradığınız her şey tek bir platformda: Accessland
Ipsos tarafından yapılan anketlerden hareketle Haziran 2021'de yayımlanan bir rapor, Türkiye'de görüşülen kullanıcıların %92'sinin geçtiğimiz bir yılda en az bir canlı yayın izlediğini gösteriyor. Ayrıca aynı orandaki katılımcılar,…
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Evdeki sesler: 1990’ların başınd, salonundan ya da mutfağından Dalin bebe şampuanın reklam müziği yükselen bir evdeyim. Barış’ın annesi radyodan duyduğu reklam müziğini sırf oğlu çok sevdiği için defalarca söyledi. Bu aynı zamanda Barış’ın o yaşlardan aklında kalan ilk melodi.
Sonları babası Ada Müzik’ten Sular Yükseliyor ve Kent Ozanları gibi derleme kasetlerin yanı sıra Grizu, Kramp, Bulutsuzluk Özlemi, Pentagram gibi grupların albümlerini de alıp getirmiş Barış’a. Bir de o dönem evde sadece Barış’ın “Alternatif ve sevdiğim müzikleri televizyonda görebildiğim tek kanaldı,” diye anlattığı EKO TV açık.

Barış'la Kalamış Sahili'nde kayalıklarda
Kuzen Özgür Abi: Sırada Özgür abi var. Benim değil, Barış’ın Özgür abisi o. Kuzeni de aynı zamanda. Aralarında 11 yaş var. Çocukluk yıllarından yirmili yaşların ortasına kadar Barış’a müzikal anlamda yol gösteren, daha ilkokuldayken Radiohead dinleten, Blur karşısında The Smiths’i asla ezdirmeyen Özgür Abi. Üstelik bir de elektrogitarı var. Barış’ın “Hayatımda birçok şeyi, yönlendiğim mevzuyu Özgür abimden kaptım,” sözleri yeterli zaten. Anmamak olmaz.
Orga niyet gitara kısmet: İlkokul üçte bir gün annesi Barış’a "Hangi enstrümanı çalmak istersin?" diye sordu. Barış da "Org," yanıtını verdi. Annesi gidip onu Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde gitar kursana yazdırdı. Açıklaması da "Abin gibi gitar çal işte. Bebek gibi org mu çalacaksın?” oldu. Barış itiraz etmedi. Belli ki o dönem müzikle herhangi bir enstrüman üzerinden bağ kurmak yeterliydi. Gerisi zaten kendiliğinden gelirdi. Nitekim öyle de oldu.

Barış'ın İran'da bir ustaya yaptırdığı trompet ağızlığı
Destek noktası: Lise yıllarına gidelim. Duman’lı şarkılar dinleyip, Duman’lı şarkılar söylenen yıllar. Barış, o dönem grup kurup sınıfta kaldığı arkadaşlarını bırakıp yeni yolculukların peşine düşse de alternatif rock’tan pek vazgeçmedi. Ta ki üniversiteye geçip çevresinde Peyote’de çalan arkadaşlar olmaya başlayana kadar.
Çok geçmeden kendini o sahnede hayal etmeye başladı. O aralar Özgür Abi de grup kurma teklifiyle gelince hemen kabul etti. 2008 yazı, Peyote’nin müzik direktörü Hakan Orman’dan ilk tarihi kaptığı günü anlatırken gözleri parladı. Belli ki bir dönüş noktası. O seneler Barış trompete de başladı. 2011 yılında Barıştık Mı adıyla katıldıkları Roxy Müzik Günleri’nde gelen birincilikten sonra da müziğe devam etmek için gerekli cesareti topladı. Destek noktası hazırdı.
İlk albüm: Uzun bir süre gelen giden çok olduğu bir grup olan Barıştık Mı, konserler vererek Barış’ın yolculuğuna, hayallerine eşlik etmeye devam etti. Vakti gelince elde avuçta ne varsa ortaya döken Barış, 2014 yılında ilk albümü T.E.A.R’ı yayımladı. “Ciddiye alınmak için o ilk albümü çıkartmak lazım,” sözünden Barış’ın motivasyonunu anlamak mümkün.
Tüm o bu olan bitenler aslında tek bir şeyin hazırlığıydı — o da 2016’da kayıtlarına başlayıp iki yıl sonra yayımlayacakları ikinci albüm Fail Play.

Barıştık Mı, Fail Play
46 dakika: Barıştık Mı’ya Efe Demiral, Tolga Tohumcu ve Tibet Akarca katılınca tam bir grup formuna ulaşmış oldu. Kendilerine Eftibato diyen dörtlü, Barış’ın “Herkesin müziği düşündüğü, elini taşın altına koyduğu, sorumluluk aldığı, potansiyelini ortaya çıkarmak istediği bir duruma gelmişti mevzu,” diye anlattığı dönemde albüm kayıtlarına başladı.
Albümün ortaya çıkması 2018 yılını buldu. Fail Play, dokuz şarkıdan oluşan 46 dakikalık bir albüm. Yerli caz sahnemizde ses kompozisyonları açısından kaydedildiği dönemin çok daha ötesinde bir modernliğe sahip. Bu yüzden albüm hâlâ çok genç ve bir o kadar da zamansız. Gerisini Barış tamamlasın: “Fail Play tam bir grup müziği albümü. O dört kişinin kimyasıyla oluşacak, dört kişinin dinlediği müziklerin onlara yaptığı etkiyle ortaya çıkacak bir albümdü, bir zaman dilimiydi.”
Tam zamanlı müzisyen: Hayatta bazı kararları ben vermemişim gibi gelir. Sanki tüm senaryo beni o karara doğru taşımış ve ben de yolun karşısına geçmişim diye düşünürüm. Tam zamanlı işimden ayrılıp bilinmeyenin zirve yaptığım özgür dönemime geçiş de böyle oldu. Barış için de durum farksız.
Konserlere gitmek için yıllık izinlerini tüketmeye başladığı dönemde karar verme vakti geldiğini anladı. O tüm değişiklikleri bir çantaya doldurup arkasına bakmadan yol aldı: “Kendimi artık yeni bir şeye hazırlamak istiyordum, yeni bir forma, yeni bir yöne... Yeni bir harita çizmem gerekiyordu.” Bu tekilleşme beraberinde ilk solo albüm Mutluluklar'ı da getirdi.
Barış’ın yanına Da Poet’i de alarak canı ne isterse yaptığı bir albüm olarak arşivde yerini aldı. Haziranda yayımlanan albümün lansmanı geçtiğimiz hafta yapıldı. Olağanüstü şartlar olağanüstü durumları da beraberinde getirir. Çok da şaşırmamak lazım.

Barış ve öğlen güneşinde iyice parlaya trompeti
Anahtar: “Gitmeden birkaç isim, şarkı fısılda kulağımıza,” dedim Barış’a. Hazırlıklıydı. İlk önce “Bence çok iyi bir prodüktör, müzisyen, söz yazarı,” girişiyle Cem Özel’i ve onun son EP’si Esra’dan bahsetti. Sonra İlksen Mavituna’nın onunla tanıştırdığı Serdar Ateşer’in 1998’de çıkan Avdet Seyri albümündeki Fact Red şarkısını ekledi. Kapanışı da “Boş yok diyebileceğim bir prodüktör ve beatmaker,” olarak tanıttığı Otis McDonald’la yaptı.
Bis: Podcast kaydının başlarında bir anda Barış, “Bir yere ait olma hissiyatını yeni yeni sorgulamaya başladım. Neredeyse hiç böyle olmamış hayatım. Hep bir yerlerde bulunmuşum sonra başka bir yere geçmişim. Hiç kendimi buralıyım ya da bu insanlarla birlikteyim gibi hissedememişim. Bu aralar onu düşünüyordum çok,” cümlelerini sıraladı.
Sanki o gün bu cümleleri kurmazsa bir anlamı olmayacakmış gibiydi. Kayıt akıp gitti, bu yazı da burada bitti fakat söyledikleri zihnime takıldı. Demek ki bir süre daha beraberiz. Hoş geldin Barış. Güle güle aynı zamanda.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Barış’ın dört albümle köşeleri tutulan müzikli hikâyesinin tam başına davetlisin.
24 Eki 2021

YAZARLAR

Taner Turna
grandkid of david bowie, son of nick cave, brother of thom yorke & damon albarn

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Charlotte Wells’in "Aftersun", Joachim Trier’in "Sentimental Value" ve Rodrigo Sorogoyen’in "El ser querido" filmleri, baba-kız ilişkisinin üç farklı dönemine ve üç ayrı duygusal biçimine bakıyor. Birinde geçmişe dönerek babasını anlamaya çalışan bir kız, diğerinde geçmişin yükünü bugünkü ilişkilerine taşımış iki kız kardeş, bir diğerindeyse yıllar sonra yeniden karşılaşıp eski hesapları açan bir baba-kız.

Lance Oppenheim’ın yeni filmi "Primetime" Chris Hansen’ın televizyon dünyasını güçlü oyunculuklarla yeniden kurarken reyting hırsının insani bedellerini ve gösterinin etik sınırlarını incelemekte yüzeysel kalıyor.

Kültürel mirası turizmin hizmetine sokmak başka şey; turizmi kültürel mirasın daha derin ve daha sürdürülebilir biçimde deneyimlenmesine aracılık edecek şekilde tasarlamak başka. İkisini birbirine karıştırdığımızda eser kolayca bir logoya, bir hediyelik eşyaya veya sosyal medyada tüketilen bir görsele dönüşebilir.

Ölenlerin eşyalarını dağıtıyoruz ama telefonlarımızda sesleri, mesajları, görüntüleri kalıyor. Sandra Wollner’ın "Her Defa" filminden hareketle, kapıya konan ayakkabılardan cevap beklediğimiz mesajlara uzanan yas hâlleri üzerine düşünceler.




