Yeni bir form, yeni bir yön: Barış Demirel

Trompetin arkadaşlık ettiği müzikli bir hikâyenin içindeyim. Gel yanımıza.
Yeni bir form, yeni bir yön: Barış Demirel

Accessland - 24 Ekim - Duende
Accessland ile birlikte

A’dan Z’ye aradığınız her şey tek bir platformda: Accessland Ipsos tarafından yapılan anketlerden hareketle Haziran 2021'de yayımlanan bir rapor, Türkiye'de görüşülen kullanıcıların %92'sinin geçtiğimiz bir yılda en az bir canlı yayın izlediğini gösteriyor. Ayrıca aynı orandaki katılımcılar, öğretici içeriğe sahip videoları ayda en az bir kez ya da daha fazla izliyor. Sonuçlar şaşırtıcı değil. Zira video içerikler ve canlı yayınlar pandeminin başından bu yana başka yollar, başka yönler keşfetmeyi erişilebilir hâle getiriyor. Accessland, zengin içerik kütüphanesi ve platformda bulunan sayısız mesleki hizmetler ile isminin vadettiğini karşılıyor ve her konuda bilgiye erişebildiğiniz renkli bir dünya sunuyor. Accessland ile ister işinizi dijitale kolayca taşıyabilir, ister işini dijitale taşımış alanında yetkin kişi ve şirketlerden anında online hizmet alabilirsiniz. Accessland nedir? Accessland’in renkli dünyası; Yunan mitolojisinden mandalaya, spor ve beslenmeden keman dersine, müzikal terapiden çocuklar için sanat terapisine çok sayıda nitelikli içeriğe erişilebilecek bir dijital içerik pazar yeri sunuyor. Accessland, içerik üreticileriyle kendini keşfetmek, herhangi bir konuda deneyim ve bilgi sahibi olmak isteyenleri bir araya getiriyor. A’dan Z’ye her konuda ücretli ya da ücretsiz içerikler sunan Accessland’in Duende okurları için seçtikleri, aşağıdaki gibi sıralanıyor: Özgür Uysal'la Yunan Mitolojisi: Tanrıların Aşkları ve Hataları - Bölüm 2: Seçimler Cezalar (ÜCRETSİZ) Gülben Aykaç'la Mandala Sembolizmi - 1. Ezoterik Semboller Aile, Evlilik, Çift Terapisti Prof. Dr. Ekrem Çulfa'yla İlişki Sorunları ve Çözümleri İçerik üreticisi ol: Bilgi, deneyim ve tecrübesine güvenenler ile işini dijital dünyada da yapan birey ve şirketlerin hazırladıkları içerikleri Accessland'in sunduğu teknoloji altyapısıyla canlı ve kayıtlı yayınlar aracılığıyla ilgililerine ulaştırarak gelir elde edebiliyor.

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Evdeki sesler: 1990’ların başınd, salonundan ya da mutfağından Dalin bebe şampuanın reklam müziği yükselen bir evdeyim. Barış’ın annesi radyodan duyduğu reklam müziğini sırf oğlu çok sevdiği için defalarca söyledi. Bu aynı zamanda Barış’ın o yaşlardan aklında kalan ilk melodi. 

Sonları babası Ada Müzik’ten Sular Yükseliyor ve Kent Ozanları gibi derleme kasetlerin yanı sıra Grizu, Kramp, Bulutsuzluk Özlemi, Pentagram gibi grupların albümlerini de alıp getirmiş Barış’a. Bir de o dönem evde sadece Barış’ın “Alternatif ve sevdiğim müzikleri televizyonda görebildiğim tek kanaldı,” diye anlattığı EKO TV açık. 

Barış'la Kalamış Sahili'nde kayalıklarda


Kuzen Özgür Abi: Sırada Özgür abi var. Benim değil, Barış’ın Özgür abisi o. Kuzeni de aynı zamanda. Aralarında 11 yaş var. Çocukluk yıllarından yirmili yaşların ortasına kadar Barış’a müzikal anlamda yol gösteren, daha ilkokuldayken Radiohead dinleten, Blur karşısında The Smiths’i asla ezdirmeyen Özgür Abi. Üstelik bir de elektrogitarı var. Barış’ın “Hayatımda birçok şeyi, yönlendiğim mevzuyu Özgür abimden kaptım,” sözleri yeterli zaten. Anmamak olmaz.

Orga niyet gitara kısmet: İlkokul üçte bir gün annesi Barış’a "Hangi enstrümanı çalmak istersin?" diye sordu. Barış da "Org," yanıtını verdi. Annesi gidip onu Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde gitar kursana yazdırdı. Açıklaması da "Abin gibi gitar çal işte. Bebek gibi org mu çalacaksın?” oldu. Barış itiraz etmedi. Belli ki o dönem müzikle herhangi bir enstrüman üzerinden bağ kurmak yeterliydi. Gerisi zaten kendiliğinden gelirdi. Nitekim öyle de oldu.

Barış'ın İran'da bir ustaya yaptırdığı trompet ağızlığı


Destek noktası: Lise yıllarına gidelim. Duman’lı şarkılar dinleyip, Duman’lı şarkılar söylenen yıllar. Barış, o dönem grup kurup sınıfta kaldığı arkadaşlarını bırakıp yeni yolculukların peşine düşse de alternatif rock’tan pek vazgeçmedi. Ta ki üniversiteye geçip çevresinde Peyote’de çalan arkadaşlar olmaya başlayana kadar. 

Çok geçmeden kendini o sahnede hayal etmeye başladı. O aralar Özgür Abi de grup kurma teklifiyle gelince hemen kabul etti. 2008 yazı, Peyote’nin müzik direktörü Hakan Orman’dan ilk tarihi kaptığı günü anlatırken gözleri parladı. Belli ki bir dönüş noktası. O seneler Barış trompete de başladı. 2011 yılında Barıştık Mı adıyla katıldıkları Roxy Müzik Günleri’nde gelen birincilikten sonra da müziğe devam etmek için gerekli cesareti topladı. Destek noktası hazırdı.

İlk albüm: Uzun bir süre gelen giden çok olduğu bir grup olan Barıştık Mı, konserler vererek Barış’ın yolculuğuna, hayallerine eşlik etmeye devam etti. Vakti gelince elde avuçta ne varsa ortaya döken Barış, 2014 yılında ilk albümü T.E.A.R’ı yayımladı. “Ciddiye alınmak için o ilk albümü çıkartmak lazım,” sözünden Barış’ın motivasyonunu anlamak mümkün. 

Tüm o bu olan bitenler aslında tek bir şeyin hazırlığıydı — o da 2016’da kayıtlarına başlayıp iki yıl sonra yayımlayacakları ikinci albüm Fail Play

Barıştık Mı, Fail Play


46 dakika: Barıştık Mı’ya Efe Demiral, Tolga Tohumcu ve Tibet Akarca katılınca tam bir grup formuna ulaşmış oldu. Kendilerine Eftibato diyen dörtlü, Barış’ın “Herkesin müziği düşündüğü, elini taşın altına koyduğu, sorumluluk aldığı, potansiyelini ortaya çıkarmak istediği bir duruma gelmişti mevzu,” diye anlattığı dönemde albüm kayıtlarına başladı. 

Albümün ortaya çıkması 2018 yılını buldu. Fail Play, dokuz şarkıdan oluşan 46 dakikalık bir albüm. Yerli caz sahnemizde ses kompozisyonları açısından kaydedildiği dönemin çok daha ötesinde bir modernliğe sahip. Bu yüzden albüm hâlâ çok genç ve bir o kadar da zamansız. Gerisini Barış tamamlasın: “Fail Play tam bir grup müziği albümü. O dört kişinin kimyasıyla oluşacak, dört kişinin dinlediği müziklerin onlara yaptığı etkiyle ortaya çıkacak bir albümdü, bir zaman dilimiydi.” 

Tam zamanlı müzisyen: Hayatta bazı kararları ben vermemişim gibi gelir. Sanki tüm senaryo beni o karara doğru taşımış ve ben de yolun karşısına geçmişim diye düşünürüm. Tam zamanlı işimden ayrılıp bilinmeyenin zirve yaptığım özgür dönemime geçiş de böyle oldu. Barış için de durum farksız. 

Konserlere gitmek için yıllık izinlerini tüketmeye başladığı dönemde karar verme vakti geldiğini anladı. O tüm değişiklikleri bir çantaya doldurup arkasına bakmadan yol aldı: “Kendimi artık yeni bir şeye hazırlamak istiyordum, yeni bir forma, yeni bir yöne... Yeni bir harita çizmem gerekiyordu.” Bu tekilleşme beraberinde ilk solo albüm Mutluluklar'ı da getirdi. 

Barış’ın yanına Da Poet’i de alarak canı ne isterse yaptığı bir albüm olarak arşivde yerini aldı. Haziranda yayımlanan albümün lansmanı geçtiğimiz hafta yapıldı. Olağanüstü şartlar olağanüstü durumları da beraberinde getirir. Çok da şaşırmamak lazım.

Barış ve öğlen güneşinde iyice parlaya trompeti


Anahtar: “Gitmeden birkaç isim, şarkı fısılda kulağımıza,” dedim Barış’a. Hazırlıklıydı. İlk önce “Bence çok iyi bir prodüktör, müzisyen, söz yazarı,” girişiyle Cem Özel’i ve onun son EP’si Esra’dan bahsetti. Sonra İlksen Mavituna’nın onunla tanıştırdığı Serdar Ateşer’in 1998’de çıkan Avdet Seyri albümündeki Fact Red şarkısını ekledi. Kapanışı da “Boş yok diyebileceğim bir prodüktör ve beatmaker,” olarak tanıttığı Otis McDonald’la yaptı.

Bis: Podcast kaydının başlarında bir anda Barış, “Bir yere ait olma hissiyatını yeni yeni sorgulamaya başladım. Neredeyse hiç böyle olmamış hayatım. Hep bir yerlerde bulunmuşum sonra başka bir yere geçmişim. Hiç kendimi buralıyım ya da bu insanlarla birlikteyim gibi hissedememişim. Bu aralar onu düşünüyordum çok,” cümlelerini sıraladı. 

Sanki o gün bu cümleleri kurmazsa bir anlamı olmayacakmış gibiydi. Kayıt akıp gitti, bu yazı da burada bitti fakat söyledikleri zihnime takıldı. Demek ki bir süre daha beraberiz. Hoş geldin Barış. Güle güle aynı zamanda.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

🎧 Keşif Sahnesi #8: Barış Demirel

Barış’ın dört albümle köşeleri tutulan müzikli hikâyesinin tam başına davetlisin.

24 Eki 2021

Accessland ile birlikte
Fotoğraf: Deniz Sabuncu

YAZARLAR

Taner Turna

grandkid of david bowie, son of nick cave, brother of thom yorke & damon albarn

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Furious: Öfkenin kadından kadına aktarılan kanatları

Dying for Sex’te (2025) yaralı, öfkeli ve arzularıyla var olabilen bir kadın yaratan Elizabeth Meriwether, Furious’ta da kadın öfkesinin başka bir yüzüne bakıyor. Dizinin üç kadın karakterinin öfkeleri aynı yerden doğmuyor, aynı biçimde dışarı vurulmuyor ve onları aynı yola götürmüyor. Fakat üçü de kendilerinden önce başka kadınların taşıdığı öfkeden bir parça devralıyor. İlk sezon sona erdiğinde geriye tek bir kadının intikamından çok daha fazlası kalıyor: Kuşaktan kuşağa, bedenden bedene dolaşan ve kendisine başka başka yollar arayan bir kadın öfkesi.

Tuba Büdüş

·

14 Eyl 2026

Furious: Öfkenin kadından kadına aktarılan kanatları
DuendeDuende

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Sadakatsizlikle başa çıkmaya çalışanlar için kitap reçetesi

Sadakatsizliğe uğramak insanın eğitimiyle, yaşıyla, güzelliğiyle, zekasıyla ya da ne kadar “iyi bir partner” olduğuyla açıklanabilecek bir şey değil. Yine de insan böyle bir şey yaşadığında çoğu zaman suçu kendisinde arıyor. Oysa bu soruların çoğunun sebebi kontrolümüz dışında gelişen bir olayı yeniden kontrol edilebilir hâle getirme çalışmamız. "Sadakatsizlikle nasıl başa çıkarım?" diye düşünenler için üç kitap.

Aslı Perker

·

11 Eyl 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Sadakatsizlikle başa çıkmaya çalışanlar için kitap reçetesi
DuendeDuende

HİKAYE

'The Unknown': Bir bedeni aynı insan yapan nedir?

"Anatomy of a Fall"un Oscar ödüllü senaristi Arthur Harari, yeni filmi "The Unknown"da beden değiştirme motifini fotoğraf, kent hafızası ve kimlik üzerine tekinsiz bir bilmeceye dönüştürüyor.

Emre Eminoğlu

·

11 Eyl 2026

'The Unknown': Bir bedeni aynı insan yapan nedir?
DuendeDuende

HİKAYE

Yıldız Tozu | Tutkuların, zamansız rastlantıların ve saplantıların ustası: Pedro Almodóvar

Yıldız Tozu'nda bu haftaki konuğumuz tutkunun, hüznün, kırılganlığın cesur ve sıcak dili; İspanyol yönetmen Pedro Almodóvar. Yeni bir Almodóvar filmine giderken sizi neyin beklediğini hiçbir zaman tam olarak bilemezsiniz. Büyük bir filmle de karşılaşabilirsiniz, küçük bir hayal kırıklığıyla da…

Mehmet Sindel

·

11 Eyl 2026

Yıldız Tozu | Tutkuların, zamansız rastlantıların ve saplantıların ustası: Pedro Almodóvar
DuendeDuende

HİKAYE

Paweł Pawlikowski: 'Ben 20. yüzyıldan kalma bir sürgünüm'

Cannes’da prömiyerini yapan "Fatherland" ile ikinci En İyi Yönetmen Ödülü’nü kazanan Paweł Pawlikowski'yle Thomas Mann’dan savaş sonrası Avrupa’ya, minimalizmden müziğe, entelektüellerin toplumdaki rolünden kendisinin bugünkü dünyada hissettiği yabancılığa uzanan bir sohbete daldık.

Müge Turan

·

10 Eyl 2026

Paweł Pawlikowski: 'Ben 20. yüzyıldan kalma bir sürgünüm'