Yeni müzikleri keşfetmek eskisinden daha mı zor?

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Müziği algoritmalar sayesinde keşfeden kuşaktan değilim. Küçüklüğüm, benden 7 yaş büyük ablamın açtığı şarkıları ve televizyondaki müzik kanallarında gördüklerimi dinlemekle geçti. Ergenlikle beraber bana sunulana değil benim keşfettiğim müzikler önem vermeye başladım. Arkadaşlar arasında değiş tokuş yapılan karışık kaset ve CD’ler, müzik dergilerinin önerileri, kentin underground sahnelerine çıkan sanatçılar ve internetin evlere girmesinin ardından MSN’den yollanan şarkılar, MySpace ve last.fm…
Günümüzde yeni müzikleri keşfetmek eskisinden daha mı zor, daha mı kolay, karar veremiyorum. Apple Music, Spotify ve YouTube Music, olmak üzere üç farklı müzik dinleme platformu kullanıyorum. Eleştiri yazıları yazmak için müzik dinlediğim platformlar Apple Music ve YouTube. Spotify ise kişisel listelerimin olduğu, senenin sonu özetinde karşıma çıkan en çok dinlediğim sanatçıları zaten tahmin ettiğim bir uygulama. Fakat son zamanlarda algoritmam hep aynı şarkılar etrafında dönüyor. Sunulan listelerdense kendi yaptıklarını dinleyen biri olarak bile algoritma oltasına takılıyorum. 2.000 şarkılık kişisel listemi karışık dinlerken hep aynı parçalar çalıyor.
Spotify’ın Temmuz 2024’teki raporuna göre aylık aktif kullanıcı sayısı 626 milyon. Paralı abone sayısı ise bir önceki yıla göre %12 artarak 246 milyona ulaşmış durumda. Apple Music ise 2024 itibarıyla dünya genelinde 93 milyondan fazla aboneye sahip.
Spotify, müzikle ilişkimizi umursamıyor mu?
Spotify hem en çok indirilen hem de algoritması yüzünden en çok eleştirilen uygulamalardan biri. Son zamanlarda değişen arayüzü de ayrıca tartışma konusu. The New Yorker’ın kültür eleştirmeni Kyle Chayka sert bir çıkış yaparak Spotify uygulamasını artık kullanmadığını açıkladı. Eleştirmen, bunun nedenini ise şöyle dile getirdi.
“Spotify’ın sloganı ‘Herkes için müzik’. Oysa bu slogan şöyle olmalı: ‘Size sunduğumuz müziğe şükredin’. Spotify’ın bizden istediği şeyin, kendi başımıza müzik keşfetmek ve ne dinleyeceğimize karar vermek değil, uygulamanın önerdiği müzikleri dinlemek olduğu daha önce hiç olmadığı kadar netleşti. Son Spotify güncellemesinin ardından, uygulamanın üst menüsünde üç seçenek sunuluyor: Müzik, podcast’ler ve sesli kitaplar. (Sesli kitap uygulaması Türkiye’de yok.) Müzik sekmesi ise uygulamanın listeleri, otomatik radyo istasyonları ve algoritma tarafından oluşturulmuş karışımlar ile dolu. Spotify, artık müzikle olan ilişkinizi umursamıyor gibi görünüyor.”
Para verirken aradığımız sadece müzik mi?
Vox’un teknoloji yazarı Adam Clark Estes da uygulamayı artık kullanmadığını açıkladı:
"Muhtemelen Sabrina Carpenter’ın hit parçası Please, Please, Please’in rızam dışında dokuzuncu kez çalmasının ardından Spotify’ı bırakma zamanının geldiğine karar verdim. Şirket 2011’de ABD’de hizmet sunmaya başladığından beri premium abonesi ve çalma listesi koleksiyonumu takıntılı bir şekilde geliştiren bir Spotify fanatiğiydim. Ama ancak bu kadar dayanabildim. Spotify beni sinir etmeye başladı. Uyarı vermeden açılan ve bir türlü kapanmayan konser reklamlar beni delirtti. Üstelik daha fazla ödeme yapmamı istiyordu. Bu yüzden yeni bir müzik dinleme platformu aramaya başladım ve bu sektörü anlamaya çalışırken bir tavşan deliğinin içine daldım. Müzik ve iCloud depolaması da dahil olmak üzere çeşitli Apple hizmetlerini içeren bir paket olan Apple One’a kaydoldum. Spotify’a ödediğim paradan fazlasını Apple’a verdim. NYU Steinhardt’taki müzik programı direktörü Larry Miller, ‘Spotify, müzikten asla para kazanmaya ihtiyaç duymayan şirketlerle rekabet ediyor’ diyor. Diğer uygulamalar birçok şeyi paket hâlinde verirken neden sadece müzikle yetineyim ki?"
Kendi zevklerine yabancılaşma
Her ne kadar istatistikler şimdilik bunu doğrulamasa da Kyle Chayka, Spotify üyeliğini iptal eden birçok kişiye denk geldiğinden bahsediyor:
"Spotify’ın anasayfası kullanıcıları aynı şeyleri tekrar tekrar dinlemeye teşvik ediyor. Bir sanatçının diskografisini görmek için gerçekten çok fazla bilgi sayfasını kaydırmanız ve geçmeniz gerekiyor. Bu tasarım değişiklikleri küçük gibi görünebilir fakat milyonlarca kullanıcının üzerinde büyük bir etkiye sahip. Kullanıcılar bu genel önerilerle o kadar yoğun maruz kalıyorlar ki kendi müzik zevklerine yabancılaşarak Spotify’ın önerdiği müzikleri dinlemekle yetiniyorlar."
Chayka’nın “Kullanıcılar hiçbir zaman alışılmadık veya şaşırtıcı yeni şeylerle karşılaşmıyorlar. Genel olarak daha kötü bir dinleyici ve müzik tüketicisi oluyorlar” sözleri sanatçıların üretimlerine de yansıyor. Şarkılar kısalıyor ve iyi müzikten ziyade video çekilmeye uygun ritimler ön plana çıkıyor.
Hâlâ iPod dinlemek
The Cure’un solisti Robert Smith, geçtiğimiz günlerde müzik dinleme alışkanlıklarıyla ilgili sorulan soruya şaşırtıcı bir yanıt vermiş ve müzik dinleme platformlarını prensip gereği kullanmadığını açıklamıştı. Smith, “Bunun yerine iPod’ları tercih ediyorum” demişti. Smith, farklı ruh hallerine uygun müzikleri dinlemek için çeşitli iPod’lar kullandığını ve her birine karanlıkta bile ayırt edebilmek için etiketler yapıştırdığını ifade etmişti.
Oysa sadece müzik dinlemek istediğimiz uygulamaların algoritmalara yenilmemek de bizim elimizde. Bu yılki hedeflerimden biri, çok dikkat ettiğim Spotify algoritmamı tamamen bozmak. Merakla Spotify’ın aynı şarkıları sunup sunmayacağını bekliyorum! Peki, siz yeni müzikler keşfetmek için çaba sarf ediyor musunuz yoksa algoritmaların sizin için karar vermesine alıştınız mı?
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Bad Bunny'nin doğduğu topraklar olan Porto Riko'da yaşanan toplumsal meseleleri ele aldığı yeni albümü DeBÍ TiRAR MáS FOToS'u inceledik. Turgay Bakırtaş, Ferdi Tayfur'un ölümünün ardından, Türkiye'de arabeskin yükselişini ve düşüşünü yazdı.
06 Oca 2025

YAZARLAR

Eda Solmaz
Müzik yazarı

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Renata Salecl, birçok kitabında neden sonuç bağlamında gündeminde tuttuğu neoliberalizm değişmezini, yeni kitabı "Kabalık Çağı"nda da pergelin sabit ayağı olarak kullanıyor. Bireyselden toplumsala yeni liberal düzenin yarattığı sosyal erozyonu incelerken deyim yerindeyse çuvaldızı hem dayatılmış neoliberal düzene hem de onun heveslisi, faili, sürdürücüsü ve kurbanı durumundaki günümüzün şaşkın bireyine batırıyor.

Virtüöz davulcu Jojo Mayer, “ME/MACHINE” projesi ile geçen Cuma akşamı Terminal Kadıköy’ün içinde bulunan Komünite’de sahne aldı ve akustik davul ile yapay zekayı aynı sahnede gerçek zamanlı bir diyaloğa soktuğu canlı bir performans sundu. Mayer ile insan-makine etkileşimli benzersiz müzik deneyimi konuştuk. Sanatçı, teknolojiden korkmak yerine onu müziğine nasıl adapte ettiğini anlattı.

Dying for Sex’te (2025) yaralı, öfkeli ve arzularıyla var olabilen bir kadın yaratan Elizabeth Meriwether, Furious’ta da kadın öfkesinin başka bir yüzüne bakıyor. Dizinin üç kadın karakterinin öfkeleri aynı yerden doğmuyor, aynı biçimde dışarı vurulmuyor ve onları aynı yola götürmüyor. Fakat üçü de kendilerinden önce başka kadınların taşıdığı öfkeden bir parça devralıyor. İlk sezon sona erdiğinde geriye tek bir kadının intikamından çok daha fazlası kalıyor: Kuşaktan kuşağa, bedenden bedene dolaşan ve kendisine başka başka yollar arayan bir kadın öfkesi.

Sadakatsizliğe uğramak insanın eğitimiyle, yaşıyla, güzelliğiyle, zekasıyla ya da ne kadar “iyi bir partner” olduğuyla açıklanabilecek bir şey değil. Yine de insan böyle bir şey yaşadığında çoğu zaman suçu kendisinde arıyor. Oysa bu soruların çoğunun sebebi kontrolümüz dışında gelişen bir olayı yeniden kontrol edilebilir hâle getirme çalışmamız. "Sadakatsizlikle nasıl başa çıkarım?" diye düşünenler için üç kitap.

"Anatomy of a Fall"un Oscar ödüllü senaristi Arthur Harari, yeni filmi "The Unknown"da beden değiştirme motifini fotoğraf, kent hafızası ve kimlik üzerine tekinsiz bir bilmeceye dönüştürüyor.




