Yeni müzikleri keşfetmek eskisinden daha mı zor?

The New Yorker’ın kültür eleştirmeni Kyle Chayka, Spotify’ın algoritması nedeniyle insanların artık kendi zevklerinden uzaklaşarak sistemin onlara sunduğu müziği dinlediklerini savunan bir yazı kaleme aldı. Peki algoritmalar gerçekten yeni müzik keşfetmeyi zorlaştırıp bize aynı şarkılar ve türler arasında sıkışıp kaldığımız bir dünya mı sunuyor?
Yeni müzikleri keşfetmek eskisinden daha mı zor?

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Müziği algoritmalar sayesinde keşfeden kuşaktan değilim. Küçüklüğüm, benden 7 yaş büyük ablamın açtığı şarkıları ve televizyondaki müzik kanallarında gördüklerimi dinlemekle geçti. Ergenlikle beraber bana sunulana değil benim keşfettiğim müzikler önem vermeye başladım. Arkadaşlar arasında değiş tokuş yapılan karışık kaset ve CD’ler, müzik dergilerinin önerileri, kentin underground sahnelerine çıkan sanatçılar ve internetin evlere girmesinin ardından MSN’den yollanan şarkılar, MySpace ve last.fm…

Günümüzde yeni müzikleri keşfetmek eskisinden daha mı zor, daha mı kolay, karar veremiyorum. Apple Music, Spotify ve YouTube Music, olmak üzere üç farklı müzik dinleme platformu kullanıyorum. Eleştiri yazıları yazmak için müzik dinlediğim platformlar Apple Music ve YouTube. Spotify ise kişisel listelerimin olduğu, senenin sonu özetinde karşıma çıkan en çok dinlediğim sanatçıları zaten tahmin ettiğim bir uygulama. Fakat son zamanlarda algoritmam hep aynı şarkılar etrafında dönüyor. Sunulan listelerdense kendi yaptıklarını dinleyen biri olarak bile algoritma oltasına takılıyorum. 2.000 şarkılık kişisel listemi karışık dinlerken hep aynı parçalar çalıyor.

Spotify’ın Temmuz 2024’teki raporuna göre aylık aktif kullanıcı sayısı 626 milyon. Paralı abone sayısı ise bir önceki yıla göre %12 artarak 246 milyona ulaşmış durumda. Apple Music ise 2024 itibarıyla dünya genelinde 93 milyondan fazla aboneye sahip.

Spotify, müzikle ilişkimizi umursamıyor mu?

Spotify hem en çok indirilen hem de algoritması yüzünden en çok eleştirilen uygulamalardan biri. Son zamanlarda değişen arayüzü de ayrıca tartışma konusu. The New Yorker’ın kültür eleştirmeni Kyle Chayka sert bir çıkış yaparak Spotify uygulamasını artık kullanmadığını açıkladı. Eleştirmen, bunun nedenini ise şöyle dile getirdi.

“Spotify’ın sloganı ‘Herkes için müzik’. Oysa bu slogan şöyle olmalı: ‘Size sunduğumuz müziğe şükredin’. Spotify’ın bizden istediği şeyin, kendi başımıza müzik keşfetmek ve ne dinleyeceğimize karar vermek değil, uygulamanın önerdiği müzikleri dinlemek olduğu daha önce hiç olmadığı kadar netleşti. Son Spotify güncellemesinin ardından, uygulamanın üst menüsünde üç seçenek sunuluyor: Müzik, podcast’ler ve sesli kitaplar. (Sesli kitap uygulaması Türkiye’de yok.) Müzik sekmesi ise uygulamanın listeleri, otomatik radyo istasyonları ve algoritma tarafından oluşturulmuş karışımlar ile dolu. Spotify, artık müzikle olan ilişkinizi umursamıyor gibi görünüyor.”

Para verirken aradığımız sadece müzik mi?

Vox’un teknoloji yazarı Adam Clark Estes da uygulamayı artık kullanmadığını açıkladı:

"Muhtemelen Sabrina Carpenter’ın hit parçası Please, Please, Please’in rızam dışında dokuzuncu kez çalmasının ardından Spotify’ı bırakma zamanının geldiğine karar verdim. Şirket 2011’de ABD’de hizmet sunmaya başladığından beri premium abonesi ve çalma listesi koleksiyonumu takıntılı bir şekilde geliştiren bir Spotify fanatiğiydim. Ama ancak bu kadar dayanabildim. Spotify beni sinir etmeye başladı. Uyarı vermeden açılan ve bir türlü kapanmayan konser reklamlar beni delirtti. Üstelik daha fazla ödeme yapmamı istiyordu. Bu yüzden yeni bir müzik dinleme platformu aramaya başladım ve bu sektörü anlamaya çalışırken bir tavşan deliğinin içine daldım. Müzik ve iCloud depolaması da dahil olmak üzere çeşitli Apple hizmetlerini içeren bir paket olan Apple One’a kaydoldum. Spotify’a ödediğim paradan fazlasını Apple’a verdim. NYU Steinhardt’taki müzik programı direktörü Larry Miller, ‘Spotify, müzikten asla para kazanmaya ihtiyaç duymayan şirketlerle rekabet ediyor’ diyor. Diğer uygulamalar birçok şeyi paket hâlinde verirken neden sadece müzikle yetineyim ki?"

Kendi zevklerine yabancılaşma

Her ne kadar istatistikler şimdilik bunu doğrulamasa da Kyle Chayka, Spotify üyeliğini iptal eden birçok kişiye denk geldiğinden bahsediyor:

"Spotify’ın anasayfası kullanıcıları aynı şeyleri tekrar tekrar dinlemeye teşvik ediyor. Bir sanatçının diskografisini görmek için gerçekten çok fazla bilgi sayfasını kaydırmanız ve geçmeniz gerekiyor. Bu tasarım değişiklikleri küçük gibi görünebilir fakat milyonlarca kullanıcının üzerinde büyük bir etkiye sahip. Kullanıcılar bu genel önerilerle o kadar yoğun maruz kalıyorlar ki kendi müzik zevklerine yabancılaşarak Spotify’ın önerdiği müzikleri dinlemekle yetiniyorlar."

Chayka’nın “Kullanıcılar hiçbir zaman alışılmadık veya şaşırtıcı yeni şeylerle karşılaşmıyorlar. Genel olarak daha kötü bir dinleyici ve müzik tüketicisi oluyorlar” sözleri sanatçıların üretimlerine de yansıyor. Şarkılar kısalıyor ve iyi müzikten ziyade video çekilmeye uygun ritimler ön plana çıkıyor.

Hâlâ iPod dinlemek

The Cure’un solisti Robert Smith, geçtiğimiz günlerde müzik dinleme alışkanlıklarıyla ilgili sorulan soruya şaşırtıcı bir yanıt vermiş ve müzik dinleme platformlarını prensip gereği kullanmadığını açıklamıştı. Smith, “Bunun yerine iPod’ları tercih ediyorum” demişti. Smith, farklı ruh hallerine uygun müzikleri dinlemek için çeşitli iPod’lar kullandığını ve her birine karanlıkta bile ayırt edebilmek için etiketler yapıştırdığını ifade etmişti. 

Oysa sadece müzik dinlemek istediğimiz uygulamaların algoritmalara yenilmemek de bizim elimizde. Bu yılki hedeflerimden biri, çok dikkat ettiğim Spotify algoritmamı tamamen bozmak. Merakla Spotify’ın aynı şarkıları sunup sunmayacağını bekliyorum! Peki, siz yeni müzikler keşfetmek için çaba sarf ediyor musunuz yoksa algoritmaların sizin için karar vermesine alıştınız mı?

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

🤵🏻‍♂️ Bad Bunny'den yeni albüm, Ferdi Tayfur

Bad Bunny'nin doğduğu topraklar olan Porto Riko'da yaşanan toplumsal meseleleri ele aldığı yeni albümü DeBÍ TiRAR MáS FOToS'u inceledik. Turgay Bakırtaş, Ferdi Tayfur'un ölümünün ardından, Türkiye'de arabeskin yükselişini ve düşüşünü yazdı.

06 Oca 2025

YAZARLAR

Eda Solmaz

Müzik yazarı

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Amerika’da bir Türk underdog: Aykut Özen ve grubu Ölüm

Ölüm’ün hikayesi, İzmir’den The Strokes’un ön grubu olarak çıktıkları Red Rocks sahnesine uzanıyor. Türkçe sözlü saykodelik rock grubu Ölüm’ün arkasındaki isim olan Aykut Özen; Los Angeles’taki hayatını, 70’lerin parlatılmamış çiğ ruhunu ve ABD müzik sahnesinde ses getiren kırılma anlarını anlatıyor.

Eda Solmaz

·

03 Ağu 2026

Amerika’da bir Türk underdog: Aykut Özen ve grubu Ölüm
DuendeDuende

HİKAYE

Bir kentin tiyatronun ta kendisine dönüşümü: Bergama, neden tiyatrosun sen?

İlki 2018’de düzenlenen Bergama Tiyatro Festivali bu sene 7-8-9 Ağustos’ta yapılacak. Peki kendi kaderine terk edilmiş bir Ege kasabası nasıl tiyatroya, kolektif emeğe, yeni ihtimallere ve yerelden yükselen umudun ta kendisine dönüştü?

Bahar Çuhadar

·

03 Ağu 2026

Bir kentin tiyatronun ta kendisine dönüşümü: Bergama, neden tiyatrosun sen?
DuendeDuende

HİKAYE

İşe Yarar Bir Hayalet: Unutturuldu sanılan hafıza nasıl geri döner?

"İşe Yarar Bir Hayalet", daha ilk dakikalarında bütün derdini anlatıyor. Bir sanat merkezinde, Tayland toplumunun kolektif belleğini temsil eden bir rölyefin yapımını izliyoruz. Keşiş, asker, işçi, köylü, öğrenci, atlet, çocuk, keçi... Bir toplumun hafızasını oluşturan figürler tek bir yüzeyde buluşuyor. "İşe Yarar Bir Hayalet"te kabul görmenin ölçüsü kim olduğunuz değil, kimin işine yaradığınız. Filmin adındaki ironi de tam burada yatıyor.

Tuba Büdüş

·

31 Tem 2026

İşe Yarar Bir Hayalet: Unutturuldu sanılan hafıza nasıl geri döner?
DuendeDuende

HİKAYE

Bir büyüme hikayesi: Spider-Man nasıl farklı hisseden herkesin kahramanı oldu?

Spider-Man’in radyoaktif örümcek ısırığından gizli kimliğine, kayıplarından kendini kabullenme mücadelesine uzanan hikayesi, farklı hisseden herkesin kendisinden bir şeyler bulabileceği bir büyüme anlatısı aynı zamanda. "Brand New Day" ise Peter Parker’ın yetişkinlikte de değişmeye, bedel ödemeye ve şu soruyla yüzleşmeye devam ettiğini gösteriyor: İnsanlar gerçek benliğiyle tanışsalar onu yine de severler miydi?

Emre Eminoğlu

·

31 Tem 2026

Bir büyüme hikayesi: Spider-Man nasıl farklı hisseden herkesin kahramanı oldu?
DuendeDuende

HİKAYE

İnsan ruhunun karanlık sularında: John Boyne'un 'Elementler' serisi üzerine

'Çizgili Pijamalı Çocuk'un yazarı John Boyne, dört kitaplık "Elementler" serisinde insan ruhunun karanlık ve fırtınalı topografyasını çıkarıyor. Boyne, her biri bir solukta okunabilecek serisinde, dijital çağın üzerimize yağdırdığı sosyal virüslerin cirit attığı ortamda travmalara ve insanlığın kurtuluş reçetelerine değiniyor. Her romanda "suç"u farklı bir yönüyle ele alıyor, birbiriyle iç içe geçmiş metinleri birbirinden özgür kılarken bir yandan da her birini ötekine sımsıkı bağlıyor.

Soner Can

·

31 Tem 2026

İnsan ruhunun karanlık sularında: John Boyne'un 'Elementler' serisi üzerine