Yeni yılda şehrin dönüşümüyle ilgili ne beklemeliyiz?


Akıllı şehirlerde ulaşımın geleceği
Land Rover x Disruptive Tech Yapılan araştırmalar; 2030 yılında dünya nüfusunun %60'ının, 2050 yılında ise %70'inin şehirlerde yaşayacağını öngörüyor. Şehirlerdeki bu hızlı nüfus artışının, kaynakların tükenmesine, altyapı…
Daha fazlasını öğren →
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
2021’in ilk pazar gününde, kahvenizi yudumlarken yeni umutların eşlikçisi olabileceğini düşündüğüm bir konuya değinmek istiyorum: Yeni yılda şehrin kültürel dönüşümünü tetikleyecek mekânsal eylemlerden biri olan kentsel dönüşümden ne beklemeliyiz?
Başlangıç noktası: Bu başlığın içeriği çok geniş, çünkü şehrin kapsamı çok geniş. Fakat yapılan ve yapılacak şeylerin hepsi öncesinde yazıyor.
Nerede? Planlarda. Elbette tek bir plan da yok. Nar gibi plan üstüne plan var. Bugün, bu metropolün gelişim noktalarını öğrenmek isteyen biri için 11. Kalkınma Planı’ndan başlayarak 20 tane üst ölçekli plan sayabiliriz. Mekânsal algıya hitap eden veya bütüncül bir yaklaşımla hazırlanan üst ölçekli planların bize söylediği şey ne?
Örneklerle: İstanbul Stratejik Planı 2020-2024’e bakarsak şehrin sakinleri ulaşım altyapısını, depremi ve kentsel dönüşümü işaret ediyor. Bu arada bütün planlara bakmak, bir mesai. Fakat alt ölçekli bir planda, yetkili kişilerinin üst ölçekli planda aldığı kararlar ve verdiği görevler özetlenir. Dolayısıyla İstanbul’un kalkınma planı dâhil hemen hemen her üst ölçekli planda da bu planın bahsi geçiyor.
Kurumlara verilen görev: Daha önce hiç göz atmamış olanlar için kolaylaştırıcı bir örnek olarak, İstanbul’daki ilgili kurumlara verilen bir göreve bakalım: Kentsel dönüşüm uygulamalarında tarihî kent merkezi alanlarının yenilenmesinin yaygınlaştırılması, bu kapsamda yerel yönetimlerle paylaşımlı bir finansman modeli oluşturulması ve 81 ilde tarihî kent merkezleri kent kimliğini ön plana çıkaracak şekilde dönüştürülerek, yatay mimari ve insan odaklılık anlayışıyla tasarımların gerçekleştirilmesi. Buradaki ilgili kişiler Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile çalışacak olan büyük şehir ve ilçe belediyeleri.
Peki, neler beklemeliyiz? Plana göre, “Depreme karşı kentsel dönüşüm ihtiyacına paralel olarak kamulaştırma ve yeni yatırımlar için de kamulaştırma dâhil yeni imar uygulamaları yapılacaktır.” Aynı zamanda, devam eden altı kentsel dönüşüm projesinin 44’ü bulması hedefleniyor. Yani, mahalle bazında 39 ilçeyi deprem risk haritasıyla birlikte okursak ağır hasarlı binaların yer alması beklenen mahallelerin sayısı bu rakamı geçiyor. Hatta mahallesine göz atmak isteyenler için her ilçe ve mahallenin raporu bulunuyor. Bu konuda bir önceki belediye yönetiminin İTÜ kadrosuyla hazırladığı İstanbul Kentsel Dönüşüm Stratejik Planı ve Master Planı da dikkat çekiyor. Kısacası, 2021’de şehrin birçok noktası değişirken iyileştirme ve güçlendirme çalışmaları devam edecek.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Yılın ilk pazarı: Şehirde iz bırakanlar, zihnimizde kalanlar ve kalbimizden geçenler.
03 Oca 2021

YAZARLAR

Ege Dikencik
1990'da Bursa'da doğdum. Bursa Erkek Lisesi ve İTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü'nden mezun oldum. Beş sene süren profesyonel spor hayatım ve birkaç sene zorlanarak gittiğim şan dersleri hayatıma nasıl şekil vermem gerektiğiyle ilgili çok şey öğretti. İstanbul'a geldiğimden beri birçok farklı işi ucundan deneyimledim ve harika insanlarla tanıştım. Şimdilik öğretim hayatıma yüksek lisansa kadar ara verdim; 'eğitim' hayatım ise tam hızıyla devam ediyor.

Aposto İstanbul
İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ara Güler’in objektifinden kalan İstanbul’u bütünüyle geri getirmek mümkün değil. Sokaklar değişti, bazı yapılar ortadan kalktı, kıyılar başka işlevler kazandı. Ara Güler’in ölümünün 8. yılında fotoğraflarına yeniden bakmak, yalnızca eski günleri anmak için değil, yaşadığımız kenti sorgulamak için de bir fırsat.

Bir zamanlar iyi geldiği için adı "terapi" konan bölgelere sahip bu şehir, bugünlerde çoğumuzun psikolojisinin bozulmasının sebeplerinden biri hâline gelmiş gibi. Belki de sorun İstanbul’un yalnızca çok kalabalık olması değildir. Belki sorun, İstanbul’un bize kendimiz için giderek daha az yer bırakması. Belki mesele yalnızca trafik değil, gürültü değil, nüfus değil, beton değil. Bütün bunların arasında kendimize ait küçücük bir alan bulamamak.

Dört yıllık tadilatın ardından yeniden açılan Eski Şark Eserleri Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin geniş koleksiyonundaki hikayelerin peşine düşmek için İstanbullulara bahane oldu. Dört bin yıllık bir aşk şiirinden Assur’un süslü cinlerine, Midillili bir köpeğin mezartaşından müze bahçesindeki altı Bizans, üstü Osmanlı çeşmesine, bu kez hemen akla gelen başyapıtlarla değil, ilk bakışta gözden kaçabilecek ilginç hikayeler eşliğinde geziyoruz müzeyi.

İstanbul’da gezerken bazen bir sarnıcın önünden geçeriz, bazen bir sur parçasının yanından. Bazen eski bir kilisenin, bazen bir saray kalıntısının, bazen de adını bilmediğimiz bir sütunun önünde dururuz. Çoğu zaman fark etmeyiz; fark ettiğimizde de bu kalıntıları ayrı ayrı görürüz. Ayasofya bir yerde durur, Kariye başka bir yerde. Oysa bütün bunlar aynı büyük hikayenin parçalarıdır: İstanbul’un bin yılı aşan Roma / Doğu Roma başkentliği.

Kadıköy değişiyor ama bu sadece yapısal bir dönüşüm değil. Bu, bir mahallenin değişen yaşam kültürünün, aşınan kent belleğinin ve yaşadığı çevre üzerinde söz sahibi olmak isteyen sakinlerinin hikayesi aynı zamanda. Caferağa Mahallesi Muhtarı Hanife Dağıstanlı, son 15 yılda semtin geçirdiği dönüşümü kent belleği, kamusal alan ve aidiyet üzerinden değerlendiriyor.




