Yerli sağlık turizmi girişimi New Me, 500 bin dolar yatırım aldı

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Sağlık turizminde gelişmiş ülkelerde estetik dikeyine odaklanan ve hekim ve hastaneleri sağlık turistleriyle buluşturan yerli bir pazar yeri olarak öne çıkan girişim New Me, aralarında Keirestu Forum Türkiye, TRAngels melek yatırımcıları, Engel Effect, Alemşah Öztürk ve Claus Bollrath'ın da bulunduğu yatırımcılardan 500 bin dolar yatırım aldı.
Geniş açı: Booking mantığını sağlık turizmiyle buluşturan New Me, sağlık turizmi için Türkiye'ye gelen kullanıcıların otel, transfer, refakatçi ve komplikasyon sigortası gibi ürün ve hizmetlere tek bir platform aracılığıyla ulaşmasını ve bu süreçleri yönetmesini mümkün kılıyor.
- Bu bağlamda kullanıcılar, platform aracılığıyla tedavi ve sağlık kurumlarına dair bilgi alabilmeye ve taksit seçenekleriyle çevrimiçi ödeme yapabilmeye ek olarak hekimlerle videolu görüşme gerçekleştirebiliyor ve tüm süreç için sağlık danışmanlarından destek alabiliyor.
Dahası: New Me kurucusu ve CEO'su Ahmet Fırat, iş modellerinin benzerinin Türkiye'de bulunmadığını belirterek New Me'yi sağlık turizmi acentelerinden farklı kılan şeyin pazar yeri yaklaşımları olduğunu ifade ediyor. Alışılagelmiş seyahat deneyimini sağlık turizmine uyarladıklarını aktaran Fırat, Türkiye'nin önde gelen estetik cerrahlarını, tedavi kliniklerini ve hastanelerini dünyanın her noktasından sağlık turistleriyle bir araya getirdiklerini kaydediyor.
- Fırat ayrıca New Me'nin aylık brüt ürün değerlerinin (GMV) dolar bazında %50'den fazla büyüdüğünü ve yabancı hasta trafiğinde her ay %30 artış meydana geldiğini de sözlerine ekliyor.
Hedef: Yeni yatırımla Türkiye'nin sağlık turizmi pastasından en az %5 pay almayı ve liderliğini güçlendirmeyi planlayan New Me, dünya genelinde ise sağlık turizmi pazar yerleri arasında da ilk 5'e girmeyi hedefliyor. Planları arasında yatırımı küresel açılmak için kullanmak da bulunan New Me, sağlık turizmiyle öne çıkan Tayland gibi 3 ülkede pazar lideri olmayı amaçlıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Çin geçen hafta, medyaya “Çin’den yapay zeka aşklarına yasak” tarzı başlıklarla yansıyan bir düzenlemeyi uygulamaya koydu. Düzenlemenin hedefi gayet net: Kişinin kişilik özelliklerini, düşünce kalıplarını ve iletişim tarzını taklit ederek sürekli duygusal etkileşim sağlayan hizmetler. Peki yasanın arkasındaki gerekçe neydi, dünyanın geri kalanının bu yasağı takip etmesi olası mı ve tabii artık bir halk sağlığı sorununa dönüşen "yalnızlık salgını"nın önüne bu şekilde geçilebilir mi?

OpenAI, güvenlik testi sırasında kapalı bir test ortamından (sandbox) kendiliğinden çıkan iki yapay zeka modelinin internete erişim sağlayarak açık kaynak kodlu yapay zeka yazılımlarının açık kütüphanesi Hugging Face'in sistemlerine sızdığını açıkladı. Peki bu olay gerçekten yapay zekanın bilinç kazandığını gösteren bir dönüm noktası mı?

Yapay zekayla konuşurken onların yalnızca son cevabını görürüz. Sohbet robotlarına güç veren büyük dil modellerinin o yanıta nasıl ulaştığını, hangi ihtimalleri elediğini ya da cevabını oluştururken "zihinlerinde" nelerin canlandığını bilmeyiz. Anthropic’in yaptığı yeni bir çalışma ise ilk kez bu "kara kutunun" içinde neler yaşandığını ortaya koyuyor.

Kullanıcılar artık, günün giderek daha büyük bir bölümünü düşünmekten, alışılmışın dışına çıkmaktan ve kendi yolunu çizmekten uzaklaştıran sistemlerin içinde geçiriyor. Fakat uzmanlara göre karşımıza çıkan her engeli aşılması gereken bir sorun olarak görmemek gerekiyor. Hayatın içinde her zaman engeller, bekleme anları ve aksilikler oluyor. Fakat tam da bu sürtünmeler, insanı düşünmeye, mücadele etmeye, problem çözmeye, sabretmeye ve kendi yolunu çizmeye zorluyor.

Yapay zeka devi Anthropic, milyonlarca ikinci el kitabı satın aldı. Ciltlerini hidrolik bıçaklarla kesti, sayfaları yüksek hızlı tarayıcılardan geçirerek dijitalleştirdi ve kağıt kopyaları imhaya gönderdi. Yapay zeka şirketleri, kitaplar yok olsa da metnin milyonlarca insana cevap veren bir sistemin içinde yaşadığını savunuyor. Asıl soru ise şu: İnsanlığın en az 200 yıllık kolektif entelektüel birikimi özel modellere aktarılırken, bunun ne kadarı kamuya geri dönecek ve buna kim karar verecek?



