Yeşil Dönüşümün Anahtarı: Enerji Verimliliği

İhtiyacımız olan tek şey harekete geçmek!
Yeşil Dönüşümün Anahtarı: Enerji Verimliliği

Mayıs/Haziran - BMW - Dünyahali
BMW ile birlikte

Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle yayınlanmaktadır. BMWi sürdürülebilir mobilite için kapsamlı çözümler sunar .

Daha fazlasını öğren

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

Hakan Bulgurlu, CEO, Arçelik & Yuvam Dünya Danışma Kurulu Üyesi 

Tüm dünyada orman yangınları, sel felaketleri gibi aşırı hava olaylarının gölgesinde geçen 2021 yazının ardından bu yıl da yaz mevsimini rekor sıcaklık haberleri ile karşıladık.

  • Hindistan Meteoroloji Ofisi’nin yaptığı açıklamaya göre, ortalama yaz sıcaklığının 36-38 derece olduğu ülkede bu yıl mayıs ortası sıcaklık ortalaması 49 dereceyi gördü. Yine Hindistan’da geçtiğimiz mart, son 122 yılın en sıcak mart ayı olarak kayıtlara geçti; yağışlar ise yüzde 71 oranında azaldı.
  • Fransa’da sıcaklık 35 dereceyi görerek Temmuz, Ağustos normallerinin üzerine çıktı. Benzer şekilde İspanya’nın güneyinde sıcaklık haziran başında 43 derece olarak ölçüldü ve son 20 yılın rekoru olarak kayıtlara geçti.
  •  Pakistan’ın Jacobabad şehrinde mayıs ayında sıcaklıklar 51 dereceyi görürken yağışlar yüzde 62 oranında azaldı.

Hükümetler arası İklim Değişikliği Paneli Değerlendirme Raporu’nda küresel ısınmanın 1.5 dereceye ulaşması durumunda sel ve sıcak hava dalgaları gibi aşırı hava olaylarının çok daha sık yaşanacağını paylaşmıştı. Aslında bu veriler —bırakın 1,5 dereceyi— 1,2 derece daha sıcak bir dünyada bile yaşamın ne kadar zorlaştığını gözler önüne seriyor.

Jeopolitik gerginlikler de iklim krizinin her geçen gün artan yıkıcı etkilerini körüklüyor.

Dünya, Rusya-Ukrayna savaşının tetiklediği bir enerji krizinin içinde; gıda krizinin ise eşiğinde. Zor bir süreçten geçiyoruz fakat ben aynı zamanda değişim için kritik bir noktada olduğumuza inanıyorum. Rusya-Ukrayna arasındaki gerilim Avrupa Birliği başta olmak üzere genel olarak fosil yakıtlara olan bağlılığa dikkat çekti; sürdürülebilir kalkınma için temiz enerjiye geçişin hızlanması gerektiğini gösterdi. Tüm bu üzücü gelişmelerden tek bir mesaj çıkaracak olursak bu mesaj yaşanabilir bir gelecek için yeşil dönüşümün hızlanması gerektiği olmalı.

Yeşil dönüşümde fark yaratacak alanlardan biri ise enerji verimliliği. 

Geçtiğimiz hafta Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) düzenlediği 7. Küresel Enerji Verimliliği Konferansı’na katılmak üzere Danimarka’daydım. Etkinliğin en önemli mesajlarından biri; IEA’nın iklim krizi ile mücadelenin ilk yakıtı (the first fuel) olarak ifade ettiği enerji verimliliğinin aslında bugün karşı karşıya olduğumuz gıda ve enerji krizi için de bir çözüm aracı olmasıydı.

Evlerimizde yer alan dört ürün grubu —buzdolapları, klimalar, motor ve aydınlatma ürünleri— global elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 40’ını oluşturuyor. Sadece bu dört ürün grubunda en verimli sınıfa geçiş yapılmasıyla yaklaşık 2100 kömür santralinin oluşturduğu yıllık emisyonu ortadan kaldırmak mümkün. Özellikle küresel ısınmanın etkisiyle her geçen gün kullanımı daha da artan soğutma sistemleri, bu oranda en büyük paya sahip. Günümüzde dünya çapında 3,6 milyar soğutma ürünü kullanımda; 2050 yılına kadar buna 3 milyar ürünün daha eklenmesi bekleniyor. Her geçen gün ısınan bir dünyada artan bu talebin önüne geçemeyebiliriz fakat bu talebi, çevre ve iklim dostu teknolojilerle karşılayarak emisyonun salınımını büyük oranda önleyebiliriz. 

Öte yandan dünyada herkes soğutma sistemlerine eşit erişim hakkına sahip değil—bu durum gıda israfının da önde gelen nedenlerinden biri. Soğutma sistemlerine erişim yetersizliği nedeniyle üretilen gıdanın yaklaşık yüzde 15’i uygun koşullarda saklanamıyor ve israf oluyor. Bu nedenle tarladan sofraya tüm süreçlerde doğru soğutma sistemlerinin tercih edilmesi bugün açlık sınırında yaşayan milyonlarca insanın gıdaya ulaşmasını sağlayabilecek önemli bir etken.

Enerji verimli ürünler, özellikle orta sınıfın hızla büyüdüğü ama regülasyonların yetersiz kaldığı gelişmekte olan ülkelerde büyük fark yaratabilir. 

Global emisyonların 3’te 2’sinin kaynağı gelişmekte olan ülkeler fakat temiz enerji yatırımlarının sadece 5’te 1’i bu ülkelere yapılıyor. Bugün Hindistan’daki soğutma sistemleri Japonya gibi gelişmiş ülkelere kıyasla 3 kat daha fazla enerji tüketiyor; Afrika’da ise satılan klimaların yüzde 35’ini enerji verimliliği düşük ürünler oluşturuyor. Aşırı hava olaylarının en çok etkilediği bu bölgelerde enerji verimli ürünlerin kullanılması küresel olarak tüketilen enerji miktarını büyük ölçüde azaltabilir. Örneğin, sadece E enerji sınıfı bir ürünü A sınıfı bir ürünle değiştirerek enerji tüketimini yüzde 50 oranında azaltmak mümkün.

Sürdürülebilir ürün ve üretim standartlarına sahip olmayan Pakistan, Bangladeş ve Güney Afrika gibi ülkelerde yeşil dönüşümün regülasyonlarla desteklenmesi oldukça önemli. Küresel ısınmayı 1,5 derece ile sınırlamak için belirlenen 2030 hedeflerine ulaşmak için özellikle kamu tarafında enerji verimliliğinin bir çözüm aracı olarak benimsenmesi, toplumun bilinçlendirilmesi ve bu alandaki Ar-Ge çalışmalarının önceliklendirilmesi gerekiyor. Kamu kuruluşlarının yapıları gereği yavaş kaldığı noktalarda ise iş dünyası çevik yapısı ile dönüşüme liderlik edebilir. COP26’da iş dünyasının sürdürülebilir kalkınma için gösterdikleri çaba takdir edilmişti; bu momentumu korumalıyız. Hızlı hareket etmek ve özellikle bu bölgelerde toplumsal fayda yaratmak iş dünyası için bir anahtar olabilir.

İklim krizi ile mücadelede harekete geçmediğimiz her geçen gün geleceğimiz için bir tehdit niteliğinde.

Artık iyi niyetli sözleri bir kenara bırakıp taahhütlerimizi gerçek aksiyonla destekleme zamanı. İyi haber şu ki; yaşanabilir, net-sıfır bir gelecek için gerekli teknolojiye ve çözüm fırsatlarına sahibiz. İhtiyacımız olan tek şey harekete geçmek!

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

NEREDE YAYIMLANDI?

DünyahaliDünyahali

BÜLTEN SAYISI

70: Bizi Neler Bekliyor? 🌡️

Orman Yangınları, Enerji Verimliliği, Aşırı Sıcaklar & Kitaplar

17 Haz 2022

BMW ile birlikte
Josh Carter

YAZARLAR

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

İLGİLİ OKUMALAR

DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fısıldayan ağaçlar

Ağaçların Görünmez İletişim Ağı ve Doğanın Dili

01 Tem 2026

Fısıldayan ağaçlar
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek

Warner Bros. Discovery Pazarlama Direktörü Beste Toksoy Balcı ile Röportaj

01 Tem 2026

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fıstık Ağacı

Bir Coğrafyanın Hafızası: Fıstık Ağaçları

01 Tem 2026

Fıstık Ağacı