

Yatırım Finansman , müşterilerine birbirinden özel kampanyalar sunuyor.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) yılın ikinci ve son finansal istikrar raporunu yayımladı.
Makro görünüm
Raporda, Para Politikası Kurulu (PPK) karar metinlerinde de vurgulanan küresel durgunluk eğilimine vurgu yapılırken merkez para otoritelerinin bu durumla mücadele etmek için farklı stratejiler benimsediği ifade ediliyor.
Artan faiz oranlarının gelişen ülke piyasalarına yönelik sermaye girişlerini baskıladığının ifade edildiği metinde küresel ekonomik görünümdeki durgunluk beklentilerine karşın enflasyon oranlarındaki yüksek seyrin devam ettiğini hatırlatılıyor. Bu noktada, tahıl anlaşması ve benzeri uygulamaların jepolitik risklerin ekonomik görünüm üzerindeki baskıyı sınırladığı ifade ediliyor.
Salgın döneminin ekonomik aktivite üzerindeki etkilerinin dengelenmesi adına atılan adımların kamu borçluluğu üzerindeki olumsuz etkisinin de vurgulandığı değerlendirmede, küresel kırılganlığın bir mayıs ayında yayımlanan bir önceki rapora göre arttığı ifade ediliyor.
Yurt içi değerlendirme bölümünde, büyüme görünümümün de üçüncü çeyrekte yavaşlama işaretleri gösterdiği ifade belirtiliyor.
Metinde, cari işlemler dengesindeki bozulma önceki yorumlara paralel olarak ihracattaki ivme kaybı ve enerji fiyatlarına bağlanıyor. Cari açığın finansmanın da ağırlıklı olarak banka dışı özel sektör borçlanması ve yurt dışı yerleşiklerin mevduat hacimleri ile finanse edildiği ifade ediliyor.
Enflasyon görünümüne dair yorum da yine önceki değerlendirmelere paralel. Metinde konu ile ilgili olarak, “enflasyonda yakın dönemde gözlenen yükselişte, enerji maliyeti artışlarının gecikmeli ve dolaylı etkileri, ekonomik temellerle uyumsuz fiyatlama oluşumları ile küresel enerji, gıda ve tarımsal emtia fiyatlarındaki artışların oluşturduğu güçlü negatif arz şokları etkili olmaktadır” ifadesi yer alıyor.
Bunun yanında, güçlü işgücü piyasası, vergi gelirlerindeki artış ile korunan bütçe disiplini ve reel sektörün olumlu seyreden likidite performansı da vurgulanan diğer unsurlar olarak öne çıkıyor.
Hanehalkı
Raporda, ülkemizin hanehalkı borçluluğunun 10 çeyrektir azalmaya devam ettiği ve mevcut seviyenin emsal ülkelere kıyasla çok düşük seyrettiği ifade ediliyor. Hanehalkının finansal varlıklarındaki güçlü artışın liralaşma stratejisine uygun olarak seyrettiği ifade edilen metinde mevduat harici varlıklara gösterilen talep olumlu olarak değerlendiriliyor.
Devreye alınan önlemlerin, borçlu kişi sayısını azalttığı, kişi başı borç hacmindeki artışın enflasyonun altında kaldığı ve borç ödeme performansının çok güçlü olduğu da metinde yer verilen diğer değerlendirmeler arasında yer alıyor.
Raporun hanehalkı bölümünde kredi kullanım detayları, dolarizasyon eğilimi ve varlık dağılımlarında dair başka bir çok detaya yer verilmiş durumda
Finansal kesim
Raporda, bankacılık sektörünün aktif kalitesinin tarihin en güçlü seviyesinde olduğuna vurgu yapılırken, yabancı para cinsinden borçluluğun azalması ve likidite tamponlarının güçlenmesinin risk azaltıcı etkileri sıralanıyor.
Banka bilançolarındaki TL kredi büyümesinin TL mevduat hacmindeki artışın gerisinde olması da liralaşma stratejisinin olumlu bir sonucu olarak ifade edilmiş durumda. Burada, bankaların TL aktiflerinin ortalama vadelerinin uzun vadeli ve sabit faizli menkul kıymetlere yönlendirilmesinin de hem vade hem de faiz riski açısından olumlu olarak değerlendirilmiş.
Sektörün gündemden düşmeyen yüksek kârlılığının ise sermaye yeterliliğini desteklemesi son derece olumlu bir unsur olarak vurgulanıyor. Burada, sermaye tamponlarının stres dönemlerinde gereken likiditeyi karşılaması ve olası zararları karşılayabilmesinin önemi bir kez daha hatırlatılıyor.
Kredi büyümesinin planladığı ve yönlendirildiği şekilde devam ettiği, toplam hacimdeki hızlanmanın azaldığının ifade edildiği metinde TL ticari kredi talebinde şirketlerin işletme sermayesi ve stok yatırımlarının ana güdüler olduğu ifade ediliyor. Burada, sabit yatırımlar kaynaklı kredi talebindeki azalma ise uzun vadeli büyüme eğilimine etkisi açısından önemli. Krediler tarafında, faiz oranlarının da düzenlemelerle birlikte düşmeye başladığı ifade edilen diğer bir unsur.
Kredi riski gelişmeleri bölümünde ise düşen tahsili gecikmiş oranına vurgu yapılıyor. Sorunlu alacaklardan yapılan tahsilat performansının genel ortalamanın üzerinde seyrettiği, yakın izleme hacmindeki düşüş ve bu eğilimin genele yayılması olumlu birer unsur olarak vurgulanmış durumda.
Sendikasyon kredilerindeki maliyet artışları ve yenileme oranındaki düşüş de raporda kendine yer bulmuş durumda. Bunun sebebi de bankaların maliyet yönetim stratejileri ile açıklanıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Fitch Ratings 2023 seçimlerine ilişkin tahminlerini paylaştı. TCMB yılın ikinci ve son finansal istikrar raporunu yayımladı. BİST 100 endeksi haftalık kapanış rekorunu tazeledi.
28 Kas 2022

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
İş Bankası’nın ana destekçiliğinde 2017'den bu yana süren Workup Girişimcilik Programı’nın 14. dönemi, çevrimiçi düzenlenen Demo Day etkinliğiyle tamamlandı. Yapay Zekâ Fabrikası’nın yürüttüğü bu dönemde 10 teknoloji girişimi mezun oldu. Dönemi öne çıkaran iki gelişme var: Mezunların 10'da 8'i işini doğrudan yapay zeka üzerine kuruyor ve seçim süreci bu kez bilinçli olarak İstanbul, Ankara ve İzmir’in dışına açıldı. Yeni mezunlarla birlikte programın toplam mezun sayısı 198'e ulaştı.
05 Kas 2026

Türk Devletleri Teşkilatı'nın (TDT) 13. Zirvesi 29-30 Ekim'de Ankara'da yapıldı. Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan TDT'nin üyesi; Türkmenistan, Macaristan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ise gözlemcisi. Zirvenin sonunda üye devletler 163 maddelik Ankara Bildirisi'ni kabul etti. Bildiri ortak alfabeden küp uyduya, savunma sanayisi kolejinden ulaşım koridorlarına kadar pek çok konuyu kapsıyor.

ABD’de 2026 ara seçimlerinin Demokratların hem Temsilciler Meclisi hem de Senato’da çoğunluğu elde etmesiyle sonuçlanması, Amerikan ekonomisi ve küresel finansal piyasalar açısından yeni bir siyasi denge oluşturdu. Ancak seçim sonuçlarının ekonomi politikalarında radikal bir yön değişikliğinden ziyade, yürütme ve yasama organları arasındaki anlaşmazlıkları artırması bekleniyor.

ABD'de 2026 ara seçimleri, Trump'ın ikinci döneminin kalan son iki yılının çerçevesini belirlemiş durumda. Resmi olmayan sonuçlara göre demokratlar hem temsilciler meclisinde hem de senatoda çoğunluğu ele geçirdi. Temsilciler meclisini demokratların kazanması beklenen bir sonuçtu. Sürpriz, cumhuriyetçilerin yıllardır elinde tuttuğu eyaletlerde de koltuklarını yitirerek senato tarafını da kaybetmesi oldu. Bu sonuç Washington'da Trump'ın gücünün yeniden dengelenmesi sürecini başlatırken, önümüzdeki iki yılın maliye, ticaret ve dış politika gündemini doğrudan etkileyecek

İstanbul Sanayi Odası’nda (İSO) 13 yıldır devam eden Erdal Bahçıvan dönemi sona erdi. 4 Kasım'da yapılan seçimlerde Adnan Dalgakıran, Bahçıvan'ın desteklediği Ender Yılmaz'ı 67'ye karşı 86 oyla geride bırakarak İSO'nun 2026-2030 dönemi Yönetim Kurulu Başkanı seçildi. Peki yeni İSO Başkanının programında hangi başlıklar var?



