Yves Tumor'un punk şifası

Yves Tumor’dan nevi şahsına münhasır prodüksiyon şemsiyesi altında, esrarengiz kişiselliği yanında ve onu farklı kimliklere büründüren geniş perdeli vokali eşliğinde yeni bir albüm.
Yves Tumor'un punk şifası

24 Mart - O'art - Duende
O'art ile birlikte

Her cuma Kadıköy’de: Piksel. | O’art Talks Odeabank ’ın sanat platformu O’art , Türkiye’de dijital sanata katkıda bulunmak ve yeni medya sanatçılarını desteklemek üzere önemli eğitim ve destek programlarından biri olan Piksel. ile iş birliğine giderek Piksel. | O'art çatısı altında yakından takip ettiğimiz işlere imza atıyor. Neler var? Piksel. | O’art programı kapsamında 10 genç yeni medya sanatçısına toplam 1 milyon TL burs sağlanıyor. Jüri elemesi sonucunda seçilen genç sanatçılar; Yeni Medya Misafir Sanatçı Programı kapsamında üç ay boyunca Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen sanatçıları, küratörleri, sanat profesyonelleri ve koleksiyonerleriyle tanışma ve beraber çalışma fırsatı buluyor. Seminer serisi Piksel. | O’art Talks tüm sanatseverlere ücretsiz olarak; farklı alanlarda çalışan sanatçılardan, galeri ve müze direktörlerine, küratörlere, uluslararası sanatçı misafir program yöneticilerine kadar geniş bir yelpazede konuklarla bir araya gelme ve sohbet etme imkânı yaratıyor. Tasarım Atölyesi Kadıköy (TAK) ’ta gerçekleşen Piksel. | O’art Talks’larda haziran ayına kadar her cuma dijital sanat alanından farklı konular masaya yatırılıyor. Bugünkü programda hem Akademisyen hem Küratör Ekmel Ertan ve Akademisyen, Küratör ve Yazar Ezgi Bakçay ’ın Kamusal Alanda Dijital Sanat başlıklı konuşması seni bekliyor. Kayıt olmak için bu bağlantıyı kullanabilirsin. Haftanın Piksel. | O’art Talks gelecek programını buradan takip edebilir, Piksel. | O’art hakkında detaylı bilgi almak için şuraya uğrayabilirsin. *Bu bir reklamdır.

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Albüm: Yves Tumor - Praise A Lord Who Chews But Which Des Not Consume; (Or Simply, Hot Between Worlds)

Süre: 37 dakika

Plak şirketi: Warp Records

Yayın tarihi: 17 Mart 2023

Kartonet: Sean L. Bowie, sahne adıyla Yves Tumor, 2022’in sonundan beri teklilerini yayımladığı son albümü Praise A Lord Who Chews But Which Does Not Consume; (Or Simply, Hot Between Worlds) ile müzikal dünyasında yeni bir dönemeci ardında bıraktı.

Kariyerinin ilk yıllarında deneysel, ses kolajı, endüstriyel, elektronik ve ambient gibi janrlarla ilişkilenen Tumor, bu yaklaşımını Safe in the Hands of Love albümüne değin sürdürdü. Albümün gürültülü, kaotik ve tekinsiz ses manzaraları; Yves’in alametifarikası hâline gelmiş soyut prodüksiyon yüzeyinde duygu yoğunluğu her köşeden taşan sıra dışı bir dinleme deneyimi yarattı. 

Safe in the Hands of Love ile bağımsız müzik çemberinin çeperlerinden anaakımının spot ışıkları altına giren Yves Tumor, modern zamanların janr büken ve müziği performatif bir imkân havuzu olarak gören sanatçıları arasına girdi. Yalnızca müziğiyle değil; kuir kimliği, akışkan sahne personası ve kiç olana anti-tez görselliğiyle günümüzün disiplinlerarası ses üretiminde benzersiz bir köşe tuttu. Yves’in, Jordan Hemingway (yeni albümünde de devam eden) işbirliğiyle inşa ettiği bol uyarıcılı, çarpıcı, gore ve grotesk görsel dünyası Pitchfork’ta yayımlanan bir röportajının başlığında kelimelere döküldü: “The Disgusting Beauty of Enigmatic Experimentalist Yves Tumor

Öte taraftan, Tumor’un Safe in the Hands of Love’la ana sahneye taşınan kariyerinin ikinci dönemi, kısa bir süre sonra dönüştürücü bir kırılım yaşadı. Önce 2020 yılındaki Heaven to a Tortured Mind albümü ve bir yıl aradan sonra yayımlanan The Asymptotical kısaçaları, sanatçının kategori-dışı olmaya inatçı ses deneylerinden uzaklaştığı bir yaratıcı süreçti. Yves bu süreçle, rock enstrümantasyonuyla hiç olmadığı kadar yakınlaştı; hit potansiyeli, belli bir kompozisyonu olan ve sözleri takip edilebilir şarkılar üretti. Tabii onu benzersiz kılan vokal performansından, sisli prodüksiyonundan ve janrlar arasılığından tamamen vazgeçmeden.

Yves Tumor’un son albümü, sanatçının bir süredir üzerinde yürüdüğü bu yeni müzikal yaklaşımın kristalize bir formu. Deneyselden, sample’lardan, gürültünün ambiyansından iyice uzaklaşan Tumor, son albümünde alternative rock’ın, shoegaze’in, punk ve post-punk’ın içinden şarkılar çıkardı. Bu bağlamda, Yves’e yeni müzikal açılımında gitar müziğinin atmosferik ve gürültü kilometre taşlarını döşeyen; My Bloody Valentine’den The Smashing Pumpkins’e, Ride’tan Yeah Yeah Yeahs’e birçok shoegaze/grunge/alternatif rock grubuyla çalışmış Alan Moulder’in (albüm miksi) eşlik etmesi şaşırtıcı değil. 

Diğer yandan Praise A Lord’un yaratıcı kadrosu tamamıyla rock ’n roll dünyasına endeksli değil. Prodüktör koltuğunda FKA twigs, Kanye West ve Rosalia gibi yıldız isimlerle çalışmış Noah Goldstein’in oturduğu; misafir müzisyenleri arasında İsveç’in yıldız elektronik müzisyeni Ecco2k (vokal) ve hip-hop yapımcısı Psymun gibilerinin de olduğu albüm, Tumor’un erken dönem kariyerinin ses mirasından izlere de sahip.

Yves Tumor, Praise A Lord Who Chews But Which Des Not Consume; (Or Simply, Hot Between Worlds)

Neden dinleyelim? Yves Tumor, kariyerinin ilk dönemlerinin müzikal dünyasını arkasında bırakmış olsa da onu günümüzün alternatif müzisyenleri arasında istisnai bir yere konumlandıran gizemli, gölgeler altında konaklayan, kişiselliğin kafa karıştırıcı labirentlerinde gezinen cevherini Praise A Lord’da da yitirmedi. 

Bu cevher Yves Tumor’u -Alex Frank’ın deyişiyle- muammalı, benim ifademle bir hilkat garibesi kılan; onu ve müziğini bu kadar merak uyandırıcı kılan şey aynı zamanda. Let The Lioness In You Flow Freely’den Gospel For A New Century’ye, yeni albümünde öne çıkardığım Heaven Surrounds Us Like a Hood’a kadar hemen hemen tüm Tumor şarkıları, bilinçaltının yoğun karanlığından beslenen o tekinsiz cevherinin yansımalarıyla dolu: Sıra dışı, görkemli, opak, kaotik ve belki de en kritiği, şifalı.  

Praise A Lord; sanatçının keskin köşeleri olmayan, disiplinlerarası ve deneysel müzikle bir yol ayrımı olabilir. Ancak bu ayrılık, Tumor’un yukarıda belirttiğim sıfatların kabaca tasvir ettiği dünyasından bir kaçış değil kesinlikle. Zira yeni albümüne verdiği saçmalık raddesinde uzun isminin ve yazdığı şarkı sözlerinin metaforik doğası, kişisel geçmişinin travmatik tortularının eşliğinde dolaşan sorgulamacı bir kimliğin imalarıyla dolu:

Sometimes, it feels like

There's pieces of my heart that I can't show

There's parts of me I still don't even know yet

I wander 'round, I just feel like a nobody

Yves Tumor, God Is a Circle

Praise A Lord’un sanatçının diskografisinde en az önceki işler kadar parlamasını, Tumor’un o mide bulandırıcı güzelliklerle dolu eşsiz içsel dünyasını yeniden ziyaret edebilmemize borçlu olduğumu düşünüyorum. Evet, Yves girift kişiselliğinin ve üstü kapalı şarkı sözlerinin organik sesleri gibi çınlayan deneysel müziğini rafa kaldırdı. Bunun yerine erken 80’lerin hülyalı post-punk’ını, bol yankılı noise pop’unu; 90’ların patlayıcı pop-punk ve grunge gitar nakaratlarını koydu. Ancak bu geçişi, nevi şahsına münhasır prodüksiyon şemsiyesi altında, esrarengiz kişiselliği yanında ve onu farklı kimliklere bürüyen geniş perdeli vokali eşliğinde yaptı. Yani onu, Sean L. Bowie’den Yves Tumor’a dönüştüren her şeyle.

Benzer işler:

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

📽️ A24 ve markalaşan bağımsız sinema

Markalaşan bağımsız sinemanın bir örneği olarak A24, Sam Mendes'in parıldayan kadrosuyla yeni filmi Empire of Light, Yves Tumor'un punk şifası son albümü.

24 Mar 2023

O'art ile birlikte
Fotoğraf: Mike Coppola

YAZARLAR

Koray Soylu

Editor @ Aposto

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

İstanbul konser yorgunu: Müzikseverler ne düşünüyor?

İstanbul bu ay adeta konser yorgunu. Temmuz boyunca her gün birden fazla uluslararası yıldız sahnedeydi. Farklı şehirlerden gelen dinleyiciler de büyük fedakarlıklarla bu deneyimin parçası oldu. Konser alanlarındaki müzikseverlerle konuştuk.

Eda Solmaz

·

27 Tem 2026

İstanbul konser yorgunu: Müzikseverler ne düşünüyor?
DuendeDuende

HİKAYE

Ötekilerin Arkeolojisi: İsmail Gezgin ile kadim çağlardan bugüne zamanın labirentlerinde

Yazar, akademisyen ve arkeolog İsmail Gezgin ile belli başlı kitaplarının ışığında kadim zamanları, yakın geçmişi ve bugünü konuştuk. Sıra kitabı "Ötekilerin Arkeolojisi"ni irdelemeye gelince, İsmail Gezgin "Yoksulluk bir uygarlık icadıdır" diyor ve "modern zamanlar"ı yargılayıp mahkum ediyor.

Soner Can

·

24 Tem 2026

Ötekilerin Arkeolojisi: İsmail Gezgin ile kadim çağlardan bugüne zamanın labirentlerinde
DuendeDuende

HİKAYE

Yıldız Tozu | Isabelle Huppert'in düşünce laboratuvarı

Oynadığı filmlerin türleri değişir, çalıştığı yönetmenler değişir, sinemasal anlayışlar değişir; lakin “Isabelle Huppert sineması” hep aynı sorunun etrafında döner: İnsan, kendi arzusu, iktidarı, korkusu ve özgürlüğüyle baş başa kaldığında kim olur? Bu yüzden onun filmografisi, son yarım yüzyılın ahlak, arzu, güç, sınıf ve özgürlük üzerine kurulmuş, muazzam bir sinemasal düşünce laboratuvarıdır.

Mehmet Sindel

·

24 Tem 2026

Yıldız Tozu | Isabelle Huppert'in düşünce laboratuvarı
DuendeDuende

HİKAYE

The Odyssey: Dönecek ev yok

Christopher Nolan uzun süredir merakla beklenen Odysseia uyarlaması "The Odyssey"de hikayeyi sözcüklerden ziyade aksiyonla anlatıyor. Dolayısıyla kitapta çok daha kurnaz, kibirli ve hatta yer yer zalim bir karakter olan Odysseus, filmde içsel çatışma ve çelişkiden yoksun bir kahramana dönüşüyor.

Aslı Ildır

·

22 Tem 2026

The Odyssey: Dönecek ev yok
DuendeDuende

HİKAYE

Esir alınan yaratıcılık: Müzisyenler sosyal medyada görünür olmak zorunda mı?

Günümüzde bir müzisyen aynı anda içerik üreticisi, pazarlama ve sosyal medya uzmanı da olmak zorundaymış gibi davranılıyor. James Blake, müzisyenlerin şarkılarını duyurmak için görünür olma çabasıyla ilgili sesini yükseltti ve Türkiye'den Ceylan Ertem ve Jehan Barbur gibi isimler de onu destekledi. Peki sanatçılar, sosyal medyada yeterince görünür değillerse yok mu sayılıyorlar?

Eda Solmaz

·

20 Tem 2026

Esir alınan yaratıcılık: Müzisyenler sosyal medyada görünür olmak zorunda mı?