Z Kuşağı Çin iş dünyasıyla 'iğrenç kıyafetleri' ile mücadele ediyor

"Sahip olmak istediğin iş için giyinme, sahip olamadığını düşündüğün koşullar için giyin"
Z Kuşağı Çin iş dünyasıyla 'iğrenç kıyafetleri' ile mücadele ediyor

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Çin'deki Z kuşağı çalışanları, kurumsal hayata uygun bir şekilde şık ve profesyonel giyinmek için yeterince para kazanmadıklarını düşünüyor. Business Insider'ın haberine göre bunun bir sonucu olarak blazer ceketlerin yerini yün hırkalar, yüksek topuklu ayakkabıların yerini kabarık tüylü terlikler almaya başladı. 

Son yıllarda kabul edilebilir işyeri kıyafetlerinin sınırları gündelik seçeneklere doğru kayarken, şık ve gündelik ofis kıyafetleri arasındaki çizgide durmak zor olabiliyor. 

Çin'in TikTok'u Douyin ve Instagram benzeri bir uygulama olan Xiaohongshu'da "gross outfits at work (işyerinde iğrenç kıyafetler)" hashtagiyle gündelik kombinlerini paylaşan gençler, salaş giyinmeyi ülkenin işyeri kültürüne karşı sessiz bir isyan aracı olarak kullanıyor. Uzmanlar bunun, gençlerin işyerinin katılığına ve yorucu çalışma saatlerine karşı geliştirilen daha geniş bir tepkinin parçası olduğunu söylüyor.

Bununla birlikte: Danışmanlık firması Red Ant Asia'nın Çin internet argosuna ilişkin yakın tarihli bir araştırmasında, Çin sosyal medyasında gençlerin 9'dan 5'e çalışmayı ifade etmek için kullanılan "Ban Wei" ifadesiyle işe yönelik duygularını paylaştıklarını yazdı.

  • Doğrudan çevirisi "iş kokusu" olan bu ifade, insanların 9'dan 5'e bir işte çalışmaya başladıklarında geçirebilecekleri günü uyuşuk hissederek bitirme ve aşırı yorgunluk sebebiyle iyi görünmekten vazgeçme gibi değişikliklere atıfta bulunuyor. 
  • Sosyal medya kullanıcıları, işe giderken sevdiğiniz kıyafetleri giyerseniz, ofis havasının özel hayatınıza sızacağı ve "Ban Wei" tarafından kirletileceği esprisini yapıyor. Geriye kalan tek seçenek de ofise "iğrenç kıyafetlerle" gitmek oluyor.

Bu esnada: Çin odaklı danışmanlık firması TONG Global'den Jack Porteous, iğrenç iş kıyafetlerini sergileyenlerin aynı zamanda sosyal ortamlarda daha şık kıyafetler giyen kişiler olduğunu, bu hareketin özel ve profesyonel yaşam arasındaki "dönüşümleri" simgelemeye yönelik eğilimin bir parçası olduğunu belirtti.

Perspektif: Çinli gençler günümüzde mezun olup tarihin en zorlu iş piyasalarından birine giriş yapıyor. Şubat ayında Çin, Aralık ayı için genç işsizlik oranının %14,9 olduğunu açıkladı. Haziran ayından beri yayımlanmayan bu rakam, tam zamanlı öğrencileri hesaplamanın dışında tutuyordu.

  • Dahası: İş bulabilecek kadar şanslı olanlar için de sıkıntılar bitmiyor. Çinli işverenler, işçilerden haftanın 6 günü sabah 9'dan akşam 9'a kadar mesai yaparak yorucu bir çalışma programına uymalarını talep eden meşhur "996" çalışma kültürleriyle tanınıyor.

"İğrenç kıyafetler", belki de Çinli profesyonellerin işlerini tamamen bırakmadan şikayetlerini dile getirebilecekleri en güvenli yöntemlerden biri olarak görülüyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto
∙

BÜLTEN SAYISI

∙

PREMIUM'A ÖZEL

🧢 İşyerinde bir yeni sessiz isyan

Financial Times'ın Türk havacılık sektörünün patlama yaşadığını yazdı. Çin'de Z Kuşağı çalışma kültürüne kıyafetleriyle isyan ediyor. ABD'de daha çok çalışan sendikalaşmaya gidiyor.

22 Nis 2024

🧢 İşyerinde bir yeni sessiz isyan

YAZARLAR

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto
∙

HİKAYE

Sadeliğe giden yollar dikenli ve taşlı olmak zorunda mı?

Bir insanın “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna iki cümleyle cevap verip daha fazlasını anlatma ihtiyacı duymamasıyla bir markanın neyi söyleyip neyi geride bırakacağını bilmesi, aynı olgunluk eşiğine işaret ediyor. Sadelik; hiçbir şey bilmemenin getirdiği bir sığlıktan değil, aksine çok şey bilip hepsinin ağırlığını tarttıktan sonra lüzumsuz olanları arkada bırakabilme cesaretinden geçiyor.

Cem Arıdağ

·

25 Eyl 2026

Sadeliğe giden yollar dikenli ve taşlı olmak zorunda mı?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Nike, S&P 100 endeksine veda ediyor: Yanlış giden neydi?

Nike’ın marka adı, onlarca yıldır “spor” kelimesiyle neredeyse eş anlamlıydı. Bu başarı, şirketi uzun yıllar borsanın favorileri arasında tuttu. Fakat son birkaç yılda ivme şaşırtıcı bir hızla tersine döndü ve şirket, yaklaşık 18 yılın ardından S&P 100 endeksine veda etmek zorunda kaldı. Peki ne oldu da dünyanın en güçlü spor markalarından biri, bu denli hızlı bir düşüşe sürüklendi?

Doğa Yurduneri

·

24 Eyl 2026

Nike, S&P 100 endeksine veda ediyor: Yanlış giden neydi?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Sponsorlu ajan reklamcılığı: Reklamı izlemek yerine, reklamla sohbet etmeye ne dersiniz?

Reklamcılık artık dikkat ekonomisinden niyet ekonomisine geçiş yapıyor. ChatGPT’nin test ettiği Sponsorlu Ajanlar, markaların tüketicinin karar verme konuşmasına doğrudan katılmasını sağlayan yeni bir katman açıyor. Kişiselleştirilmiş iknanın birim maliyeti neredeyse sıfıra inerken mesele, anlatının nerede durduğu ve kimin adına konuştuğunun her aşamada görünür olup olmamasında düğümleniyor.

Ümit Alan

·

18 Eyl 2026

Sponsorlu ajan reklamcılığı: Reklamı izlemek yerine, reklamla sohbet etmeye ne dersiniz?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Makinelere danışıyor, gerçek yorumlara inanıyoruz: Algoritmik itibara giden yol hâlâ insanlardan mı geçiyor?

Arama deneyimimizin yapısal olarak değişmeye başladığı aşikar. Artık sadece bilgi aramıyoruz, aynı zamanda alım kararlarımızı da yapay zekaya danışıyoruz. Ancak yeni denklem yalnızca GEO’dan ibaret değil: Araştırmalar, tüketicilerin yapay zeka önerilerinde hâlâ bağımsız insan deneyimine ve güvenilir üçüncü taraflara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Markalar için de esas mesele, algoritmada görünmek kadar, algoritmanın güvendiği üçüncü taraf dünyasında sahici, tutarlı ve organik bir yer edinebilmekte yatıyor.

Cem Arıdağ

·

18 Eyl 2026

Makinelere danışıyor, gerçek yorumlara inanıyoruz: Algoritmik itibara giden yol hâlâ insanlardan mı geçiyor?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Algoritmadan tabağa: Tedarik zinciri yemek trendlerinin hızına yetişebiliyor mu?

Matcha, protein barlar, iki malzemeli Japon cheesecake’i, Gigi Hadid makarnası, çiğ köfte suşi… Yiyecek trendleri, artık sosyal medyanın etkisiyle çok daha hızlı yayılıyor. Tedarik zincirleri ise bu hıza ayak uydurmakta zorlanıyor. Talep, dijital hızda büyürken çiftlikler ve fabrikalardaki tarım ve gıda üretimi, fiziksel sınırlar içinde kalıyor.

Doğa Yurduneri

·

16 Eyl 2026

Algoritmadan tabağa: Tedarik zinciri yemek trendlerinin hızına yetişebiliyor mu?