11 yıl sonra yeniden: Sidikli Kasabası Müzikali

"Oyun metninin izin verdiği ölçüde görünenin ötesinde bir gerçeklik ifade etmeyi amaçladık."
11 yıl sonra yeniden: Sidikli Kasabası Müzikali

27 Aralık - Coffee Department - ANGST
Coffee Department ile birlikte

Coffee Department ’ta yeni yıl Yeni umutlar yeşerten yılbaşı ruhu, yeni yıla günler kala hepimizi yenilenmeye davet ediyor. Yeni bir yılın tazeliğinden ilham alan Coffee Department , kahveseverleri özenle seçilmiş kahve koleksiyonunun yılbaşına özel üyesiyle tanıştırıyor. Nedir? Karşınızda pembe üzüm, mandalina ve sütlü çikolata tadım notalarıyla Ecuador Lugmapata . Üç nesildir kahve tarımı yapan Merino ailesinin mükemmel tarım uygulamalarıyla işlediği ve direk ticaret ürünü olan bu kahve daha önce hiç deneyimlemediğimiz L2 türü olup, yıkanmış, taptaze hasat, tazeleyici ve meyvemsi hissiyatıyla keyif veren bir yeni yıl kahvesi. Dahası: Yeni yıla girerken Coffee Department’ın tüm nitelikli kahve seçkisiyle tanışmak için 15 Ocak ’a kadar çevrimiçi dükkânda tüm kahvelerini hohoho koduyla %25 indirimli olarak satın alabilir, ayrıca her 750 TL ’lik taze kavrulmuş kahve alışverişinde Comandante MK4 kahve öğütücü çekilişine katılma hakkı kazanabilirsin. Tüm siparişlerinin yanında da yeni yıla özel tasarlanan nostaljik yeni yıl kartpostalı hediye. Yeni yıl kahvesi Ecuador Lugmapata ve diğer Coffee Department kahvelerini incelemek için burayı ziyaret edebilirsin. Ayrıca Coffee Department ’tan bir de yılbaşı mesajın var: “Yeni yıl kahvemizin, hepimize uğur getirmesi dileğiyle!”

Daha fazlasını öğren

Aposto İstanbul

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

Greg Kotis ve Mark Hollmann’ın kaleme aldığı Tony ödüllü Urinetown: The Musical, İstanbul Devlet Tiyatrosu prodüksiyonundan seneler sonra MON yorumuyla yeniden sahnede.

Yönetmenliğini Kayhan Berkin’in üstlendiği, oyuncu kadrosunda Settar Tanrıöğen ve Füsun Demirel’i izleme fırsatı yakaladığımız Sidikli Kasabası Müzikali; Türkiye izleyicisinin dört başı mamur müzikal hasretini gidermek için kolları sıvıyor.

Dünyanın kuraklıkla boğuştuğu ve ev tuvaletlerinin yasaklandığı, tüm tuvaletlerin umumi ve ücretli olduğu, bu sistemin özel bir şirket tarafından denetlendiği bir distopyayı ve bu sistemin bir aşk kıvılcımıyla mücadelesini izlediğimiz müzikal sezon boyunca Zorlu PSM’de sahnelenecek.

Müzikalin Türkiye’deki son uyarlamasının yönetmeni Kayhan Berkin’le ilhamlar, müzikalin atmosferi, uyarlama farklılıkları ve oyundaki yenilikler üzerine konuştuk.

Kayhan Berkin | Fotoğraf: Ayşegül Karacan

Kayhan Berkin | Fotoğraf: Ayşegül Karacan

Urinetown fikri Greg Kotis’in aklına yıllar önce yaptığı ve dar bütçesiyle paralı tuvaletlere bir nevi mahkûm kaldığı bir Paris seyahatinde gelmiş. Sizin için de sahne dışında böyle “ilham verici” durumlar/olaylar söz konusu oldu mu?

Yazdığım ve bir türlü çekemediğim filmler var. Belki tembellikten belki de tiyatro ile aşırı meşgul olduğumdan. Orada bir sürü örnek var bu soruya ilişkin ama fikirlerin hiçbiri de henüz çekilemediğinden burada anlatmak yersiz olur.

Çalıştığım oyunlarla ilgili ilham meselesi bende ters işliyor galiba. Prova odasında o kadar çok vakit geçiriyorum ki prova alanındaki bir konuşma, yazarın bir sözü ya da oyuncunun bir sözü ifade etme tarzı sahne dışındaki özel hayatıma ilham olup hayatı daha farklı algılamamı, yaşamamı sağlıyor.

Kaynak: Zorlu PSM

Kaynak: Zorlu PSM

Oyunun İstanbul Devlet Tiyatrosu sahnelemesiyle MON uyarlaması arasında ne gibi temel farklılıklar var?

Tamamıyla farklı diyebilirim. İstanbul Devlet Tiyatrosu versiyonunu hem o yıllarda tiyatroda hem de sonrasında kayıttan izledim. Farkları iyi niyetli bir çabayla tek tek saysam bile somut gerçeklerle kişisel görüşlerimi birbirine karıştırıp hiç istemediğim hâlde iki oyunu kıyaslamış olma ihtimalim var.

Kaynak: Dadanizm

Kaynak: Dadanizm

Soutra Gilmour, Urinetown’ın sahne dekorunda steampunk estetiğinden, grafik roman ve çizgi romanlardan faydalanmış. Siz sahne dekorunun metnin mesajı ve yarattığı atmosferle uyumunu sağlamak için bu uyarlamada nasıl detaylara yer verdiniz?

Oyun metni benim için hayati bir öneme sahip. Metni iyice anlayıp, derinlerine inip seyirci ile buluştururken aradan çekilmeye çalıştık hem yönetmen hem de tasarım ekibi olarak. Dekorda içeriği en aza indirgeyen sade ve soyut bir anlatımı ön planda tutan, minimalizm etkileri barındıran bir tasarım yaptık diyebiliriz. Oyun metninin izin verdiği ölçüde görünenin ötesinde bir gerçeklik ifade etmeyi amaçladık.

Kaynak: Dadanizm

Kaynak: Dadanizm

Seyirciden nasıl geri dönüşler aldınız? Seyirci reaksiyonuyla oyun üstünde değişiklikler, güncellemeler yaptınız mı?

Seyirciyi dinlerim, anlamaya çalışırım ama seyircinin tepkilerine göre oyunu değiştirmek gibi bir durum söz konusu olamaz. Oyun sahnelenmeye başladıktan sonra güvendiğim birkaç kişiyi oyuna çağırıp yorumlarını dinlerim. Bu yorumlar aklıma yatıyorsa ve düzeltilebilecek gibi şeylerse prova yapıp düzeltirim, düzeltilemeyecek gibi şeylerse de dersimi alıp sonraki oyunlarda bu tuzaklara düşmemeye çalışırım. Oyun başladıktan sonra müdahale ettiğimiz şeyler oldu ama rejiyle ya da oyunculukla değil, daha çok teknikle ilgili şeylerdi.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto İstanbul

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto İstanbulAposto İstanbul

BÜLTEN SAYISI

🕯️ Tiyatro Rehberi #Ocak

Bu ay şehrin tiyatro takviminde N’Olcak Bu Yusuf Umut’un Hâli, Herkes Kocama Benziyor, Aşk Hikâyen Düşmüş, Neredeyse Eşittir ve daha niceleri var.

27 Ara 2022

Coffee Department ile birlikte
Herkes Kocama Benziyor | Kaynak: Kadıköy Emek Tiyatrosu

YAZARLAR

Dilara Kaya

Aposto - Dilara Kaya

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

Sanasaryan Han: Vakıftan lüks otele uzanan yüz yıllık mülkiyet düğümü

Sirkeci’de, İstanbul’un en yoğun geçiş noktalarından birinde yükselen Sanasaryan Han, bugün "lüks otel" olarak işletiliyor. Ancak binanın hikayesi bir otelden çok daha fazlası: Bir Ermeni vakfı, devletleşen bir mülkiyet, siyasi tutukluluk hafızası ve yarım asrı aşan bir hukuk mücadelesi...

Vartan Estukyan

·

17 Tem 2026

Sanasaryan Han: Vakıftan lüks otele uzanan yüz yıllık mülkiyet düğümü
Şehri yaşamanın bedeli: Bayramın ücretsiz otobüslerinde bir İstanbul turu

Bayramda arabasız gezmek, çoğu insana külfet geliyor. Azalan otobüs seferleri, artan yolcu sayısı, belli semtlere gitmenin işkenceye dönüşmesi bayram gezmesinin olmazsa olmazları. Öte yandan ücretsiz bayram otobüsleri, sabahın nurunda kalkıp işe gidenler, bu yüzden şehri ancak bayramdan bayrama keşfedenler, iki kuruş harçlıkla hayatını idame ettirmeye çalışan kadınlar, denizi görmeden büyüyen çocuklar, çocuklarına denizi göstermek için bayramı bekleyen aileler için biraz da.

Ayça Örer

·

29 May 2026

Şehri yaşamanın bedeli: Bayramın ücretsiz otobüslerinde bir İstanbul turu
Hafıza bahçesinde bir kent turu: İstanbul'un kokusu nasıl hatırlanır?

İstanbul, bitkileri ve kokularıyla geçmişin ve bugünün birlikte yaşadığı bir hafıza bahçesidir. Kimileri meşhur bir lavanta kolonyasının ferah kokusuyla büyümüştür; kimileri Tokatlıyan Han’ın önünden geçerken tanıdık bir lavanta esintisini bugün hâlâ duyar. Ve bazen, İstanbul sadece kokusuyla hatırlanır.

Gözde Keskin

·

28 Nis 2026

Hafıza bahçesinde bir kent turu: İstanbul'un kokusu nasıl hatırlanır?
Kır çiçeğinden kültür çiçeğine: İstanbul kent yaşamında lalenin serüveni

İstanbul'da lale sevgisinin kökenleri çok eski zamanlara kadar uzanıyor. Türklerle birlikte Orta Asya'dan çıkıp Anadolu'ya ve İstanbul'a ulaşan lale, bahçelerimizden evlerdeki vazolara, geleneksel el sanatlarından edebiyata hep baştacı ediliyor. Hazır mevsimi gelmişken lalenin tarihinden bugüne uzanan renkli bir yolculuğa çıkıyoruz.

Gözde Akyüz

·

19 Nis 2026

Kır çiçeğinden kültür çiçeğine: İstanbul kent yaşamında lalenin serüveni
Geçmişe isim koymak: Bizans diye bir devlet var mıydı?

Bir devleti, kendi çağında kendine verdiği adla mı anmalıyız, yoksa sonradan yakıştırılan adla da anabilir miyiz? Bu sorunun tek bir doğru cevabı yok. Ancak şunu bilmeden sağlıklı bir tartışma yürütülemez: Bizans, Doğu Roma’nın kendine verdiği bir ad değildir. Bu da bizi daha büyük bir soruya götürür: Tarihi kim anlatıyor, hangi kelimelerle ve neden?

Şerif Yenen

·

10 Mar 2026

Geçmişe isim koymak: Bizans diye bir devlet var mıydı?