42 dakikalık bir ev ziyareti


Biletix’le yaz konserlerine merhaba Bugün, 20 yıldır sanatı ve sanatçıları sanatseverlerle kolayca buluşturmaya hız kesmeden devam eden Biletix’ i biraz daha yakından tanıyoruz. Neler var? İyi bir konser dinlemeye bayıldığını biliyoruz sevgili Duende okuru. Ama hepimizin kişisel favorileri var: Kimi açık havada çimlere yayılmayı sever, kimi kapalı mekân akustiğini hiçbir şeye değişmez, kimi de festival kuşudur. Biletix , farklı türden etkinliklerin derlendiği açık hava , kulüp ve festival rehberleriyle kültür sanat tutkunlarının zevklerine uygun etkinliklerle buluşmasını kolaylaştırıyor. Bizden bir tüyo: Rehberleri kullanırken bölge seçimi yaparak bulunduğun bölgedeki tüm etkinliklerden haberdar olabilirsin. Çok yakında: Hayranlarının dört gözle beklediği Louis Tomlinson , İsveçli sansasyonel şarkıcı Tove Lo , Türkiye’de büyük bir hayran kitlesine sahip Oscar and the Wolf , İngiliz indie sahnesinin önemli isimlerinden Nilüfer Yany a , şehrin en yenisi 34 Calling konserleri , rock ve metal hayranlarının gözdelerinden hem Epica hem Dream Theater , Grammy ödüllü Black Coffee , Fransız soul divası Imany ve kanatlandırmaya gelen Red Bull Istanbul Unlocked , önümüzdeki günlerde Türkiye’de, biletler ise şu an Biletix’te . Şimdiden gelecek konserlerin havasına girmek için Biletix’in Spotify listelerine göz atabilir ya da bu bağlantıyı kullanarak heyecanla beklediğin konserlerin biletlerini satın alabilirsin.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Albüm: Harry Styles, Harry’s House
Süre: 42 dakika
Plak şirketi: Columbia Records & Erskine Records
Kartonet: Solo kariyerinin üçüncü albümü Harry Styles’ın kendini tamamıyla kabul ettirdiği iş olabilir. Albümde beraber çaldığı Kid Harpoon ve Tyler Johnson’la prodüktörlüğü paylaşması işitsel olarak da fark ediliyor. Ortak kararlarla ilerlenmiş olsa da birbirinden farklı perspektiflere sahip müzik insanlarıyla çalışmak Harry’s House’un önceki iki albüme göre farklı bir yer edinmesini sağlıyor. Elbette sadece prodüksiyon aşamasıyla değerlendirilmesi doğru olmaz. Bu farkın en bariz örneği, albümün çok sayıda melodiye sahip olması. Fine Line’da da melodiler yer yer dikkat çekmişti. Ancak bu albümün içindeki şarkıların, birkaç istisna haricinde, farklı motifleri ayrı ayrı entegre edebilmesi yoğun bir emeğin takdir edilesi başarısı. Örnek olarak Grapejuice’a bakmanızı öneriyorum.
Albümün ismi, en az içindekiler kadar ilgi uyandırıcı bir çalışmanın sonucu: Harry Styles’ın üretim aşamasında esinlendiği insanlara direkt referans vermesiyle ortaya çıkıyor. Apple’a verdiği bir röportajda albümün isminin Haruomi Hosono’nun 1973 tarihli Hosono’s House albümünden geldiğini söyleyen Harry, cümlesini şöyle tamamlıyor:
Haruomi’nin albümünü dinlediğimde, buna bayıldım. Harry’s House isminde bir albüm kaydetmek gerçekten eğlenceli olacağını biliyordum.
Styles’ın referansları bununla sınırlı değil. Joni Mitchell’ın 1975 tarihli The Hissing of Summer Lawns albümünde Harry’s House / Centerpiece isimli bir şarkısı var. Hâliyle albümün ismi açıklandıktan sonra Mitchell’ın vereceği tepki merak konusu oldu. Harry Styles’ın, Joni Mitchell’le iletişimine dair bir bilgimiz yok. Elimizde sadece Mitchell’ın attığı sade ve şık tweet'i var.

Joni Mitchell'ın Harry'nin albümü için attığı, "Albümün ismini sevdim," yazan tweet
Neden dinleyelim?: Harry Styles, hem şarkı yazarlığı hem de canlı performans kabiliyeti sayesinde solo kariyeriyle onu müzik sahnesine kazandıran grubu geride bıraktı. Bunu da sadece üç albümlük bir süre zarfında gerçekleştirdi.
Kariyer çizgisine bakıldığında 1990’ların ilk yarısına damga vuran Take That grubundan ayrılıp solo kariyeriyle eşsiz bir başarıya ulaşan Robbie Williams’la olan benzerlikleri Harry’s House’u dinlerken iyice fark edilecek noktaya ulaşıyor. İlk iki albümünde Adore You ve Watermelon Sugar haricinde dünya çapında bir hit bulmakta yer yer zorlandığını dile getirebilirim. Bu aslında olumsuz bir yorum değil. Keza Robbie Williams’ın en çok eleştirilen noktası hitleri haricinde diskografisinin ortalama altı şarkılarla dolu olması.
Harry Styles’ın her şarkısı belli bir seviyenin üstünde. Ancak Harry’s House’un çıkış parçası As It Was, Robbie Williams’ın Angels’ı gibi bir hit olmaya çok yakın. Belki de oldu bile. Albüm öncesi verdiği son büyük konser olan Coachella’da dinleyicilerden gelen reaksiyon da bunu destekleyen bir argüman.
Harry Styles’ın önceki albümlerini ele aldığımızda Harry’s House’un bir nebze daha dingin olduğunu söylemek mümkün. Bunun en net göstergesi Little Freak’le başlayan albümün ikinci yarısında akustik gitarın öne çıkması. Bu sayede şarkıların dinleyiciye dokunması için gerekli alan sağlanmış. Bu tutumdan ayrışan tek şarkı Cinema. Onun gitarlarında da John Mayer var. Gitarlar haricinde Jamiroquai’ı andıran baslar ve synth'lerle dans etmemek mümkün değil. Şarkının iniş çıkışlarında süzülmek için ikinci verse’i oldukça ideal. Hadi koşup sarılın albüme.
Benzer işler: Robbie Williams, Life Thru A Lens & Halsey, Manic.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Paris, 13. Bölge incelemesi; Sons of Kemet'ten Shabaka Hutchings'le kısa bir sohbet; Harry Styles'ın yeni albümü Harry’s House.
27 May 2022

YAZARLAR

Ant Arın Şermet
1998'de İstanbul'da doğdu. 2017'den beri spor, müzik ve sinema alanında yazıp konuşuyor.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Saraybosna Film Festivali’nin 32. yılında yarışmanın öne çıkanlarına, Balkan sinemasının yakın geçmişle ilişkisine ve festivalin en iyi filmlerine yakından bakıyoruz.

Olivia Wilde’ın "The Invite"ı, boşanmanın eşiğindeki bir çiftin evlerine misafir olan başka bir çift üzerinden arzuyu, evliliği, kadınlık deneyimlerini ve birlikte yaşamanın performatif hâllerini didikliyor. Tek mekana sıkışan film, seksin bir ilişkinin nedeni değil semptomu olduğunu söylerken asıl soruyu sonu bırakıyor: Bir ilişkiyi ayakta tutan şey arzu mu, alışkanlık mı, yoksa ilişkinin içinde kendin olabilmek midir?

Datça’nın doğası ve Akdeniz ruhunu cazla buluşturan DatJazz’ın ilk yılında festivaldeydik. Yunan ve Fransız kültürü arasında büyüyen genç sanatçı Melina ile buluştuk ve geleneksel ile moderni buluşturan Doğu Akdeniz müziği üzerine konuştuk.

Otobiyografik kurgu, memoir ve “dolaysızlık” estetiği çağdaş edebiyatın merkezine yerleşirken kurgu, hayal gücü ve başka dünyalar kurma iddiası giderek geri çekiliyor. Édouard Louis’den Karl Ove Knausgård’a uzanan bu yeni gerçekçilik, edebiyatı bir “otantiklik piyasası”na dönüştürürken okuru başka dünyaları tahayyül etmeye değil ona yalnızca empatiyle yaklaşmaya çağırıyor. Politik ve kültürel olarak alternatifsiz bırakılmış dünyanın edebiyattaki semptomları.

Kazdağları’nın ekolojik kırılganlığı ile Mehmetalan Köyü’nün Tahtacı kültürü, sözlü hafızası, mitoloji ve tarih anlatılarıyla ilişki kuran Doğaya Sanat programı ekoloji, yerel kültür ve sanat arasındaki bağı; araştırma, karşılaşma, birlikte düşünme ve üretme pratiği üzerinden ele alıyor. Programın kurucuları Barış Atağ, Oğuzhan Taflı ve program direktörü Derya Yücel ile bu uzun soluklu ilişkinin nasıl kurulduğunu konuştuk.




