42 dakikalık bir ev ziyareti

Harry Styles’ın Haruomi Hosono’nun 1973 tarihli Hosono’s House albümünden ilham alan müzikal evine hoş geldiniz.
42 dakikalık bir ev ziyareti

27 Mayıs - biletix - Duende
biletix ile birlikte

Biletix’le yaz konserlerine merhaba

Bugün, 20 yıldır sanatı ve sanatçıları sanatseverlerle kolayca buluşturmaya hız kesmeden devam eden Biletix’ i biraz daha yakından tanıyoruz. Neler var? İyi bir konser dinlemeye bayıldığını biliyoruz sevgili Duende okuru.

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Albüm: Harry Styles, Harry’s House

Süre: 42 dakika

Plak şirketi: Columbia Records & Erskine Records

Kartonet: Solo kariyerinin üçüncü albümü Harry Styles’ın kendini tamamıyla kabul ettirdiği iş olabilir. Albümde beraber çaldığı Kid Harpoon ve Tyler Johnson’la prodüktörlüğü paylaşması işitsel olarak da fark ediliyor. Ortak kararlarla ilerlenmiş olsa da birbirinden farklı perspektiflere sahip müzik insanlarıyla çalışmak Harry’s House’un önceki iki albüme göre farklı bir yer edinmesini sağlıyor. Elbette sadece prodüksiyon aşamasıyla değerlendirilmesi doğru olmaz. Bu farkın en bariz örneği, albümün çok sayıda melodiye sahip olması. Fine Line’da da melodiler yer yer dikkat çekmişti. Ancak bu albümün içindeki şarkıların, birkaç istisna haricinde, farklı motifleri ayrı ayrı entegre edebilmesi yoğun bir emeğin takdir edilesi başarısı. Örnek olarak Grapejuice’a bakmanızı öneriyorum.

Albümün ismi, en az içindekiler kadar ilgi uyandırıcı bir çalışmanın sonucu: Harry Styles’ın üretim aşamasında esinlendiği insanlara direkt referans vermesiyle ortaya çıkıyor. Apple’a verdiği bir röportajda albümün isminin Haruomi Hosono’nun 1973 tarihli Hosono’s House albümünden geldiğini söyleyen Harry, cümlesini şöyle tamamlıyor: 

Haruomi’nin albümünü dinlediğimde, buna bayıldım. Harry’s House isminde bir albüm kaydetmek gerçekten eğlenceli olacağını biliyordum.

Styles’ın referansları bununla sınırlı değil. Joni Mitchell’ın 1975 tarihli The Hissing of Summer Lawns albümünde Harry’s House / Centerpiece isimli bir şarkısı var. Hâliyle albümün ismi açıklandıktan sonra Mitchell’ın vereceği tepki merak konusu oldu. Harry Styles’ın, Joni Mitchell’le iletişimine dair bir bilgimiz yok. Elimizde sadece Mitchell’ın attığı sade ve şık tweet'i var.

Joni Mitchell'ın Harry'nin albümü için attığı, "Albümün ismini sevdim," yazan tweet


Neden dinleyelim?: Harry Styles, hem şarkı yazarlığı hem de canlı performans kabiliyeti sayesinde solo kariyeriyle onu müzik sahnesine kazandıran grubu geride bıraktı. Bunu da sadece üç albümlük bir süre zarfında gerçekleştirdi. 

Kariyer çizgisine bakıldığında 1990’ların ilk yarısına damga vuran Take That grubundan ayrılıp solo kariyeriyle eşsiz bir başarıya ulaşan Robbie Williams’la olan benzerlikleri Harry’s House’u dinlerken iyice fark edilecek noktaya ulaşıyor. İlk iki albümünde Adore You ve Watermelon Sugar haricinde dünya çapında bir hit bulmakta yer yer zorlandığını dile getirebilirim. Bu aslında olumsuz bir yorum değil. Keza Robbie Williams’ın en çok eleştirilen noktası hitleri haricinde diskografisinin ortalama altı şarkılarla dolu olması. 

Harry Styles’ın her şarkısı belli bir seviyenin üstünde. Ancak Harry’s House’un çıkış parçası As It Was, Robbie Williams’ın Angels’ı gibi bir hit olmaya çok yakın. Belki de oldu bile. Albüm öncesi verdiği son büyük konser olan Coachella’da dinleyicilerden gelen reaksiyon da bunu destekleyen bir argüman. 

Harry Styles’ın önceki albümlerini ele aldığımızda Harry’s House’un bir nebze daha dingin olduğunu söylemek mümkün. Bunun en net göstergesi Little Freak’le başlayan albümün ikinci yarısında akustik gitarın öne çıkması. Bu sayede şarkıların dinleyiciye dokunması için gerekli alan sağlanmış. Bu tutumdan ayrışan tek şarkı Cinema. Onun gitarlarında da John Mayer var. Gitarlar haricinde Jamiroquai’ı andıran baslar ve synth'lerle dans etmemek mümkün değil. Şarkının iniş çıkışlarında süzülmek için ikinci verse’i oldukça ideal. Hadi koşup sarılın albüme.

Benzer işler: Robbie Williams, Life Thru A Lens & Halsey, Manic.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

∙

PREMIUM'A ÖZEL

🎷 Shabaka Hutchings'le söyleşi, Kaş Uluslararası Kısa Film Festivali

Paris, 13. Bölge incelemesi; Sons of Kemet'ten Shabaka Hutchings'le kısa bir sohbet; Harry Styles'ın yeni albümü Harry’s House.

27 May 2022

biletix ile birlikte
Fotoğraf: Udoma Janssen

YAZARLAR

Ant Arın Şermet

1998'de İstanbul'da doğdu. 2017'den beri spor, müzik ve sinema alanında yazıp konuşuyor.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi

Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Aslı Perker

·

23 Eki 2026

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Sevginin kusurlu mirası: Çağdaş sinemada baba-kız ilişkisine üç farklı bakış

Charlotte Wells’in "Aftersun", Joachim Trier’in "Sentimental Value" ve Rodrigo Sorogoyen’in "El ser querido" filmleri, baba-kız ilişkisinin üç farklı dönemine ve üç ayrı duygusal biçimine bakıyor. Birinde geçmişe dönerek babasını anlamaya çalışan bir kız, diğerinde geçmişin yükünü bugünkü ilişkilerine taşımış iki kız kardeş, bir diğerindeyse yıllar sonra yeniden karşılaşıp eski hesapları açan bir baba-kız.

Mehmet Sindel

·

23 Eki 2026

Sevginin kusurlu mirası: Çağdaş sinemada baba-kız ilişkisine üç farklı bakış
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Primetime: Reyting uğruna her şey gösteriye dönüşebilir mi?

Lance Oppenheim’ın yeni filmi "Primetime" Chris Hansen’ın televizyon dünyasını güçlü oyunculuklarla yeniden kurarken reyting hırsının insani bedellerini ve gösterinin etik sınırlarını incelemekte yüzeysel kalıyor.

Emre Eminoğlu

·

23 Eki 2026

Primetime: Reyting uğruna her şey gösteriye dönüşebilir mi?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Riace Bronzları'ndan Türkiye’ye bir müze ekosistemi: Bir müze nerede biter?

Kültürel mirası turizmin hizmetine sokmak başka şey; turizmi kültürel mirasın daha derin ve daha sürdürülebilir biçimde deneyimlenmesine aracılık edecek şekilde tasarlamak başka. İkisini birbirine karıştırdığımızda eser kolayca bir logoya, bir hediyelik eşyaya veya sosyal medyada tüketilen bir görsele dönüşebilir.

Özge Şimşek

·

22 Eki 2026

Riace Bronzları'ndan Türkiye’ye bir müze ekosistemi: Bir müze nerede biter?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Yas üzerine düşünceler: Ayakkabılarını aldılar, mesajları kaldı yadigar

Ölenlerin eşyalarını dağıtıyoruz ama telefonlarımızda sesleri, mesajları, görüntüleri kalıyor. Sandra Wollner’ın "Her Defa" filminden hareketle, kapıya konan ayakkabılardan cevap beklediğimiz mesajlara uzanan yas hâlleri üzerine düşünceler.

Yasemin Kaya

·

22 Eki 2026

Yas üzerine düşünceler: Ayakkabılarını aldılar, mesajları kaldı yadigar