

Jam Session film seçkisi MUBI’de
İrlanda ruhunu İstanbul’un en güzel sahnelerine taşıyan ve şehrin iki yakasını alternatif sahnenin öne çıkan isimleriyle bir araya getiren Jam Session konserleri; #RuhunuDinle mottosuyla The Irish Spirit YouTube kanalında devam ederken,…
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
“Önüne baksana be!”, “Aynen öyle, taksinin fotoğrafını çek; kesin mükemmel bir fotoğraf olacak!”, “Otobüs mü? Otobüse binen mi kaldı be?”, “Hayır, fotoğraf makinene dokunmayacağım, domuz gribi olmak istemiyorum.”, “Aman Tanrım, şuna bakın; bisiklete binen yetişkin bir erkek!”... Billy ve Julie, New York şehrinin turistlerle dolu kaotik sokaklarında, kalabalığı yara yara, farklı yerlerden aynı noktaya doğru koşuyor, bir Boradway matinesinde izleyecekleri müzikale yetişmeye çalışıyor ve yolda karşılaştıkları her şeye, herkese söyleniyorlar. Buluşup, içeri girip, koltuklarına oturunca Billy, erkeklerden yana şansı olmadığından şikayet ediyor; Julie de insanlar hakkında korkunç şeyler yazmaktan büyük bir haz duyduğunu itiraf ediyor. Ön sıradaki kadının sabrının taşması uzun sürmüyor; gözleriyle iki küçük çocuğunu işaret eden kadın, küfürlü, edepsiz, nefret dolu konuşmalarına isyan ediyor: “Affedersiniz, söylediklerinize dikkat eder misiniz?”. Billy yumuşak ve kibar bir sesle karşılık veriyor: “Hanımefendi, çok çok çok çok özür dileriz - ama bunu yapamayız. 120 dolar ödedim, istersem *$!?*%* bile derim.”
Difficult People, Hulu
Kaynak: gq.com
Mevzu nedir? 2015-2017 yılları arasında Hulu’da yayımlanmış Difficult People, adı üzerinde, iki küçük çocuğunu Broadway’de müzikal izlemeye getirmiş genç bir annenin “Çocuklarımı dehşete düşürdünüz.” diye isyan ettiği, bu zor insanlarla ilgili. Dürüst olmak gerekirse, “zor” sıfatı Billy ve Julie için hafif kaçıyor. Birbirleri dışında herkesten, her şeyden nefret eden ve sözlerini asla sakınmayan bu iki genç ve başarısız komedyen, tam anlamıyla iğrenç insanlar. Her gün bir aradalar ve bir arada oldukları her an işlerini sürüncemeye bırakıyorlar. Birlikte yapmak istedikleri projeler, yazmak istedikleri senaryolar, televizyon kanallarına satmak istedikleri fikirler ve sahneye koymak istedikleri off-Broadway oyunlar var. Gerçekleştiremedikleri ya da gerçekleştirip başarısız oldukları tüm bu proje ve fikirler bir yana, para kazanmak için Billy bir kafede garsonluk yapıyor, Julie de reality programları için özet metinleri yazıyor. Tabii ki ikisi de bu işleri şikayet ede ede yapıyorlar.
Kapkara komedi, rengârenk konuklar: 2011’den başlayarak uzun yıllar New York sokaklarında elinde bir mikrofonla karşısına çıktığı insanlara hızlı ve agresif sorular sorduğu tuhaf formatlı programından tanıyabileceğiniz asabi, gergin ve aksi komedyen Billy Eichner, dizinin yaratıcısı ve yazarı Julie Klausner’a eşlik ediyor Difficult People’da. Ofansif mizahı sevmeseniz dahi, dizinin ofansif mizahının hedefi belli kişiler değil; toplumdaki, ilişkilerdeki ve iş hayatındaki genel geçer olgular, New York’a dair klişeler ve kurmaca durumlar olduğu için bu kapkara komediyi sevmeniz, Billy ve Julie’nin göz devirmelerine, burun kıvırmalarına ve tiksinmelerine hak vermeniz çok olası. Dizinin yapımcılığını SNL kökenli ünlü komedyen Amy Poehler üstleniyor. Belki de bu yüzden, her bölüme gözlerinize inanamayacağınız birbirinden ünlü isimler konuk oluyor: Tina Fey, Nathan Lane, Kate McKinnon, Seth Meyers, Lin-Manuel Miranda, Julianne Moore, John Mulaney, Patton Oswalt, Vanessa Williams ve Poehler’ın kendisi bunlardan sadece birkaçı...
Difficult People, üç sezonun ardından ekranlara veda etti. Billy Eichner dizinin ardından Netflix’in Friends from College’ının yardımcı oyuncu kadrosunda, Julie Klausner da NBC’nin yeni dizisi Mr. Mayor’ın danışman yapımcıları arasında yer aldı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
İçindekiler: Nova Norda'nın bozuk plak gibi dinlediği şarkılar, serbest stil klasik müzik: cktrl, gerçekten zor ikili: Difficult People.
04 Haz 2021

YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Mesleğimiz, “Ben kimim?” sorusuna verdiğimiz en hızlı yanıtlardan biri. Peki, “İşimi yeterince iyi yapamadım” demek ne zaman “Ben yeterince iyi değilim” düşüncesine dönüşüyor? Üç kitap eşliğinde başarıyla özdeğer arasındaki ince çizgiye, değişen ihtiyaçlarımıza ve işimize hayatımızda ayırdığımız yere bakıyoruz.

İranlı yönetmen Asghar Farhadi, Brand Week İstanbul’daki söyleşisinde “Yapay zekanın bilinçaltı yok” diyerek yapay zekanın insan yaratıcılığının yerini bütünüyle alamayacağını savundu. Peki, insanı farklı kılan bilinçdışı süreçlerin varlığı mı, yoksa bedenli, ilişkisel, utançla yüklü, geri döndürülemez bir hayat tortusu mu?

"The Lobster" postmodernizmin kimliklerin ve toplumsal normların kuruluşuna ilişkin sorgulamalarını, duygular sosyolojisinin temel meselesiyle buluşturur. Filmin asıl trajedisinin, insanların baskıcı kurallara itirazsız itaat etmelerinde değil, bu kuralların belirlediği duygusal ihtiyaçları kendi arzularıymış gibi yaşamalarında saklı olduğunu gösterir izleyiciye. David’in kişisel trajedisiyse, otelden ormana kaçmasına rağmen otelin “aşk kurallarını” da yanında götürmesidir.

M. Enes Özel, bir hayli aktif kullandığı Instagram hesabında kendisini "Psikiyatri uzmanı. Kalan her şeyin amatörü, talihli ucube, falsolu kul" olarak takdim ediyor. Özel ile yeni kitabı "Normal" ve farklı kuşakların normali algılama biçimleri üzerine konuştuk.

Nathan Fielder ve Lance Oppenheim imzalı Elizabeth Holmes belgeseli "You Can See Everything", son yılların en tuhaf ve katmanlı filmlerinden biri. Filmde herkesin, Nathan dahil, farklı yansımalarını görüyoruz; hem kendilerini gördükleri gibi, hem herkesin onları gördüğü gibi, hem de bizim onları gördüğümüz gibi. Bu ayna labirentinde herkes, herkesi, izleyiciye oynuyor. Ve izliyor.




