Adamlar

Bir korku filmi olarak erkekler.
Adamlar

10 haziran - Tepta - Duende
Tepta Aydınlatma ile birlikte

Kültür ve sanat dünyasının ışığı: TEPTA

“ Mimarlık tarihi, ışık mücadelesinin tarihidir. ” diyor değerli mimar Le Corbusier.

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Film: Men

Yönetmen: Alex Garland

Süre: 100 dakika

Jenerik: Oscar ödüllü Ex Machina ve Natalie Portman'ın başrolünde yer aldığı Annihilation gibi bilim kurgu filmleriyle tanınan yönetmen ve senarist Alex Garland'ın folk horror türüne adım attığı Men, erkek egemen toplumda kadınların yaşadığı kabuslardan besleniyor. İlk gösterimi Cannes Film Festivali'nin bağımsız seçkisi Yönetmenlerin On Beş Günü'nde yapılan filmin başrolünde, en son The Lost Daughter'da izlemiş olabileceğin Jessie Buckley, tüm "adamlar"ı temsilen Rory Kinnear yer alıyor.

Neden izleyelim?: Adı Men olan bir korku filmini, erkek şiddeti ve erkekliğin toksikliği açısından okumak, kolaya kaçmak denilebilecek kadar doğrudan ve bariz. Filmin bir erkek tarafından yazılıp yönetilmiş olmasıysa tüm izlediğinin görsel sembollerle, psikolojiden mitolojiye türlü alana dokunan metaforlarla süslenmiş bir günah çıkarma olduğunu işaret ediyor belki. Tüm bunlardan haberdar olarak filmi beklerken, en çok da kadınlar, erkekler ve diğerlerinin film hakkında nasıl benzer ya da farklı düşüneceğini, filmin izleyiciyi nasıl ikiye böleceğini merak etmiştim. Sinema salonunda önümde oturan kadın izleyici, “Korku filmi diye getirdin ama biz bunu her gün yaşıyoruz,” yorumunu yaptığında, bu merakım katbekat arttı. 

Filmin tüm erkeklerin aynı olduğuna, erkekliğin erkekliği doğurduğuna dair (çoğu zaman gerçek anlamıyla perdeye yansıyan) söylemleri ve erkeklerin kadınlar için nasıl evrensel bir tehdit olduğuna dair gözlemleri var ve bunlar beni etkilemeyi, yakalamayı başardı. İşitsel ve görsel anlamda yarattığı birkaç unutulmaz imge de cabası…

Nerede izleyebilirsin?: 3 Haziran haftasında gösterime giren Men'i bu hafta da sinema salonlarında izleyebilirsin.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

🙃 The Smile'ın kaderi, Men, alt-J vakti

Adamlar incelemesi; The Smile'ın yeni albümü A Light for Attracting Attention; Kaş Uluslararası Kısa Film Festivali çıktıları.

10 Haz 2022

Tepta Aydınlatma ile birlikte
Fotoğraf: Alex Lake

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: İşi dışında kim olduğunu unutanlara kitap reçetesi

Mesleğimiz, “Ben kimim?” sorusuna verdiğimiz en hızlı yanıtlardan biri. Peki, “İşimi yeterince iyi yapamadım” demek ne zaman “Ben yeterince iyi değilim” düşüncesine dönüşüyor? Üç kitap eşliğinde başarıyla özdeğer arasındaki ince çizgiye, değişen ihtiyaçlarımıza ve işimize hayatımızda ayırdığımız yere bakıyoruz.

Aslı Perker

·

06 Kas 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: İşi dışında kim olduğunu unutanlara kitap reçetesi
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Asghar Farhadi’nin söyledikleri ve ötesi: Yapay zeka insan yaratıcılığının ne kadarını üstlenebilir? 

İranlı yönetmen Asghar Farhadi, Brand Week İstanbul’daki söyleşisinde “Yapay zekanın bilinçaltı yok” diyerek yapay zekanın insan yaratıcılığının yerini bütünüyle alamayacağını savundu. Peki, insanı farklı kılan bilinçdışı süreçlerin varlığı mı, yoksa bedenli, ilişkisel, utançla yüklü, geri döndürülemez bir hayat tortusu mu?

Ümit Alan

·

06 Kas 2026

Asghar Farhadi’nin söyledikleri ve ötesi: Yapay zeka insan yaratıcılığının ne kadarını üstlenebilir? 
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bir filmi 'duygular sosyolojisi' üzerinden okumak: Lanthimos'un 'The Lobster'ı

"The Lobster" postmodernizmin kimliklerin ve toplumsal normların kuruluşuna ilişkin sorgulamalarını, duygular sosyolojisinin temel meselesiyle buluşturur. Filmin asıl trajedisinin, insanların baskıcı kurallara itirazsız itaat etmelerinde değil, bu kuralların belirlediği duygusal ihtiyaçları kendi arzularıymış gibi yaşamalarında saklı olduğunu gösterir izleyiciye. David’in kişisel trajedisiyse, otelden ormana kaçmasına rağmen otelin “aşk kurallarını” da yanında götürmesidir.

Mehmet Sindel

·

06 Kas 2026

Bir filmi 'duygular sosyolojisi' üzerinden okumak: Lanthimos'un 'The Lobster'ı
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Aristo'nun 'Altın Orta'sından Z kuşağının isyankarlığına: Enes Özel'le 'Normal' üzerine

M. Enes Özel, bir hayli aktif kullandığı Instagram hesabında kendisini "Psikiyatri uzmanı. Kalan her şeyin amatörü, talihli ucube, falsolu kul" olarak takdim ediyor. Özel ile yeni kitabı "Normal" ve farklı kuşakların normali algılama biçimleri üzerine konuştuk.

Soner Can

·

04 Kas 2026

Aristo'nun 'Altın Orta'sından Z kuşağının isyankarlığına: Enes Özel'le 'Normal' üzerine
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Gözünü bile kırpmadan: 'You Can See Everything'in aynalı labirenti

Nathan Fielder ve Lance Oppenheim imzalı Elizabeth Holmes belgeseli "You Can See Everything", son yılların en tuhaf ve katmanlı filmlerinden biri. Filmde herkesin, Nathan dahil, farklı yansımalarını görüyoruz; hem kendilerini gördükleri gibi, hem herkesin onları gördüğü gibi, hem de bizim onları gördüğümüz gibi. Bu ayna labirentinde herkes, herkesi, izleyiciye oynuyor. Ve izliyor.

Aslı Ildır

·

03 Kas 2026

Gözünü bile kırpmadan: 'You Can See Everything'in aynalı labirenti