Hüzün üçgeni

Rus bir kapitalist ve Amerikalı bir komünist, 250 milyon dolarlık lüks bir yatta.
Hüzün üçgeni

28 Ekim - tepedenal.com - Duende
tepedenal.com ile birlikte

Temizlik malzemelerinin yeni adresi: tepedenal.com

Bahar temizliğinin güz versiyonu için kolları sıvamak ve evinin, işyerinin havasını sonbahara uygun yenilemek isteyenleri tepedenal.com ile tanıştırmak isteriz; çünkü onunla temizlik artık çok kolay. Nedir? Otel, hastane, okul, restoran,…

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Film: Triangle of Sadness

Yönetmen: Ruben Östlund

Süre: 147 dakika

Yapım yılı: 2022

Jenerik: 2017’de The Square filmiyle ilk Altın Palmiye’sini kazanan Ruben Östlund, geçtiğimiz aylarda 75. Cannes Film Festivali’nde bu prestijli ödüle bir kez daha uzandı. Böylece Coppola, Dardenne’ler, Haneke ve Kusturica gibi yönetmenlerin dâhil olduğu, sayısı iki elin parmaklarını geçmeyen iki Altın Palmiye ödüllü yönetmenler arasına ekledi adını. İsveç sinemasının yükselen yeteneklerinden Östlund, kariyerinin başından beri aile ve toplum gibi düzeneklerin içindeki duygusal uçurumları ve ikiyüzlülükleri sivri bir dil ve güçlü bir mizahla filmlerine taşıyor. Üç bölümden oluşan taşlama ve kara komedi Triangle of Sadness, modellik yapan bir çiftin de dâhil olduğu süper lüks bir yolcu gemisinin talihsiz bir gecenin ardından batmasını ve şanslı bir grubun ıssız bir adada mahsur kalmasını konu alıyor. 

Neden izleyelim? Başkası adına utanma duygusunu tattıran filmleri bir şeyler hissettirebildiği için severim. Öte yandan kendi yaşamımızdaki ya da kabul edip sorgulamadan bir parçası olduğumuz düzendeki çarpıklıkların farkına varmamızı sağlayarak kendimizden utanmamıza neden olan filmlerin ayrı bir yeri var. Östlund’un önceki filmlerinden Force Majeure bunu aile, evlilik ve erilliği, The Square de sanat piyasası ve kültür-sanat dünyasını kurcalayarak yapıyordu. Triangle of Sadness’ta ise her şey para, güç ve sınıf farklılıklarıyla ilgili. Harris Dickinson’ın canlandırdığı Carl ve (filmin prömiyerinin birkaç ay sonrasında 32 yaşında yaşamını yitiren) Charlbi Dean’in canlandırdığı Yaya’nın ilişkilerindeki güzellikler ve sorunlar da Carl’ın kırılgan erkekliği ve yersiz kıskançlıkları da temelinde parayla ilgili. Seyahate çıktıkları gemideki diğer yolcuların ilişkileri, güç gösterileri, egolarını tatmin biçimleri hatta varlıkları dâhi parayla ilgili. İhtiyacı olduğu için hizmet alan değil, hizmetin parasını verdiği için ihtiyaç yaratan bir güruhun karşısında daima güler yüzle ve “evet” diyerek hazırda bulunmak zorunda olan mürettebatın anlayışı da paradan bağımsız değil. 

Triangle of Sadness para ve güç üzerine kurulmuş bir dünya düzenini fırtınalı bir gecede alabora ediyor ve şartları, rolleri değiştiriyor. Para ve gücün hiçbir şey ifade etmediği bir düzende, tek para birimi hayatta kalma becerileri oluyor. Filmin bu üçüncü bölümü, sahip olduğun yeteneklerin farklı bir toplumsal düzende hayatta kalmanı ne kadar mümkün kılabileceğini düşündürüyor ve sadece başkaları adına değil, kendinden de utanmanı sağlıyor. Östlund’un asıl becerisi de bu korkunç gerçeklerin farkına vardırırken, daima güldürmeyi başarmasında yatıyor.

Nerede izleyebilirsin? Altın Palmiye ödüllü Triangle of Sadness, Türkiye’nin dört bir yanındaki sinema salonlarında gösterime giriyor.

Benzer işler:

  • Swept Away / Travolti da un insolito destino nell'azzurro mare d'agosto (1974, Lina Wertmüller)
  • Sick of Myself (2022, Kristoffer Borgli)
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

📽️ Başkentin film festivali, Arctic Monkeys'in sisli orkestrası

İnci Demirkol'la 33. Ankara Film Festivali söyleşisi, Arctic Monkeys'in orkestral baladları, Ruben Östlund'un kara komedisi.

28 Eki 2022

tepedenal.com ile birlikte
Fotoğraf: Zackery Michael

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Roger Crowley: 'Portekiz'in kurduğu imparatorluk, kendi yoksulluğunun ürünüydü'

Roger Crowley, "Deniz Canavarları" kitabında Portekiz’in küçük bir donanmayla Hint Okyanusu’nda nasıl kalıcı bir imparatorluk kurduğunu, deniz ticaretinin küresel güç ilişkilerini nasıl dönüştürdüğünü ve bu sürecin sömürgecilik tarihindeki yerini anlatıyor. Yazarla küreselleşmenin başlangıç dönemindeki ticaret, askerî güç ve şiddet arasındaki ilişki üzerine konuştuk.

Ömer Çeşit

·

29 Eki 2026

Roger Crowley: 'Portekiz'in kurduğu imparatorluk, kendi yoksulluğunun ürünüydü'
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Clayface: Kendini yontan bir süper kötü

DC’nin yeni filmi "Clayface", bir süper kötünün hikayesinden yola çıkarak beden, kimlik ve bilinç arasındaki sınırları sorguluyor. DC'nin daha karanlık sularda yüzdüğü "Joker" ve "The Batman" ile aynı damarda ilerleyen film, Matt Hagen isimli bir aktörün yüzü parçalandıktan sonra dönüştüğü "Kil Adam"ın izini sürüyor.

Aslı Ildır

·

27 Eki 2026

Clayface: Kendini yontan bir süper kötü
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Ramize Erer'in 'Séparation' sergisi Paris'te: 44 numaralı odada ayrılık

Ramize Erer’in "Séparation" sergisi, Paris’in tarihî atmosferini günümüze taşıyan Hôtel Langlois’nın 44 numaralı odasında sanatseverlerle buluştu. Ramize Erer ve küratör Nazlı Pektaş’la resimlerdeki hüznü, geçiciliği ve mekanın sergiye kattıklarını konuştuk.

Burcu Dimili

·

26 Eki 2026

Ramize Erer'in 'Séparation' sergisi Paris'te: 44 numaralı odada ayrılık
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Kitapların izinde Almanya’da misafirlikten söz sahipliğine: Neresi sıla bize, neresi gurbet?

1961’den itibaren Almanya’ya giden işçiler, oy kullanmak için beklediler ama siyaset yapmak için sandığı beklemediler. Nermin Abadan-Unat, Gündüz Vassaf, Ayhan Kaya, Fatma Aydemir ve Ece Temelkuran’ın kitaplarının izinde, Ford grevinden Cem Özdemir’in eyalet başbakanlığına, vatandaşlık reformlarından AfD’nin yükselişine uzanan altmış beş yılı okuyoruz. Aynı sorular hâlâ gündemde: Kim “Alman”? Neresi “vatan”?

Kitapların izinde Almanya’da misafirlikten söz sahipliğine: Neresi sıla bize, neresi gurbet?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Edebiyatçıların kedileri: Bir kediye nasıl veda edilir?

Zamanın sevgi ve acının mekanı olduğunu söylüyor Ursula K. Le Guin. Bilge Karasu ise o ölümün adını anmadan yazdığı değiniler, öyküler ve masallardan oluşan tuhaflıklar kitabı "Göçmüş Kediler Bahçesi"nde birkaç kez kaçınılmaz olana dair uyarıyor bizi: "Kedinizi bir insanı sever gibi sevmeye çalışmayın!" Benimse diyeceğim şu: Kaç insan kendisini bir kedi gibi sevdirmeyi başarabilmiş ki!

Soner Can

·

26 Eki 2026

Edebiyatçıların kedileri: Bir kediye nasıl veda edilir?