Bankacılık sektörünün toplam mevduatı 11,6 trilyon TL'ye geriledi


Yeni dönem başlıyor: International Executive MBA Programı
Paris Sorbonne Üniversitesi'nin iş okulu IAE Paris Sorbonne Business School ve BMI Business School Istanbul iş birliğiyle düzenlenen International Executive MBA Programı , eki ayında başlayacak yeni dönemi için 15 Temmuz’a kadar…
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan haftalık para ve banka istatistiklerine göre, bankacılık sektöründeki toplam mevduat 23 Haziran ile biten haftada 39 milyar 736 milyon 334 bin TL azalarak 11 trilyon 620 milyar 21 milyon 196 bin TL'ye geriledi.
Ek olarak: Bankalardaki TL cinsi mevduat %2,8 artışla 6 trilyon 583 milyar 137 milyon 748 bin TL, yabancı para cinsinden mevduat ise %4,4 azalarak 4 trilyon 515 milyar 143 milyon 874 bin TL oldu.
- Bankalarda bulunan toplam YP mevduatı, geçen hafta 202 milyar 82 milyon dolar düzeyinde gerçekleşirken, bu tutarın 168 milyar doları yurt içinde yerleşik kişilerin hesaplarında toplandı.
- Yurt içi yerleşiklerin toplam YP mevduatındaki değişime bakıldığında, parite etkisinden arındırılmış verilerle 23 Haziran itibarıyla 7 milyar 467 milyon dolarlık azalış görüldü.
Diğer taraftan: Mevduat bankalarındaki tüketici kredileri, geçen hafta %0,5 artarak 1 trilyon 305 milyar 581 milyon 300 bin TL oldu. Aynı dönemde taksitli ticari krediler y%1,4 artışla 1 trilyon 67 milyar 804 milyon 147 bin TL'ye, kredi kartları bakiyesi de %2,8 yükselişle 1 trilyon 76 milyar 580 milyon 476 bin TL'ye çıktı.
Detaylar: Mevduat bankalarındaki tüketici kredilerinin 399 milyar 365 milyon 781 bin TL'si konut, 64 milyar 826 milyon 261 bin TL'si taşıt ve 841 milyar 389 milyon 258 bin TL'si diğer kredilerden oluştu.
Bankacılık sektörünün TCMB dahil toplam kredi hacmi de 23 Haziran ile biten haftada yıllık %54,7 artışla 9 trilyon 489 milyar 170 milyon 562 bin TL'ye yükseldi.
Ek bilgi: Kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, Türkiye’de para politikasında normalleşmeye dönüşün bankaların kârlılığını destekleyeceği görüşünü paylaştı.
- 4 Haziran’da TCMB’nin menkul kıymet tesisi oranını düşürdüğü hatırlatılarak “Bu adım TCMB’nin politika faizini yüzde 8,5’ten yüzde 15’e yükseltmesinden 2 gün sonra geldi. Uzun zamandır Türk bankalarının kârlılığını da azaltan ortodoks olmayan politikalar sürdüren TCMB’nin son adımları, ortodoks para politikasına yaklaşılmasını sağladı” ifadeleri yer aldı.
Raporda kademeli normalleşme politikasının bankacılık sektörünün kârlılığını destekleyeceği ifade edilerek “ancak ortodoks politikaya dönüşte ardı ardına atılabilecek yanlış adımlar bankalar için temel risk olarak görünüyor” değerlendirmesi yapıldı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
İstanbul Havalimanı, Tesla, Fortune 500 Türkiye-2022
07 Tem 2023

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Verileri anlık hava tahmini gibi düşünebiliriz, stratejiyi ise iklim bilgisi gibi... Yağan her yaz yağmurunda mont giymeye kalkan, kış güneşine aldanıp hemen tişörte dönen bir marka ancak hasta olur. Pazarlama ve iletişim dünyasının ihtiyacı olan, anlık sağanaklara göre her çeyrekte gardırop değiştirmek değil, mevsimin genel yönünü okuyup rotasında sağlam durabilmek.

Bir dönem önlenemez yükselişiyle teknoloji girişimleri kadar hızlı değerlenen Netflix, son dönemlerde geleneksel bir medya şirketini andıran performansıyla yatırımcılarını hayal kırıklığına uğratıyor. Platformun hit içerik üretimindeki yavaşlama, henüz belirgin biçimde bilançoya yansımamış olsa da içerik izleme alışkanlıkları ve piyasa değerine ilişkin metrikler, Netflix’in ağır ağır irtifa kaybettiğine işaret ediyor.

"Ödünç dikkat çağı" bugünlerde yeni bir şey gibi paketleniyor ama neredeyse reklamcılık kadar eski bir tartışma bu. Öte yandan viral akımlar, memler, trend sesler, influencerlar çağında araştırmalar, ödünç dikkatin kapıyı açsa da alışkanlık yaratmadığını da gösteriyor. Peki bu tartışmaların ortasında reklamcılıktan elde kalan ne? Bunun cevabı şeffaf süreçler, doğrulanabilir sonuçlar, kanıtlar ve gerçek insan emeğinde yatıyor.

Eskiden yalnızca satın alınan ürünleri taşımak için kullanılan bez çantalar, bugün tüketiciler için bir statü sembolüne, markalar için ise maliyetsiz bir reklam aracına dönüşüyor. Giderek daha fazla işletme, esas faaliyet alanının dışına çıkarak bez çantalardan tişörtlere, şapkalardan kupalara kadar uzanan “merch” koleksiyonları oluştururken bir dönemler ücretsiz dağıtılan bu promosyon ürünleri, tüketicilerin para ödemeye gönüllü olduğu yeni bir pazar yaratıyor.

Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği akaryakıt krizi, elektrikli otomobillere yönelik talebi yeniden artırırken sektördeki dengeleri de değiştiriyor. Son bir yılda elektrifikasyon yatırımlarını küçülten otomobil devleri, yükselen talep ve Çin’deki üreticilerin güçlenen rekabeti karşısında gelecek stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.



