Apple’ın elektrikli aracı balkabağına mı dönüştü?


#AnlaşılmakİyiGelecek: Terappin
Biricik hayatımızın, kendi hikâyemizin başrolü biziz. Oysa ki kendimizi duymazdan geldiğimiz döngülerde sıklıkla kaybolabiliyoruz.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Bloomberg’den Mark Gurman’ın haberine göre Apple, 10 yıl önce giriştiği elektrikli otomobil üretme çabasında bir dönüm noktasına gelerek, piyasaya sürmeyi planladığı aracın tasarımında en nihayetinde çok daha az iddialı hedefler belirledi.
Apple'ın tam otonom sürüşe sahip olması hedeflenen elektrikli araç (EV) projesinin 2026'dan 2028'e ertelendiği; daha önce 5. seviyeden 4. seviyeye indirilen otonom sürüş hedefinin de "2. seviye ve üzeri" olarak güncellendiği bildirildi.
Yıllardır sır gibi saklanan proje hakkında bilgi sahibi olan kişilerin yaptığı açıklamalara göre, daha önce tamamen sürücüsüz çalışabilen 5. seviye otonom bir araç tasarlama hayali kuran şirket, şimdiyse çok daha sınırlı kendi kendine sürüş yeteneklerine razı gelmiş gibi gözüküyor.
Hedefler küçülse de Apple'ın aracının çıkışı ertelenmeye devam ediyor. Konu hakkında anonim kalmak kaydıyla konuşan kaynaklar, yeni planlamaya göre teknoloji devinin kendi tasarımı olan bir otomobili en erken 2028 yılında–yani hedeflenen son tarihten en az iki yıl sonra–tanıtabileceğini bildiriyor.
Apple'ın kendi otomobilini tasarlamaya yönelik çabası, şirketin tarihindeki en iddialı ve en çalkantılı girişimlerinden biri. “Titan” ve “T172” gibi kod adlarına sahip olan proje, 2014 yılında şekillenmeye başladığından bu yana her kademeden birçok yönetici değişikliğine tanık oldu. Çok sayıda işten çıkarma, stratejide önemli değişiklikler ve çok sayıda gecikme yaşandı.
Ancak elektrikli araç projesi, tamamen yeni bir kategori olmasından ötürü satışların büyümesine sağlayabileceği katkıyla şirketin en büyük potansiyele sahip yeni iş kollarından biri olmayı sürdürüyor. Özellikle de Apple'ın gelirlerindeki büyümenin, olgunlaşmakta olan akıllı telefon endüstrisi ve en büyük denizaşırı pazarı olan Çin'deki satışların yavaşlamasıyla birlikte durma noktasına geldiği düşünüldüğünde...

Kaynak: Bloomberg
Nerden nereye
Takvimler 2022 yılının sonunu gösterirken Kaliforniya merkezli şirket, gelişmiş otonom sürüş özelliklerine sahip otomobilini 2026 yılına kadar otoyollarda görebileceğini hayal ediyordu.
Projenin son hâline hâkim olan kişilerse, Apple’ın artık öngörülebilir gelecekte böyle bir araç üretemeyeceğine ikna olduğunu ve Tesla’nın sunduğu otonom sürüş yeteneklerine denk bir araç üretmeyi hedeflediğini belirtiyor. Bu da aracın “2. seviye ya da üzeri” otonom sürüş kapasitesine sahip olacağı anlamına geliyor. Önceden hedeflenen tam (5. seviye) ya da koşullu (4. seviye) otonom sürüşün oldukça uzağında bir hedef.
Projenin kapsamındaki bu değişim, şirketin eksen değiştirebileceği değerlendirmelerine yol açıyor. Buna göre şirket artık makul hedefler belirlediği için ya nihayet bu ürünü teslim edebilecek ya da üst yönetim projeyi tekrar gözden geçirecek. Apple’ın sil baştan yeni bir rota çizmesi de hâlâ mümkün.
Önceden belirlenen hedeflere göre, aracın ABD ve Kanada’da izin verilen otoyollarda hiçbir insan müdahalesi gerektirmeden kendi kendine sürüş yeteneğine sahip olması öngörülüyordu. Şimdi ise Tesla’nın elektrikli araçlarında sunduğu standart Autopilot özelliğine denk bir sürüş yeteneği sunulması bekleniyor. Bu da sürücülerin yola sürekli dikkat etmeleri ve zaruri hâllerde aracın kontrolünü devralmaları gerektiği anlamına geliyor.
Şirketin yenilenen yaklaşımını Avrupa’daki potansiyel imalat ortaklarıyla değerlendirdiği ifade ediliyor. Apple’ın 4. seviye (koşullu) otonom sürüş özelliğini sonraki güncellemelerde sunması da seçenekler arasında.

Yeni stratejinin CEO Tim Cook ile projenin başındaki isim olan Kevin Lynch’in başını çektiği yoğun bir toplantı serisinin ardından benimsendiği biliniyor. Kaynaklar, Yönetim Kurulu’nun geçen yıl Apple üst yönetimine otomobil planı konusunda yoğun baskıda bulunduğunu ifade ediyor.
Apple’ın maaşlar, araç bilgisayarlarını kontrol edecek bulut tabanlı sistemler, kapalı test sürüşleri ve araçların parçaları ile çiplerinin mühendisliğine her yıl yüz milyonlarca dolar harcadığı otomobili, şirketin on yılı aşkın süredir en pahalı Ar-Ge projelerinden biri olmayı sürdürüyor.
Şirket, aracın mekanik ve elektrik aksamı, yazılımı ve tasarımı üzerinde yıllardır çalışmasına karşın ortaya resmî bir prototip çıkarmayı başaramadı. Benimsenen yeni stratejiyle düşen beklentiler nihayet buna imkan tanıyabilir.
Projenin önündeki en büyük pürüzlerden biri de belirsizlik oldu. Projenin eski yöneticisi Doug Field, 2021'de Apple’dan ayrıldığında, üst yönetimin aracın piyasaya sürülmesi için onay vereceğine inancını yitirmişti. Önceden Tesla’daki mühendislik ekibinin başında olan Field, şimdiyse Ford’un elektrikli araç operasyonuna liderlik ediyor.
Öte yandan bazı yöneticiler, bu aracın iPhone ürün gamı kadar yüksek kâr marjları sağlayabileceğinden şüphe ediyor. Araç, ancak 100 bin dolar seviyesinde bir fiyat etiketine sahip olursa şirketin gelirlerini artırarak her geçen gün büyüyen EV sektöründe Apple’ın da bir köşeyi tutmasına yardımcı olabilir.
Apple’ın teknoloji alanındaki rakipleri, otomotiv sektöründe de rekabeti zorluyor. E-ticaret devi Amazon, teslimat kamyonları üreten Rivian’ın ortağı. Google’ın çatı şirketi Alphabet’in Waymo birimi, otonom araç çalışmalarını hızlandırdı. Huawei ve Xiaomi gibi Çinli rakiplerse kendi elektrikli araçlarını tanıttı bile.
Apple’ın otomotivle şu ana kadarki tek somut ilişkisi Siri ve haritalar gibi çeşitli iOS özelliklerine erişim sağlayan CarPlay yazılımından ibaret. Bu doğrultuda, yazılımın araç kontrolleri ve eğlence sistemleriyle daha derinlemesine entegre olacak şekilde yeniden tasarlanması bekleniyor.
Şirketin elektrikli araçlar ya da otonom sürüşle ilgili yeni bir söz söylemeyen yeni stratejisi, üreteceği otomobili bir “me-too” ürünü hâline getiriyor—rakiplerinin sunduğu ürünün logosu farklı olanı. Ancak şirket yine de tasarım anlayışı, güvenlik sistemi ve benzersiz kullanıcı deneyimiyle rakiplerinden ayrışabileceğini umut ediyor.
Apple yola çıktığında (mecazen) direksiyon simidi ya da pedalları olmayan bir araç üretmeyi hayal etmişti. Ancak bu fikir şimdilik rafa kalkmışa benziyor. Şirketin vaktiyle araçları uzaktan kontrol edecek ve sürücünün yerini alabilecek bir “uzaktan kumanda” sisteminin üzerinde de çalıştığı biliniyor—bu özelliğin de düşürülen otonom kapasiteyle birlikte muhtemelen bir anlamı kalmayacak.
Projenin başında Apple Watch’un yazılımını geliştiren ekibe de liderlik eden Teknolojiden Sorumlu Başkan Yardımcısı Kevin Lynch bulunuyor. Projenin diğer yöneticilerinin çoğu ise Ford, Porsche ve Lamborghini gibi otomotiv şirketlerinden geliyor.
Şirketin stratejisindeki değişikliğin, hem donanım hem de otonom sürüşten sorumlu yazılım ekiplerinde yeniden değişikliklere yol açması bekleniyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Apple, spekülasyon konusu olan elektrikli aracında tam otonom sürüş özelliğini sunmaktan vazgeçerek sürüş asistanıyla yetinmeye karar verdi. Microsoft, oyun birimindeki 2 bine yakın çalışanın işine son verdi.
26 Oca 2024

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Kadın sesiyle konuşan, kullanıcılarının ihtiyaçlarına göre şekillenen ve hayatı kolaylaştırmayı vadeden yapay zeka, gerçek kadınlar söz konusu olduğunda bambaşka bir tablo ortaya koyuyor. Dijital şiddetten işe alım süreçlerine, toplumsal cinsiyet önyargılarından ekonomik eşitsizliklere kadar pek çok alanda mevcut sorunları yeniden üretme potansiyeli taşıyan bu teknoloji, kadınlar için nasıl bir gelecek tasarlıyor?

Apple, 13 Ekim Salı günü “Eve hoşgeldin” sloganıyla hayata geçirdiği lansmanda en yeni akıllı ev ekosistemi ürünlerini tanıttı. Uzun zamandır şirketin üzerinde çalıştığı söylenen akıllı ev ekranı HomeView, lansmanın yıldız ürünü oldu. Şirket, lansman kapsamında ayrıca LG ve Schneider Electric ile işbirliği içinde geliştirdiği Apple Home Collection ürünleri, HomePod mini 2 ve yeni Apple TV 4K’yı da tanıttı.

Bugün şirketler, faaliyet gösterdikleri süre boyunca müşterilerinden çalışanlarına, iş ortaklarından tedarikçilerine kadar milyonlarca kişi ve kuruma ait veri topluyor. Şirket kapandığında ise bu devasa dijital arşiv bir anda ortadan kaybolmuyor. Verilerin bir bölümü yasal yükümlülükler nedeniyle saklanmaya devam ederken bazıları, başka şirketlere devredilebiliyor; hatta iflas sürecinde satışa çıkarılan varlıklar arasında yer alabiliyor.

Algoritmalar artık iş dağıtıyor, çalışanları puanlıyor ve hatta işten çıkarma kararlarında belirleyici oluyor; insan denetimi ise otomasyon yanlılığı ve gig ekonomisinin hukuki boşlukları nedeniyle her zaman gerçek bir güvence sağlamıyor. Kaliforniya, “Robot Patrona Hayır” yasası ile işten çıkarma ve disiplin kararlarının yalnızca yapay zekaya bırakılmasını yasaklayan ilk ABD eyaleti oldu belki ama asıl sorunun kapitalizmin ulaştığı noktayla ilgili olduğunu hatırlamak gerekiyor.

Şirketler yapay zekayı toplantı notu çıkaran araçlardan operasyon yürüten ajanlara dönüştürmek istiyor; ancak bir yandan da güvenilmez veri, eksik bağlam ve belirsiz sorumluluklar kurumların yıllardır kapalı odalarda tuttuğu dağınıklığı da su yüzüne çıkarıyor. Üstelik ajanların gerçekten işe yaradığı bir düzende asıl mesele, onlara hangi işleri devredeceğimiz kadar açılan zamanı insanın muhakemesine, öğrenmesine ve daha nitelikli üretime ayırıp ayıramayacağımız da.



