Acemoğlu: 'Üretken yapay zekayı efendimiz değil, yardımcımız olarak düşünmeliyiz'

Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
MIT Profesörü Daron Acemoğlu, Cuma günü Uluslararası Para Fonu'nda (IMF) Group of 30 tarafından düzenlenen bir etkinlikte, "Üretken yapay zeka hakkında düşünmenin doğru yolu, onu insan işçiler tarafından kullanılabilen esnek bir araç olarak görmektir" dedi.
- Yani: Profesör, işletmelerin teknolojiyi nasıl kullanmayı planladıkları konusunda bir rota belirlendiği sürece üretken yapay zekanın çalışanlar için iyi olabileceğini savunuyor.
Neden önemli? Yapay zeka entegrasyonun ekonomik sonuçları hâlâ büyük bir bilinmez durumunda. Ancak bu bakış açısına göre ekonomiler, 1970'lerin otomasyon devrimi sırasında ortaya çıkan eşitsiz işgücü piyasasından kaçınırken yapay zekanın getirebileceği hızlı ekonomik değişikliklerin avantajlarını görebilir.
- MIT Profesörü, bu bakış açısıyla yapay zekayı yalnızca yöneticiler ve üst düzey çalışanlar için değil; elektrikçiler, tesisatçılar, hemşireler ve eğitimciler için de işçi yanlısı bir olguya dönüştürme şansı olduğunun altını çizdi. "Ama ne yazık ki gidişat bu yönde değil," diye de ekledi.
Perspektif: ABD ekonomisi, büyük ölçüde pandemi sebebiyle sekteye uğrayan ekonominin arz toparlanmasından kaynaklanan bir verimlilik patlaması döneminde. Ekonomi uzmanları, bunun ne kadar süreceğinin, yapay zekanın bu patlamada nasıl bir rol oynadığının ve oynayacağının belirsiz olduğunu söylüyor.
- İyimser tarafta: Teknolojinin kısmen daha önemsiz görevleri yapay zekaya devrederek üretkenliği artırabileceği görüşleri mevcut.
- Ancak: Acemoğlu'nun da vurguladığı gibi, 1970'lerdeki teknoloji dalgasından sonraki yıllarda işçiler arasındaki kazanç farklılıkları oldukça belirginleşmişti.
"Silikon Vadisi'nden insanlar, gazeteciler ve bazı ekonomistler 'Nihayetinde işler yoluna girdi' dedikleri için mazur görülebilir. Ancak 'nihayetinde' çok uzun bir zaman olabilir."
Önemli detay: Acemoğlu, düşük eğitimli gruplar reel ücret düşüşleri yaşarken, verimliliğin arttığını, sermaye sahiplerinin iyi durumda olduğunu ve iyi eğitimli işçilerin hızlı ücret artışı yaşadığını belirtti. MIT Profesörü, bazı demografik grupları için gelecek 40 yıl boyunca gelirlerin reel olarak azaldığını gözlemlediklerini ekledi. Bu, küreselleşmedeki artış da dahil olmak üzere birçok faktörün bir sonucu olsa da; otomasyon, özellikle de dijital araçları kullanış biçimimiz bunun önemli bir parçası olacak.
Ne izleyeceğiz? Yapay zekanın yaygın olarak benimsenmesinin çalışanlar için ne anlama geldiği, nihayetinde işverenlerinin önceliklerine ve önyargının mümkün olduğunca çok görevi otomatikleştirmeye yönelik olup olmadığına bağlı.
- Bunun alternatifi ise: Tıpkı müşteri hizmetleri temsilcilerinin arayanlara daha verimli bir şekilde yardımcı olmak için teknolojiyi kullanması gibi, üretken yapay zekanın çalışanların yerine geçmektense görevlerini tamamlamada destek olması beklenebilir.
"Dijital araçları insanlar için yararlı şeyler olarak düşünmeliyiz: Efendilerimiz değil, yardımcılarımız…"
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Home Depot ve Walmart'ın CEO'ları, üniversite diplomasının refaha giden değerli bir yol olsa da tek yol olmadığını belirtti. TÜRKPATENT, bu yıl uygulanacak patent ücret tarifesini açıkladı.
25 Nis 2024

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Savunma ihracatı 2002’den bu yana katlandı, yerlilik oranı %80’e ulaştı, Türk şirketleri küresel sıralamalarda yükseldi. Ancak motorlardan kritik elektronik ve optik teknolojilere uzanan kalan %20, Türkiye’nin savunma sanayiindeki asıl sınırını gösteriyor. Bu sınırı aşmak ise daha fazla silah üretmekten değil, bilim ve teknoloji üretebilmekten geçiyor.

Bir insanın “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna iki cümleyle cevap verip daha fazlasını anlatma ihtiyacı duymamasıyla bir markanın neyi söyleyip neyi geride bırakacağını bilmesi, aynı olgunluk eşiğine işaret ediyor. Sadelik; hiçbir şey bilmemenin getirdiği bir sığlıktan değil, aksine çok şey bilip hepsinin ağırlığını tarttıktan sonra lüzumsuz olanları arkada bırakabilme cesaretinden geçiyor.

Nike’ın marka adı, onlarca yıldır “spor” kelimesiyle neredeyse eş anlamlıydı. Bu başarı, şirketi uzun yıllar borsanın favorileri arasında tuttu. Fakat son birkaç yılda ivme şaşırtıcı bir hızla tersine döndü ve şirket, yaklaşık 18 yılın ardından S&P 100 endeksine veda etmek zorunda kaldı. Peki ne oldu da dünyanın en güçlü spor markalarından biri, bu denli hızlı bir düşüşe sürüklendi?

Reklamcılık artık dikkat ekonomisinden niyet ekonomisine geçiş yapıyor. ChatGPT’nin test ettiği Sponsorlu Ajanlar, markaların tüketicinin karar verme konuşmasına doğrudan katılmasını sağlayan yeni bir katman açıyor. Kişiselleştirilmiş iknanın birim maliyeti neredeyse sıfıra inerken mesele, anlatının nerede durduğu ve kimin adına konuştuğunun her aşamada görünür olup olmamasında düğümleniyor.

Arama deneyimimizin yapısal olarak değişmeye başladığı aşikar. Artık sadece bilgi aramıyoruz, aynı zamanda alım kararlarımızı da yapay zekaya danışıyoruz. Ancak yeni denklem yalnızca GEO’dan ibaret değil: Araştırmalar, tüketicilerin yapay zeka önerilerinde hâlâ bağımsız insan deneyimine ve güvenilir üçüncü taraflara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Markalar için de esas mesele, algoritmada görünmek kadar, algoritmanın güvendiği üçüncü taraf dünyasında sahici, tutarlı ve organik bir yer edinebilmekte yatıyor.



