2.2 milyar dolarlık soru: Sanat piyasasındaki astronomik rakamların perde arkasında ne var?

Milyon dolarlık tablolar gerçekten değerini mi buluyor, yoksa bu rakamlar sadece birer pazarlama aracı mı? Sanat piyasasının pek de şeffaf olmayan işleyişini akademisyen ve sanat tarihçisi Osman Erden'e sorduk.
2.2 milyar dolarlık soru: Sanat piyasasındaki astronomik rakamların perde arkasında ne var?

Sanat piyasası, birkaç yıldır süregelen durgunluğun ardından, piyasanın rotasını belirleyen Kasım 2025 New York satışlarıyla birlikte yeniden toparlanma sinyalleri verdi. New York Times’ın "sarsıntının atlatılıp taşların yerine oturduğu" bir dönem olarak nitelediği ve toplam hacmi 2.2 milyar doları bulan bu kritik haftada Gustav Klimt’in Portrait of Elizabeth Lederer tablosu 236.36 milyon dolara satılarak sanatçı rekorunu kırarken Frida Kahlo’nun El sueño (La cama) eseri 54.6 milyon dolara alıcı buldu. 

Tam da bu noktada, sanat piyasasının rasyonel olmayan yapısına ve bu astronomik rakamların perde arkasındaki dinamiklerine dair sosyal medyadaki (X/Twitter) eleştirel analizleriyle dikkatimizi çeken akademisyen ve sanat tarihçisi Osman Erden’e ulaştık. Erden ile Klimt satışından Pera Müzesi’nin Kaplumbağa Terbiyecisi hamlesine, sanatın “güvenli liman” olma iddiasından piyasanın hiç de şeffaf olmayan gri bölgelerine bu devasa endüstrinin gerçeklerini konuştuk.

Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.

Aposto Premium
Ayda

  • Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
  • Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
  • Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
  • Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.
Aposto Premium üyesi misin? Giriş yap
demet
Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

YAZARLAR

Defne Akman

İstanbul merkezli gazeteci. Film, video ve medya eğitimini Avustralya'da tamamladı. Kariyerine uluslararası plak şirketlerinde başladı. Ardından doğa koruma alanında faaliyet gösteren uluslararası bir sivil toplum kuruluşunda iletişim uzmanı olarak görev aldı. Gazetecilik yolculuğu ise Milliyet Ekran ile başlayıp Radikal 2'de devam etti. Radyo D, 6 EBA FM ve Açık Radyo gibi platformlarda programlar hazırladı. Yazıları #tarih dergisinde de yayımlandı. Şu anda Oksijen ve Milliyet Sanat gibi yayınlarda düzenli olarak haberleri yayımlanmakta.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

OKUMAYA DEVAM EDİN

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi

Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Aslı Perker

·

23 Eki 2026

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Sevginin kusurlu mirası: Çağdaş sinemada baba-kız ilişkisine üç farklı bakış

Charlotte Wells’in "Aftersun", Joachim Trier’in "Sentimental Value" ve Rodrigo Sorogoyen’in "El ser querido" filmleri, baba-kız ilişkisinin üç farklı dönemine ve üç ayrı duygusal biçimine bakıyor. Birinde geçmişe dönerek babasını anlamaya çalışan bir kız, diğerinde geçmişin yükünü bugünkü ilişkilerine taşımış iki kız kardeş, bir diğerindeyse yıllar sonra yeniden karşılaşıp eski hesapları açan bir baba-kız.

Mehmet Sindel

·

23 Eki 2026

Sevginin kusurlu mirası: Çağdaş sinemada baba-kız ilişkisine üç farklı bakış
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Primetime: Reyting uğruna her şey gösteriye dönüşebilir mi?

Lance Oppenheim’ın yeni filmi "Primetime" Chris Hansen’ın televizyon dünyasını güçlü oyunculuklarla yeniden kurarken reyting hırsının insani bedellerini ve gösterinin etik sınırlarını incelemekte yüzeysel kalıyor.

Emre Eminoğlu

·

23 Eki 2026

Primetime: Reyting uğruna her şey gösteriye dönüşebilir mi?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Riace Bronzları'ndan Türkiye’ye bir müze ekosistemi: Bir müze nerede biter?

Kültürel mirası turizmin hizmetine sokmak başka şey; turizmi kültürel mirasın daha derin ve daha sürdürülebilir biçimde deneyimlenmesine aracılık edecek şekilde tasarlamak başka. İkisini birbirine karıştırdığımızda eser kolayca bir logoya, bir hediyelik eşyaya veya sosyal medyada tüketilen bir görsele dönüşebilir.

Özge Şimşek

·

22 Eki 2026

Riace Bronzları'ndan Türkiye’ye bir müze ekosistemi: Bir müze nerede biter?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Yas üzerine düşünceler: Ayakkabılarını aldılar, mesajları kaldı yadigar

Ölenlerin eşyalarını dağıtıyoruz ama telefonlarımızda sesleri, mesajları, görüntüleri kalıyor. Sandra Wollner’ın "Her Defa" filminden hareketle, kapıya konan ayakkabılardan cevap beklediğimiz mesajlara uzanan yas hâlleri üzerine düşünceler.

Yasemin Kaya

·

22 Eki 2026

Yas üzerine düşünceler: Ayakkabılarını aldılar, mesajları kaldı yadigar