Çeşitlilik, sonunda!

93. Akademi Ödülleri adayları açıklandı.
Çeşitlilik, sonunda!

Jam Session 17 Mart
Jam Session ile birlikte

Jam Session sahnesi geri dönüyor: #RuhunuDinle Geçtiğimiz yıl çok değil, bu zamanlardan birkaç ay önce yaz mevsimini, gidilecek tatilleri planlıyor, festivalleri takip ediyor; sezonda kaçırılmayacak konserleri takvimlerimize işliyorduk. Şu günlerde karıştırdığımız sosyal medya arşivleri bize bir yıl öncesinden maskesiz, kolonyasız hikâyeler anlatıyor. Aposto! için de durum farklı değil; örneğin geçtiğimiz yıl tam bu zamanlar The Irish Spirit'in İstanbul’un iki yakasının sevilen mekânlarında ilkbaharı karşıladığı konser ve buluşmaları heyecanla duyuruyorduk. Neyse ki aradan bir yıl geçti, İrlanda ruhu pandemi dönemini de boş geçirmedi, bazı gerçeklere alıştık ve bugün, karşınıza yine bir müjdeyle çıkıyoruz: İrlanda ruhunun müzikli kaşifi The Irish Spirit; Jam Session’la mekânlar arası müzik yolculuğuna 28 Mart’ta geri dönüyor. Müzik ve eğlence yeniden bu civarlara geliyor. Jam Session geri dönüyor: Müziği bir keşif aracı olarak gören The Irish Spirit'in, Türkiye’nin güncel müzik sahnesinin öne çıkan isimlerini İstanbul’un en sevilen mekânlarında ağırladığı serisi Jam Session , #RuhunuDinle mottosuyla geri dönüyor. İstanbul’un iki yakasını müzikle birbirine bağlayan Jam Session bu yıl dijital evren sınırlarını genişletiyor; hem müziği hem de bir yıldır kapalı kalan mekânları ve sektörü destekleme ana hedefiyle sahnesini açıyor. Ne zaman? Geçtiğimiz üç yıl boyunca şehre heyecan katan Jam Session bu yıl, 28 Mart – 12 Nisan tarihleri arasında dolu dolu bir programla gerçekleşiyor. Etkinlik boyunca İstanbul’un Bina, Arka Oda, Salon IKSV, Kulp, Blok Mekan, Efendi ve Hunhar gibi sevilen mekânlarda gerçekleşecek konserlerle oyuncu ve komedyen Efe Tunçer’in sürpriz konuklarla gerçekleştireceği iki söyleşinin kayıtları, YouTube’dan yayınlanacak. Konserlere ve sürprizlerle dolu programa ilişkin tüm duyurular da Instagram’dan paylaşılacak. Jam Session’ın #RuhunuDinle çağrısına, "Aramıza katıl!" davetine kulak verenleri The Irish Spirit’in Instagram ve YouTube hesaplarını takip etmeye davet ediyoruz.

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

25 Nisan’daki törenin hemen öncesinde, Akademi Ödülleri tahminleriyle sona erecek, ödül peşinde koşanları ve yarışın seyrini mercek altına alan yazı dizisi devam ediyor. Gündemimizde, artık sona yaklaştığımızın bir işareti olarak 93. Akademi Ödülleri adayları var. 15 Mart’ta açıklanan aday listesinde, 10 adaylıkla David Fincher imzalı Mank öne çıkıyor. 

Yılın en iyi filmleri: Akademi Ödülleri’nin En İyi Film kategorisi, 2011 yılında geçilen ve 5 ila 10 arasında aday çıkmasıyla sonuçlanabilen sisteme geçildiğinden beri dördüncü kez sekiz adayda kaldı: 

  • Türkiye'de izleyiciyle buluşmak için sinemaların açılmasını bekleyen The Father, demans nedeniyle yaşadığı gerçekliği ve anılarını karıştırmış Anthony’nin zihninde bir yolculuğa çıkarıyor.

  • Judas and the Black Messiah, 1960’larda siyah aktivizmi için önemli bir lider olarak FBI’ın hedefi hâline gelmiş Fred Hampton ve onun hakkında FBI’ya bilgi sızdıran Bill O’Neal’in hikâyesini anlatıyor.

  • David Fincher’ın babasının senaryosundan siyah beyaz olarak çektiği Mank, Hollywood’un altın çağında stüdyolar ve politika arasındaki ilişkiyi fonuna taşıyarak, Yurttaş Kane filminin yazım sürecini konu alıyor.

  • 1980’lerin Arkansas’ında geçen Minari, büyük umutlarla Güney Kore'den ABD’ye göç etmiş bir ailenin yaşamına odaklanıyor.

  • Yılın en çok ödüllendirilen filmi Nomadland, Batı ABD’de göçebe bir yaşam süren Fern’ü takip ederek, alışılmış düzene bir alternatif arıyor.

  • Promising Young Woman, tecavüze uğrayan sınıf arkadaşının yarattığı travmayla üniversiteyi bıraktıktan sonra erkeklerden intikam almaya odaklanmış bir genç kadının hikâyesini anlatıyor.

  • Sound of Metal, ansızın işitme duyusunu yitiren bir davulcunun engeliyle yüzleşmesini konu alıyor.

  • The Trial of the Chicago 7, 1960’ların sonunda Chicago’da düzenlenen protestolarda haksız suçlamalarla tutuklanan ve birbiriyle neredeyse hiçbir ilişkileri olmamasına rağmen birlikte yargılanan "Chicago 7’lisinin" trajikomik davasına odaklanıyor.

Minari (2020, Lee Isaac Chung) 

Çeşitlilik sonunda kazandı: Özellikle tek bir siyah oyuncunun aday gösterilmediği 2014 yılından itibaren #OscarsSoWhite kampanyasıyla ırkçılık odaklı eleştirilerin hedefi olan Akademi, doksan iki yıllık tarihinde yalnızca beş kadın yönetmeni aday göstermesi yetmiyormuş gibi geçtiğimiz yıl da kadın yönetmenleri görmezden gelerek cinsiyetçilik konusunda bardağı taşırmıştı. Tüm bunlara kayıtsız kalmayan Akademi’nin; yıllar süren çabaları, yönetim değişikliği, yeniden yapılandırmaları ve üye çeşitliliğini arttırma girişimleri sonunda meyvesini vermiş görünüyor. En İyi Yönetmen kategorisinde tarihte ilk kez iki kadının (Emerald Fennell ve Chloé Zhao) ve iki Asyalı yönetmenin (Lee Isaac Chung ve Chloé Zhao) birden yer aldığı En İyi Yönetmen kategorisi bir yana, oyuncu kategorilerinde altı siyah, üç Asyalı oyuncuya yer verilmiş olmasıyla, beyaz erkeklerin azınlıkta olduğu nadir aday listelerinden biriyle karşı karşıyayız. 

Sürprizler: Aday listesinde, her yıl olduğu gibi büyük sürprizler de var. En İyi Uluslararası Film kategorisinin muhtemel kazananı, Danimarka filmi Another Round’un yönetmeni Thomas Vinterberg, En İyi Yönetmen kategorisinde de aday gösterildi. Judas and the Black Messiah filminin başrol oyuncusu Lakeith Stanfield, şok edici bir şekilde En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu kategorisinde, rol arkadaşı Daniel Kaluuya ile birlikte yer aldı. En İyi Uluslararası Film kategorisine Fildişi Sahilleri, Fransa, Guatemala, Meksika, Rusya ve Tayvan gibi iddialı ülkeler yerine yarışın en zayıfları arasında gösterilen Hong Kong (Better Days) ve Tunus’un (The Man Who Sold His Skin) filmleri girmeyi başardı. İtalya yapımı Pinocchio, En İyi Makyaj ve Saç Tasarımı kategorisinin yanı sıra En İyi Kostüm Tasarımı kategorisinde de yer aldı. Love and Monsters, En İyi Görsel Efektler kategorisinde sürpriz bir adaylık elde etti. 

Sırada ne var? Mart ayının son ve nisan ayının ilk günleri, meslek birliklerinin ödüllerini açıklamasıyla geçecek, 11 Nisan’daki BAFTA ve 24 Nisan’daki Bağımsız Ruh Ödülleri'nin ardından, oldukça uzun süren 2020-2021 ödül sezonuyla 25 Nisan’daki Akademi Ödülleri töreni sonrasında vedalaşacağız. Önümüzdeki haftalarda ABD televizyonlarında her programda Sacha Baron Cohen, Andra Day, Daniel Kaluuya ve Carey Mulligan gibi yoğun bir şekilde Oscar kampanyası yapan adayları görmeye hazır olun!

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

Hayal, gerçek ve aradaki gürültü

Amacı kendinden büyük olanlar, düşlediği dünyayı yaratanlar, çeşitliliği kucaklayanlar, hayalle gerçek arasındaki gürültüyü bastırabilenler; bir kere daha: İyi ki varsınız.

19 Mar 2021

Jam Session ile birlikte
M/M Paris

YAZARLAR

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

2026 sinemasında yolun yarısı: Yıl sonunda hangi filmleri hatırlayacağız?

Beyazperdede yılın ilk yarısına Phil Lord ve Christopher Miller imzalı "Project Hail Mary" ve korku sinemasının yükselişi damga vurdu. 2026'nın ilk altı ayını geride bırakırken gişede ve festivallerde öne çıkan filmleri ve bazı keşifleri yeniden hatırlıyoruz.

Emre Eminoğlu

·

17 Tem 2026

2026 sinemasında yolun yarısı: Yıl sonunda hangi filmleri hatırlayacağız?
DuendeDuende

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Kendini hayatın akışına bırakmak isteyenler için kitaplar

"Bir şey olmak zorunda mıyız? Hayır, ama amaçsızca nehirde akarken karşımıza çıkacak her şeye hazırlıklı olacak kadar da olgun muyuz?" Bibliyoterapi'de hayat amacı peşine düşmeden yalnızca var olarak hayatta kalan karakterlere odaklanan üç kitaplık bir reçete var bu hafta.

Aslı Perker

·

17 Tem 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Kendini hayatın akışına bırakmak isteyenler için kitaplar
DuendeDuende

HİKAYE

Sıcak günlere eşlikçi kitaplar: Bu yaz ne okumalı?

Kitapların mevsimleri vardır. Ya da mevsimlerin kitapları. Yağmurlu bir sonbahar günü elimiz istemsizce hüzünlü kitaplara gider. Selim İleri’nin "Her Gece Bodrum"uyla yazlıktan döneriz, günlerimiz yavaş yavaş "Aylak Adam"ın gri gökyüzüyle boyanır. Peki yazın sıcak günlerinde ne okuruz? Bir kitabı yaz kitabı yapan nedir? Hangi kitaplar denizden gelen esintiyle yaprakları çevrilsin ister?

Şeyma Ye

·

13 Tem 2026

Sıcak günlere eşlikçi kitaplar: Bu yaz ne okumalı?
DuendeDuende

HİKAYE

Pink Martini'den Storm Large: 'Türkiye’de çok güçlü bir müzikal hafıza var'

Pink Martini, 22 Temmuz’da bir kez daha Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda sahne alacak. “Üsküdar’a Gider İken” ve “Aşkım Bahardı” şarkılarına albümlerinde yer veren ve Türkiye ile güçlü bağları olan gruptan Storm Large ile biraraya geldik.

Eda Solmaz

·

13 Tem 2026

Pink Martini'den Storm Large: 'Türkiye’de çok güçlü bir müzikal hafıza var'
DuendeDuende

HİKAYE

Bir hayatla yeniden tanışmak: Betül Bakırcı'nın gözünden Agop Arad arşivi

Sanat tarihçi İnci Aydın’ın hazırladığı uzun soluklu bir araştırmaya dayanan, "Renklerin Diyojen’i: Ressam Agop Arad" isimli kitap, Aras Yayıncılık tarafından Mayıs ayında yayımlandı. Kitabın editörlerinden Betül Bakırcı ile 1940’lı yılların kültürel ve politik ikliminde Agop Arad’ın hayat yolculuğu; ressam, grafiker ve gazeteci kimlikleri ve bugün onun arşiviyle karşılaşmanın anlamı üzerine konuştuk.

13 Tem 2026

Bir hayatla yeniden tanışmak: Betül Bakırcı'nın gözünden Agop Arad arşivi