A Quiet Place: Day One

A Quiet Place: Day One, ölümü kabulleniş ve hayatta kalma arzusunu çatıştıran başarılı bir öncül film.
A Quiet Place: Day One

28 Haziran - Akbank Sanat - Duende
Akbank Sanat ile birlikte

Akbank 42. Günümüz Sanatçıları Ödülü Sergisi devam ediyor Nedir? Türkiye’nin sanat ekosistemine önemli katkılar sunan Akbank Sanat ’ın Resim ve Heykel Müzeleri Derneği iş birliğiyle çağdaş sanat alanındaki gelişmeleri teşvik etmek ve genç sanatçılara destek olmak amacıyla düzenlediği Akbank Günümüz Sanatçıları Ödülü Sergisi ’nin 42. edisyonu gerçekleşiyor. Nerede ve ne zaman? 31 Temmuz’a kadar Akbank Sanat’ta ziyaret edebilirsin. Neden gitmeli? Açık çağrının sonunda jüri tarafından seçilen genç sanatçılar; Büşra Aydagün, Hamide Çelik, Beyza Durhan, Nejbir Erkol, Seda Gecü, Ekin Göre, Güler Güçlü, Serenay Gülyağcı, Kıvılcım S. Güngörün, Akın Güreş, Tekin Karakuş, Ekin Keser, Ecem Dilan Köse, Sıla Sevcan Örün, Nazan Özaras, Yusuf Özcan, Anı Ekin Özdemir, Baran Efe Öztürk, Edanur Sabuncu, Berk Şenol, Can Yıldırım ve Damla Yücebaş’ın yer aldığı sergide eserler “En uç kurmaca senaryoların provaları ile en gündelik detaylarına dek riskten muaf tutulmaya çalışılan bir gelecek, hiç gelecek midir? yoksa hiç gelmeyecek midir?” sorusuna kendi yorumlarını getiriyor. Not almalı: Esinini ilk kez 80'li yıllarda bilişim teknolojileri alanında beliren "futureproof' teriminden alan açık çağrının sonucunda “Gelecek - geçirmez” temasından yola çıkan eserler sergide yer alıyor. Küratörlüğünü Aslı Seven’in üstlendiği Akbank 42. Günümüz Sanatçıları Ödülü Sergisi hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsin.

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Film: A Quiet Place: Day One

Yönetmen: Michael Sarnoski

Süre: 100 dakika

Yapım yılı: 2024

Yaşamak için sessiz ol. 6 yıl önce tanıştığımız A Quiet Place serisi, sese duyarlı fakat görme kabiliyeti olmayan dünya dışı varlıkların ansızın gezegenimize indiği ve en ufak ses çıkaran tüm canlıları yok ettiği bir senaryoya sahip. İlk film A Quiet Place (2018, John Krasinski) bu saldırının bir süre sonrasında geçiyor ve bizi izole ve sessiz bir yaşam süremeye alışmış Abbott Ailesi (John Krasinski, Emily Blunt, Millicent Simmonds ve Noah Jupe) ile tanıştırıyordu. Kadroya Cillian Murphy ve Djimon Hounsou gibi isimlerin eklendiği A Quiet Place II (2020, John Krasinski), ilk filmin hemen sonrasında geçiyor ve gerilimi yükseltiyordu. Bir korku unsuru olarak sessizliği ve sessizliğin sesini olabilecek en zekice şekilde kullanan filmlerin hikayesinde, ailenin çocuklarından birini kaybetmiş olması, hayatta kalan çocuklarından birinin işitme engelli olması ve annenin hamile olması gibi hem aile içi dinamikleri ve aile bağlarını güçlendiren hem izleyicinin duygusal bağını arttıran hem de gerilim katsayısını arttıran seçimler vardı. İkinci filmden dört yıl sonra gelen, Abbottların hikayesinden bağımsız, öncül film A Quiet Place: Day One ise, adı üzerinde, söz konusu post-apokaliptik dünyaya geçişin dönüm noktası olan olayların yaşandığı güne götürüyor izleyiciyi. (Böyle bir filmin ortaya çıkışı sürpriz değil: A Quiet Place II’nin açılış sahnesinde bunun bir denemesinin yapılmış olduğunu söyleyebiliriz.)

A Quiet Place: Day One | Kaynak: UIP Türkiye

 A Quiet Place: Day One’ın merkezinde hayatının son günlerini yaşadığını anladığımız bir kanser hastası olan Sam (Lupita Nyong’o) var. Sam’i önce yaşamaktan bıkmış, her şeyden nefret eden bir hasta olarak tanısak da, sonradan onun sadece ölmeyi beklemekten ya da ölememekten bıktığını anlıyoruz. Sürekli ölmek üzere olduğu, sayılı ayları, günleri kaldığı söylenmesine rağmen hâlâ hayatta kalan Sam, adeta kendisi için oluşturulmuş bir arafta yaşıyor. Şehir merkezine yapılacak bir gezi için “Son bir kez şehre gitmek istemez misin?” diye ikna edilmeye çalışırlarken şöyle diyor Sam: “Son gidişimizin de son gidişim olması gerekiyordu.”

A Quiet Place’in uzaylıları, tam da Sam’in klinikteki hemşiresinin (Alex Wolff) ısrarıyla New York’a gittiği gün saldırıyorlar. Saldırı anının kaosuyla başlayarak Sam’in ölmek istemediğini, daha doğrusu “o şekilde” ölmek istemediği için hayata tutunmak için çabalamaya başladığını görüyoruz. Ölmeden önceki basit isteği (en sevdiği pizzacıda son bir dilim pizza yemek) bu felaket senaryosunda yerini daha kompleks, daha insani ve daha az bencil isteklere bırakıyor. Sam, karşısına çıkan bir hukuk öğrencisinin (Joseph Quinn) hayatta kalması için ona yoldaş olmayı görev ediniyor. Böylece çok sevdiği kedisi Frodo’yu da emanet edecek birini bulmuş oluyor tabii ki. Ölmeyi bekleyen Sam’in hayatının son günleri, daha iyi ve daha amaçlı bir ölüm seçebileceğinin farkına varınca anlam kazanıyor. Film, ölümü kabulleniş ve hayatta kalma arzusunu post-apokaliptik şartlarda çarpıştırıyor.

A Quiet Place: Day One | Kaynak: UIP Türkiye

Serinin ilk iki filminde olduğu gibi A Quiet Place, ses tasarımıyla öne çıkıyor. Yaratıkları çok daha fazla gördüğümüz bu filmde görsel efektler de etkileyici. Öte yandan ailenin yerini bireyin aldığı bu filmde Sam karakterinin derinliği, filmle ve karakterle empati kurmayı kolaylaştırıyor. (Diğer karakterler için aynı çabanın gösterildiğini söylemek mümkün değil. Fakat ne de olsa bu Sam’in kişisel arafının filmi: Hayaletinin halen hayatta olduğu ve rahata kavuşabilmek için amacını yerine getirmeyi beklediği bir hayalet filmi...) Daha önce Jordan Peele’in Us filminde de günümüz korku sinemasının en iyi performanslarından birine imza atmış Lupita Nyong’o iyi yazılmış bu karakteri layığıyla canlandırıyor. Kedi Frodo’nun performansı da yer yer ondan rol çalıyor.

Evreni genişleten ve seriye farklı bir derinlik ve boyut katan bu ayrık, öncül film bir yana A Quiet Place filmlerinin bir üçleme olması düşünülüyor. İlk iki film gibi John Krasinski’nin yöneteceği  A Quiet Place Part III’nin 2025’te gösterime girmesi planlanıyor.

Nerede izleyebilirsin? A Quiet Place: Day One, bugün gösterime giriyor. Önceki filmlerde olduğu gibi, çoğunluğu sessizlikle ve sessiz olmaya çalışmakla geçen bu filmi izlerken çıkaracağın en ufak sesin salondaki diğer izleyicilerin izleme zevkini etkileyebileceğini unutma.

Benzer işler:

  • I Am Legend (2007, Francis Lawrence)
  • Hereditary (2018, Ari Aster)
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

🧠 Ters Yüz psikoloji, A Quiet Place: Day One

"Inside Out 2", ergenlik ve ergen psikolojisi üzerine bir sohbet. "A Quiet Place: Day One" filminden izlenimler.

28 Haz 2024

Akbank Sanat ile birlikte
Inside Out 2 | Kaynak: Disney Studios Türkiye

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

'Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar': Bir aile arşivinden dünyaya bakmak

“Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar” başlıklı sergi, 212 Photography Istanbul’un 2026 edisyonunda Erbak ailesinin üç kuşağının seyahat tutkusu ve fotoğraflarını biraraya getiriyor. Nuri Z. Erbak (1914), Mehmet H. Erbak (1950) ve Ceylin Erbak Aytekin’in (1988) dünyanın farklı noktalarında çektiği kareler, 1930’ların Mısır ve Japonya’sından Tibet’e, Antarktika’ya uzanıyor. Bu arşivin nasıl oluştuğunu fotoğrafçı, yazar ve Erbak ailesinin üçüncü kuşak temsilcisi Ceylin Erbak Aytekin ile konuştuk.

Elif Bayram

·

02 Eki 2026

'Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar': Bir aile arşivinden dünyaya bakmak
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Ela Lee'den 'Ceyda': Kırılınca görünür olanlar

Ela Lee, kendi hayatından izler taşıyan ilk romanı Ceyda’da, dışarıdan kusursuz görünen hayatı bir cinsel saldırının ardından parçalanan Türk-Koreli genç avukat Jade’in hikayesini anlatıyor. Rıza, adalet, göçmenlik, aile, başarı baskısı ve suçluluk duygusu etrafında ilerleyen roman, Jade’in başına gelenlerden çok, yaşadıklarının ardından kendisi ve kurduğu hayatla yeniden yüzleşmesine odaklanıyor.

Şeyma Ye

·

02 Eki 2026

Ela Lee'den 'Ceyda': Kırılınca görünür olanlar
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bavuldaki dil: Türkçeden Almancaya göç edebiyatı kuşaklar boyunca nasıl değişti?

1960’ların başında Sirkeci’den Almanya’ya giden trenlere binenler birkaç yıl çalışıp dönmeyi düşünüyordu. Ama bavullarda yalnızca eşya değil, dil ve kültür de taşındı. Bekir Yıldız’dan Aras Ören’e, ‘Emine’ Sevgi Özdamar’dan Fatma Aydemir’e uzanan 60 yılı aşkın edebiyat geleneği “misafir işçi”nin Almancayı nasıl içeriden dönüştürdüğünü ve sonunda o dili kendi evi hâline getirdiğini anlatıyor.

Bavuldaki dil: Türkçeden Almancaya göç edebiyatı kuşaklar boyunca nasıl değişti?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Dağ, güneş ve zaman: Ugo Rondinone yeniden İstanbul'da

İsviçreli sanatçı Ugo Rondinone, İstanbul’daki ilk kişisel sergisi "the sun and the mountain"da neon renkli taş heykellerini gün doğumu ve gün batımı suluboyalarıyla buluşturuyor. Dirimart Dolapdere’de 8 Kasım’a kadar görülebilecek sergi, dağların dikeyliğiyle ufkun yataylığını karşı karşıya getirerek insanın doğayla kurduğu ilişkiyi ele alıyor.

Yaren Serra Akgün

·

29 Eyl 2026

Dağ, güneş ve zaman: Ugo Rondinone yeniden İstanbul'da
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Lukas Dhont: 'Geçmiş meğerse çok modernmiş!'

Lukas Dhont’un Cannes’ın ana yarışmasında prömiyerini yapan üçüncü uzun metrajı "Korkak", Emmanuel Macchia ve Valentin Campagne’a En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazandırdı. Dhont ile festivalde biraraya geldiğimizde ilk kez bir savaş filmi yapmasından, daha büyük bir ölçekte çalışmaktan ve filmin çıkış noktasındaki fikirlerden konuştuk.

Müge Turan

·

28 Eyl 2026

Lukas Dhont: 'Geçmiş meğerse çok modernmiş!'