ABD gişesinde yaz savaşları: 2025’in kazananı kim olacak?

“Jurassic World: Rebirth” filminin gösterime girmesini fırsat bilerek her yıl “blockbuster” filmlerin ve dev prodüksiyonların geçit törenine dönüşen yaz gişesinde ABD ve Türkiye’de bu yıl hangi filmlerin iddialı olduğunu inceledik.
ABD gişesinde yaz savaşları: 2025’in kazananı kim olacak?

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Önceki üç filminin her biri dünya çapında 1-1,5 milyar dolar hasılat elde eden ve ABD’de en az ikişer hafta gişenin lideri olarak kalan Jurassic World serisinin yeni filmi Jurassic World: Rebirth (yön. Gareth Edwards) bugün gösterime giriyor. 

Jurassic World: Rebirth | Kaynak: UIP Türkiye

Son film Jurassic World: Dominion’da yaşananlardan beş yıl sonrasını anlatan, hem kamera önünde hem de arkasında yepyeni bir kadroyla yola çıkan, üstelik başrolleri Scarlett Johansson ve Jonathan Bailey gibi iki yıldız oyuncuya emanet eden filmin “yeniden doğuş” iddiası ne yazık ki bu yeniliklerden ibaret. 1993’te devrim yaratan Jurassic Park filminden sonra çekilen her devam filmiyle aynı formülü uygulayan film, dinozorların boyutu ve korkutuculuğu arttıkça senaryonun içinin boşaldığı orantıya sadık kalıyor. Dinozorların insanları kovaladığı, gösterişli efektlerle süslenmiş bir film arayan izleyicininse aradığını bulacağı söylenebilir. Bu da demek oluyor ki özellikle ABD’de yaz gişesinin en iddialı, 2025 yılının 1 milyar dolar hasılat eşiğini geçebilecek filmlerinden biriyle karşı karşıyayız. 

Peki yaz şimdilik nasıl gidiyor ve bizi nasıl bir yaz bekliyor?

Geçen yazlarda ne oldu?

Pandemi sonrası normalleşmenin ABD gişesinde ilk kez hissedildiği 2022 yazı, “babalarımızın yeni favori filmi Top Gun: Maverick sinemaları kurtaracak” başlıklarının eşlik ettiği sevinç çığlıklarıyla başladı. Sadece 2022 yılını gişe lideri olarak tamamlayacak Top Gun: Maverick değil, seyiriciyi sinema salonlarına geri getiren Minions, Thor: Love and Thunder, Jurassic World: Dominion ve Nope sayesinde yaz mevsiminde gösterime giren filmler, 2022 yılı toplam gişe hasılatının %50’sini getirdi—tıpkı eski günlerdeki gibi.

"Barbenheimer" döneminden bir kare.

2023 yılına geldiğimizde, sinema endüstrisi tarihine geçecek bir vaka ile karşılaştık: Barbenheimer: Yeni bir altın çağın habercisi başlıklı yazımızda ayrıntılarıyla okuyabileceğiniz Barbenheimer tutulması sırasında, 21 Temmuz Cuma günü gösterime giren ve sonradan yılın zirvesine taşınacak Barbie ve Oppenheimer filmleri tüm dünyada sinema salonlarını doldurdu. 2024 yazı ise 2023 rakamlarına ulaşamasa da bir başka açıdan kayda değerdi: Yılın da lideri olacak Inside Out 2, sinema tarihinde dünya çapında 1 milyar dolar hasılatı aşan ilk animasyon film oldu.

2025’in zirve adayları

Sırasıyla 23 Mayıs ve 13 Haziran’da gösterime giren, biri Disney’in öteki DreamWorks’ün iki canlı aksiyon yeniden çevrimi Lilo & Stitch (yön. Dean Fleischer-Camp) ile How to Train Your Dragon (yön. Dean DeBlois) yaz sezonunu resmen açtı. Ne Tom Cruise’un seriye veda ettiği Mission: Impossible - Dead Reckoning (yön. Christopher McQuarrie) ne de Brad Pitt’li F1: The Movie (yön. Joseph Kosinski) bu iki filmi Haziran gişesinde sollayamadı. 

Jurassic World: Rebirth | Kaynak: UIP Türkiye

Bu yaz, Temmuz ve Ağustos aylarında gösterime girecek Barbie ya da Oppenheimer ölçeğinde merakla beklenen özgün bir film yok. O yüzden bir kez daha gözler devam filmlerinde ve süper kahraman evrenlerinde. Bugün gösterime giren ve muhtemelen haftanın lideri olacak Jurassic World: Rebirth, Johansson ve Bailey’nin yıldız ışığının da etkisiyle yaz gişesinin lideri olarak kalabilir. MARVEL ve DC de gişenin yaz savaşlarında yerlerini almak üzere. Gişe başarısının formülünü iyi bilen James Gunn’ın yönetmen koltuğunda oturduğu Superman, ezbere bildiğimiz hikayeye yeni bir yorum getirecek ama küllerinden doğması beklenen tek süper kahraman filmi o değil: 2000’ler ve 2010’larda sinema uyarlamaları iki büyük başarısızlıkla sonuçlanan süper kahraman ailesi The Fantastic Four, bu kez hem MCU çatısı altında hem de her biri kendi televizyon dizilerinde canlandırdıkları karakterlerle milyonların sevgisini kazanmış beş oyuncuyla (Pedro Pascal, Vanessa Kirby, Joseph Quinn, Ebon Moss-Bachrach, Julia Garner) geliyor.

Elio | Kaynak: Pixar

Yazın kazananı kim olacak göreceğiz ama kesin olan bir şey var ki yazın (hatta yılın) en büyük hüsranını Pixar yaşadı: 20 Haziran’da 200 milyon doların üzerinde bir ilk hafta sonu açılışı bekleyen stüdyo, 20.9 milyon dolarla tüm zamanların en kötü açılışını yapan Pixar filmi olan Elio’nun şokunu yaşıyor bugünlerde. (1995’te henüz kimse Pixar’ın adını bilmiyorken gösterime giren Toy Story dahi 29.1 milyon dolarlık açılış yapmış, en kötü eleştiriler alan Elemental ve The Good Dinosaur ilk hafta sonlarında sırasıyla 30 ve 40 milyon dolar barajını zorlamıştı.) 

The Hollywood Reporter’ın haberine göre filmin büyük başarısızlığında birçok etken var: Başından beri bir kendini kabullenme ve açılma hikayesi olarak planlanmış filmin, karakterinin kuir olduğuna dair göstergelerden stüdyonun dayatmalarıyla arındırılması; test gösterimlerinde favori gösterilen bazı sahnelerin aynı sebeple kesilmesi; önce açık kimlikli bir LGBTİ+ birey olan yönetmeni Adrian Molina’nın, sonra da filmin ilk dönem tanıtımlarında yer alan oyuncu America Ferrera’nın projeden ayrılması... Kısacası bu yıl, Inside Out 2 sayesinde olağanüstü bir 2024 geçiren Pixar’ın yılı değil.

Türkiye’de yaz gişesi

Türkiye’de yaz gişesinin son yıllardaki seyirci rakamlarına ve haftalık gişe liderlerine bakıldığında, yıl genelinin aksine yabancı filmlerin liderliğinde ve ABD gişesine benzer trendlerin gözlendiği bir tablo çıkıyor ortaya: 2023 Temmuz'undaki Barbenheimer etkisi açıkça görülürken haftalık gişe liderleri arasında 2022 yazında Jurassic World: Dominion ile Thor: Love and Thunder, 2024 yazında Inside Out 2, Despicable Me 4 ile Deadpool & Wolverine filmleri öne çıkıyor. 

Bunun öncelikli nedeni yerli gişe filmlerinin de son yıllarda yıllık gişe rakamlarına büyük etkisi olan yerli animasyonların da yaz sezonunu tercih etmemesi. Yıl başında Sinema salonlarını ebeveynler mi kurtarıyor? başlıklı yazıda da söz ettiğimiz gibi, yerli animasyonlar için okulların açıldığı güz dönemi ya da sömestr tatilinin olduğu kış dönemi tercih ediliyor.

2025 yazı bittiğinde tablo yine ABD gişe trendleriyle benzerlik gösterebilir ama yaz başında son yılların trendlerinin dışında bir gelişmeyle karşılaştığımızı da söylemek gerek: Sihirli Annem’in sihri, yıllardır yabancı filmlerin domine ettiği haziran gişesini etkisi altına almış görünüyor. 30 Mayıs’ta gösterime giren Sihirli Annem: Hepimiz Biriz (yön. Mustafa Kotan), ilk hafta sonunda 190 binin üzerinde seyirci tarafından izlenerek 2025’in en iyi yerli film açılışını elde etti ve bir hafta önce gösterime giren Mission: Impossible - The Final Reckoning ile Lilo & Stitch’i geride bırakarak gişenin zirvesine oturdu.

Sihirli Annem: Hepimiz Biriz | Kaynak: Poll Films

Gösterime giren How to Train Your Dragon ve F1: The Movie’nin gücüne rağmen başarısını ve liderliğini Haziran boyunca koruyan film, 30 Haziran itibarıyla 710 bin kişi tarafından izlenmiş ve yıllık gişe sıralamasında 3. sıraya yükselmişti. Bu başarıda filmin sadece çocuk ve çocuklu ailelere yönelik bir film olmakla kalmayıp diziyle büyüyen Z jenerasyonunun ilgisini çektiği gerçeğinin payı büyük.

Gelecek program

Bugün Jurassic World: Rebirth, 11 Temmuz’da Superman, 18 Temmuz’da Smurfs, 25 Temmuz’da The Fantastic Four: First Steps, 8 Ağustos’ta Freakier Friday yaz gişesinin seyrini değiştirebilir. Haziran toplamı son üç yılın haziran aylarının altında kalan ABD’de yaz gişesinin şimdilik pek de iyi bir yıl geçirmediği ve şu an zirvede yer alan Lilo & Stitch’in yerini Temmuz filmlerinden birine bırakacağı, Türkiye’de ise Haziran ayına olduğu gibi tüm yaza da Sihirli Annem: Hepimiz Biriz’in damga vuracağı söylenebilir.

Not: Bu yazıda kullanılan Türkiye gişe rakamları Box Office Türkiye, ABD gişe rakamları Box Office Mojo’dan alınmıştır.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Renata Salecl'ten 'Kabalık Çağı': Nezaketsizlik bu çağın yeni normali mi?

Renata Salecl, birçok kitabında neden sonuç bağlamında gündeminde tuttuğu neoliberalizm değişmezini, yeni kitabı "Kabalık Çağı"nda da pergelin sabit ayağı olarak kullanıyor. Bireyselden toplumsala yeni liberal düzenin yarattığı sosyal erozyonu incelerken deyim yerindeyse çuvaldızı hem dayatılmış neoliberal düzene hem de onun heveslisi, faili, sürdürücüsü ve kurbanı durumundaki günümüzün şaşkın bireyine batırıyor.

Soner Can

·

14 Eyl 2026

Renata Salecl'ten 'Kabalık Çağı': Nezaketsizlik bu çağın yeni normali mi?
DuendeDuende

HİKAYE

Makinelere karşı değil onunla aynı sahnede: Jojo Mayer ile ME/MACHINE üzerine

Virtüöz davulcu Jojo Mayer, “ME/MACHINE” projesi ile geçen Cuma akşamı Terminal Kadıköy’ün içinde bulunan Komünite’de sahne aldı ve akustik davul ile yapay zekayı aynı sahnede gerçek zamanlı bir diyaloğa soktuğu canlı bir performans sundu. Mayer ile insan-makine etkileşimli benzersiz müzik deneyimi konuştuk. Sanatçı, teknolojiden korkmak yerine onu müziğine nasıl adapte ettiğini anlattı.

Eda Solmaz

·

14 Eyl 2026

Makinelere karşı değil onunla aynı sahnede: Jojo Mayer ile ME/MACHINE üzerine
DuendeDuende

HİKAYE

Furious: Öfkenin kadından kadına aktarılan kanatları

Dying for Sex’te (2025) yaralı, öfkeli ve arzularıyla var olabilen bir kadın yaratan Elizabeth Meriwether, Furious’ta da kadın öfkesinin başka bir yüzüne bakıyor. Dizinin üç kadın karakterinin öfkeleri aynı yerden doğmuyor, aynı biçimde dışarı vurulmuyor ve onları aynı yola götürmüyor. Fakat üçü de kendilerinden önce başka kadınların taşıdığı öfkeden bir parça devralıyor. İlk sezon sona erdiğinde geriye tek bir kadının intikamından çok daha fazlası kalıyor: Kuşaktan kuşağa, bedenden bedene dolaşan ve kendisine başka başka yollar arayan bir kadın öfkesi.

Tuba Büdüş

·

14 Eyl 2026

Furious: Öfkenin kadından kadına aktarılan kanatları
DuendeDuende

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Sadakatsizlikle başa çıkmaya çalışanlar için kitap reçetesi

Sadakatsizliğe uğramak insanın eğitimiyle, yaşıyla, güzelliğiyle, zekasıyla ya da ne kadar “iyi bir partner” olduğuyla açıklanabilecek bir şey değil. Yine de insan böyle bir şey yaşadığında çoğu zaman suçu kendisinde arıyor. Oysa bu soruların çoğunun sebebi kontrolümüz dışında gelişen bir olayı yeniden kontrol edilebilir hâle getirme çalışmamız. "Sadakatsizlikle nasıl başa çıkarım?" diye düşünenler için üç kitap.

Aslı Perker

·

11 Eyl 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Sadakatsizlikle başa çıkmaya çalışanlar için kitap reçetesi
DuendeDuende

HİKAYE

'The Unknown': Bir bedeni aynı insan yapan nedir?

"Anatomy of a Fall"un Oscar ödüllü senaristi Arthur Harari, yeni filmi "The Unknown"da beden değiştirme motifini fotoğraf, kent hafızası ve kimlik üzerine tekinsiz bir bilmeceye dönüştürüyor.

Emre Eminoğlu

·

11 Eyl 2026

'The Unknown': Bir bedeni aynı insan yapan nedir?