ABD ve Çin anlaşması: Detaylarda neler var?

EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
ABD ve Çin heyetlerinin İsviçre’nin Cenevre kentinde yürüttüğü müzakereler, 12 Mayıs Pazartesi günü ilk meyvelerini verdi.
ABD yönetimi müzakereler sonrasında, 14 Mayıs tarihinden itibaren Çin ürünlerine uyguladığı %145’lik ortalama tarife oranını 90 günlüğüne %30’a çekmeyi kabul etti. Çin tarafı ise buna karşılık olarak ABD’den ithal edilen toplam 5 bin ürün kalemi üzerindeki %125’lik ortalama tarifeyi yine 90 günlüğüne %10’a indirme kararı aldı. İki taraf arasında yapılan anlaşma, karşılıklı olarak 3 ay boyunca yeni bir tarife uygulanmamasını ve mevcut indirimlerin geri alınmamasını da içeriyor.
ABD Başkanı Donald Trump anlaşmayla Çin’e bir “yeniden başlama” şansı verdiklerini söylerken, Hazine Bakanı Bessent ise anlaşmanın iki tarafın da çıkarına olduğunu vurgulayarak, “Her iki taraf da genel bir kopuş istemediği konusunda mutabık” ifadelerini kullandı.
Anlaşmanın detayları
Anlaşma, dünyanın en büyük iki ekonomisinin, hem kendilerine hem de küresel ekonomiye önemli ölçüde zarar verecek bir “sert ayrışma” sürecine tam manasıyla girmeden geçici bir geri adım atmasını sağlamış oldu.
Anlaşmayla ilgili konuşan ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, görüşmeler sırasında akıllarındaki sorunun “Vergi oranlarını, ambargo yaratmayacak ama yine de ticaret açığını azaltma hedefimizi koruyacak seviyeye nasıl indiririz?” olduğunu ve bu doğrultuda hareket ettiklerini söylerken, Çin Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada ise atılan adımların iki ülkenin ve küresel ekonominin çıkarlarıyla örtüşmesine özen gösterildiği vurgulandı.
ABD ve Çin yönetimleri, görüşmede ortaya konan odaklar doğrultusunda tarım ve hayvancılık ürünleri, elektronik bileşenler, enerji ekipmanları ve tekstil ürünleri gibi son tüketici için önem taşıyan ürünlerde gümrük indirimine giderken, iki tarafın da deklare ettiği amaçlara uygun olarak belirli “stratejik ürünler” bu indirimlerin dışında bırakıldı.
- İki tarafın da özellikle kritik sektörleri koruma altına alırken, yakın vadede tüketici fiyatlarını etkileyebilecek ürünlerde vergi indirimine gitmeye karar vermiş olması dikkat çekici. Zira Walmart ve Target CEO’ları, yakın zamanda Başkan Trump ile gerçekleştirdikleri görüşmede, tüketici ürünlerinde Çin'e karşı uygulanan tarifelerin mevcut haliyle sürmesinin rafları boş bırakacağını ve perakende sektöründe arz krizine neden olacağını belirtmişlerdi.
Stratejik sektörleri koruma çabaları kapsamında ABD, Çin menşeli elektrikli araçlara uyguladığı %212’lik gümrük vergilerini anlaşma kapsamı dışında bırakırken, çelik ve alüminyum ürünlerini hedef alan Section 232 tarifelerini ve COVID-19 sonrasında getirilen tıbbı cihaz/ilaç ham maddesi tarifelerini korudu. Bu adımların karşısında Çin, Ford ve General Motors gibi ABD’li otomotiv devleri tarafından üretilen yedek parçalara uyguladığı vergileri sabit tutarken, ABD menşeli biyoteknoloji ve savunma ürünlerine yönelik yaptırımlarını da sürdürme kararı aldı.
“Stratejik” olarak nitelendirilen sektörlerle ilgili en kritik karar ise Çin’in ABD’ye yönelik nadir toprak metali ihracatı kısıtlamalarını kaldırma taahhüdünde bulunması oldu.
Çin, küresel nadir toprak metalleri üretiminin yaklaşık %70’ini ve işleme kapasitesinin %85’ini elinde bulundurarak bu alanda tekel niteliğinde bir konuma sahip. Bu metaller özellikle savunma sanayi şirketleri, güneş paneli ve elektrikli araç üreticileri, havacılık şirketleri, yarı iletken üreticileri ve yüksek teknoloji firmaları için hayati önemde. Dolayısıyla Çin’in ABD’ye bu alanda getirdiği ihracat yasağı, söz konusu şirketler için çok ciddi maliyet artışı ve üretim zafiyetine yol açma potansiyeli taşıyordu.
- Çin, elindeki tekel gücünün ABD için bir ulusal güvenlik riski oluşturduğunun açıkça farkında. Bu nedenle Çin heyeti, görüşmeler sırasında ABD’nin “zorlayıcı diplomasi” uygulamalarına karşı koyacak, nadir toprak metallerini de içeren yeni misilleme mekanizmaları geliştirmekte olduğunun sinyalini verdi.
Heyetler ayrıca iki taraf arasındaki iletişimsizliği gidermek amacıyla ortak bir mekanizma kurma teklifinde de bulundu. Bu nedenle görüşmeleri sürdürmek amacıyla yeni bir diyalog mekanizması kurulması konusunda anlaşmaya varıldı. Taraflardan yapılan açıklamaya göre bu komisyon Çin, ABD veya üçüncü ülkelerde görüşmeler yapacak ve ekonomik/ticari konularda çalışma düzeyinde istişarelerde bulunabilecek. Dolayısıyla iki ülke arasındaki iletişimsizlik ve öngörülemezlik problemleri de bir nebze çözülmüş olacak.
Fentanile karşı mücadelede işbirliği
Görüşmede ayrıca ABD tarafının Çin kaynaklı olduğunu düşündüğü ve ABD’de on binlerce insanın ölümüne yol açan fentanile karşı mücadele yolları da tartışıldı. Çin heyeti, bu konuda kamuoyuna açık mesajlar verilmesini küçük düşürücü bulsa da fentanille mücadele konusunda anlaşmaya açık olduklarını ifade etti. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ise bu konuda etkin bir işbirliği yapılması halinde uygulanan vergilerin bir kısmının daha kaldırılabileceğini söyledi.
- Görüşmelerin en çarpıcı anı, Bakan Bessent’in Çin heyetine fentanil krizine dair verdiği sert alegorik mesaj oldu. Bakan Bessent, görüşmeler sırasında masadaki şeker kâsesinden bir tutam alıp avucuna koyarak, “Bu kadar küçük bir miktar (fentanil), bu odadaki herkesi öldürmeye yeter” dedi. Ardından daha büyük bir tutamı eline alarak “Bu da tüm Cenevre’yi yok eder” diyerek fentanil tehdidinin büyüklüğüyle alakalı net bir mesaj vermiş oldu.
Görüşmelerin ardından ABD Ticaret Temsilcisi Greer, “Hem Çin hem de ABD tarafı, fentanil konusunda yapıcı biçimde çalışmayı kabul etti. Bu konuda da olumlu bir yol haritamız var” açıklamasında bulundu. Çin tarafı ise, resmi beyanlarında fentanilden doğrudan söz etmese de, bu konuda “işbirliği için olumlu bir yol arayışında olduklarını” belirtti.
Sonuç olarak
Anlaşma piyasalar için olumlu bir gelişme olarak değerlendirilmiş olsa da küresel ekonominin gidişatını bugün değil, gelecekte atılan adımlar şekillendirecek gibi görünüyor. Birçok uzman, bu anlaşmayı "geçici bir ateşkes" olarak yorumluyor. 90 günlük sürenin ardından yeni bir uzlaşma çıkmazsa, tarifelerin yeniden gündeme gelmesi muhtemel. Özellikle çip teknolojileri, yeşil enerji ve savunma sanayi gibi alanlarda Çin’in büyüyen gücü, ABD yönetimi açısından stratejik bir tehdit unsuru olmaya devam ediyor.
ABD Ticaret Temsilciliği, anlaşmayı “zaman kazanma” aracı olarak değerlendirirken, Çin Dışişleri Bakanlığı ise anlaşmanın daha kapsamlı ekonomik iş birliğine zemin hazırlaması gerektiğini belirtti. Ancak ABD’nin bu dönemde Çinli teknoloji firmalarına yönelik yaptırımlarını sürdürmesi, ayrıca Çin’in de belirli tarifeleri ortadan kaldırmayı reddetmesi iyi ilişkilerin hâlâ istenilen ölçüde ilerlemediğini ve gerginliğin sürdüğünü gösteriyor.
Şurası açık: ABD ve Çin, doğrudan ekonomik savaşın maliyetlerini yönetilebilir hale getirmek için sektör dışı alanlarda ortak zemin bulma çabasını sürdürecek. 90 gün sonra başlayacak olan yeni müzakereler, bu sürecin yönünü net olarak belirleyecek.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
ABD ve Çin'in 90 günlüğüne anlaştığı ve küresel gerginliğin bir nebze de olsa hafiflediği bir günü geride bıraktık. Azalan tansiyonun etkisiyle başta ABD piyasaları olmak üzere küresel piyasalarda da çoğunlukla güçlü performanslar izlendi.
13 May 2025

YAZARLAR

Emircan Yaman
Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR



