

%21 oranlı bitmeyen hoş geldin faizi VOV Hesap ’ta Bireysel yatırımcıların güvenli yatırım araçları arasında vadeli hesaplar öne çıkıyor. Alternatif Bank 'ın vadesiz hesap özellikleri taşıyan tasarruf hesabı VOV Hesap , avantajlı %21 hoş geldin faizi oranıyla birikimlerini risk almadan kolayca değerlendirmek isteyenler için hiç kuşkusuz aradıkları fırsatı sunuyor. Müşterilerine her koşulda kazandıran VOV Hesap ; Hem yatırım yapmayı hem de birçok bankacılık işlemlerini gerçekleştirmeyi mümkün kılıyor. VOV’lular, hesaplarınının vadesini bozmadan, diledikleri zaman nakit ihtiyaçlarını karşılayabiliyor ve günlük olarak hesaplarında kalan para üzerinden faiz kazanabiliyor. Müşterilerine, “ bitmeyen hoş geldin faizi " ile 90 günlük hoş geldin faizi dönemi sonunda Alternatif Bank’tan kullanacakları ürünler için ek faiz kazandırıyor. VOV’lular, toplam 2 ürünle de hoş geldin faizinden her zaman yararlanabiliyorlar. VOV Banka Kartlarıyla yapılan harcamalarda kullanıcılarına 500 TL'ye kadar nakit iadesi fırsatı sunuyor. Bitmeyen hoş geldin faizi hakkında detaylı bilgi almak için bu bağlantıya uğrayabilir, VOV Hesap ayrıcalıklarıyla tanışmak için burayı ziyaret edebilirsiniz. Bu bağlantı üzerinden VOV Hesap başvuru formunu doldurarak görüntülü görüşmeyle kolayca VOV Hesaplı olabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
ABD’de tüketici fiyatları, Mayıs 2022’de geçen yılın aynı dönemine göre %8,6 yükselerek 1981’den bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaştı. Enflasyondaki aylık artış ise %1’e çıktı. Bu durum, enflasyonla mücadele kapsamında son iki ayda 75 baz puanlık faiz artışına giden ABD Merkez Bankası’nın (Fed) eylül ayına kadar faiz artırımlarına devam etmesi ihtimalini güçlendiriyor.
Detaylar: ABD’de enflasyon, sene başında %7 ile 40 yılın zirvesine ulaşırken uzmanlar, bu raddeden sonra düşüşe geçeceği yorumunda bulunmuşlardı. Fakat piyasa beklentilerinin üstünde açıklanan rakamlar, aksini ortaya koydu. En hızlı yükseliş, enerji ve gıda fiyatlarında görülürken Rusya-Ukrayna savaşı ve Çin'in sıkı kapanma önlemlerinin tedarik zincirlerinde yol açtığı aksama, fiyatlardaki artışın sorumlusu olarak görülüyor. Veriler şöyle:
- Gıda endeksi, aylık bazda %1,2; yıllık bazda %10,1 artış kaydetti.
- Enerji fiyatları, aylık %3,9 ve yıllık %34,6 arttı. Son dönemdeki yükselişiyle dikkat çeken benzin fiyatları ise aylık %4,1 ve yıllık %48,7'lik artış gösterdi.
- Barınma maliyetleri, aylık %0,6; yıllık %5,5 arttı.
Şimdi ne olacak? Birçok kategorideki fiyat artışlarının devam etmesi, Fed’in faiz artırımı ve bilanço daraltma planlarını uygulamaya devam edeceğine işaret ediyor. Fed’in ilk toplantısı, bu hafta çarşamba günü gerçekleşecek. Piyasalar, şimdiden haziran, temmuz ve eylül ayı için 50 baz puanlık faiz artışını fiyatlandırmaya başlarken ekonomistler, yüksek enflasyon sonrası sıkılaşma döngüsünün resesyona yol açabileceğini belirtiyor.
Kim, ne diyor? ABD Hazine Bakanı Janet Yellen, geçen hafta yaptığı açıklamada odak noktalarının enflasyon olduğunu belirtirken resesyon ihtimalini reddetti:
“Önümüzdeki dönemde daha yüksek enerji ve gıda fiyatları riskleri görüyorum. Ekonomik büyümenin de yavaşlamasını bekliyorum; ancak resesyon yaşayacağımızı düşünmüyorum.”
Geniş perspektif: Resesyon tartışmaları devam ederken Dünya Bankası da 2022 için küresel ekonomik büyüme tahminini %4,1’den %2,9’a düşürdü. Yüksek enflasyon ile durgunluğun bir arada görülmesi anlamına gelen "stagflasyon” riski konusunda uyaran kurum, dünyanın “önümüzdeki birkaç yıl boyunca ortalamanın üzerinde enflasyon ve ortalamanın altında bir büyüme” için hazırlanması gerektiğini belirtti. Dünya Bankası Başkanı David Malpass, şu açıklamada bulundu:
"Ukrayna'daki savaş, Çin'deki kapanmalar, tedarik zincirlerindeki aksamalar ve stagflasyon riski, büyümeye darbe vuruyor. Birçok ülke açısından resesyonu önlemek zor olacak.”
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Dolar kuru, 17 lirayı aşarak 2022'deki en yüksek seviyesine ulaşırken yıllık kayıp %30’u aştı. ABD’de enflasyon, %8,6 ile 40 yıllık zirvesini yeniledi. Elon Musk, 44 milyar dolarlık Twitter anlaşmasından vazgeçme tehdidinde bulundu.
13 Haz 2022

YAZARLAR

Nurefşan Kutlu
Business Editor

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Teknoloji birçok alanda sonuca ulaşmayı kolaylaştırırken ustalığın değeri artık yalnızca bir işi yapabilmekte değil; neyin iyi olduğunu ayırt etmekte, doğru kararı verebilmekte ve yıllar içinde biriken deneyimi yeni araçlara uyarlayabilmekte yatıyor. Ustalık kaybolmuyor; biçim değiştiriyor.

Savunma ihracatı 2002’den bu yana katlandı, yerlilik oranı %80’e ulaştı, Türk şirketleri küresel sıralamalarda yükseldi. Ancak motorlardan kritik elektronik ve optik teknolojilere uzanan kalan %20, Türkiye’nin savunma sanayiindeki asıl sınırını gösteriyor. Bu sınırı aşmak ise daha fazla silah üretmekten değil, bilim ve teknoloji üretebilmekten geçiyor.

Bir insanın “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna iki cümleyle cevap verip daha fazlasını anlatma ihtiyacı duymamasıyla bir markanın neyi söyleyip neyi geride bırakacağını bilmesi, aynı olgunluk eşiğine işaret ediyor. Sadelik; hiçbir şey bilmemenin getirdiği bir sığlıktan değil, aksine çok şey bilip hepsinin ağırlığını tarttıktan sonra lüzumsuz olanları arkada bırakabilme cesaretinden geçiyor.

Nike’ın marka adı, onlarca yıldır “spor” kelimesiyle neredeyse eş anlamlıydı. Bu başarı, şirketi uzun yıllar borsanın favorileri arasında tuttu. Fakat son birkaç yılda ivme şaşırtıcı bir hızla tersine döndü ve şirket, yaklaşık 18 yılın ardından S&P 100 endeksine veda etmek zorunda kaldı. Peki ne oldu da dünyanın en güçlü spor markalarından biri, bu denli hızlı bir düşüşe sürüklendi?

Reklamcılık artık dikkat ekonomisinden niyet ekonomisine geçiş yapıyor. ChatGPT’nin test ettiği Sponsorlu Ajanlar, markaların tüketicinin karar verme konuşmasına doğrudan katılmasını sağlayan yeni bir katman açıyor. Kişiselleştirilmiş iknanın birim maliyeti neredeyse sıfıra inerken mesele, anlatının nerede durduğu ve kimin adına konuştuğunun her aşamada görünür olup olmamasında düğümleniyor.




