

Müşteri deneyimini artıran dijital çözümler: INSPARK
Akıllı müşteri yolculukları için dünyanın #1 numaralı pazarlama platformunu keşfedin. Nedir? Dünyanın en iyi CRM ve lider kurumsal bulut bilişim çözümleri firması Salesforce.com ’un Türkiye’nin ilk ve en deneyimli yetkili satıcısı ve iş…
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Küresel petrol arzı konusunda üretici ve tüketici ülkeler arasındaki mücadele, ABD liderliğinde gerçekleşmesi planlanan tarihi bir adımla yeni bir dönemece girdi. ABD Başkanı Joe Biden, petrol fiyatlarını düşürme ve arz-talep dengesizliğiyle mücadele etmek için Stratejik Petrol Rezervi’nde (SPR) bulunan 35 milyon varil petrolü piyasaya süreceğini duyurdu. Petrol rezervlerinin piyasaya arzı Çin, Hindistan, Güney Kore ve Birleşik Krallık ile eş zamanlı olarak gerçekleşecek.
- Kritik bir nokta: Toplam 50 milyon varilin piyasaya sürülmesi beklenirken bu miktar, ABD’nin iki buçuk günlük petrol tüketimine denk geliyor. Satış hamlesi, petrol tüketicisi ülkeler tarafından gerçekleştirilmesi açısından tarihte bir ilk olma özelliği taşıyor.
Bir adım geriden: ABD’de son 31 yılın en yüksek enflasyonu ile karşı karşıya olan Biden, daha önce OPEC ve OPEC+’dan defalarca daha fazla petrol pompalamalarını istemiş; ancak OPEC+, üretimi her ay kademeli olarak günde 400 bin varil artırma planına bağlı kalma kararı almıştı. Böylece ABD’de Batı Teksas tipi ham petrolün varil fiyatı, 85 doları aşarak 7 yılın zirvesine çıkmıştı.
Biden’a baskı: CNN tarafından ortaya çıkarılan bir mektuba göre, ABD’de Demokratlar, Biden’ı yalnızca petrol rezervlerini piyasaya sürerek değil aynı zamanda petrol ihracatını yasaklayarak da yüksek fiyatlarla mücadele etmeye çağırıyor. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, fiyatları düşürmek ve tedarik sıkıntısına çözüm bulmak için tüm imkânların değerlendireceğinin belirtilmesi de ekstra önlem ihtimallerini destekliyor.
Fiyatlar düşecek mi? ABD’nin açıklaması sonrası, ocak vadeli Batı Teksas tipi ham petrolün varil fiyatı %1,9 düşüşle 75,3 dolara gerilerken OPEC+’in açıklamasıyla yeniden yükselişe geçti. OPEC+ temsilcileri, mevcut piyasa koşullarında milyonlarca varili piyasaya sürmenin adil olmayacağını ve 2 Aralık’taki toplantıda üretim artışı planlarını yeniden gözden geçireceklerini açıkladı. Delegeler, petrol rezervlerinin kullanıma açılmasının ittifakın ocak ayında piyasaya süreceği petrol miktarını olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunurken piyasalar da OPEC+’in misilleme yapma ihtimalini fiyatlandırmış gibi görünüyor.
Yeni varyant nasıl etkiledi? Öte yandan, Güney Afrika’da ortaya çıkan "omicron" isimli yeni koronavirüs varyantı, birçok ülkenin sınırlarını kapatmasına neden olurken petrole olan talebin düşmesinden endişe ediliyor. Yeni varyantın etkisiyle Brent petrolün fiyatı, %9 düşüşle 72 dolara gerilerken Batı Teksas tipi ham petrolün varil fiyatı, %10 düşüşle 68 dolar oldu.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Türk lirası, dolar karşısında haftalık bazda %15'ten, yıllık bazda ise %40'tan fazla değer kaybetti. Jerome Powell, ikinci kez Fed Başkanı olarak aday gösterildi. Petrol fiyatları, yeni koronavirüs varyantının etkisiyle düşüşe geçti.
29 Kas 2021

YAZARLAR

Nurefşan Kutlu
Business Editor

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ray-Ban ve Oakley gibi popüler markaların çatı şirketi EssilorLuxottica, son dönemlerde ticari performansından çok kurucu ailenin içinde yaşanan iktidar mücadelesiyle gündeme geliyor. Şirket, yönetime duyulan güvensizlik nedeniyle son bir yılda %40’ın üzerinde değer kaybederken yatırımcılar, aile içindeki anlaşmazlıkların akıllı gözlük pazarının da büyüdüğü bir dönemde EssilorLuxottica'nın geleceğini nasıl etkileyeceğini sorguluyor.

Ekim ayında düzenlenen SAP Executive Summit Türkiye’de, “Kazanmanın Anatomisi” başlıklı oturumda Formula 1’in iki efsane pilotu David Coulthard ve Mika Häkkinen konuşmacıydı. Coulthard ve Häkkinen’i dinlemek, yarışları takip ederken düşündürdükleri bazı konuları iş dünyası açısından yeniden değerlendirmemize vesile oldu. Özellikle de teknolojiye yapılan yatırımlarla insanın gelişimine ayrılan emek arasındaki ilişkiyi…

Verileri anlık hava tahmini gibi düşünebiliriz, stratejiyi ise iklim bilgisi gibi... Yağan her yaz yağmurunda mont giymeye kalkan, kış güneşine aldanıp hemen tişörte dönen bir marka ancak hasta olur. Pazarlama ve iletişim dünyasının ihtiyacı olan, anlık sağanaklara göre her çeyrekte gardırop değiştirmek değil, mevsimin genel yönünü okuyup rotasında sağlam durabilmek.

Bir dönem önlenemez yükselişiyle teknoloji girişimleri kadar hızlı değerlenen Netflix, son dönemlerde geleneksel bir medya şirketini andıran performansıyla yatırımcılarını hayal kırıklığına uğratıyor. Platformun hit içerik üretimindeki yavaşlama, henüz belirgin biçimde bilançoya yansımamış olsa da içerik izleme alışkanlıkları ve piyasa değerine ilişkin metrikler, Netflix’in ağır ağır irtifa kaybettiğine işaret ediyor.

"Ödünç dikkat çağı" bugünlerde yeni bir şey gibi paketleniyor ama neredeyse reklamcılık kadar eski bir tartışma bu. Öte yandan viral akımlar, memler, trend sesler, influencerlar çağında araştırmalar, ödünç dikkatin kapıyı açsa da alışkanlık yaratmadığını da gösteriyor. Peki bu tartışmaların ortasında reklamcılıktan elde kalan ne? Bunun cevabı şeffaf süreçler, doğrulanabilir sonuçlar, kanıtlar ve gerçek insan emeğinde yatıyor.




