Albüm incelemesi: Beth Gibbons'dan 'Lives Outgrown'


Parçaları Canon ’la birleştir Ruhunun yansıtmak istediklerini farklı doku, farklı kumaş, farklı aksesuar ve en önemlisi kendi çizginle anlatabilmek, herkesin harcı değil. Bu bireysel yolculukta her bir tasarımcı ve stilist kendi oyuncaklarını seçer, kendi özgün hikâyesini örer. Benzersiz stillerin peşine düşen moda vlogger ’ları için hikâyede birleştirilecek çok parça, kombinlenecek çok hikâye var. İçerik oluşturmada özgünlüğün ve stilin mükemmel harmonisini sunan moda içerik üreticileri şimdi Canon ile Adını Duyuruyor . Yalnızca bir kombin yaratmıyor, herkese tarzını keşfetme konusunda cesaret veriyorlar. Neler oluyor? Canon ile içeriklerindeki özel dokunuşları dünyayla paylaşmak üzere Aşkım İrem Aktulga ( @askimiremaktulga ) , Zeynep Büşra ( @zeynepbusrau ) ve Begüm Kaya ( @nbegumkaya ) 3 farklı Canon vlogging kitiyle kameranın başına geçiyor. Bireysel yaratıcılıklarını öne çıkarmak için üç içerik üreticisi, sıradan olduğunu düşündüğümüz bir deri ceketi nasıl kendi stilleriyle eşsiz şekilde kombinlediklerini paylaşıyor. Aynı parça üzerinde hünerlerini gösterseler de kendi estetik yaklaşımları her bir içeriği farklı bir kulvara taşıyor. 3 farklı vlogging kit: İçerik üreticilerinin yaratıcılıklarını üstün görüntüleme teknolojileriyle destekleyen Canon vlogging kitlerinden Canon PowerShot V10, Canon G7 X Mark III ve Canon EOS R50 bu üç ismin içerik hazırlık süreçlerine eşlik etti. Canon EOS R50 ’nin büyüleyici yakın çekim özelliği sayesinde içeriklerde adeta kumaşlara dokunmak, PowerShot V10 ’un üstün kaliteli dahili mikrofonuyla hikâyenin tüm heyecan verici seslerini yakalamak, Canon G7 X Mark III ile yüksek kalitede çekilen içerikleri telefona kolayca bağlanarak aktarmak ve sosyal medyada paylaşmak mümkün oluyor. Siz de içeriklerinizle adınızı duyurmak için Canon ’u ziyaret edebilir, Adını Duyur kampanyasını buradan takip edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Albüm: Lives Outgrown
Süre: 45 dakika
Plak şirketi: Domino
Yayın tarihi: 17 Mayıs 2024
Bazı albümleri dinlemem zaman alıyor. Bir köşede haftalarca bekletiyorum ve doğru zamanın gelmesini bekliyorum. Portishead’in vokali Beth Gibbons’ın ilk solo albümü Lives Outgrown da bu albümlerden oldu. Mayıs ayında yayımlanan albümü, başına her otıuruşumda ilk şarkı çalmaya başladıktan birkaç saniye sonra kapattım. Kafamdaki “Üzülmeye hazır değilim, bu karanlığa şu an hazır değilim” düşüncesinden bir türlü uzaklaşamadım.
Lives Outgrown’ın plağını satın alınca artık o dinleme gününün geldiğine karar verdim. Beth Gibbons’ın vokallerini yeni şarkılarda işitmek oldukça etkileyiciydi. Portishead’den grup arkadaşı Geoff Barrow’un şu sözü hafızamda yankılandı:
“Beth, bir ses bukalemunu gibi... Tarzı koyduğun fon müziğine göre değişir.”
Bu albümde Gibbons’ın sesi sadece ön planda olmakla kalmıyor, bir enstrümana da dönüşüyor.

Oldukça içine kapanık sanatçılardan olan Gibbons, Portishead dönemine benzer şekilde bu albüme dair de pek yorum yapmıyor. Sanatçı basın açıklamasında uzunçaları şu sözlerle tanımlıyor:
“Umut olmadan yaşamanın nasıl bir şey olduğunu fark ettim. Daha önce hiç hissetmediğim bir üzüntüydü bu. Eskiden geleceğimi değiştirme becerim vardı ama bedeninizle yüzleştiğinizde, onu istemediği bir şeyi yapmaya zorlayamazsınız. Etrafımdaki insanlar ölmeye başladı. Gençken sonları asla kavrayamazsınız, nasıl sonuçlanacağını bilemezsiniz. Şöyle düşünürsünüz: Bunun da üstesinden geleceğiz. Bundan sonrası daha iyi olacak. Ama bazı sonları sindirmek zordur.”
Albümde yer alan 10 şarkı, yaşla beraber zayıflayan beden, 59 yaşın getirdiği biraz daha somutlaşan ölüm ihtimali, kaygılar, annelik ve menopoz üzerine. Hatta Gibbons menopozu “dizlerinizin bağını çözen büyük bir çöküş” olarak tanımlıyor.
Derin, karanlık ve pagan
Beth Gibbons, pandemiden hemen önce plak şirketi Domino sayesinde Blur, Depeche Mode, Arctic Monkeys gibi isimlerin yapımcısı James Ford ile iletişime geçiyor. Ford, albüme dair ilk taslaklar eline ulaştığı zaman hissettiklerini şu sözlerle anlatıyor:
“Çizgiyi geçmek için biraz yardıma ihtiyaçları olduğunu söylediler. Şarkılar oldukça derin, karanlık ve pagandı. Çoğunlukla akustik gitar, poliritmik davullar işitiyordum. Bazıları oldukça iyi biçimlendirilmişti ve bazıları da oldukça gevşekti.”
Kesinlikle synth sesler içermeyen bir albüm için yola çıkıyorlar ve Bristol ile Londra’da Ford’un müzikal katkılarıyla kayıtlar tamamlanıyor. Kemanları Kate Bush’un yeğeni Raven Bush’un çaldığı albümde perküsyonları ve çağdaş klasik yaylı aranjmanları yoğun olarak işitiyoruz. Sonuç olarak ortaya sanatçının bugüne kadar kendini en net biçimde ifade ettiği çalışma çıkıyor.
Geri vokallerde çocukları var
Açılış şarkısı Tell Me Who You Are Today, tekinsiz bir albümle karşı karşıya olduğumuzun ilk işaretini veriyor. Yaylıların puslu bir hava yarattığı parçada Gibbons’ın sözleri ve vokalleri oldukça etkileyici. Perküsyonda ise eski Talk Talk davulcusu Lee Harris’i işitiyoruz.
“If I could change the way I feel
If I could make my body heal
Free from all I hear inside”
Floating in a Moment bir Portishead şarkısı gibi açılıyor fakat dakikalar ilerledikçe bu hava dağılıyor. Bu parçada geri vokallerde Gibbons’a çocukları eşlik ediyor. Anı yaşamanın önemine dem vuran sözler hepimizin öleceğini hatırlatarak devam ediyor.
Burden of Life ise oldukça ağır ve ürkütücü bir orkestrasyona sahip. Şarkının orta kısımlarında dramatik yaylı geçişleri yer alıyor. Albüm ilerledikçe Gibbons’ın orta yaşının derinliklerine doğru dalıyoruz.
Karanlığı dağıtan kuş sesleri

Rewind’da kaygı dolu sözlere eşlik eden davullar ve perküsyonlar sert bir şekilde işitiliyor. İklim krizine değinen yürek parçalayıcı parça, güçlü korosuyla şu uyarıyı yapıyor:
“Gone too far to rewind
Too far to rewind”
Reaching Out Fas müziklerini çağrıştıran bir ritme sahip. Çaresizlik içinde sevgiye ihtiyacı olduğunu ilan eden bir kadını dinliyoruz. Oceans’ta ölümlülüğü ve insan vücudundaki fiziksel değişimi yalın ama şiirsel bir şekilde ele alıyor. Sanatçı, çok da alışılmadık bir yaklaşım olan deniz metaforuyla adeta menopoza gönderme yapıyor.
Albümün tüm karanlık atmosferi kuş cıvıltılarının yer aldığı Whispering Love ile dağılıyor. Gibbons, uzunçalara teslimiyet, yenilenme ve umudu anlattığı bu altı dakikalık şarkı ile son noktayı koyuyor.
Yaralarını göstermekten çekinmiyor
Lives Outgrown, bize müzik endüstrisine yabancı bir konu olan yaşlanmanın ne demek olduğunu anlatıyor. Beth Gibbons’tan başkası da bu olguyu bu denli sanatsal anlatamazdı. Sanatçı ailesine, arkadaşlarına ve eski günlerine veda ediyor bu şarkılarla.
Dinleyici, Gibbons’ın yarattığı 10 parçalık evrene kapılıp sürükleniyor ve müzikal anlamda oldukça zorlu bir yolculuğa çıkıyor. Şarkı sözleriyse genel olarak ham bir dürüstlük ve kırılganlık hissi taşıyor. Gibbons rahatsız edici konuları gündeme getirmekten ve yaralarını göstermekten çekinmiyor.
Sanatçının kariyerinde bir dönüm noktası niteliğindeki albüm, birbirini tekrar eden müziklerin ele geçirdiği bu endüstride her anlamda ışıl ışıl parlıyor. Portishead’in köklerinden ayrılmayan Gibbons, artık kendi başına da yürüyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Portishead vokali Beth Gibbons, ilk solo albümü "Lives Outgrown" ile sevdiklerine ve eski günlerine veda ediyor. Bu yıl Tony Ödülleri'ne damga vuran müzisyenler müzikallerin geleceği hakkında ne söylüyor?
01 Tem 2024

YAZARLAR

Eda Solmaz
Müzik yazarı

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Kitapların mevsimleri vardır. Ya da mevsimlerin kitapları. Yağmurlu bir sonbahar günü elimiz istemsizce hüzünlü kitaplara gider. Selim İleri’nin "Her Gece Bodrum"uyla yazlıktan döneriz, günlerimiz yavaş yavaş "Aylak Adam"ın gri gökyüzüyle boyanır. Peki yazın sıcak günlerinde ne okuruz? Bir kitabı yaz kitabı yapan nedir? Hangi kitaplar denizden gelen esintiyle yaprakları çevrilsin ister?

Pink Martini, 22 Temmuz’da bir kez daha Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda sahne alacak. “Üsküdar’a Gider İken” ve “Aşkım Bahardı” şarkılarına albümlerinde yer veren ve Türkiye ile güçlü bağları olan gruptan Storm Large ile biraraya geldik.

Sanat tarihçi İnci Aydın’ın hazırladığı uzun soluklu bir araştırmaya dayanan, "Renklerin Diyojen’i: Ressam Agop Arad" isimli kitap, Aras Yayıncılık tarafından Mayıs ayında yayımlandı. Kitabın editörlerinden Betül Bakırcı ile 1940’lı yılların kültürel ve politik ikliminde Agop Arad’ın hayat yolculuğu; ressam, grafiker ve gazeteci kimlikleri ve bugün onun arşiviyle karşılaşmanın anlamı üzerine konuştuk.
13 Tem 2026

Sepultura, Brezilya’dan çıkıp dünyada metal müziğe en büyük katkıyı yapan gruplardan biri olarak Latin Amerika’nın köklerine sadık müziğini de bizlere tanıttı. 12 Temmuz'da Pantera’dan önce sahne alacak Cavalera Kardeşler'den Max Cavalera’yla konuştuk.

25 adaylıkla "The Pitt"in öne çıktığı 78. Primetime Emmy Ödülleri aday listesinde Apple TV'nin yükselişi ve çeşitliliğin azalışı dikkat çekiyor.




