Albüm incelemesi: Beth Gibbons'dan 'Lives Outgrown'

Portishead'in efsane vokali Beth Gibbons, ilk solo albümünde yaşlanmayı, menopozu ve ölümü masaya yatırıyor. Dinleyicisine yaralarını göstermekten ve rahatsız edici konuları gündeme getirmekten çekinmiyor.
Albüm incelemesi: Beth Gibbons'dan 'Lives Outgrown'

1 Temmuz - Canon - Duende
Canon ile birlikte

Parçaları Canon ’la birleştir

Ruhunun yansıtmak istediklerini farklı doku, farklı kumaş, farklı aksesuar ve en önemlisi kendi çizginle anlatabilmek, herkesin harcı değil. Bu bireysel yolculukta her bir tasarımcı ve stilist kendi oyuncaklarını seçer, kendi özgün…

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Albüm: Lives Outgrown
Süre: 45 dakika
Plak şirketi: Domino
Yayın tarihi: 17 Mayıs 2024

Bazı albümleri dinlemem zaman alıyor. Bir köşede haftalarca bekletiyorum ve doğru zamanın gelmesini bekliyorum. Portishead’in vokali Beth Gibbons’ın ilk solo albümü Lives Outgrown da bu albümlerden oldu. Mayıs ayında yayımlanan albümü, başına her otıuruşumda ilk şarkı çalmaya başladıktan birkaç saniye sonra kapattım. Kafamdaki “Üzülmeye hazır değilim, bu karanlığa şu an hazır değilim” düşüncesinden bir türlü uzaklaşamadım.

Lives Outgrown’ın plağını satın alınca artık o dinleme gününün geldiğine karar verdim. Beth Gibbons’ın vokallerini yeni şarkılarda işitmek oldukça etkileyiciydi. Portishead’den grup arkadaşı Geoff Barrow’un şu sözü hafızamda yankılandı: 

“Beth, bir ses bukalemunu gibi... Tarzı koyduğun fon müziğine göre değişir.” 

Bu albümde Gibbons’ın sesi sadece ön planda olmakla kalmıyor, bir enstrümana da dönüşüyor.

Oldukça içine kapanık sanatçılardan olan Gibbons, Portishead dönemine benzer şekilde bu albüme dair de pek yorum yapmıyor. Sanatçı basın açıklamasında uzunçaları şu sözlerle tanımlıyor: 

“Umut olmadan yaşamanın nasıl bir şey olduğunu fark ettim. Daha önce hiç hissetmediğim bir üzüntüydü bu. Eskiden geleceğimi değiştirme becerim vardı ama bedeninizle yüzleştiğinizde, onu istemediği bir şeyi yapmaya zorlayamazsınız. Etrafımdaki insanlar ölmeye başladı. Gençken sonları asla kavrayamazsınız, nasıl sonuçlanacağını bilemezsiniz. Şöyle düşünürsünüz: Bunun da üstesinden geleceğiz. Bundan sonrası daha iyi olacak. Ama bazı sonları sindirmek zordur.”

Albümde yer alan 10 şarkı, yaşla beraber zayıflayan beden, 59 yaşın getirdiği biraz daha somutlaşan ölüm ihtimali, kaygılar, annelik ve menopoz üzerine. Hatta Gibbons menopozu “dizlerinizin bağını çözen büyük bir çöküş” olarak tanımlıyor.

Derin, karanlık ve pagan

Beth Gibbons, pandemiden hemen önce plak şirketi Domino sayesinde Blur, Depeche Mode, Arctic Monkeys gibi isimlerin yapımcısı James Ford ile iletişime geçiyor. Ford, albüme dair ilk taslaklar eline ulaştığı zaman hissettiklerini şu sözlerle anlatıyor: 

“Çizgiyi geçmek için biraz yardıma ihtiyaçları olduğunu söylediler. Şarkılar oldukça derin, karanlık ve pagandı. Çoğunlukla akustik gitar, poliritmik davullar işitiyordum. Bazıları oldukça iyi biçimlendirilmişti ve bazıları da oldukça gevşekti.”

Kesinlikle synth sesler içermeyen bir albüm için yola çıkıyorlar ve Bristol ile Londra’da Ford’un müzikal katkılarıyla kayıtlar tamamlanıyor. Kemanları Kate Bush’un yeğeni Raven Bush’un çaldığı albümde perküsyonları ve çağdaş klasik yaylı aranjmanları yoğun olarak işitiyoruz. Sonuç olarak ortaya sanatçının bugüne kadar kendini en net biçimde ifade ettiği çalışma çıkıyor.

Geri vokallerde çocukları var

Açılış şarkısı Tell Me Who You Are Today, tekinsiz bir albümle karşı karşıya olduğumuzun ilk işaretini veriyor. Yaylıların puslu bir hava yarattığı parçada Gibbons’ın sözleri ve vokalleri oldukça etkileyici. Perküsyonda ise eski Talk Talk davulcusu Lee Harris’i işitiyoruz.

“If I could change the way I feel
If I could make my body heal
Free from all I hear inside”

Floating in a Moment bir Portishead şarkısı gibi açılıyor fakat dakikalar ilerledikçe bu hava dağılıyor. Bu parçada geri vokallerde Gibbons’a çocukları eşlik ediyor. Anı yaşamanın önemine dem vuran sözler hepimizin öleceğini hatırlatarak devam ediyor.

Burden of Life ise oldukça ağır ve ürkütücü bir orkestrasyona sahip. Şarkının orta kısımlarında dramatik yaylı geçişleri yer alıyor. Albüm ilerledikçe Gibbons’ın orta yaşının derinliklerine doğru dalıyoruz.

Karanlığı dağıtan kuş sesleri

Rewind’da kaygı dolu sözlere eşlik eden davullar ve perküsyonlar sert bir şekilde işitiliyor. İklim krizine değinen yürek parçalayıcı parça, güçlü korosuyla şu uyarıyı yapıyor: 

“Gone too far to rewind
Too far to rewind”

Reaching Out Fas müziklerini çağrıştıran bir ritme sahip. Çaresizlik içinde sevgiye ihtiyacı olduğunu ilan eden bir kadını dinliyoruz. Oceans’ta ölümlülüğü ve insan vücudundaki fiziksel değişimi yalın ama şiirsel bir şekilde ele alıyor. Sanatçı, çok da alışılmadık bir yaklaşım olan deniz metaforuyla adeta menopoza gönderme yapıyor.

Albümün tüm karanlık atmosferi kuş cıvıltılarının yer aldığı Whispering Love ile dağılıyor. Gibbons, uzunçalara teslimiyet, yenilenme ve umudu anlattığı bu altı dakikalık şarkı ile son noktayı koyuyor.

Yaralarını göstermekten çekinmiyor

Lives Outgrown, bize müzik endüstrisine yabancı bir konu olan yaşlanmanın ne demek olduğunu anlatıyor. Beth Gibbons’tan başkası da bu olguyu bu denli sanatsal anlatamazdı. Sanatçı ailesine, arkadaşlarına ve eski günlerine veda ediyor bu şarkılarla.

Dinleyici, Gibbons’ın yarattığı 10 parçalık evrene kapılıp sürükleniyor ve müzikal anlamda oldukça zorlu bir yolculuğa çıkıyor. Şarkı sözleriyse genel olarak ham bir dürüstlük ve kırılganlık hissi taşıyor. Gibbons rahatsız edici konuları gündeme getirmekten ve yaralarını göstermekten çekinmiyor. 

Sanatçının kariyerinde bir dönüm noktası niteliğindeki albüm, birbirini tekrar eden müziklerin ele geçirdiği bu endüstride her anlamda ışıl ışıl parlıyor. Portishead’in köklerinden ayrılmayan Gibbons, artık kendi başına da yürüyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

🎭 Broadway'in müzisyenleri, Beth Gibbons'ın yaraları

Portishead vokali Beth Gibbons, ilk solo albümü "Lives Outgrown" ile sevdiklerine ve eski günlerine veda ediyor. Bu yıl Tony Ödülleri'ne damga vuran müzisyenler müzikallerin geleceği hakkında ne söylüyor?

01 Tem 2024

Canon ile birlikte

YAZARLAR

Eda Solmaz

Müzik yazarı

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Ramize Erer'in 'Séparation' sergisi Paris'te: 44 numaralı odada ayrılık

Ramize Erer’in "Séparation" sergisi, Paris’in tarihî atmosferini günümüze taşıyan Hôtel Langlois’nın 44 numaralı odasında sanatseverlerle buluştu. Ramize Erer ve küratör Nazlı Pektaş’la resimlerdeki hüznü, geçiciliği ve mekanın sergiye kattıklarını konuştuk.

Burcu Dimili

·

26 Eki 2026

Ramize Erer'in 'Séparation' sergisi Paris'te: 44 numaralı odada ayrılık
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Kitapların izinde Almanya’da misafirlikten söz sahipliğine: Neresi sıla bize, neresi gurbet?

1961’den itibaren Almanya’ya giden işçiler, oy kullanmak için beklediler ama siyaset yapmak için sandığı beklemediler. Nermin Abadan-Unat, Gündüz Vassaf, Ayhan Kaya, Fatma Aydemir ve Ece Temelkuran’ın kitaplarının izinde, Ford grevinden Cem Özdemir’in eyalet başbakanlığına, vatandaşlık reformlarından AfD’nin yükselişine uzanan altmış beş yılı okuyoruz. Aynı sorular hâlâ gündemde: Kim “Alman”? Neresi “vatan”?

Kitapların izinde Almanya’da misafirlikten söz sahipliğine: Neresi sıla bize, neresi gurbet?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Edebiyatçıların kedileri: Bir kediye nasıl veda edilir?

Zamanın sevgi ve acının mekanı olduğunu söylüyor Ursula K. Le Guin. Bilge Karasu ise o ölümün adını anmadan yazdığı değiniler, öyküler ve masallardan oluşan tuhaflıklar kitabı "Göçmüş Kediler Bahçesi"nde birkaç kez kaçınılmaz olana dair uyarıyor bizi: "Kedinizi bir insanı sever gibi sevmeye çalışmayın!" Benimse diyeceğim şu: Kaç insan kendisini bir kedi gibi sevdirmeyi başarabilmiş ki!

Soner Can

·

26 Eki 2026

Edebiyatçıların kedileri: Bir kediye nasıl veda edilir?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

DJ İlkay Şencan: Globalde tanınmak için önce köklerinize dönmelisiniz

İlkay Şencan, yeni EP’si “Origin”de çocukluğunun müzikal hafızasını elektronik müzikle buluşturuyor. Şencan ile biraraya geldik ve kariyerinin başlangıcından uluslararası başarıya, DJ kabinindeki seyirci beklentilerinden müzik sektöründeki network ilişkilerine uzanan pek çok konuyu konuştuk.

Eda Solmaz

·

26 Eki 2026

DJ İlkay Şencan: Globalde tanınmak için önce köklerinize dönmelisiniz
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi

Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Aslı Perker

·

23 Eki 2026

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi