Sahile vuran sürprizler

Altındağ'dan Büyükdere'ye bir seyahat
Sahile vuran sürprizler

24 Kasım - Yapı Kredi - Duende
Yapı Kredi Portföy ile birlikte

World’ün 30. yılında dile Vadaa’dan ne dilersen

Türkiye’nin alışveriş arkadaşı World 30 yaşında. Kampanyalarla dolu, mutlulukla dolu, Vadaa’larla dolu tam 30 yıl!

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Bir adım geriden değil, tam şimdi. Çünkü hem Tufan'la hem sinemasıyla ben de günler önce tanıştım. Adını ilk kez duyduğumda gülümsediğim filmi Sen Ben Lenin, önce konusuyla, sonra senaryosundaki Barış Bıçakçı iş birliğiyle, son olarak da çok sevdiğim isimlerle dolu kalabalık oyuncu kadrosuyla ilgimi çekmişti. 

İstanbul Film Festivali sırasında İstanbul'da, Adana Altın Koza Film Festivali sırasında Adana'da değildim. Vizyon tarihi yaklaşırken filmi izleme şansım oldu — henüz 15. dakikasında Keşif Sineması'nın bir sonraki konuğunun kim olmasını istediğimi anlamıştım. 

İlk buluşma: Ankara'dan bir süreliğine, filmin tanıtımı için İstanbul'a gelen Tufan, İstanbul'da her gelişinde şehrin içinde ama şehirden olabildiğine uzak bu semtte kalmayı tercih ettiğini söylüyor. Bense çeyrek asırdan fazla yaşadığım bu şehirde, Büyükdere'ye belki de ilk kez geliyorum. Eski, ahşap evlerle dolu; eğimli sokaklar, kiliseler; önünden yol geçince ünvanlarını kaybetmiş yalılar; balıkçı tekneleri ve deniz kokusu. Bir çay bahçesinde buluşuyoruz. Filmin anıları hafızamda taze, az ilerideki Atatürk büstünü gösterip gülüyorum: "Karşısında bir de Lenin büstü arıyor insan." 

Tufan ve Emre, Büyükdere'de, Boğaz'a paralel sokaklarda


Tufan'la sahile vuran dalgaların getirdiği bir sürpriz hakkındaki filmini konuşmadan önce İstanbul Boğazı kıyısında sürprizlerle karşılaşıyorum. Vapur iskelesinin, eskiden vapurların yanaştığı tarafından, şu an Hacıosman minibüsleri geçiyor örneğin. Ben salepimi yudumlarken hayatımda hiç çay içmediğimden söz ediyorum, o şaşırıyor. O etrafta gezen kocaman tavukları gösteriyor, ben şaşırıyorum — Tolga Karaçelik'in Kelebekler'i geliyor ister istemez aklıma. Benim için tuhaf bir gün, kendimi İstanbul'da ama İstanbul'dan uzakta, kendi şehrimde bir astronot gibi hissediyorum.

Sürprizlere...

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

∙

PREMIUM'A ÖZEL

🎬 Keşif Sineması #1.6: Tufan Taştan

Tufan Taştan'la Altındağ'dan Büyükdere'ye bir yolculuktayız.

24 Kas 2021

Deniz Sabuncu

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Roger Crowley: 'Portekiz'in kurduğu imparatorluk, kendi yoksulluğunun ürünüydü'

Roger Crowley, "Deniz Canavarları" kitabında Portekiz’in küçük bir donanmayla Hint Okyanusu’nda nasıl kalıcı bir imparatorluk kurduğunu, deniz ticaretinin küresel güç ilişkilerini nasıl dönüştürdüğünü ve bu sürecin sömürgecilik tarihindeki yerini anlatıyor. Yazarla küreselleşmenin başlangıç dönemindeki ticaret, askerî güç ve şiddet arasındaki ilişki üzerine konuştuk.

Ömer Çeşit

·

29 Eki 2026

Roger Crowley: 'Portekiz'in kurduğu imparatorluk, kendi yoksulluğunun ürünüydü'
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Clayface: Kendini yontan bir süper kötü

DC’nin yeni filmi "Clayface", bir süper kötünün hikayesinden yola çıkarak beden, kimlik ve bilinç arasındaki sınırları sorguluyor. DC'nin daha karanlık sularda yüzdüğü "Joker" ve "The Batman" ile aynı damarda ilerleyen film, Matt Hagen isimli bir aktörün yüzü parçalandıktan sonra dönüştüğü "Kil Adam"ın izini sürüyor.

Aslı Ildır

·

27 Eki 2026

Clayface: Kendini yontan bir süper kötü
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Ramize Erer'in 'Séparation' sergisi Paris'te: 44 numaralı odada ayrılık

Ramize Erer’in "Séparation" sergisi, Paris’in tarihî atmosferini günümüze taşıyan Hôtel Langlois’nın 44 numaralı odasında sanatseverlerle buluştu. Ramize Erer ve küratör Nazlı Pektaş’la resimlerdeki hüznü, geçiciliği ve mekanın sergiye kattıklarını konuştuk.

Burcu Dimili

·

26 Eki 2026

Ramize Erer'in 'Séparation' sergisi Paris'te: 44 numaralı odada ayrılık
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Kitapların izinde Almanya’da misafirlikten söz sahipliğine: Neresi sıla bize, neresi gurbet?

1961’den itibaren Almanya’ya giden işçiler, oy kullanmak için beklediler ama siyaset yapmak için sandığı beklemediler. Nermin Abadan-Unat, Gündüz Vassaf, Ayhan Kaya, Fatma Aydemir ve Ece Temelkuran’ın kitaplarının izinde, Ford grevinden Cem Özdemir’in eyalet başbakanlığına, vatandaşlık reformlarından AfD’nin yükselişine uzanan altmış beş yılı okuyoruz. Aynı sorular hâlâ gündemde: Kim “Alman”? Neresi “vatan”?

Kitapların izinde Almanya’da misafirlikten söz sahipliğine: Neresi sıla bize, neresi gurbet?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Edebiyatçıların kedileri: Bir kediye nasıl veda edilir?

Zamanın sevgi ve acının mekanı olduğunu söylüyor Ursula K. Le Guin. Bilge Karasu ise o ölümün adını anmadan yazdığı değiniler, öyküler ve masallardan oluşan tuhaflıklar kitabı "Göçmüş Kediler Bahçesi"nde birkaç kez kaçınılmaz olana dair uyarıyor bizi: "Kedinizi bir insanı sever gibi sevmeye çalışmayın!" Benimse diyeceğim şu: Kaç insan kendisini bir kedi gibi sevdirmeyi başarabilmiş ki!

Soner Can

·

26 Eki 2026

Edebiyatçıların kedileri: Bir kediye nasıl veda edilir?