A(R)TIK KAYNAKTIR

Döngü: Modanın geleceğini anlatan kelime ve Stella McCartney
A(R)TIK KAYNAKTIR

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

Yaptıklarının daha yüksek sesle konuşulması, haklarında daha fazla şey bilinmesi gerek dedik. Tam da bu yüzden, modanın varoluşsal krizinden sıyrılıp yeni misyonunu bulmasına önayak olan kadın tasarımcıları konuşuyorduk. British Fashion Council’ın hayli prestijli ödülleri, The Fashion Awards’un “Environment Awards” kategorisinin kazananıydı onlar. Geçtiğimiz hafta, Chloe’nin kreatif direktörlüğünü henüz üstlenen Gabriela Hearst’ü yakın markaja aldık. Bu hafta ise odağımızda Stella McCartney var. Onu anlatmaya onun sözlerinden başlamak sanıyoruz ki makul; “Kendimize sormamız gerekiyor; gerçekten deriye ihtiyacımız var mı, gerçekten hayvan kürküne ihtiyacımız var mı? Danimarka’da öldürülen milyonlarca vizona ne demeli? Tüm dünyanın hâlâ sıkıntısını çektiği bir pandeminin ortasında gerçekten şu an olmamız gereken yerde miyiz?” demişti tasarımcı wwd.com'a verdiği bir röportajda. Durmak, düşünmek ve sorgulamak…

SEKTÖRÜN VEJETARYENİ

Markasını 2001’de kuran Stella McCartney, koleksiyonlarında ilk günden beri hayvan kürkü, tüyü ve derisine yer vermediği için ilk “vejetaryen” lüks moda markası olarak değerlendirilmişti. Her zaman bilinçliydi, yolu hangi marka ya da tasarımcıyla kesiştiyse bu “bilinçten” karşısındaki de nasibini aldı. Adidas’la yaptığı iş birliklerinde, markanın kimliğinin önemli bir parçası olan deri yerine alternatif malzemeleri devreye sokmaya, iş birliğinin devamında ise okyanustan toplanan geri dönüştürülmüş plastiği kullanmaya teşvik etmesi gibi. 

Tasarımcı, markanın ilk yıllarında başlattığı cilt bakım serisinde de giyim ürünlerinde benimsediğine benzer bir felsefeye sahipti. Ürünleri doğal içeriklerden oluşuyordu, hayvanlar üzerinde test hiçbir zaman söz konusu olmadı. Hatta seride yer alan parfüm satışını, Çin hayvanlar üzerinde testi zorunlu kıldığı için tamamen durdurdu. Desteklediği kurumlar, dâhil olduğu projelerle yıllar öncesinden sektörde sürdürülebilirlik üzerine bir tartışma başlattı, adım adım kullandığı ürünlerin geri dönüştürülmüş versiyonlarına ya da daha adil ve etik yollarla elde edilmiş sertifikalı varyasyonlarına geçiş yaptı. 

Stella McCartney Sonbahar 2020
Stella McCartney
Sonbahar 2020

Moda dünyasında etik ve adil üretim yapan; insan, çevre ve hayvanları gözeten bir marka olarak faaliyet göstermekti önce amacı, sonrasında ise felsefesini yaymak üzere harekete geçti. 2009’da başlattığı McCartneys’ Meat Free Mondays girişimiyle, herkesi haftanın bir günü et tüketmemeye ve karbon ayak izlerini azaltmaya davet etti. Defilelerini dahi hayvan kürkü kullanımını protesto etmek üzere değerlendiren tasarımcı, bu yıl markanın ana hedeflerinden biri olarak duyurduğu A-Z Manifesto ile alfabedeki her harfin karşılığı olarak belirlediği bilinçli üretim, sıfır-atık gibi değerleri Stella McCartney ile özdeşleştirmeye niyetli.

BAŞKALARININ ATIKLARI

Pandemi süresince hayattaki amacını, markasının sektördeki misyonunu ve geleceğini sorgulayan tasarımcı, bu süreçte koleksiyonlarını artan kumaş ve malzemelerle üretmeye başladı. Yeni hiçbir şey satın almamak için yaratıcılığını ve mevcut sınırları fazlasıyla zorlayan tasarımcı, geçtiğimiz günlerde artan tüm malzemelerini tamamen değerlendirdiklerini, geriye hiçbir şey kalmadığını duyurmuştu. "Peki ya şimdi ne olacak?" sorusunu bizim de sorduğumuz gibi sorduysan, McCartney şimdi diğer markaların artan ve göz ardı edilen malzemelerine göz dikmiş vaziyette. Keza, döngüsel moda -tam da şu an- hiç olmadığı kadar mühim.

BU YOL ENGEBELİ

Hedefleri göz önüne alınacak olursa, çıktığı yolun kolay olmadığını; her adımında kolayca erişilebilene direnmenin, sürekli kendini zorlamanın ve alternatif çözümler üretmek gerektiğinin fazlaca farkında olan McCartney, manifestonun temsil ettiklerini hayata geçirmek için agresif planları olduğunun altını her fırsatta çiziyor. Pandemiyle birlikte çıktığı yolda ivme kazanan marka, teknolojinin devreye girdiği atıksız bir üretim modelinin peşinde.

DEĞİŞ, DEĞİŞTİR, KORU

Stella McCartney, 2019’da LVMH’ye mütevazı bir hisse vermiş, karşılığında da şirketin başkan ve CEO’su Bernard Arnault ve diğer yöneticilere modanın daha etik ve adil üretim yapma atılımında yapılması gerekenler üzerine danışmanlık vermeyi kabul etmişti. LVMH’nin bünyesinde Dior, Louis Vuitton, Fendi, Givenchy, Céline, Loewe ve dahasını barındırdığını düşünecek olursak, doğa için pek de çaba sarf etmeyen markalara Stella McCartney’nin nasıl bir etkisi olacağını merakla bekliyoruz doğrusu. Tasarımcıdan öğreneceğimiz bir şey varsa o da değişmek ve dönüşmek için yeniye değil gözümüzün önündekinin ömrünü uzatmaya ihtiyacımızın olduğu; kendisinin de dediği gibi “Kıyafetlerinizi sevin ve daha uzun süre dayanmalarını sağlayın.”

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst

BÜLTEN SAYISI

YAZARLAR

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

AngstAngst

HİKAYE

Geri dönüşümle imtihanımız: Ambalaj tasarımından bağımsız ambalaj atığı sistemi işler mi?

1 Temmuz’da başlayan "Depozitosu Olan Ambalajlar" uygulamasıyla iade edilen her plastik, cam ve alüminyum içecek ambalajı için vatandaşlara 1 TL ödeniyor. Ancak uygulama ile tekrar kullanılabilen ambalajlar sistem dışına itilirken tek kullanımlık ambalajlar yaygınlaşıyor. "Ambalaj tasarımından bağımsız olarak ambalaj atığı sistemi tasarlanamayacağını" belirten Prof. Dr. Sedat Gündoğdu’ya göre 1 TL iade çok düşük, üretilen ürünün yüzde 20’sine yakın bir ödeme yapılması gerekiyor.

Pelin Cengiz

·

12 Tem 2026

Geri dönüşümle imtihanımız: Ambalaj tasarımından bağımsız ambalaj atığı sistemi işler mi?
AngstAngst

HİKAYE

İlk şakayı kim yapar?

Deniz Göktaş, bize mizahın bildiğimiz hâlinin ne olduğunu hatırlattı. Bir zamanlar prime time’da politikacılarla kıyasıya dalga geçildiğini, bunun bir halüsinasyon olmadığını Yedi Uyurlar Mağarası'ndan çıkmış gibi hatırladık. Bu açıdan da Deniz Göktaş’a "sonunu düşünmeyen kahraman" değil, hoşgörünün ve gülüp geçmenin mümkün olduğu zamanların gerçek olduğunu hatırlatan biri gibi yaklaşmak gerek belki de.

Sinem Dönmez

·

10 Tem 2026

İlk şakayı kim yapar?
AngstAngst

HİKAYE

'Öğrenme kaybı': Çocuklar yaz tatilinde ne öğreniyor?

Asıl öğrenme kaybı, çocuğun bedeninden, akranlarından, oyundan, doğadan, sıkıntıdan, evin gündelik işlerinden, kendi iradesinden, hayatın beklenmedik karşılaşmalarından kopmasıdır. Çocuklar yaz tatilinde öğrenmeyi kaybetmez. Biz öğrenmeyi okul sanma yanılgımız yüzünden, çocukların hayattan öğrendiklerini görme yetimizi kaybederiz.

Metin V. Bayrak

·

05 Tem 2026

'Öğrenme kaybı': Çocuklar yaz tatilinde ne öğreniyor?
AngstAngst

HİKAYE

Can sıkıntısının ölümü: Sahi bizim boş zamanımız nereye gitti?

Keynes, teknolojik ilerleme ve otomasyon sayesinde 2030 yılına gelindiğinde insanlığın temel ekonomik sorunları çözeceğini ve haftada yalnızca ortalama 15 saat çalışacağını öngörüyordu. Oysa bu eşiğe giderek yaklaşırken manzara bu öngörüden oldukça uzak. Peki ekranlarla ilişkimize dair gelecek senaryoları neler ve markaların iletişim faaliyetleri bu senaryolara göre nasıl şekillendirilmeli?

Cem Arıdağ

·

03 Tem 2026

Can sıkıntısının ölümü: Sahi bizim boş zamanımız nereye gitti?
AngstAngst

HİKAYE

İkinci sıcak hava dalgası yolda: Avrupa kentleri neden sıcaklardan daha fazla etkileniyor?

Birçok Avrupa kentinde sıcaklık rekorları peş peşe kırılırken kıtada sıcağa bağlı ölüm sayıları dünyanın diğer bölgelerine kıyasla orantısız derecede yüksek seyrediyor. Peki neden?

Deniz Aytekin

·

03 Tem 2026

İkinci sıcak hava dalgası yolda: Avrupa kentleri neden sıcaklardan daha fazla etkileniyor?