Arz talebe göre daha sert daralıyor: Sanayi üretimi ve istihdam verileri

Türkiye ekonomisinin yavaşlasa bile ağırlıklı olarak üretim kaynaklı daraldığını, iç talep koşullarının ise görece canlı kaldığını görüyoruz. Türkiye ekonomisinin yavaşlasa bile ağırlıklı olarak üretim kaynaklı daraldığını, iç talep koşullarının ise görece canlı kaldığını görüyoruz.
Arz talebe göre daha sert daralıyor: Sanayi üretimi ve istihdam verileri

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

Türkiye ekonomisinin yavaşlasa bile ağırlıklı olarak üretim kaynaklı daraldığını, iç talep koşullarının ise görece canlı kaldığını görüyoruz. Öncelikle sanayi üretimi ile başlayalım. Yılın ikinci çeyreğinde %1,8 daralan sanayi üretimi, üçüncü çeyrekte daha sert bir daralma gösterdi. Temmuz ayında %3,9 daralan sanayi üretimi, Ağustos ayında %5,2, Eylül ayında ise %2,4 oranında yıllık bazda geriledi. Veriler, üçüncü çeyrekte %4’e yakın bir sanayi üretimi daralması olduğunu gösteriyor.

Diğer taraftan, sanayi üretimi aylık bazda %1,6 artmış görünüyor. Ağustos ayının genelde tatil dönemi olması nedeniyle sanayi üretiminde aylık bazda %1,6 artış olması ve yıllık bazda daralmanın görece sınırlı kalması normal bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Ancak, sanayi üretimindeki %4’e yakın daralma, Türkiye ekonomisinin büyüme oranının oldukça düştüğünü gösteriyor. Perakende satış, kredi büyümesi, otomobil ve konut satışlarına baktığımızda, Türkiye ekonomisinin yavaşlasa bile ağırlıklı olarak üretim kaynaklı daraldığını, iç talep koşullarının ise görece canlı kaldığını görüyoruz. Sanayi üretimi %4’e yakın yavaşlasa bile iç talep, ekonomik büyümenin pozitif tarafta kaldığına dair sinyaller veriyor.

Sanayi üretim endeksinin yıllık değişim oranlarına baktığımızda, 13 alt grubun 11’inde daralma görülüyor. En sert daralma, sermaye malları yani makine ve teçhizatta yaşanıyor. Bu grubun alt kategorilerinden yüksek teknoloji ürünlerindeki yıllık daralma oranı %21’e ulaşmış durumda. Orta yüksek teknolojili ürünlerdeki daralma ise %4,4 oldu. Artış gösteren iki kategoriden düşük teknolojili ürünlerde %0,9, elektrik-gaz-buhar kategorisinde ise %1,1 artış gerçekleşmiş durumda.

Aylık olarak baktığımızda, en sert daralmanın yine %3,1 oranı ile yüksek teknoloji ürünlerinde gerçekleştiği görülüyor. Toplam üretimde ve katma değerde yüksek teknolojili ürünlerin payını artırmamız gerekirken sanayi üretiminde gerilemenin, özellikle yüksek teknolojide daha derin bir daralma olarak yansıması, yapısal ve geleceğe yönelik olarak sıkıntılı bir tabloya işaret ediyor.

İstihdam rakamlarına baktığımızda, Eylül ayı işsizlik oranı %8,6 olarak açıklandı. Ağustos ayı ile aynı oranda bir rakam geldi. Ekonomide yavaşlamanın bu yılın ikinci çeyreğinden sonra başladığını dikkate alacak olursak, önümüzdeki süreçte işsizliğin tekrar artma eğilimine girmesi sürpriz olmayacaktır.

İstihdamın gecikmeli tepki vermesi, yapısal nedenlerle eleman bulmanın zorluğu nedeniyle işten çıkarma konusunda firmaların daha yavaş hareket etmesine neden oluyor. Eylül ayında işgücüne katılımın artmasıyla hem istihdam hem de işsiz sayılarında artış yaşandı. Veriler, birbirini dengeleyerek işsizlik oranını sabit bırakmış görünüyor. Gelir dağılımındaki bozulma, refah kaybı ve geçim zorlukları iş arayışını artırmış denilebilir. Atıl işgücü olarak bilinen ve aktif iş aramayan fakat iş bulursam çalışabilirim diyenlerin oranındaki düşüş de aktif iş arayışlarının hızlandığını gösteriyor.

Yapısal bir sorun olarak genç işsizlik oranlarında sıkıntılar gözlenmeye devam ediyor. 15-24 yaş grubu olarak tanımlanan genç nüfusta işsizlik oranı %17,1’e yükseldi; bir önceki ay bu oran %16,8 idi. Ekonomideki genel talep koşulları ve turizm, tarım ve inşaat sektörlerinde yaşanan istihdam azalışının etkisiyle işsizlikte tekrar yukarı yönlü bir eğilim olasılığı artıyor.

Sonuç olarak, ekonomideki yavaşlama üretimde net bir şekilde, istihdamda ise sınırlı olarak kendini göstermeye başladı. Yavaşlamanın en az hissedildiği alan iç talep ve buna bağlı tüketim harcamaları olarak duruyor. Enflasyonla mücadelede tam tersini görmemiz gereken bir noktada olmamız, uygulanan ekonomi politikalarının kurgusunda bir değişim ihtiyacını gösteriyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

EXANTEEXANTE

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

🏭 Sanayide daralma sürüyor

Veriler, istihdamda şimdilik ciddi bir sorun yaşanmadığına işaret etse de, sanayi tarafında daralma devam ediyor. Ekonomistlerin hesaplamaları, özellikle üçüncü çeyrekte sanayi üretiminde yaklaşı %4,0'lük bir daralmaya işaret ediyor.

12 Kas 2024

Reuters

YAZARLAR

Erhan Aslanoğlu

İstanbul Topkapı Üniversitesi rektör yardımcısı, akademisyen ve ekonomist. Makroekonomi, Türkiye ve dünya ekonomisi alanlarıyla ilgilenen Aslanoğlu’nun yayımlanmış bir kitabı, kitap bölümleri, çok sayıda makalesi ve tebliğleri bulunuyor. Genel ekonomi, makroekonomik göstergelerin yorumlanması, Türkiye ve dünya ekonomisi, göstergeler ve gelişmeler üzerine seminer ve eğitimler veriyor.

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

EXANTEEXANTE

HİKAYE

Haftalık takvim: Yurt içinde TÜFE, yurt dışında istihdam

Bu hafta hem yurt içi, hem de yurt dışı piyasalarda kritik veriler radarımızda. Yurt içinde Pazartesi günü açıklanacak Temmuz ayı TÜFE ön plandayken, yurt dışında Cuma günü açıklanacak tarım dışı istihdam verileri bekleniyor.

03 Ağu 2026

Haftalık takvim: Yurt içinde TÜFE, yurt dışında istihdam
EXANTEEXANTE

HİKAYE

2026'nın ikinci yarısı için seçici iyimserlik

2026’nın ikinci yarısına girilirken küresel piyasalar, bir yanda yapay zeka yatırım döngüsünün beslediği güçlü bir risk iştahı, diğer yanda enerji fiyatlarındaki oynaklık, jeopolitik belirsizlik ve merkez bankaları arasında derinleşen politika ayrışması olmak üzere birbirine zıt iki kuvvetin gerilimi altında şekilleniyor.

Eren Kuru

·

30 Tem 2026

2026'nın ikinci yarısı için seçici iyimserlik
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Fed beklese de tahvil piyasası beklemez

Temmuz FOMC toplantısında asıl haber, faiz kararından değil, 9’a 3’lük bölünmeden ve uzun vadeli tahvillerin verdiği sert tepkiden geldi. Fed faizleri değiştirmedi. Buna bakıp “Toplantı beklendiği gibi bitti.” diyebiliriz. Ancak bu kez asıl hikaye, kararın arkasnda oluşan çatlakta ve tahvil piyasasının verdiği sert tepkiden doğdu. Kısacası FED bekledi, piyasa ise beklemedi.

Fed beklese de tahvil piyasası beklemez
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Türkiye-Irak anlaşmaları: Ankara’da atılan imzalar bölgenin enerji haritasını nasıl değiştirecek?

Bu hafta Türkiye ile Irak arasında imzalanan birkaç anlaşma bölgenin, son aylarda büyük dönüşüm geçiren enerji haritasını önemli ölçüde değiştirme potansiyeli taşıyor. İmzalanan anlaşmalara göre Türkiye, Irak'ta üstleneceği ulaştırma yatırımlarının bedelini petrol ve doğalgazla alacak, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ise Kerkük'teki petrol sahalarına ortak olacak.

Emircan Yaman

·

29 Tem 2026

Türkiye-Irak anlaşmaları: Ankara’da atılan imzalar bölgenin enerji haritasını nasıl değiştirecek?
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Aydın Karacabay ile turizm üzerine: "Tek öğün yemek, otel odasından daha pahalı”

Türk turizmi 2026'ya art arda gelen rekorların gölgesinde sıra dışı bir kriz yılıyla girdi. Levni Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Karacabay, krizi hem şehrin en eski turizm bölgesinden hem de küresel bir markanın penceresinden izleyebilen isimlerden biri olarak öne çıkıyor. Sezonun en zor günlerinin geride kalmaya başladığı bir dönemde Karacabay ile İstanbul turizminin 2026 krizini konuştuk.

Emircan Yaman

·

28 Tem 2026

Aydın Karacabay ile turizm üzerine: "Tek öğün yemek, otel odasından daha pahalı”